Önceki Sonraki

2:85Bakara Suresi 85. Ayet

Kuran Sırası: 2 İniş Sırası: 87
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354555657585960616263646566676869707172737475767778798081828384858687888990919293949596979899100101102103104105106107108109110111112113114115116117118119120121122123124125126127128129130131132133134135136137138139140141142143144145146147148149150151152153154155156157158159160161162163164165166167168169170171172173174175176177178179180181182183184185186187188189190191192193194195196197198199200201202203204205206207208209210211212213214215216217218219220221222223224225226227228229230231232233234235236237238239240241242243244245246247248249250251252253254255256257258259260261262263264265266267268269270271272273274275276277278279280281282283284285286

2:85Bakara Suresi 85. Ayet
Dikkat: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
1
ثم
ṧumme
|
Ama
2
أنتم
entum
|
siz
3
هؤلاء
hā'ulā'i
|
Kombi Müfredat
تقتلون
teḳtulūne
GTL|ق ت ل
öldürüyorsunuz
Kombi Müfredat
أنفسكم
enfusekum
NFS|ن ف س
birbirinizi
Kombi Müfredat
وتخرجون
ve tuḣricūne
ḢRC|خ ر ج
ve çıkarıyorsunuz
Kombi Müfredat
فريقا
ferīḳan
FRG|ف ر ق
bir grubu
8
منكم
minkum
|
sizden
9
من
min
|
10 Kombi Müfredat
ديارهم
diyārihim
D̃VR|د و ر
yurtlarından
11 Kombi Müfredat
تظاهرون
teZāherūne
ƵHR|ظ ه ر
birleşiyorsunuz
12
عليهم
ǎleyhim
|
onlara karşı
13 Kombi Müfredat
بالإثم
bil-iṧmi
ES̃M|ا ث م
günah
14 Kombi Müfredat
والعدوان
vel'ǔdvāni
AD̃V|ع د و
ve düşmanlıkla
15
وإن
ve in
|
ve eğer
16 Kombi Müfredat
يأتوكم
ye'tūkum
ETY|ا ت ي
size geldiklerinde
17 Kombi Müfredat
أسارى
usārā
ESR|ا س ر
esir olarak
18 Kombi Müfredat
تفادوهم
tufādūhum
FD̃Y|ف د ي
fidyelerini veriyorsunuz
19
وهو
vehuve
|
ve o
20 Kombi Müfredat
محرم
muHarramun
ḪRM|ح ر م
yasaklanmış iken
21
عليكم
ǎleykum
|
size
22 Kombi Müfredat
إخراجهم
iḣrācuhum
ḢRC|خ ر ج
onları çıkarmak
23 Kombi Müfredat
أفتؤمنون
efetu'minūne
EMN|ا م ن
yoksa siz inanıyorsunuz da
24 Kombi Müfredat
ببعض
bibeǎ'Di
BAŽ|ب ع ض
bir kısmına
25 Kombi Müfredat
الكتاب
l-kitābi
KTB|ك ت ب
Kitabın
26 Kombi Müfredat
وتكفرون
ve tekfurūne
KFR|ك ف ر
inkar mı ediyorsunuz
27 Kombi Müfredat
ببعض
bibeǎ'Din
BAŽ|ب ع ض
bir kısmını
28
فما
femā
|
nedir?
29 Kombi Müfredat
جزاء
cezā'u
CZY|ج ز ي
cezası
30
من
men
|
kimsenin
31 Kombi Müfredat
يفعل
yef'ǎlu
FAL|ف ع ل
yapan
32
ذلك
ƶālike
|
bunu
33
منكم
minkum
|
sizden
34
إلا
illā
|
başka
35 Kombi Müfredat
خزي
ḣizyun
ḢZY|خ ز ي
rezil olmaktan
36
في
|
-nda
37 Kombi Müfredat
الحياة
l-Hayāti
ḪYY|ح ي ي
hayatı-
38 Kombi Müfredat
الدنيا
d-dunyā
D̃NV|د ن و
dünya
39 Kombi Müfredat
ويوم
ve yevme
YVM|ي و م
ve gününde
40 Kombi Müfredat
القيامة
l-ḳiyāmeti
GVM|ق و م
kıyamet
41 Kombi Müfredat
يردون
yuraddūne
RD̃D̃|ر د د
onlar itilirler
42
إلى
ilā
|
43 Kombi Müfredat
أشد
eşeddi
ŞD̃D̃|ش د د
en şiddetlisine
44 Kombi Müfredat
العذاب
l-ǎƶābi
AZ̃B|ع ذ ب
azabın
45
وما
ve mā
|
değildir
46
الله
llahu
|
Allah
47 Kombi Müfredat
بغافل
biğāfilin
ĞFL|غ ف ل
gafil
48
عما
ǎmmā
|
-dan
49 Kombi Müfredat
تعملون
teǎ'melūne
AML|ع م ل
yaptıklarınız-
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |ثُمَّ: Ama | أَنْتُمْ: siz | هَٰؤُلَاءِ: | تَقْتُلُونَ: öldürüyorsunuz | أَنْفُسَكُمْ: birbirinizi | وَتُخْرِجُونَ: ve çıkarıyorsunuz | فَرِيقًا: bir grubu | مِنْكُمْ: sizden | مِنْ: | دِيَارِهِمْ: yurtlarından | تَظَاهَرُونَ: birleşiyorsunuz | عَلَيْهِمْ: onlara karşı | بِالْإِثْمِ: günah | وَالْعُدْوَانِ: ve düşmanlıkla | وَإِنْ: ve eğer | يَأْتُوكُمْ: size geldiklerinde | أُسَارَىٰ: esir olarak | تُفَادُوهُمْ: fidyelerini veriyorsunuz | وَهُوَ: ve o | مُحَرَّمٌ: yasaklanmış iken | عَلَيْكُمْ: size | إِخْرَاجُهُمْ: onları çıkarmak | أَفَتُؤْمِنُونَ: yoksa siz inanıyorsunuz da | بِبَعْضِ: bir kısmına | الْكِتَابِ: Kitabın | وَتَكْفُرُونَ: inkar mı ediyorsunuz | بِبَعْضٍ: bir kısmını | فَمَا: nedir? | جَزَاءُ: cezası | مَنْ: kimsenin | يَفْعَلُ: yapan | ذَٰلِكَ: bunu | مِنْكُمْ: sizden | إِلَّا: başka | خِزْيٌ: rezil olmaktan | فِي: -nda | الْحَيَاةِ: hayatı- | الدُّنْيَا: dünya | وَيَوْمَ: ve gününde | الْقِيَامَةِ: kıyamet | يُرَدُّونَ: onlar itilirler | إِلَىٰ: | أَشَدِّ: en şiddetlisine | الْعَذَابِ: azabın | وَمَا: değildir | اللَّهُ: Allah | بِغَافِلٍ: gafil | عَمَّا: -dan | تَعْمَلُونَ: yaptıklarınız- | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |ثم S̃M Ama | أنتم ÊNTM siz | هؤلاء HÙLEÙ | تقتلون TGTLWN öldürüyorsunuz | أنفسكم ÊNFSKM birbirinizi | وتخرجون WTḢRCWN ve çıkarıyorsunuz | فريقا FRYGE bir grubu | منكم MNKM sizden | من MN | ديارهم D̃YERHM yurtlarından | تظاهرون TƵEHRWN birleşiyorsunuz | عليهم ALYHM onlara karşı | بالإثم BELÎS̃M günah | والعدوان WELAD̃WEN ve düşmanlıkla | وإن WÎN ve eğer | يأتوكم YÊTWKM size geldiklerinde | أسارى ÊSER esir olarak | تفادوهم TFED̃WHM fidyelerini veriyorsunuz | وهو WHW ve o | محرم MḪRM yasaklanmış iken | عليكم ALYKM size | إخراجهم ÎḢRECHM onları çıkarmak | أفتؤمنون ÊFTÙMNWN yoksa siz inanıyorsunuz da | ببعض BBAŽ bir kısmına | الكتاب ELKTEB Kitabın | وتكفرون WTKFRWN inkar mı ediyorsunuz | ببعض BBAŽ bir kısmını | فما FME nedir? | جزاء CZEÙ cezası | من MN kimsenin | يفعل YFAL yapan | ذلك Z̃LK bunu | منكم MNKM sizden | إلا ÎLE başka | خزي ḢZY rezil olmaktan | في FY -nda | الحياة ELḪYET hayatı- | الدنيا ELD̃NYE dünya | ويوم WYWM ve gününde | القيامة ELGYEMT kıyamet | يردون YRD̃WN onlar itilirler | إلى ÎL | أشد ÊŞD̃ en şiddetlisine | العذاب ELAZ̃EB azabın | وما WME değildir | الله ELLH Allah | بغافل BĞEFL gafil | عما AME -dan | تعملون TAMLWN yaptıklarınız- | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |ṧumme: Ama | entum: siz | hā'ulā'i: | teḳtulūne: öldürüyorsunuz | enfusekum: birbirinizi | ve tuḣricūne: ve çıkarıyorsunuz | ferīḳan: bir grubu | minkum: sizden | min: | diyārihim: yurtlarından | teZāherūne: birleşiyorsunuz | ǎleyhim: onlara karşı | bil-iṧmi: günah | vel'ǔdvāni: ve düşmanlıkla | ve in: ve eğer | ye'tūkum: size geldiklerinde | usārā: esir olarak | tufādūhum: fidyelerini veriyorsunuz | vehuve: ve o | muHarramun: yasaklanmış iken | ǎleykum: size | iḣrācuhum: onları çıkarmak | efetu'minūne: yoksa siz inanıyorsunuz da | bibeǎ'Di: bir kısmına | l-kitābi: Kitabın | ve tekfurūne: inkar mı ediyorsunuz | bibeǎ'Din: bir kısmını | femā: nedir? | cezā'u: cezası | men: kimsenin | yef'ǎlu: yapan | ƶālike: bunu | minkum: sizden | illā: başka | ḣizyun: rezil olmaktan | : -nda | l-Hayāti: hayatı- | d-dunyā: dünya | ve yevme: ve gününde | l-ḳiyāmeti: kıyamet | yuraddūne: onlar itilirler | ilā: | eşeddi: en şiddetlisine | l-ǎƶābi: azabın | ve mā: değildir | llahu: Allah | biğāfilin: gafil | ǎmmā: -dan | teǎ'melūne: yaptıklarınız- | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |S̃M: Ama | ÊNTM: siz | HÙLEÙ: | TGTLVN: öldürüyorsunuz | ÊNFSKM: birbirinizi | VTḢRCVN: ve çıkarıyorsunuz | FRYGE: bir grubu | MNKM: sizden | MN: | D̃YERHM: yurtlarından | TƵEHRVN: birleşiyorsunuz | ALYHM: onlara karşı | BELÎS̃M: günah | VELAD̃VEN: ve düşmanlıkla | VÎN: ve eğer | YÊTVKM: size geldiklerinde | ÊSER: esir olarak | TFED̃VHM: fidyelerini veriyorsunuz | VHV: ve o | MḪRM: yasaklanmış iken | ALYKM: size | ÎḢRECHM: onları çıkarmak | ÊFTÙMNVN: yoksa siz inanıyorsunuz da | BBAŽ: bir kısmına | ELKTEB: Kitabın | VTKFRVN: inkar mı ediyorsunuz | BBAŽ: bir kısmını | FME: nedir? | CZEÙ: cezası | MN: kimsenin | YFAL: yapan | Z̃LK: bunu | MNKM: sizden | ÎLE: başka | ḢZY: rezil olmaktan | FY: -nda | ELḪYET: hayatı- | ELD̃NYE: dünya | VYVM: ve gününde | ELGYEMT: kıyamet | YRD̃VN: onlar itilirler | ÎL: | ÊŞD̃: en şiddetlisine | ELAZ̃EB: azabın | VME: değildir | ELLH: Allah | BĞEFL: gafil | AME: -dan | TAMLVN: yaptıklarınız- | Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : Sonra da sizler, o kişilersiniz ki birbirinizi öldürüyorsunuz. Bir bölüğünüzü yerinden yurdundan çıkarıyorsunuz. Onların aleyhinde, kötülükte, düşmanlıkta bulunmak üzere birleşiyorsunuz. Elinize esir düşerlerse onlara karşılık esirler veriyor, gene onları yurtlarına sokmuyorsunuz. Halbuki onları yurtlarından çıkarmak bile haramdı size. Yoksa kitabın bir kısmına inanıyor, bir kısmına inanmıyor musunuz? İçinizde bunları yapanların kazancı, dünya hayatında ancak horluktan ibaret, kıyamet günüyse onlar daha çetin bir azâba atılırlar. Allah, yaptıklarınızdan gafil değildir ki.Dinle Kopyala Paylaş
Adem Uğur : Bu misakı kabul eden sizler, (verdiğiniz sözün tersine) birbirinizi öldürüyor, aranızdan bir zümreyi yurtlarından çıkarıyor, kötülük ve düşmanlıkta onlara karşı birleşiyorsunuz. Onları yurtlarından çıkarmak size haram olduğu halde (hem çıkarıyor hem de) size esirler olarak geldiklerinde fidye verip onları kurtarıyorsunuz. Yoksa siz Kitab'ın bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? Sizden öyle davrananların cezası dünya hayatında ancak rüsvaylık; kıyamet gününde ise en şiddetli azaba itilmektir. Allah sizin yapmakta olduklarınızdan asla gafil değildir.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : Hâlbuki siz birbirinizi öldürüyorsunuz, içinizden bir grubu yurtlarından çıkartıyorsunuz. Onlar aleyhine haksız yere düşmanlıkta birleşiyorsunuz. Esir olup da geri getirilirlerse fidyelerini verip onları aranızdan çıkartıyorsunuz (oysa bu haramdı). Yoksa siz (Kitabın) hakikat bilgisinin bir kısmına iman edip bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? Sizden bunu yapanların ereceği karşılık, dünya yaşamında rezil olmaktır. Kıyamet sürecinde ise azabın en şiddetlisine düçar olurlar! Allâh yaptıklarınızdan hakikatiniz olarak gâfil değildir.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : Sonra siz Muhammed’in çağdaşları ve onların takipçileri, Allah’ın Tevrat’ta sizden aldığı taahhüde aykırı davranıyorsunuz. Birbirinize düşerek kendi kanınızı döküyorsunuz, içinizden bir kısmını yurtlarından çıkararak sürüyor, bilerek günah işlemekte ve düşmanlıkta onlara karşı birbirinize arka çıkıyorsunuz. Yurtlarından çıkarılıp sürülmeleri size haram kılınmış olduğu halde, size esir olarak geldikleri zaman onları karşılıklı fidyelerini ödeyip kurtarmaya çalışıyorsunuz. Kitabın, Tevrat’ın bir kısmına inanıyorsunuz da, bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? Sizden öyle davrananların cezası, dünya hayatında zillettir. Kıyamet gününde ise en ağır cezaya çarpılacaklar. Allah işlediğiniz amellerden gafil değildir, amellerinize göre sizi cezalandıracak.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : Sonra yine sizler, birbirinizi öldürüyor, aranızdan bir topluluğu yurtlarından çıkarıyorsunuz. Onlara karşı kötülük işleme ve düşmanlık konusunda birbirinize destek oluyorsunuz. Size esir olarak geldiklerinde fidyelerini verip kurtarırsınız. Oysa onları çıkarmak size haram kılınmıştır. [15] Yoksa Kitab'ın bir bölümüne inanıp bir bölümünü inkar mı ediyorsunuz? İçinizden böyle yapanın cezası dünyada rezilliğe düşmekten başka ne olabilir? Böyleleri ahirette de en şiddetli azaba çarptırılacaklardır. Allah sizin işlediklerinizden habersiz değildir.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : Sonra (yine) siz, birbirinizi öldürüyor, bir bölümünüzü yurtlarından sürüp çıkarıyor ve günah ve düşmanlıkla aleyhlerinde ittifaklar kuruyor ve size esir olarak geldiklerinde onlarla fidyeleşiyordunuz. Oysa onları çıkarmanız, size haram kılınmıştı. Yoksa siz, Kitabın bir bölümüne inanıp da bir bölümünü inkâr mı ediyorsunuz? Artık sizden böyle yapanların dünya hayatındaki cezası aşağılık olmaktan başka değildir; kıyamet gününde de azabın en şiddetli olanına uğratılacaklardır. Allah, yaptıklarınızdan gafil değildir.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : (Kan dökmemek ve birbirinizi yurdlarınızdan çıkarmamak üzere ahd ve ikrardan) sonra sizler, o kimselersiniz ki, kendi adamlarınızı öldürüyorsunuz ve içinizden bir zümreyi yurdlarından çıkarıp aleyhlerinde zulüm ve düşmanlıkla birleşerek yardımlaşıyorsunuz. Eğer onlar, esir olup size gelirlerse, mal karşılığında esir mübadelesi yaparsınız da yine onların yurdlarında kalmasına müsaade etmezsiniz. Halbuki, onların yurdlarından çıkarılması size haram kılınmıştı. Yoksa siz, Tevrat ahkâmının bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? Şimdi sizden bu ahdi bozan kimsenin cezası, ancak dünyada rüsvaylık ve bayağılık, kıyamette en şiddetli azâba atılmaktır. Allah sizin bu ahdi bozmanızdan gâfil değildir.Dinle Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : Sonra siz, birbirinizi olduren, aranizdan bir takimi memleketlerinden suren, onlara karsi gunah ve dusmanlikta birlesen, onlari cikarmak haramken size esir olarak geldiklerinde fidyelerini vermeye kalkan kimselersiniz. Kitabin bir kismina inanip, bir kismini inkar mi ediyorsunuz? Aranizda boyle yapanin cezasi ancak dunya hayatinda rezil olmaktir. Ahiret gununde de azabin en siddetlisine onlar ugratilirlar. Allah yaptiklarinizdan gafil degildir.Dinle Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : Sonra siz o kimselersiniz ki, birbirinizi öldürüyorsunuz ve içinizden bir kısmını yurtlarından çıkarıyor da aleyhlerinde günah, düşmanlık ve haksızlıkla biribirinize yardım edip bileşiyorsunuz. (Bununla beraber) onlar size esir olarak gelecek olurlarsa fidyeleşir, (kurtuluş akçesi alıp verirsiniz). Halbuki onların (yurtlarından) çıkarılması size haram kılınmıştır. Yoksa Kitab'ın bir kısmına inanıyor, bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz ? Sizden böyle yapanların cezası, ancak dünyada rüsvaylıktır; kıyamet gününde de en şiddetli azaba döndürülüp uğratılmaktadır. Allah yapageldiğiniz şeylerden habersiz değildir.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak; size haram olduğu hâlde onları yurtlarından çıkaran, size esir olarak geldiklerinde ise, fidye verip kendilerini kurtaran kimselersiniz. Yoksa siz Kitab’ın (Tevrat’ın) bir kısmına inanıp, bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? Artık sizden bunu yapanın cezası, dünya hayatında rezil olmaktan başka bir şey değildir. Kıyamet gününde ise onlar azabın en şiddetlisine uğratılırlar. Çünkü Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : Sonra siz, birbirinizi öldüren, aranızdan bir takımı memleketlerinden süren, onlara karşı günah ve düşmanlıkta birleşen, onları çıkarmak haramken size esir olarak geldiklerinde fidyelerini vermeye kalkan kimselersiniz. Kitabın bir kısmına inanıp, bir kısmını inkar mı ediyorsunuz? Aranızda böyle yapanın cezası ancak dünya hayatında rezil olmaktır. Ahiret gününde de azabın en şiddetlisine onlar uğratılırlar. Allah yaptıklarınızdan gafil değildir.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : Bu misakı kabul eden sizler, (verdiğiniz sözün tersine) birbirinizi öldürüyor, aranızdan bir zümreyi yurtlarından çıkarıyor, kötülük ve düşmanlıkta onlara karşı birleşiyorsunuz. Onları yurtlarından çıkarmak size haram olduğu halde (hem çıkarıyor hem de) size esirler olarak geldiklerinde fidye verip onları kurtarıyorsunuz. Yoksa siz Kitab'ın bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? Sizden öyle davrananların cezası dünya hayatında ancak rüsvaylık; kıyamet gününde ise en şiddetli azaba itilmektir. Allah sizin yapmakta olduklarınızdan asla gafil değildir.Dinle Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : Tüm bunlardan sonra, sizler hala birbirinizi öldürüyor, aranızdan bir grubu yurtlarından çıkarıyor, kötülük ve düşmanlıkta onlara karşı birleşiyorsunuz. Onları yurtlarından çıkarmanız zaten size haramken, bu yetmiyormuş gibi size esir düştüklerinde bir de onlardan fidye istiyorsunuz. Yoksa siz kitabın bir kısmına inanıp bir kısmını inkar mı ediyorsunuz? Böyle davrananların cezası dünya hayatında rezil olmak ve Diriliş Gününde de azabın en çetinine uğratılmaktan başka ne olabilir? ALLAH yaptıklarınızdan gafil değil.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Sonra sizler öyle kimselersiniz ki, kendilerinizi öldürüyorsunuz ve sizden olan bir grubu diyarlarından çıkarıyorsunuz, onlar aleyhinde kötülük ve düşmanlık güdüyor ve bu konuda birleşip birbirinize arka çıkıyorsunuz, şayet size esir olarak gelirlerse fidyeleşmeye kalkıyorsunuz. Halbuki yurtlarından çıkarılmaları size haram kılınmış idi. Yoksa siz kitabın bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? Şu halde içinizden böyle yapanlar, netice olarak dünya hayatında perişanlıktan başka ne kazanırlar, kıyamet gününde de en şiddetli azaba uğratılırlar. Allah, yaptıklarınızdan gafil değildir.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Sonra sizler yine şöyle kimselersiniz ki kendi kendinizi öldürüyorsunuz ve içinizden bir zümreyi yurtlarından çıkarıyorsunuz, aleyhlerinde günah ve düşmanlıkla birleşip yardımlaşıyorsunuz. Şayet size esir olarak gelirlerse fidyeleşmeye kalkışıyorsunuz. Oysa çıkarılmaları size haram kılınmıştı. Yoksa siz kitabın bir kısmına inanıp bir kısmını inkar mı ediyorsunuz? Şu halde içinizde böyle yapanlar sonuçta dünya hayatında rüsvaylıktan başka ne kazanırlar? Kıyamet günü de en şiddetli azaba kakılırlar. Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : Sonra da sizler ta şunlarsınız ki kendilerinizi öldürüyorsunuz ve kendinizden bir firkayı diyarlarından çıkarıyorsunuz, aleyhlerinde ism-ü udvan ile birleşiyor tezahürde bulunuyorsunuz ve şayet size esir olarak gelirlerse fidyeleşmeğe kalkıyorsunuz, halbuki çıkarılmaları üzerinize haram kılınmış idi, ya siz kitabın bir kısmına inanıp da bir kısmına küfür mü ediyorsunuz? Şu halde içinizden böyle yapanlar binnetice Dünya hayatında bir rüsvalıktan başka ne kazanırlar, kıyamet günü de en şiddetli azaba kakılırlar, Allah yaptıklarınızdan gafil değildirDinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : Buna rağmen biribirinizi öldürüyor ve içinizden bazılarını yurtlarından sürüyor, onlara karşı günah ve zulüm işlemek için aranızda işbirliği yapıyorsunuz. Onları sürgüne göndermeniz yasaklandığı halde sürgüne gönderiyorsunuz, sonra size esir olarak geldikleri taktirde fidye vererek kendilerini kurtarıyorsunuz. Yoksa siz kitabın bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? Oysa içinizden böyle yapanların cezası dünya hayatında perişanlıktan başka birşey değildir. Onlar Kıyamet günü de en ağır azaba çarpılacaklardır. Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir.Dinle Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : (Tüm bunlardan) sonra, sizler hala birbirinizi öldürüyor, aranızdan bir bölümü (ferai) yurtlarından çıkarıyor, kötülük ve düşmanlıkta onlara karşı birleşiyorsunuz. Onları yurtlarından çıkarmanız zaten size haramken, bu yetmiyormuş gibi size esir düştüklerinde bir de onlardan fidye istiyorsunuz. Yoksa siz kitabın bir kısmına inanıp bir kısmına küfür mü ediyorsunuz? Böyle davrananların cezası dünya hayatında rezil olmak ve diriliş gününde de azabın en çetinine uğratılmaktan başka ne olabilir? Tanrı yaptıklarınızdan gafil değildir.Dinle Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : (84,85) "Ve hani Biz, sizin kesin sözünüzü almıştık: “Kanlarınızı dökmeyeceksiniz, kendilerinizi yurtlarınızdan çıkarmayacaksınız.” Sonra siz, tanıklık ederek ikrar verdiniz. Sonra, siz, işte o kimselersiniz; kendi kendinizi öldürüyorsunuz ve sizden bir grubu yurtlarından çıkarıyorsunuz. Onların aleyhinde günah ve düşmanlıkta yardımlaşıyorsunuz. Eğer onlar size esir olarak gelirlerse de onlar için fidye/kurtarmalık almaya çalışırsınız. Hâlbuki o; onların çıkarılmaları, size harâmlaştırılmıştır. Peki, siz Kitab'ın bir bölümüne inanıp da bir bölümüne inanmıyor musunuz? Şu hâlde içinizden böyle yapanların alacağı karşılık dünya hayatında bir rüsvâlıktan başka nedir? Kıyâmet günü de azabın en şiddetlisine uğratılırlar. Allah, yaptıklarınızdan bilgisiz, duyarsız değildir. "Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : (Öyle oldukdan) sonra sizler, yine onlarsınız ki (işte) kendilerinizi öldürüyor, içinizden bir fırkayı yurdlarından çıkarıyor, aleyhlerinde günah ile, düşmanlıkla birleşib yardımlaşıyorsunuz. Eğer size esîr olub gelirlerse kendileriyle fidyeleşir (esîr mübadelesi yapar, Yine onların; yurdlarında kalmasına müsâade etmez) siniz. Halbuki onların çıkarılması size haram kılınmışdı. Yoksa siz Kitabın (fidyeye âid) bir kısmına inanıyorsunuz da (Katl-i nefsi, nefyi, kötülükde yardımlaşmayı men' eden) bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? Şu halde içinizden böyle yapan (lar) ın cezası dünya hayaatında bir rüsvaylıkdan (esîr ve makhur yaşamakdan) başka (bir şey) değildir. Kıyamet gününde de onlar azabın en çetinine itileceklerdir. Allah, ne yaparsanız (hiç birinden) gaafil değildir. Dinle Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : (Bütün bunlardan) sonra, siz öyle kimselersiniz ki, birbirinizi öldürüyor ve içinizden bir kısmını yurtlarından çıkarıyor, onlara karşı kötülükte ve düşmanlıkta yardımlaşıyorsunuz. Eğer size esir olarak gelirlerse fidyelerini veri(p onları kurtarı)yorsunuz; hâlbuki o, (onların, yurtlarından) çıkarılmaları size haram kılınmıştı.Yoksa Kitâb’ın bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? Artık içinizden böyle yapanın cezâsı, dünya hayâtında rezîl olmaktan başka bir şey değildir! Kıyâmet gününde ise(onlar) azâbın en şiddetlisine uğratılırlar! Ve Allah, yapmakta olduklarınızdan gafil değildir.Dinle Kopyala Paylaş
İbni Kesir : Sonra sizler; birbirinizi öldüren, aranızdan bir takımını yurtlarından süren, onlara karşı günah ve düşmanlıkla birleşen, onları (yurtlarından) çıkarmak haram kılınmışken esir olarak geldiklerinde fidyeleşmeye kalkan kimselersiniz. Yoksa kitabın bir kısmına inanıp bir kısmını inkar mı ediyorsunuz? Sizden böyle yapanın cezası; dünya hayatında rezil olmaktan başka birşey değildir. Kıyamet gününde ise onlar, azabın en şiddetlisine uğratılırlar. Allah, yaptıklarınızdan gafil değildir.Dinle Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Sonra siz, öyle kimselersiniz ki birbirinizi öldürüyorsunuz, sizden bir grubu yurtlarından çıkarıyorsunuz ve onlara karşı günah ve düşmanlıkta yardımlaşıyorsunuz. Eğer onlar, size esir olarak gelseler, onların yurtlarından çıkarılmaları size haram kılınmış olduğu halde (onların yurtlarında kalmalarına izin vermeyip) fidye karşılığı değiştirirsiniz. Yoksa Kitab'ın bir kısmına inanıp, bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? Artık sizden böyle yapanların cezası, dünya hayatında ancak rezilliktir. Kıyâmet gününde ise onlar azabın en şiddetlisine maruz bırakılır. Ve Allah, yaptığınız şeylerden gâfil değildir.Dinle Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : Buna rağmen yine sizlersiniz birbirinizi katleden ve -kesinlikle yasaklanmış olduğu halde- kendi halkınızdan bir kısmını yurtlarından süren, onlara karşı günahkarlık ve nefrette yarışıp yardımlaşan ve esir olarak elinize düştüklerinde onları ancak fidye alarak bırakan! Böyle yaparak, ilahi kelamın bir kısmına inanıyor, diğer kısmını inkar mı ediyorsunuz? Öyleyse bilin ki, içinizden böyle yapanların karşılığı, bütün dünya hayatında zilletten ve Kıyamet Günü en acıklı azaba uğratılmaktan başka bir şey olmayacaktır. Zira Allah, yaptıklarınızdan gafil değildir.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : Sonra siz o kimselersiniz ki, kendilerinizi öldürürsünüz ve sizden olan bir fırkayı da yurtlarınızdan çıkarırsınız. Ve onların aleyhine mâsiyet ile, zulm ile yardımlaşıyorsunuz. Ve onlar size esir olarak gelince de onlar gibi fidyeleşmekte bulunuyorsunuz. Halbuki onların öyle yurtlarından çıkarılması sizin üzerinize haram bulunmuştur. Artık siz kitabın bir kısmına inanıp da bir kısmını inkâr mı eyliyorsunuz? İmdi sizden böyle bir fiilde bulunanların cezası, bu dünya hayatında zilletten başka değildir. Kıyamet gününde ise onlar azabın en şiddetlisine sevkolunacaklardır. Allah Teâlâ da sizin yaptıklarınızdan gâfil değildir aslâ.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : Bu misakı kabul eden sizler yine birbirinizi öldürüyor, aranızdan bir zümreyi yurtlarından çıkarıyor, onlara karşı günah ve düşmanlıkta birleşiyorsunuz. Eğer esir düşüp gelirlerse (kurtulmaları için) fidyelerini veriyorsunuz. Oysa onları yurtlarından çıkarmak size haram kılınmıştır. Yoksa siz Kitab'ın bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? Sizden bunu yapanların cezası dünya hayatında rezil olmaktan başka bir şey değildir. Kıyamet gününde ise en şiddetli azaba çarptırılacaklardır. Allah yaptıklarınızdan aslâ gâfil değildir.Dinle Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : Buna rağmen, yine birbirinizi öldüren, aranızdan bir grubu yurtlarından süren, onlara karşı günah ve düşmanlıkta birleşen, -onları çıkarmak haramken- size esir olarak geldiklerinde fidyelerini veren kimselersiniz; yoksa, siz, kitabın bir kısmına inanıyorsunuz da bir kısmını inkar mı ediyorsunuz? Şu halde içinizden böyle yapanın cezası dünya hayatında rezil olmak ve kıyamet gününde azabın en şiddetlisine uğratılmaktan başka nedir? Allah sizin yaptıklarınızın hiç birinden gafil değildir.Dinle Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : Ama işte siz birbirinizi öldürüyor, bir kısmınızı yurdunuzdan çıkarıyor, onlara karşı günahta ve zulümde birbirinizi destekliyorsunuz. Bununla beraber, onlar esir olarak gelirlerse fidyelerini verip onları kurtarıyorsunuz. Halbuki aslında onların çıkarılması size haram kılınmıştı. Ne o, Kitabın bir kısmına inanıp bir kısmını red mi ediyorsunuz? İçinizden böyle yapanların elde edeceği netice, dünya hayatında rüsvaylıktan başka bir şey değildir. Kıyamet günü ise en şiddetli azaba itilirler. Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir.Dinle Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : Ama siz yine birbirinizi öldürüyorsunuz, sizden bir grubu yurtlarından çıkarıyorsunuz; onlara karşı günâh ve düşmanlık yapmakta birleşiyorsunuz, onları çıkarmak size yasaklanmış iken (çıkarıyorsunuz, sonra da) esir olarak geldiklerinde fidyelerini veriyor (kurtarıyor)sunuz. Yoksa siz Kitabın bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? Sizden bunu yapanın cezâsı, dünyâ hayâtında rezil olmaktan başka nedir? Kıyâmet gününde de (onlar) azâbın en şiddetlisine itilirler. Allâh yaptıklarınızı bilmez değildir.Dinle Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : Sonra (yine) siz, birbirinizi öldürüyor, bir bölümünüzü yurtlarından sürüp -çıkarıyor ve günah ve düşmanlıkla aleyhlerinde ittifaklar kuruyor ve size esir olarak geldiklerinde onlarla fidyeleşiyorsunuz. Oysa onları çıkarmanız, size haram kılınmıştı. Yoksa siz, Kitabın bir bölümüne inanıp da bir bölümünü inkâr mı ediyorsunuz? Artık sizden böyle yapanların cezası, dünya hayatında aşağılık olmaktan başka değildir; kıyamet gününde de azabın en şiddetli olanına uğratılacaklardır. Allah, yapmakta olduklarınızdan gafil değildir.Dinle Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : Şimdi siz yine birbirini öldüren ve içinizden bir kısmını yurtlarından çıkaran kimselersiniz. Onlara karşı kötülükte ve azgınlıkta birbirinize arka çıkarsınız. Onlar size esir olarak getirildiklerinde ise fidyelerini verip onları kurtarırsınız. Oysa onları yurtlarından çıkarmak da size yasaklanmıştı. Yoksa siz kitabın bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? Sizden kim bunu yaparsa, onun cezası dünya hayatında rezillikten ibarettir; kıyamet gününde de onlar azabın en şiddetlisine uğratılır. Allah, sizin yaptıklarınızdan habersiz değildir.Dinle Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : Bütün bunlardan sonra siz şu insanlarsınız: Birbirinizi öldürüyorsunuz. İçinizden bir zümreyi yurtlarından çıkarıyorsunuz. Onlar aleyhine kötülük ve düşmanlık hususunda dayanışmaya giriyorsunuz. Esasında onları yurtlarından çıkarmak size haram edildiği halde, esir olarak size geldiklerinde fidyelerini veriyorsunuz. Şimdi siz Kitap'ın bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? İçinizden bunu yapanın cezası, dünya hayatında rezillikten başka bir şey değildir. Kıyamet gününde ise böyleleri azabın en şiddetlisine itilir. Allah, yapmakta olduklarınızdan habersiz değildir.Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE|
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.