2Bakara Suresi
Kuran Sırası: 2
İniş Sırası: 87
Kırık Meal (Transcript) Meali
|Z̃LK: Budur
| ELKTEB: Kitap
| LE: yok
| RYB: şüphe
| FYH: onda
| HD̃: yol gösterici/hediye
| LLMTGYN: erdemlilere
| (2:2)

| ELKTEB: Kitap
| LE: yok
| RYB: şüphe
| FYH: onda
| HD̃: yol gösterici/hediye
| LLMTGYN: erdemlilere
| (2:2)|ELZ̃YN: Kimseler / olanlar
| YÙMNVN: Doğrularlar
| BELĞYB: gayble / gizlilikle
| VYGYMVN: ve Doğrulurlar
| ELṦLET: SaLâTe/Desteğe
| VMME: ve şeyden
| RZGNEHM: rızıklandırıldıkları
| YNFGVN: harcarlar
| (2:3)

| YÙMNVN: Doğrularlar
| BELĞYB: gayble / gizlilikle
| VYGYMVN: ve Doğrulurlar
| ELṦLET: SaLâTe/Desteğe
| VMME: ve şeyden
| RZGNEHM: rızıklandırıldıkları
| YNFGVN: harcarlar
| (2:3)|VELZ̃YN: ve Kimseler / olanlar
| YÙMNVN: Doğrularlar
| BME: -şeyle
| ÊNZL: indirilen/sunulan
| ÎLYK: sana
| VME: ve -şeye
| ÊNZL: indirilen/sunulan
| MN: -den
| GBLK: senden önce
| VBEL ËḢRT: ve ahirete de
| HM: onlar
| YVGNVN: kesinlikle inanırlar
| (2:4)

| YÙMNVN: Doğrularlar
| BME: -şeyle
| ÊNZL: indirilen/sunulan
| ÎLYK: sana
| VME: ve -şeye
| ÊNZL: indirilen/sunulan
| MN: -den
| GBLK: senden önce
| VBEL ËḢRT: ve ahirete de
| HM: onlar
| YVGNVN: kesinlikle inanırlar
| (2:4)|ÊVLÙK: işte onlar
| AL: üzeredirler
| HD̃: bir hidayet
| MN: -nden
| RBHM: Rableri-
| VÊVLÙK: ve işte
| HM: onlardır
| ELMFLḪVN: umduklarına erenler
| (2:5)

| AL: üzeredirler
| HD̃: bir hidayet
| MN: -nden
| RBHM: Rableri-
| VÊVLÙK: ve işte
| HM: onlardır
| ELMFLḪVN: umduklarına erenler
| (2:5)|ÎN: elbette
| ELZ̃YN: ki
| KFRVE: inkar edenler
| SVEÙ: eşittir
| ALYHM: onlara
| ÊÊNZ̃RTHM: onları uyarman
| ÊM: yada
| LM:
| TNZ̃RHM: uyarmasan da
| LE:
| YÙMNVN: inanmazlar
| (2:6)

| ELZ̃YN: ki
| KFRVE: inkar edenler
| SVEÙ: eşittir
| ALYHM: onlara
| ÊÊNZ̃RTHM: onları uyarman
| ÊM: yada
| LM:
| TNZ̃RHM: uyarmasan da
| LE:
| YÙMNVN: inanmazlar
| (2:6)|ḢTM: mühürlemiştir
| ELLH: Allah
| AL: üzerini
| GLVBHM: kalblerinin
| VAL: ve üzerini
| SMAHM: kulaklarının
| VAL: ve üzerine
| ÊBṦERHM: gözlerinin
| ĞŞEVT: perde inmiştir
| VLHM: ve Onların
| AZ̃EB: bir azab
| AƵYM: büyük
| (2:7)

| ELLH: Allah
| AL: üzerini
| GLVBHM: kalblerinin
| VAL: ve üzerini
| SMAHM: kulaklarının
| VAL: ve üzerine
| ÊBṦERHM: gözlerinin
| ĞŞEVT: perde inmiştir
| VLHM: ve Onların
| AZ̃EB: bir azab
| AƵYM: büyük
| (2:7)|VMN: ve
| ELNES: insanlardan
| MN: öyleleri de
| YGVL: derler
| ËMNE: inandık
| BELLH: Allah'a
| VBELYVM: ve gününe
| EL ËḢR: ahiret
| VME: olmadıkları halde
| HM: onlar
| BMÙMNYN: inanıyor
| (2:8)

| ELNES: insanlardan
| MN: öyleleri de
| YGVL: derler
| ËMNE: inandık
| BELLH: Allah'a
| VBELYVM: ve gününe
| EL ËḢR: ahiret
| VME: olmadıkları halde
| HM: onlar
| BMÙMNYN: inanıyor
| (2:8)|YḢED̃AVN: aldatmağa çalışırlar
| ELLH: Allah'ı
| VELZ̃YN: ve kimseleri
| ËMNVE: inanan
| VME:
| YḢD̃AVN: aldatamazlar
| ÎLE: başkasını
| ÊNFSHM: kendilerinden
| VME: değiller
| YŞARVN: farkında
| (2:9)

| ELLH: Allah'ı
| VELZ̃YN: ve kimseleri
| ËMNVE: inanan
| VME:
| YḢD̃AVN: aldatamazlar
| ÎLE: başkasını
| ÊNFSHM: kendilerinden
| VME: değiller
| YŞARVN: farkında
| (2:9)|FY:
| GLVBHM: onların kablerinde
| MRŽ: hastalık vardır
| FZED̃HM: artırmıştır
| ELLH: Allah
| MRŽE: hastalıklarını
| VLHM: ve Onların
| AZ̃EB: bir azab
| ÊLYM: acı
| BME: ötürü
| KENVE: olduklarından
| YKZ̃BVN: yalancı
| (2:10)

| GLVBHM: onların kablerinde
| MRŽ: hastalık vardır
| FZED̃HM: artırmıştır
| ELLH: Allah
| MRŽE: hastalıklarını
| VLHM: ve Onların
| AZ̃EB: bir azab
| ÊLYM: acı
| BME: ötürü
| KENVE: olduklarından
| YKZ̃BVN: yalancı
| (2:10)|VÎZ̃E: zaman
| GYL: denildiği
| LHM: onlara
| LE: yapmayın
| TFSD̃VE: bozgunculuk
| FY:
| ELÊRŽ: yeryüzünde
| GELVE: derler
| ÎNME: sadece
| NḪN: biz
| MṦLḪVN: düzelticileriz
| (2:11)

| GYL: denildiği
| LHM: onlara
| LE: yapmayın
| TFSD̃VE: bozgunculuk
| FY:
| ELÊRŽ: yeryüzünde
| GELVE: derler
| ÎNME: sadece
| NḪN: biz
| MṦLḪVN: düzelticileriz
| (2:11)|ÊLE: İyi bilin ki
| ÎNHM: muhakkak
| HM: onlar
| ELMFSD̃VN: bozgunculardır
| VLKN: fakat
| LE: değildir
| YŞARVN: anlayanlardan
| (2:12)

| ÎNHM: muhakkak
| HM: onlar
| ELMFSD̃VN: bozgunculardır
| VLKN: fakat
| LE: değildir
| YŞARVN: anlayanlardan
| (2:12)|VÎZ̃E: zaman
| GYL: denildiği
| LHM: onlara
| ËMNVE: iman edin
| KME: gibi
| ËMN: inandıkları
| ELNES: insanların
| GELVE: derler
| ÊNÙMN: inanır mıyız?
| KME: gibi
| ËMN: inandığı
| ELSFHEÙ: beyinsizlerin
| ÊLE: iyi bilin ki
| ÎNHM: doğrusu onlardır
| HM: onlar
| ELSFHEÙ: asıl beyinsizler
| VLKN: fakat
| LE: değildir
| YALMVN: bilenlerden
| (2:13)

| GYL: denildiği
| LHM: onlara
| ËMNVE: iman edin
| KME: gibi
| ËMN: inandıkları
| ELNES: insanların
| GELVE: derler
| ÊNÙMN: inanır mıyız?
| KME: gibi
| ËMN: inandığı
| ELSFHEÙ: beyinsizlerin
| ÊLE: iyi bilin ki
| ÎNHM: doğrusu onlardır
| HM: onlar
| ELSFHEÙ: asıl beyinsizler
| VLKN: fakat
| LE: değildir
| YALMVN: bilenlerden
| (2:13)|VÎZ̃E: zaman
| LGVE: rastladıkları
| ELZ̃YN: kimselere
| ËMNVE: inanan
| GELVE: derler
| ËMNE: inandık
| VÎZ̃E: ve zaman
| ḢLVE: yalnız kaldıkları
| ÎL: ile
| ŞYEŦYNHM: şeytanları
| GELVE: derler
| ÎNE: şüphesiz biz
| MAKM: sizinle beraberiz
| ÎNME: elbette sadece
| NḪN: biz
| MSTHZÙVN: (onlarla) alay ediyoruz
| (2:14)

| LGVE: rastladıkları
| ELZ̃YN: kimselere
| ËMNVE: inanan
| GELVE: derler
| ËMNE: inandık
| VÎZ̃E: ve zaman
| ḢLVE: yalnız kaldıkları
| ÎL: ile
| ŞYEŦYNHM: şeytanları
| GELVE: derler
| ÎNE: şüphesiz biz
| MAKM: sizinle beraberiz
| ÎNME: elbette sadece
| NḪN: biz
| MSTHZÙVN: (onlarla) alay ediyoruz
| (2:14)|ELLH: Allah
| YSTHZÙ: alay eder
| BHM: kendileriyle
| VYMD̃HM: ve onları bırakır
| FY: içinde
| ŦĞYENHM: taşkınları
| YAMHVN: bocalayıp dururlar
| (2:15)

| YSTHZÙ: alay eder
| BHM: kendileriyle
| VYMD̃HM: ve onları bırakır
| FY: içinde
| ŦĞYENHM: taşkınları
| YAMHVN: bocalayıp dururlar
| (2:15)|ÊVLÙK: işte onlar
| ELZ̃YN:
| EŞTRVE: satın aldılar
| ELŽLELT: sapıklığı
| BELHD̃: hidayet karşılığında
| FME: etmedi
| RBḪT: kâr
| TCERTHM: ticaretleri
| VME: ve değildir
| KENVE: olanlardan
| MHTD̃YN: doğru yolu bulan
| (2:16)

| ELZ̃YN:
| EŞTRVE: satın aldılar
| ELŽLELT: sapıklığı
| BELHD̃: hidayet karşılığında
| FME: etmedi
| RBḪT: kâr
| TCERTHM: ticaretleri
| VME: ve değildir
| KENVE: olanlardan
| MHTD̃YN: doğru yolu bulan
| (2:16)|MS̃LHM: Onların durumu
| KMS̃L: durumu gibidir
| ELZ̃Y: kişinin
| ESTVGD̃: yakan
| NERE: ateş
| FLME: ne zaman ki
| ÊŽEÙT: aydınlatır
| ME:
| ḪVLH: çevresini
| Z̃HB: giderdi
| ELLH: Allah
| BNVRHM: onların nurunu
| VTRKHM: ve onları bıraktı
| FY: içinde
| ƵLMET: karanlıklar
| LE: değildir
| YBṦRVN: görenlerden
| (2:17)

| KMS̃L: durumu gibidir
| ELZ̃Y: kişinin
| ESTVGD̃: yakan
| NERE: ateş
| FLME: ne zaman ki
| ÊŽEÙT: aydınlatır
| ME:
| ḪVLH: çevresini
| Z̃HB: giderdi
| ELLH: Allah
| BNVRHM: onların nurunu
| VTRKHM: ve onları bıraktı
| FY: içinde
| ƵLMET: karanlıklar
| LE: değildir
| YBṦRVN: görenlerden
| (2:17)|ṦM: sağırdırlar
| BKM: dilsizdirler
| AMY: kördürler
| FHM: onlar
| LE: değildir
| YRCAVN: dönecek
| (2:18)

| BKM: dilsizdirler
| AMY: kördürler
| FHM: onlar
| LE: değildir
| YRCAVN: dönecek
| (2:18)|ÊV: ya da (onlar)
| KṦYB: boşanan yağmur gibi
| MN: -ten
| ELSMEÙ: gök
| FYH: içinde
| ƵLMET: karanlıklar
| VRAD̃: ve gök gürlemesi
| VBRG: ve şimşek (ler)
| YCALVN: tıkarlar
| ÊṦEBAHM: parmaklarını
| FY: içine
| ËZ̃ENHM: kulakları
| MN: -nden
| ELṦVEAG: yıldırım sesleri
| ḪZ̃R: korkusuyla
| ELMVT: ölüm
| VELLH: oysa Allah
| MḪYŦ: tamamen kuşatmıştır
| BELKEFRYN: inkarcıları
| (2:19)

| KṦYB: boşanan yağmur gibi
| MN: -ten
| ELSMEÙ: gök
| FYH: içinde
| ƵLMET: karanlıklar
| VRAD̃: ve gök gürlemesi
| VBRG: ve şimşek (ler)
| YCALVN: tıkarlar
| ÊṦEBAHM: parmaklarını
| FY: içine
| ËZ̃ENHM: kulakları
| MN: -nden
| ELṦVEAG: yıldırım sesleri
| ḪZ̃R: korkusuyla
| ELMVT: ölüm
| VELLH: oysa Allah
| MḪYŦ: tamamen kuşatmıştır
| BELKEFRYN: inkarcıları
| (2:19)|YKED̃: neredeyse
| ELBRG: şimşek
| YḢŦF: kapıverecek
| ÊBṦERHM: gözlerini
| KLME: zaman
| ÊŽEÙ: aydınlattığı
| LHM: onları
| MŞVE: yürürler
| FYH: o(nun ışığı)nda
| VÎZ̃E: zaman
| ÊƵLM: karanlık çöktüğü
| ALYHM: üzerlerine
| GEMVE: dikilip kalırlar
| VLV: eğer
| ŞEÙ: dileseydi
| ELLH: Allah
| LZ̃HB: elbette götürürdü
| BSMAHM: işitmelerini
| VÊBṦERHM: ve görmelerini
| ÎN: Şüphesiz
| ELLH: Allah'ın
| AL: üzerine
| KL: her
| ŞYÙ: şey
| GD̃YR: gücü yeter
| (2:20)

| ELBRG: şimşek
| YḢŦF: kapıverecek
| ÊBṦERHM: gözlerini
| KLME: zaman
| ÊŽEÙ: aydınlattığı
| LHM: onları
| MŞVE: yürürler
| FYH: o(nun ışığı)nda
| VÎZ̃E: zaman
| ÊƵLM: karanlık çöktüğü
| ALYHM: üzerlerine
| GEMVE: dikilip kalırlar
| VLV: eğer
| ŞEÙ: dileseydi
| ELLH: Allah
| LZ̃HB: elbette götürürdü
| BSMAHM: işitmelerini
| VÊBṦERHM: ve görmelerini
| ÎN: Şüphesiz
| ELLH: Allah'ın
| AL: üzerine
| KL: her
| ŞYÙ: şey
| GD̃YR: gücü yeter
| (2:20)|YE: EY/HEY/AH
| ÊYHE: SİZ!
| ELNES: insanlar
| EABD̃VE: kulluk edin
| RBKM: Rabbinize
| ELZ̃Y: "o ki;"
| ḢLGKM: sizi yarattı
| VELZ̃YN: "ve o ki;"
| MN: (siz)-den
| GBLKM: sizden öncekileri
| LALKM: belki
| TTGVN: korunursunuz
| (2:21)

| ÊYHE: SİZ!
| ELNES: insanlar
| EABD̃VE: kulluk edin
| RBKM: Rabbinize
| ELZ̃Y: "o ki;"
| ḢLGKM: sizi yarattı
| VELZ̃YN: "ve o ki;"
| MN: (siz)-den
| GBLKM: sizden öncekileri
| LALKM: belki
| TTGVN: korunursunuz
| (2:21)|ELZ̃Y: O (Rabb) ki
| CAL: kıldı
| LKM: sizin için
| ELÊRŽ: yeri
| FREŞE: döşek
| VELSMEÙ: ve göğü
| BNEÙ: bina
| VÊNZL: ve indirdi
| MN: -ten
| ELSMEÙ: gök
| MEÙ: su
| FÊḢRC: çıkardı
| BH: onunla
| MN: -den
| ELS̃MRET: çeşitli ürünler
| RZGE: rızık olarak
| LKM: sizin için
| FLE: öyleyse
| TCALVE: koşmayın
| LLH: Allah'a
| ÊND̃ED̃E: eşler (denk)
| VÊNTM: ve siz de
| TALMVN: bile bile
| (2:22)

| CAL: kıldı
| LKM: sizin için
| ELÊRŽ: yeri
| FREŞE: döşek
| VELSMEÙ: ve göğü
| BNEÙ: bina
| VÊNZL: ve indirdi
| MN: -ten
| ELSMEÙ: gök
| MEÙ: su
| FÊḢRC: çıkardı
| BH: onunla
| MN: -den
| ELS̃MRET: çeşitli ürünler
| RZGE: rızık olarak
| LKM: sizin için
| FLE: öyleyse
| TCALVE: koşmayın
| LLH: Allah'a
| ÊND̃ED̃E: eşler (denk)
| VÊNTM: ve siz de
| TALMVN: bile bile
| (2:22)|VÎN: eğer
| KNTM: iseniz
| FY: içinde
| RYB: şüphe
| MME: -den
| NZLNE: sana indirdiğimiz
| AL: -e
| ABD̃NE: kulumuz (Muhammed)
| FÊTVE: haydi getirin
| BSVRT: bir sure
| MN:
| MS̃LH: onun gibi
| VED̃AVE: ve çağırın
| ŞHD̃EÙKM: şahitlerinizi
| MN: -dan
| D̃VN: başka
| ELLH: Allah
| ÎN: eğer
| KNTM: iseniz
| ṦED̃GYN: doğru
| (2:23)

| KNTM: iseniz
| FY: içinde
| RYB: şüphe
| MME: -den
| NZLNE: sana indirdiğimiz
| AL: -e
| ABD̃NE: kulumuz (Muhammed)
| FÊTVE: haydi getirin
| BSVRT: bir sure
| MN:
| MS̃LH: onun gibi
| VED̃AVE: ve çağırın
| ŞHD̃EÙKM: şahitlerinizi
| MN: -dan
| D̃VN: başka
| ELLH: Allah
| ÎN: eğer
| KNTM: iseniz
| ṦED̃GYN: doğru
| (2:23)|FÎN: yok eğer
| LM:
| TFALVE: yapmadınızsa
| VLN: ki asla yapamayacaksınız
| TFALVE:
| FETGVE: o halde sakının
| ELNER: ateşten
| ELTY: ki
| VGVD̃HE: onun yakıtı
| ELNES: insanlar
| VELḪCERT: ve taşlardır
| ÊAD̃T: hazırlanmış
| LLKEFRYN: inkarcılar için
| (2:24)

| LM:
| TFALVE: yapmadınızsa
| VLN: ki asla yapamayacaksınız
| TFALVE:
| FETGVE: o halde sakının
| ELNER: ateşten
| ELTY: ki
| VGVD̃HE: onun yakıtı
| ELNES: insanlar
| VELḪCERT: ve taşlardır
| ÊAD̃T: hazırlanmış
| LLKEFRYN: inkarcılar için
| (2:24)|VBŞR: ve müjdele
| ELZ̃YN: kimseleri
| ËMNVE: inanan
| VAMLVE: ve işleyen
| ELṦELḪET: salih işler
| ÊN: muhakkak
| LHM: onlar için vardır
| CNET: cennetler
| TCRY: akan
| MN: -ndan
| TḪTHE: altları
| ELÊNHER: ırmaklar
| KLME: her
| RZGVE: rızıklandırıldıklarında
| MNHE: onlardaki
| MN: -den
| S̃MRT: meyve
| RZGE: rızk olarak
| GELVE: derler
| HZ̃E: Bu
| ELZ̃Y: şeydir
| RZGNE: rızıklandığımız
| MN: -den
| GBL: daha önce
| VÊTVE: verilmiştir
| BH: onlara
| MTŞEBHE: ona benzer
| VLHM: ve Onların
| FYHE: orada
| ÊZVEC: eşler
| MŦHRT: tertemiz
| VHM: ve onlar
| FYHE: orada
| ḢELD̃VN: ebedi kalacaklardır
| (2:25)

| ELZ̃YN: kimseleri
| ËMNVE: inanan
| VAMLVE: ve işleyen
| ELṦELḪET: salih işler
| ÊN: muhakkak
| LHM: onlar için vardır
| CNET: cennetler
| TCRY: akan
| MN: -ndan
| TḪTHE: altları
| ELÊNHER: ırmaklar
| KLME: her
| RZGVE: rızıklandırıldıklarında
| MNHE: onlardaki
| MN: -den
| S̃MRT: meyve
| RZGE: rızk olarak
| GELVE: derler
| HZ̃E: Bu
| ELZ̃Y: şeydir
| RZGNE: rızıklandığımız
| MN: -den
| GBL: daha önce
| VÊTVE: verilmiştir
| BH: onlara
| MTŞEBHE: ona benzer
| VLHM: ve Onların
| FYHE: orada
| ÊZVEC: eşler
| MŦHRT: tertemiz
| VHM: ve onlar
| FYHE: orada
| ḢELD̃VN: ebedi kalacaklardır
| (2:25)|ÎN: muhakkak
| ELLH: Allah
| LE: değildir
| YSTḪYY: çekinecek
| ÊN:
| YŽRB: misal vermekten
| MS̃LE: bir örneği
| ME: gibi
| BAVŽT: bir sivrisineği
| FME: hatta olanı
| FVGHE: onun da üstünde
| FÊME: gerçekten
| ELZ̃YN: kimseler
| ËMNVE: inanan
| FYALMVN: bilirler
| ÊNH: kesinlikle o
| ELḪG: haktır (gerçektir)
| MN: -nden
| RBHM: Rableri-
| VÊME: ve ise
| ELZ̃YN: edenler
| KFRVE: inkar
| FYGVLVN: derler ki
| MEZ̃E: neyi
| ÊRED̃: istedi (kasdetti)
| ELLH: Allah
| BHZ̃E: bu
| MS̃LE: misalle
| YŽL: saptırır
| BH: onunla
| KS̃YRE: bir çoğunu
| VYHD̃Y: ve yine yola getirir
| BH: onunla
| KS̃YRE: bir çoğunu
| VME: -maz
| YŽL: saptır-
| BH: onunla
| ÎLE: başkasını
| ELFESGYN: fasıklardan
| (2:26)

| ELLH: Allah
| LE: değildir
| YSTḪYY: çekinecek
| ÊN:
| YŽRB: misal vermekten
| MS̃LE: bir örneği
| ME: gibi
| BAVŽT: bir sivrisineği
| FME: hatta olanı
| FVGHE: onun da üstünde
| FÊME: gerçekten
| ELZ̃YN: kimseler
| ËMNVE: inanan
| FYALMVN: bilirler
| ÊNH: kesinlikle o
| ELḪG: haktır (gerçektir)
| MN: -nden
| RBHM: Rableri-
| VÊME: ve ise
| ELZ̃YN: edenler
| KFRVE: inkar
| FYGVLVN: derler ki
| MEZ̃E: neyi
| ÊRED̃: istedi (kasdetti)
| ELLH: Allah
| BHZ̃E: bu
| MS̃LE: misalle
| YŽL: saptırır
| BH: onunla
| KS̃YRE: bir çoğunu
| VYHD̃Y: ve yine yola getirir
| BH: onunla
| KS̃YRE: bir çoğunu
| VME: -maz
| YŽL: saptır-
| BH: onunla
| ÎLE: başkasını
| ELFESGYN: fasıklardan
| (2:26)|ELZ̃YN: onlar ki
| YNGŽVN: bozarlar
| AHD̃: (verdikleri) sözü
| ELLH: Allah'a
| MN: -dan
| BAD̃: sonra-
| MYS̃EGH: söz verip bağlandıktan
| VYGŦAVN: ve keserler
| ME: şeyi
| ÊMR: emrettiği
| ELLH: Allah'ın
| BH: kendisiyle
| ÊN:
| YVṦL: birleştirmesini
| VYFSD̃VN: ve bozgunculuk yaparlar
| FY: -nde
| ELÊRŽ: yeryüzü-
| ÊVLÙK: işte
| HM: onlardır
| ELḢESRVN: ziyana uğrayanlar
| (2:27)

| YNGŽVN: bozarlar
| AHD̃: (verdikleri) sözü
| ELLH: Allah'a
| MN: -dan
| BAD̃: sonra-
| MYS̃EGH: söz verip bağlandıktan
| VYGŦAVN: ve keserler
| ME: şeyi
| ÊMR: emrettiği
| ELLH: Allah'ın
| BH: kendisiyle
| ÊN:
| YVṦL: birleştirmesini
| VYFSD̃VN: ve bozgunculuk yaparlar
| FY: -nde
| ELÊRŽ: yeryüzü-
| ÊVLÙK: işte
| HM: onlardır
| ELḢESRVN: ziyana uğrayanlar
| (2:27)|KYF: nasıl
| TKFRVN: inkar edersiniz
| BELLH: Allah'a
| VKNTM: siz iken
| ÊMVETE: ölüler
| FÊḪYEKM: O sizi diriltti
| S̃M: sonra
| YMYTKM: öldürecek
| S̃M: sonra
| YḪYYKM: diriltecek
| S̃M: sonra
| ÎLYH: O'na
| TRCAVN: döndürüleceksiniz
| (2:28)

| TKFRVN: inkar edersiniz
| BELLH: Allah'a
| VKNTM: siz iken
| ÊMVETE: ölüler
| FÊḪYEKM: O sizi diriltti
| S̃M: sonra
| YMYTKM: öldürecek
| S̃M: sonra
| YḪYYKM: diriltecek
| S̃M: sonra
| ÎLYH: O'na
| TRCAVN: döndürüleceksiniz
| (2:28)|HV: O
| ELZ̃Y: ki
| ḢLG: yarattı
| LKM: sizin için
| ME: ne
| FY: varsa
| ELÊRŽ: yeryüzünde
| CMYAE: hepsini
| S̃M: sonra
| ESTV: yöneldi
| ÎL: -e
| ELSMEÙ: gök-
| FSVEHN: onları düzenledi
| SBA: yedi
| SMEVET: gök (olarak)
| VHV: ve O
| BKL: her
| ŞYÙ: şeyi
| ALYM: bilir
| (2:29)

| ELZ̃Y: ki
| ḢLG: yarattı
| LKM: sizin için
| ME: ne
| FY: varsa
| ELÊRŽ: yeryüzünde
| CMYAE: hepsini
| S̃M: sonra
| ESTV: yöneldi
| ÎL: -e
| ELSMEÙ: gök-
| FSVEHN: onları düzenledi
| SBA: yedi
| SMEVET: gök (olarak)
| VHV: ve O
| BKL: her
| ŞYÙ: şeyi
| ALYM: bilir
| (2:29)|VÎZ̃: bir zamanlar
| GEL: dedi ki
| RBK: Rabbin
| LLMLEÙKT: meleklere
| ÎNY: şüphesiz ben
| CEAL: yaratacağım
| FY: -nde
| ELÊRŽ: yeryüzü-
| ḢLYFT: bir halife
| GELVE: dediler (melekler)
| ÊTCAL: mi yaratacaksın?
| FYHE: orada
| MN: kimse
| YFSD̃: bozgunculuk yapan
| FYHE: orada
| VYSFK: döken
| ELD̃MEÙ: kan
| VNḪN: oysa biz
| NSBḪ: tesbih ediyor
| BḪMD̃K: seni överek
| VNGD̃S: ve takdis ediyoruz
| LK: seni
| GEL: dedi
| ÎNY: şüphesiz ben
| ÊALM: bilirim
| ME: şeyleri
| LE: değilsiniz
| TALMVN: siz biliyor
| (2:30)

| GEL: dedi ki
| RBK: Rabbin
| LLMLEÙKT: meleklere
| ÎNY: şüphesiz ben
| CEAL: yaratacağım
| FY: -nde
| ELÊRŽ: yeryüzü-
| ḢLYFT: bir halife
| GELVE: dediler (melekler)
| ÊTCAL: mi yaratacaksın?
| FYHE: orada
| MN: kimse
| YFSD̃: bozgunculuk yapan
| FYHE: orada
| VYSFK: döken
| ELD̃MEÙ: kan
| VNḪN: oysa biz
| NSBḪ: tesbih ediyor
| BḪMD̃K: seni överek
| VNGD̃S: ve takdis ediyoruz
| LK: seni
| GEL: dedi
| ÎNY: şüphesiz ben
| ÊALM: bilirim
| ME: şeyleri
| LE: değilsiniz
| TALMVN: siz biliyor
| (2:30)|VALM: ve öğretti
| ËD̃M: Adem'e
| ELÊSMEÙ: isimleri
| KLHE: bütün
| S̃M: sonra
| ARŽHM: onları sunup
| AL: -e
| ELMLEÙKT: melekler-
| FGEL: ve dedi
| ÊNBÙVNY: bana söyleyin
| BÊSMEÙ: isimlerini
| HÙLEÙ: onların
| ÎN: eğer
| KNTM: iseniz
| ṦED̃GYN: doğru kimseler
| (2:31)

| ËD̃M: Adem'e
| ELÊSMEÙ: isimleri
| KLHE: bütün
| S̃M: sonra
| ARŽHM: onları sunup
| AL: -e
| ELMLEÙKT: melekler-
| FGEL: ve dedi
| ÊNBÙVNY: bana söyleyin
| BÊSMEÙ: isimlerini
| HÙLEÙ: onların
| ÎN: eğer
| KNTM: iseniz
| ṦED̃GYN: doğru kimseler
| (2:31)|GELVE: dediler ki
| SBḪENK: Seni tesbih ederiz
| LE: yoktur
| ALM: bilgimiz
| LNE: bizim
| ÎLE: başka
| ME: şeyden
| ALMTNE: bize öğrettiğin
| ÎNK: şüphesiz sen
| ÊNT: sen
| ELALYM: bilensin
| ELḪKYM: hakim olansın
| (2:32)

| SBḪENK: Seni tesbih ederiz
| LE: yoktur
| ALM: bilgimiz
| LNE: bizim
| ÎLE: başka
| ME: şeyden
| ALMTNE: bize öğrettiğin
| ÎNK: şüphesiz sen
| ÊNT: sen
| ELALYM: bilensin
| ELḪKYM: hakim olansın
| (2:32)|GEL: (Allah) dedi ki
| YE: EY/HEY/AH
| ËD̃M: Adem
| ÊNBÙHM: bunlara haber ver
| BÊSMEÙHM: onların isimlerini
| FLME: ne zaman ki
| ÊNBÊHM: bunlara haber verince
| BÊSMEÙHM: onların isimlerini
| GEL: (Allah) dedi ki
| ÊLM: değil miydim?
| ÊGL: size demiş
| LKM: size
| ÎNY: şüphesiz ben
| ÊALM: bilirim
| ĞYB: gayblarını
| ELSMEVET: göklerin
| VELÊRŽ: ve yerin
| VÊALM: ve bilirim
| ME: şeyleri
| TBD̃VN: sizin açıkladıklarınız
| VME: ve şeyleri
| KNTM: olduğunuz
| TKTMVN: gizlemekte
| (2:33)

| YE: EY/HEY/AH
| ËD̃M: Adem
| ÊNBÙHM: bunlara haber ver
| BÊSMEÙHM: onların isimlerini
| FLME: ne zaman ki
| ÊNBÊHM: bunlara haber verince
| BÊSMEÙHM: onların isimlerini
| GEL: (Allah) dedi ki
| ÊLM: değil miydim?
| ÊGL: size demiş
| LKM: size
| ÎNY: şüphesiz ben
| ÊALM: bilirim
| ĞYB: gayblarını
| ELSMEVET: göklerin
| VELÊRŽ: ve yerin
| VÊALM: ve bilirim
| ME: şeyleri
| TBD̃VN: sizin açıkladıklarınız
| VME: ve şeyleri
| KNTM: olduğunuz
| TKTMVN: gizlemekte
| (2:33)|VÎZ̃: hani
| GLNE: demiştik
| LLMLEÙKT: Meleklere
| ESCD̃VE: secde edin
| L ËD̃M: Adem'e
| FSCD̃VE: hemen secde ettiler
| ÎLE: hariç
| ÎBLYS: İblis
| ÊB: kaçındı
| VESTKBR: ve kibirlendi
| VKEN: ve oldu
| MN: -dan
| ELKEFRYN: inkarcılar-
| (2:34)

| GLNE: demiştik
| LLMLEÙKT: Meleklere
| ESCD̃VE: secde edin
| L ËD̃M: Adem'e
| FSCD̃VE: hemen secde ettiler
| ÎLE: hariç
| ÎBLYS: İblis
| ÊB: kaçındı
| VESTKBR: ve kibirlendi
| VKEN: ve oldu
| MN: -dan
| ELKEFRYN: inkarcılar-
| (2:34)|VGLNE: ve dedik ki
| YE: EY/HEY/AH
| ËD̃M: Adem
| ESKN: oturun
| ÊNT: sen
| VZVCK: ve eşin
| ELCNT: cennette
| VKLE: ve yeyin
| MNHE: ondan
| RĞD̃E: bol bol
| ḪYS̃: yerde
| ŞÙTME: dilediğiniz
| VLE: -mayın
| TGRBE: yaklaş-
| HZ̃H: şu
| ELŞCRT: ağaca
| FTKVNE: olursunuz
| MN: -den
| ELƵELMYN: zalimler-
| (2:35)

| YE: EY/HEY/AH
| ËD̃M: Adem
| ESKN: oturun
| ÊNT: sen
| VZVCK: ve eşin
| ELCNT: cennette
| VKLE: ve yeyin
| MNHE: ondan
| RĞD̃E: bol bol
| ḪYS̃: yerde
| ŞÙTME: dilediğiniz
| VLE: -mayın
| TGRBE: yaklaş-
| HZ̃H: şu
| ELŞCRT: ağaca
| FTKVNE: olursunuz
| MN: -den
| ELƵELMYN: zalimler-
| (2:35)|FÊZLHME: onlar(ın ayağın)ı kaydırdı
| ELŞYŦEN: şeytan
| ANHE: oradan
| FÊḢRCHME: çıkardı
| MME: yerden
| KENE: bulundukları
| FYH: içinde
| VGLNE: ve dedik ki
| EHBŦVE: inin
| BAŽKM: kiminiz
| LBAŽ: kiminize
| AD̃V: düşman olarak
| VLKM: sizin için vardır
| FY: -nde
| ELÊRŽ: yeryüzü-
| MSTGR: kalmak
| VMTEA: ve nimet
| ÎL:
| ḪYN: bir süre
| (2:36)

| ELŞYŦEN: şeytan
| ANHE: oradan
| FÊḢRCHME: çıkardı
| MME: yerden
| KENE: bulundukları
| FYH: içinde
| VGLNE: ve dedik ki
| EHBŦVE: inin
| BAŽKM: kiminiz
| LBAŽ: kiminize
| AD̃V: düşman olarak
| VLKM: sizin için vardır
| FY: -nde
| ELÊRŽ: yeryüzü-
| MSTGR: kalmak
| VMTEA: ve nimet
| ÎL:
| ḪYN: bir süre
| (2:36)|FTLG: derken aldı
| ËD̃M: Adem
| MN: -nden
| RBH: Rabbi-
| KLMET: kelimeler
| FTEB: tevbesini kabul etti
| ALYH: onun
| ÎNH: şüphesiz
| HV: O
| ELTVEB: tevbeyi çok kabul edendir
| ELRḪYM: çok esirgeyendir
| (2:37)

| ËD̃M: Adem
| MN: -nden
| RBH: Rabbi-
| KLMET: kelimeler
| FTEB: tevbesini kabul etti
| ALYH: onun
| ÎNH: şüphesiz
| HV: O
| ELTVEB: tevbeyi çok kabul edendir
| ELRḪYM: çok esirgeyendir
| (2:37)|GLNE: dedik
| EHBŦVE: inin
| MNHE: oradan
| CMYAE: hepiniz
| FÎME: zaman
| YÊTYNKM: size geldiği
| MNY: benden
| HD̃: bir hidayet
| FMN: kimler
| TBA: uyarsa
| HD̃EY: benim hidayetime
| FLE: artık yoktur
| ḢVF: bir korku
| ALYHM: onlara
| VLE: ve olmazlar
| HM: onlar
| YḪZNVN: üzülenlerden
| (2:38)

| EHBŦVE: inin
| MNHE: oradan
| CMYAE: hepiniz
| FÎME: zaman
| YÊTYNKM: size geldiği
| MNY: benden
| HD̃: bir hidayet
| FMN: kimler
| TBA: uyarsa
| HD̃EY: benim hidayetime
| FLE: artık yoktur
| ḢVF: bir korku
| ALYHM: onlara
| VLE: ve olmazlar
| HM: onlar
| YḪZNVN: üzülenlerden
| (2:38)|VELZ̃YN: ve kimseler
| KFRVE: inkar eden
| VKZ̃BVE: ve yalanlayan
| B ËYETNE: ayetlerimizi
| ÊVLÙK: işte onlar
| ÊṦḪEB: halkıdır
| ELNER: ateş
| HM: onlar
| FYHE: orada
| ḢELD̃VN: ebedi kalacaklardır
| (2:39)

| KFRVE: inkar eden
| VKZ̃BVE: ve yalanlayan
| B ËYETNE: ayetlerimizi
| ÊVLÙK: işte onlar
| ÊṦḪEB: halkıdır
| ELNER: ateş
| HM: onlar
| FYHE: orada
| ḢELD̃VN: ebedi kalacaklardır
| (2:39)|YE: EY/HEY/AH
| BNY: Çocuklar
| ÎSREÙYL: İsrail
| EZ̃KRVE: hatırlayın
| NAMTY: ni'metleri
| ELTY: "o ki;"
| ÊNAMT: ni'metlendirdim
| ALYKM: sizleri
| VÊVFVE: ve tutun
| BAHD̃Y: bana verdiğiniz sözü
| ÊVF: ben de tutayım
| BAHD̃KM: size verdiğim sözü
| VÎYEY: ve sadece benden
| FERHBVN: korkun
| (2:40)

| BNY: Çocuklar
| ÎSREÙYL: İsrail
| EZ̃KRVE: hatırlayın
| NAMTY: ni'metleri
| ELTY: "o ki;"
| ÊNAMT: ni'metlendirdim
| ALYKM: sizleri
| VÊVFVE: ve tutun
| BAHD̃Y: bana verdiğiniz sözü
| ÊVF: ben de tutayım
| BAHD̃KM: size verdiğim sözü
| VÎYEY: ve sadece benden
| FERHBVN: korkun
| (2:40)|V ËMNVE: ve inanın
| BME: şeye
| ÊNZLT: indirdiğim
| MṦD̃GE: doğrulayıcı olarak
| LME: bulunanı
| MAKM: sizin yanınızda
| VLE:
| TKVNVE: ve olmayın
| ÊVL: ilk
| KEFR: inkar eden
| BH: onu
| VLE:
| TŞTRVE: ve satmayın
| B ËYETY: benim ayetlerimi
| S̃MNE: bedele
| GLYLE: azıcık
| VÎYEY: ve benden
| FETGVN: sakının
| (2:41)

| BME: şeye
| ÊNZLT: indirdiğim
| MṦD̃GE: doğrulayıcı olarak
| LME: bulunanı
| MAKM: sizin yanınızda
| VLE:
| TKVNVE: ve olmayın
| ÊVL: ilk
| KEFR: inkar eden
| BH: onu
| VLE:
| TŞTRVE: ve satmayın
| B ËYETY: benim ayetlerimi
| S̃MNE: bedele
| GLYLE: azıcık
| VÎYEY: ve benden
| FETGVN: sakının
| (2:41)|VLE:
| TLBSVE: ve katıştırmayın
| ELḪG: gerçeği
| BELBEŦL: batılla
| VTKTMVE: ve gizlemeyin
| ELḪG: hakkı
| VÊNTM: siz
| TALMVN: bildiğiniz halde
| (2:42)

| TLBSVE: ve katıştırmayın
| ELḪG: gerçeği
| BELBEŦL: batılla
| VTKTMVE: ve gizlemeyin
| ELḪG: hakkı
| VÊNTM: siz
| TALMVN: bildiğiniz halde
| (2:42)|VÊGYMVE: ve doğrulun
| ELṦLET: SalâTe/Desteğe
| V ËTVE: ve verin
| ELZKET: zekatı
| VERKAVE: ve eğilin
| MA: beraber
| ELREKAYN: eğilenlerle
| (2:43)

| ELṦLET: SalâTe/Desteğe
| V ËTVE: ve verin
| ELZKET: zekatı
| VERKAVE: ve eğilin
| MA: beraber
| ELREKAYN: eğilenlerle
| (2:43)|ÊTÊMRVN: Emretmediniz mi
| ELNES: insanlara
| BELBR: iyilikle
| VTNSVN: ve unutuyorsunuz
| ÊNFSKM: kendinizi
| VÊNTM: ve size
| TTLVN: seslendirilen/okunan
| ELKTEB: Kitabı/yazgıyı
| ÊFLE: -yok mu
| TAGLVN: akletmek
| (2:44)

| ELNES: insanlara
| BELBR: iyilikle
| VTNSVN: ve unutuyorsunuz
| ÊNFSKM: kendinizi
| VÊNTM: ve size
| TTLVN: seslendirilen/okunan
| ELKTEB: Kitabı/yazgıyı
| ÊFLE: -yok mu
| TAGLVN: akletmek
| (2:44)|VESTAYNVE: arayın
| BELṦBR: sabırla
| VELṦLET: ve destekle(zikrullah/mesaj)
| VÎNHE: ve Kİ o
| LKBYRT: büyüklenmesin
| ÎLE: başkasına
| AL: -üzerine
| ELḢEŞAYN: dinginlik-
| (2:45)

| BELṦBR: sabırla
| VELṦLET: ve destekle(zikrullah/mesaj)
| VÎNHE: ve Kİ o
| LKBYRT: büyüklenmesin
| ÎLE: başkasına
| AL: -üzerine
| ELḢEŞAYN: dinginlik-
| (2:45)|ELZ̃YN: onlar ki
| YƵNVN: bilirler
| ÊNHM: şüphesiz onlar
| MLEGV: kavuşacaklardır
| RBHM: Rablerine
| VÊNHM: ve gerçekten onlar
| ÎLYH: O'na
| RECAVN: döneceklerdir
| (2:46)

| YƵNVN: bilirler
| ÊNHM: şüphesiz onlar
| MLEGV: kavuşacaklardır
| RBHM: Rablerine
| VÊNHM: ve gerçekten onlar
| ÎLYH: O'na
| RECAVN: döneceklerdir
| (2:46)|YE: EY/HEY/AH
| BNY: Çocuklar
| ÎSREÙYL: İsrail
| EZ̃KRVE: hatırlayın
| NAMTY: ni'metimi
| ELTY: ki
| ÊNAMT: ni'metlendirdim
| ALYKM: sizi
| VÊNY: ve şüphesiz
| FŽLTKM: sizi üstün kıldım
| AL: üzerine
| ELAELMYN: alemler
| (2:47)

| BNY: Çocuklar
| ÎSREÙYL: İsrail
| EZ̃KRVE: hatırlayın
| NAMTY: ni'metimi
| ELTY: ki
| ÊNAMT: ni'metlendirdim
| ALYKM: sizi
| VÊNY: ve şüphesiz
| FŽLTKM: sizi üstün kıldım
| AL: üzerine
| ELAELMYN: alemler
| (2:47)|VETGVE: ve sakının
| YVME: günden
| LE:
| TCZY: cezalandırılmaz
| NFS: hiç kimse
| AN: -den(günahından)
| NFS: kimse-
| ŞYÙE: bir şey
| VLE:
| YGBL: kabul edilmez
| MNHE: kimseden
| ŞFEAT: şefaat da
| VLE:
| YÙḢZ̃: ve alınmaz
| MNHE: ondan
| AD̃L: fidye de
| VLE: ve yapılamaz
| HM: onlara
| YNṦRVN: hiçbir yardım
| (2:48)

| YVME: günden
| LE:
| TCZY: cezalandırılmaz
| NFS: hiç kimse
| AN: -den(günahından)
| NFS: kimse-
| ŞYÙE: bir şey
| VLE:
| YGBL: kabul edilmez
| MNHE: kimseden
| ŞFEAT: şefaat da
| VLE:
| YÙḢZ̃: ve alınmaz
| MNHE: ondan
| AD̃L: fidye de
| VLE: ve yapılamaz
| HM: onlara
| YNṦRVN: hiçbir yardım
| (2:48)|VÎZ̃: hani
| NCYNEKM: sizi kurtarmıştık
| MN: -nden
| ËL: ailesi-
| FRAVN: Fir'avn
| YSVMVNKM: onlar size reva görüyor
| SVÙ: en kötüsünü
| ELAZ̃EB: azabın
| YZ̃BḪVN: boğazlayıp
| ÊBNEÙKM: oğullarınızı
| VYSTḪYVN: sağ bırakıyorlardı
| NSEÙKM: kadınlarınızı
| VFY: ve vardı
| Z̃LKM: bunda sizin için
| BLEÙ: bir imtihan
| MN: -den
| RBKM: Rabbiniz-
| AƵYM: büyük
| (2:49)

| NCYNEKM: sizi kurtarmıştık
| MN: -nden
| ËL: ailesi-
| FRAVN: Fir'avn
| YSVMVNKM: onlar size reva görüyor
| SVÙ: en kötüsünü
| ELAZ̃EB: azabın
| YZ̃BḪVN: boğazlayıp
| ÊBNEÙKM: oğullarınızı
| VYSTḪYVN: sağ bırakıyorlardı
| NSEÙKM: kadınlarınızı
| VFY: ve vardı
| Z̃LKM: bunda sizin için
| BLEÙ: bir imtihan
| MN: -den
| RBKM: Rabbiniz-
| AƵYM: büyük
| (2:49)|VÎZ̃: hani
| FRGNE: yarmıştık
| BKM: sizin için
| ELBḪR: denizi
| FÊNCYNEKM: sizi kurtarmış
| VÊĞRGNE: ve boğmuştuk
| ËL: ailesini
| FRAVN: Fir'avn
| VÊNTM: ve siz de
| TNƵRVN: görüyordunuz
| (2:50)

| FRGNE: yarmıştık
| BKM: sizin için
| ELBḪR: denizi
| FÊNCYNEKM: sizi kurtarmış
| VÊĞRGNE: ve boğmuştuk
| ËL: ailesini
| FRAVN: Fir'avn
| VÊNTM: ve siz de
| TNƵRVN: görüyordunuz
| (2:50)