Kırık Meal (Arapça) : |وَلَا: | تَأْكُلُوا: yemeyin | أَمْوَالَكُمْ: mallarınızı | بَيْنَكُمْ: aranızda | بِالْبَاطِلِ: batıl (sebepler) ile | وَتُدْلُوا: ve atmayın | بِهَا: onları | إِلَى: | الْحُكَّامِ: hakimler(in önün)e | لِتَأْكُلُوا: yemeniz için | فَرِيقًا: bir kısmını | مِنْ: | أَمْوَالِ: mallarından | النَّاسِ: insanların | بِالْإِثْمِ: günah bir biçimde | وَأَنْتُمْ: ve siz | تَعْلَمُونَ: bildiğiniz halde |
Kırık Meal (Harekesiz) : |ولا WLE | تأكلوا TÊKLWEyemeyin | أموالكم ÊMWELKMmallarınızı | بينكم BYNKMaranızda | بالباطل BELBEŦLbatıl (sebepler) ile | وتدلوا WTD̃LWEve atmayın | بها BHEonları | إلى ÎL | الحكام ELḪKEMhakimler(in önün)e | لتأكلوا LTÊKLWEyemeniz için | فريقا FRYGEbir kısmını | من MN | أموال ÊMWELmallarından | الناس ELNESinsanların | بالإثم BELÎS̃Mgünah bir biçimde | وأنتم WÊNTMve siz | تعلمون TALMWNbildiğiniz halde |
Kırık Meal (Okunuş) : |ve lā: | te'kulū: yemeyin | emvālekum: mallarınızı | beynekum: aranızda | bil-bāTili: batıl (sebepler) ile | ve tudlū: ve atmayın | bihā: onları | ilā: | l-Hukkāmi: hakimler(in önün)e | lite'kulū: yemeniz için | ferīḳan: bir kısmını | min: | emvāli: mallarından | n-nāsi: insanların | bil-iṧmi: günah bir biçimde | veentum: ve siz | teǎ'lemūne: bildiğiniz halde |
Kırık Meal (Transcript) : |VLE: | TÊKLVE: yemeyin | ÊMVELKM: mallarınızı | BYNKM: aranızda | BELBEŦL: batıl (sebepler) ile | VTD̃LVE: ve atmayın | BHE: onları | ÎL: | ELḪKEM: hakimler(in önün)e | LTÊKLVE: yemeniz için | FRYGE: bir kısmını | MN: | ÊMVEL: mallarından | ELNES: insanların | BELÎS̃M: günah bir biçimde | VÊNTM: ve siz | TALMVN: bildiğiniz halde |
Abdulbaki Gölpınarlı : Mallarınızı aranızda boş yere yemeyin. İnsanların bir kısım mallarını da günah ederek yemek için bile-bile hâkimlere mal vermeyin.
Adem Uğur : Mallarınızı aranızda haksız sebeplerle yemeyin. Kendiniz bilip dururken, insanların mallarından bir kısmını haram yollardan yemeniz için o malları hakimlere (idarecilere veya mahkeme hakimlerine) vermeyin.
Ahmed Hulusi : Mallarınızı, aranızda, gerçeklerle bağdaşmayan şekilde yemeyin. Ve bilip durduğunuz hâlde insanların mallarından haksız yere yemek için hükmedicilere koşmayın.
Ahmet Tekin : Birbirinizin mallarını aranızda haksız, meşrû olmayan sebeplerle yemeyin. Bile bile günaha girerek insanların mallarının bir kısmını yemek için hâkimlere, idarecilere, hükümetlere, iktidardakilere mallarınızı rüşvet olarak vermeyin. Bu tür malları alarak başkalarına zulmettiğinizi bile bile bunları yapmayın.
Ahmet Varol : Mallarınızı aranızda haksızlıkla yemeyin ve insanların mallarının bir kısmını yemek için bile bile bunları günah olan bir şekilde hakimlere aktarmayın.
Ali Bulaç : Birbirinizin mallarını haksızlıkla yemeyin ve bile bile günahla insanların mallarından bir bölümünü yemeniz için onları hakimlere aktarmayın.
Ali Fikri Yavuz : Aranızda birbirinizin mallarını hırsızlık, kumar ve gasp gibi haksız (bâtıl) sebeplerle yemeyin ve insanların mallarından bir kısmını bile bile yalan şahitliği gibi günahla yemek için, o malları rüşvet olarak hâkimlere aktarmayın.
Bekir Sadak : Aranizda mallarinizi haksizlikla yemeyin; bildiginiz halde gunaha girerek insanlarin mallarindan bir kismini yemek icin onu hakimlere aktarmayin. *
Celal Yıldırım : Mallarınızı aranızda haksız sebeplerle yemeyin ; insanların mallarından bir kısmını bile bile günah işleyerek yemeniz için onu hâkimlere (rüşvet yolu) aktarmayın.
Diyanet İşleri : Aranızda birbirinizin mallarını haksız yere yemeyin. İnsanların mallarından bir kısmını bile bile günaha girerek yemek için onları hâkimlere (rüşvet olarak) vermeyin.
Diyanet İşleri (eski) : Aranızda mallarınızı haksızlıkla yemeyin; bildiğiniz halde günaha girerek insanların mallarından bir kısmını yemek için onu hakimlere aktarmayın.
Diyanet Vakfi : Mallarınızı aranızda haksız sebeplerle yemeyin. Kendiniz bilip dururken, insanların mallarından bir kısmını haram yollardan yemeniz için o malları hakimlere (idarecilere veya mahkeme hakimlerine) vermeyin.
Edip Yüksel : Paralarınızı aranızda haksız yollarla yemeyin. Halkın parasını haksız yere yemek amacıyla bile-bile memurlara/yöneticiler rüşvet vermeyin.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Bir de aranızda mallarınızı batıl sebeplerle yemeyin. İnsanların mallarından bir kısmını bile bile günah ile yemek için, o malları hakimlere rüşvet olarak vermeyin.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Bir de aranızda mallarınızı haksız sebeplerle yemeyin, insanların mallarından bir kısmını bile bile günah ile yemek için o malları hakimlere sarkıtmayın (dava konusu yapmayın.)
Elmalılı Hamdi Yazır : Bir de aranızda mallarınızı batıl sebeble yemeyin nâsın emvalinden bir kısmını bile bile günah ile yemek için o malları hâkimlere sarkıtmayın
Fizilal-il Kuran : Birbirinizin mallarını haksız yollardan yemeyin. İnsanların bir kısım mallarını günah olacak biçimde bile bile yemek için hakimlere peşkeş çekmeyin.
Gültekin Onan : Birbirinizin mallarını haksızlıkla yemeyin ve bile bile günahla insanların mallarından bir bölümünü yemeniz için onları hakimlere aktarmayın.
Hakkı Yılmaz : Aranızda mallarınızı da bâtıl sebeplerle yemeyin. İnsanların mallarından bir kısmını bilerek ve günah ile yemek için mallarınızı hâkimlere aktarmayın.
Hasan Basri Çantay : Aranızda (birbirinizin) mallarınızı haksız sebeblerle yemeyin ve kendiniz bilib dururken insanların mallarından bir kısmını günah (ı mucip suretler) le yemeniz için onları (o malları) haakimlere aktarma etmeyin.
Hayrat Neşriyat : Hem mallarınızı aranızda bâtıl (haram yollar)la yemeyin ve insanların mallarından bir kısmını kendiniz (haksız olduğunuzu) bile bile (rüşvet veya yalancı şâhidlik gibi) günah ile yemeniz için onları(n hükmünü) hâkimlere (bırakıp) aktarmayın!
İbni Kesir : Mallarınızı aranızda batıl ile yemeyin. Ve insanların mallarından bir kısmını, siz bildiğiniz halde günahla yemek için onları hakimlere aktarmayın.
İskender Evrenosoğlu : Ve birbirinizin mallarınızı aranızda bâtıl ile (haksızlıkla) yemeyin.Ve insanların mallarından bir kısmını, bildiğiniz halde günahla yemeniz için, onu hakimlere (rüşvet olarak) vermeyin.
Muhammed Esed : Birbirinizin mallarını haksız şekilde yiyip tüketmeyin ve başkalarına ait meşru mallardan hiçbirini bilerek haksızlıkla tüketmek için hukuki hilelere başvurmayın.
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve mallarınızı aranızda bâtıl sebeple yemeyiniz. Ve nâsın mallarından bir kısmını siz bildiğiniz halde günah ile yemek için o malları hakîmlere düşürmeyiniz.
Ömer Öngüt : Aranızda birbirinizin mallarını haksız sebeplerle yemeyin; bildiğiniz halde insanların mallarından bir kısmını günah yollarla yemeniz için onu hâkimlere (rüşvet yollu) aktarmayın.
Şaban Piriş : Aranızda birbirinizin mallarını haksız sebeplerle yemeyin ve bildiğiniz halde insanların mallarından bir kısmını günahı gerektirecek şekilde yemek için onu hakimlere (rüşvet olarak) aktarmayın.
Suat Yıldırım : Bir de, birbirinizin mallarını haksız yollarla yemeyin. Halkın mallarından bir kısmını, bile bile haksız yere yemek için, rüşvetlerle hâkimlere koşmayın.
Süleyman Ateş : Mallarınızı, aranızda bâtıl (sebepler) ile yemeyin; bile bile insanların mallarından bir kısmını günâh bir biçimde yemeniz için onları hakimler(in önün)e atmayın (hakimlere götürmeyin veya onlara rüşvet vermeyin).
Tefhim-ul Kuran : Birbirinizin mallarını haksızlıkla yemeyin ve siz, bile bile günahla insanların mallarından bir bölümünü, yemeniz için onları hakimlere aktarmayın.
Ümit Şimşek : Birbirinizin malını haksız yere yemeyin. Halkın bir kısım malını bilerek günah yollardan yemek için hâkimlere başvurmayın.
Yaşar Nuri Öztürk : Mallarınızı aranızda haksız ve uydurma yollara baş vurarak yemeyin; bilip durduğunuz halde insanların mallarından bir kısmını günaha saparak yemek için onları yargıçlara aktarmayın.