Önceki Sonraki

2:101Bakara Suresi 101. Ayet

Kuran Sırası: 2 İniş Sırası: 87
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354555657585960616263646566676869707172737475767778798081828384858687888990919293949596979899100101102103104105106107108109110111112113114115116117118119120121122123124125126127128129130131132133134135136137138139140141142143144145146147148149150151152153154155156157158159160161162163164165166167168169170171172173174175176177178179180181182183184185186187188189190191192193194195196197198199200201202203204205206207208209210211212213214215216217218219220221222223224225226227228229230231232233234235236237238239240241242243244245246247248249250251252253254255256257258259260261262263264265266267268269270271272273274275276277278279280281282283284285286

2:101Bakara Suresi 101. Ayet
Dikkat: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
1
ولما
velemmā
|
ne zaman
Kombi Müfredat
جاءهم
cā'ehum
CYE|ج ي ا
onlara geldiyse
Kombi Müfredat
رسول
rasūlun
RSL|ر س ل
bir elçi
4
من
min
|
Kombi Müfredat
عند
ǐndi
AND̃|ع ن د
katından
6
الله
llahi
|
Allah'ın
Kombi Müfredat
مصدق
muSaddiḳun
ṦD̃G|ص د ق
doğrulayan
8
لما
limā
|
şeyleri
9
معهم
meǎhum
|
yanlarındaki
10 Kombi Müfredat
نبذ
nebeƶe
NBZ̃|ن ب ذ
attılar
11 Kombi Müfredat
فريق
ferīḳun
FRG|ف ر ق
bir gurup
12
من
mine
|
13
الذين
elleƶīne
|
kendilerine
14 Kombi Müfredat
أوتوا
ūtū
ETY|ا ت ي
verilenlerden
15 Kombi Müfredat
الكتاب
l-kitābe
KTB|ك ت ب
kitap
16 Kombi Müfredat
كتاب
kitābe
KTB|ك ت ب
kitabı
17
الله
llahi
|
Allah'ın
18 Kombi Müfredat
وراء
verā'e
VRY|و ر ي
arkasına
19 Kombi Müfredat
ظهورهم
Zuhūrihim
ƵHR|ظ ه ر
sırtlarının
20
كأنهم
keennehum
|
sanki gibi
21
لا
|
22 Kombi Müfredat
يعلمون
yeǎ'lemūne
ALM|ع ل م
bilmiyorlarmış
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |وَلَمَّا: ne zaman | جَاءَهُمْ: onlara geldiyse | رَسُولٌ: bir elçi | مِنْ: | عِنْدِ: katından | اللَّهِ: Allah'ın | مُصَدِّقٌ: doğrulayan | لِمَا: şeyleri | مَعَهُمْ: yanlarındaki | نَبَذَ: attılar | فَرِيقٌ: bir gurup | مِنَ: | الَّذِينَ: kendilerine | أُوتُوا: verilenlerden | الْكِتَابَ: kitap | كِتَابَ: kitabı | اللَّهِ: Allah'ın | وَرَاءَ: arkasına | ظُهُورِهِمْ: sırtlarının | كَأَنَّهُمْ: sanki gibi | لَا: | يَعْلَمُونَ: bilmiyorlarmış | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |ولما WLME ne zaman | جاءهم CEÙHM onlara geldiyse | رسول RSWL bir elçi | من MN | عند AND̃ katından | الله ELLH Allah'ın | مصدق MṦD̃G doğrulayan | لما LME şeyleri | معهم MAHM yanlarındaki | نبذ NBZ̃ attılar | فريق FRYG bir gurup | من MN | الذين ELZ̃YN kendilerine | أوتوا ÊWTWE verilenlerden | الكتاب ELKTEB kitap | كتاب KTEB kitabı | الله ELLH Allah'ın | وراء WREÙ arkasına | ظهورهم ƵHWRHM sırtlarının | كأنهم KÊNHM sanki gibi | لا LE | يعلمون YALMWN bilmiyorlarmış | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |velemmā: ne zaman | cā'ehum: onlara geldiyse | rasūlun: bir elçi | min: | ǐndi: katından | llahi: Allah'ın | muSaddiḳun: doğrulayan | limā: şeyleri | meǎhum: yanlarındaki | nebeƶe: attılar | ferīḳun: bir gurup | mine: | elleƶīne: kendilerine | ūtū: verilenlerden | l-kitābe: kitap | kitābe: kitabı | llahi: Allah'ın | verā'e: arkasına | Zuhūrihim: sırtlarının | keennehum: sanki gibi | : | yeǎ'lemūne: bilmiyorlarmış | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |VLME: ne zaman | CEÙHM: onlara geldiyse | RSVL: bir elçi | MN: | AND̃: katından | ELLH: Allah'ın | MṦD̃G: doğrulayan | LME: şeyleri | MAHM: yanlarındaki | NBZ̃: attılar | FRYG: bir gurup | MN: | ELZ̃YN: kendilerine | ÊVTVE: verilenlerden | ELKTEB: kitap | KTEB: kitabı | ELLH: Allah'ın | VREÙ: arkasına | ƵHVRHM: sırtlarının | KÊNHM: sanki gibi | LE: | YALMVN: bilmiyorlarmış | Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : Allah tarafından onlarda bulunan kitabın doğruluğunu bildiren bir peygamber geldi mi kitap ehlinin bir kısmı, Allah'ın kitabını artlarına atarlar, sanki de bilmezler.Dinle Kopyala Paylaş
Adem Uğur : Allah tarafından kendilerine, yanlarında bulunanı tasdik edici bir elçi gelince ehl-i kitaptan bir gurup, sanki Allah'ın kitabını bilmiyormuş gibi onu arkalarına atıp terkettiler.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : Kendilerine Kitap (bilgi) verilenlerden bir grup, beraberlerinde olanı tasdik eden Allâh indînden bir Rasûl gelince (Yahudi olmadığı için), Kitabullahı (Hakikat bilgisini ve Sünnetullah'ı) arkalarına attılar, işin hakikatini bilmiyormuşçasına.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : Allah tarafından onlara, ellerindeki doğru bilgileri, kutsal kitaplardaki bilgileri tasdik edici bir rasûl gelince, kendilerine verilen kutsal kitabın hükmünce sorumlu tutulanlardan bir kısmı, Allah’ın kitabını, sanki hiç tanımıyorlarmış, bilmiyorlarmış gibi, taahhütlerini bozarak, sorumluluklarını yerine getirmediler, Muhammed’in hak peygamberliği ile ilgili, Tevrat’ın ve İncil’in hükümlerini de, Kur’ân’ı da büsbütün kulak arkası ettiler.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : Onlara, Allah katından yanlarındakini doğrulayıcı bir peygamber gelince kendilerine kitap verilmiş olanlardan bir topluluk sanki hiç bilmiyorlarmış gibi Allah'ın Kitabı'nı arkalarına attılar.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : Ne zaman onlara Allah katından yanlarındakini doğrulayan bir elçi gelse, kitap verilenlerden bir takımı, sanki bilmiyorlarmış gibi Allah'ın Kitabını arkalarına attılar.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : Yahûdilere, kendileri ile olan Tevrat’ı tasdik edici, Allah tarafından bir peygamber geldiği zaman, kendilerine kitab verilenlerden bir topluluk, sanki onun Allah kitabı olduğunu bilmiyormuş gibi, Tevrat’ı arkalarına attılar ve ondan yüz çevirdiler.Dinle Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : Ellerinde olani dogrulayan bir peygamber Allah katindan onlara gelince Kitab verilenlerden bir takimi, bilmiyorlarmis gibi, Allah'in Kitabi'ni arakalarina attilar.Dinle Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : Onlara Allah katından yanlarındaki şeyi (Kitab'ı) tasdîk edici bir peygamber gelince, kendilerine kitab verilenlerden bir kısmı, sanki onu bilmiyorlarmış gibi. Allah'ın kitabını arkalarına attılar da.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : Onlara, Allah katından ellerinde bulunan Kitab’ı (Tevrat’ı) doğrulayıcı bir peygamber gelince, kendilerine kitap verilenlerden bir kısmı, sanki bilmiyorlarmış gibi Allah’ın Kitab’ını (Tevrat’ı) arkalarına attılar.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : Yanlarındakini doğrulayan bir Peygamber, Allah katından onlara gelince Kitap verilenlerden bir takımı, bilmiyorlarmış gibi, Allah'ın Kitabı'nı arkalarına attılar.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : Allah tarafından kendilerine, yanlarında bulunanı tasdik edici bir elçi gelince ehl-i kitaptan bir gurup, sanki Allah'ın kitabını bilmiyormuş gibi onu arkalarına atıp terkettiler.Dinle Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : Yanlarındakini doğrulayan bir elçi ALLAH tarafından görevli olarak kendilerine gelince, kitap verilenlerin bazısı, ALLAH'ın kitabını sırtlarının ardına attı. Bilmezlermiş gibi...Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Üstelik Allah tarafından onlara, yanlarındaki kitabı tasdik edici bir peygamber gelince, daha önce kendilerine kitap verilenlerden bir kısmı, Allah'ın kitabını sırtlarından geriye attılar, sanki hiçbir şey bilmiyorlarmış gibi yaptılar.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Onlara Allah tarafından yanlarındaki kitabı doğrulayıcı bir peygamber gelince, daha önce kendilerine kitap verilenlerden bir kısmı, sanki gerçeği bilmiyorlarmış gibi Allah'ın kitabını arkalarına attılar.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : hem Allah tarafından onlara beraberlerindekini tasdikleyici bir Peygamber gelince, eski kitab verilenlerden bir kısmı Allahın kitabını, omuzlarının arkasına attılar sanki bilmiyorlarmış gibi deDinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : Onlara Allah katından önlerindeki kitabı onaylayan bir peygamber gelince, kendilerine kitap verilenlerin bir grubu, Allah'ın kitabını hiç bilmiyorlarmış gibi onu arkalarına attılar.Dinle Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : Ne zaman onlara Tanrı katından yanlarındakini doğrulayan bir elçi gelse, kitap verilenlerin bir bölümü (feriykun), sanki bilmiyorlarmış gibi Tanrı'nın kitabını arkalarına (keennehüm) attılar.Dinle Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : Ve ne zaman Allah tarafından onlara, yanlarındaki kitabı tasdik edici bir elçi geldi, daha önce kendilerine Kitap verilen kimselerden bir grup, sanki bilmezlermiş gibi Allah'ın kitabını sırtlarının arkasına attılar. Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : Onlara ne zaman Allah katından nezdlerindeki (Kitabı) tasdik edici (ve doğrultucu) bir peygamber geldiyse kendilerine Kitab verilen (o kimse) lerden bir güruh sanki onlar (hakıykati) bilmiyorlarmış gibi Allahın Kitabını sırtlarının arkasına atmış (ondan yüz çevirmişidir. Dinle Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : Hem onlara, Allah tarafından yanlarında olanı (Tevrât’ı) tasdîk edici bir peygamber gelince, kendilerine kitab verilenlerden bir tâife, sanki kendileri bilmiyorlarmış gibi, Allah’ın kitâbını sırtlarının gerisine attılar.Dinle Kopyala Paylaş
İbni Kesir : Onlara, ne zaman Allah tarafından yanlarındaki kitabı tasdik edici bir peygamber geldiyse, kendilerine kitab verilenlerden bir güruh, sanki bilmiyormuş gibi, Allah'ın kitabını arkalarına atıverdi.Dinle Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Ve onlara Allah'ın katından yanlarındaki (Kitab'ı) tasdik eden (doğrulayan) bir resûl geldiği zaman, kitap verilenlerden bir kısmı, sanki bilmiyorlarmış gibi, Allah'ın Kitab'ını arkalarına attılar.Dinle Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : Ve(şimdi bile), ne zaman Allah'tan onlara halen sahip oldukları hakikati tasdik eden bir elçi gelse, kendilerini önceki çağlarda vahyedilen kelama bağlı sayanlardan bazısı, (O'nun dediklerinin) farkında değillermiş gibi ilahi kelama sırtlarını dönerler.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve onlara Allah Teâlâ tarafından yanlarındaki kitabı musaddık olan bir resûl gelince o kendilerine kitap verilmiş olanlardan bir gürûh sanki bilmiyorlarmış gibi Allah'ın kitabını arkalarına atıverdiler.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : Allah tarafından kendilerine, yanlarında bulunanı doğrulayan bir peygamber gelince, ehl-i kitaptan bir grup Allah'ın kitabını sanki bilmiyorlarmış gibi arkalarına attılar.Dinle Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : Onlara ne zaman yanlarında olanı tasdik eden bir elçi gelse kendilerine kitap verilenlerden bir grup sanki Allah’ın kitabını bilmiyorlarmış gibi arkalarına atarlar.Dinle Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : Onlara, Allah katından, ellerinde ki Tevrat’ı tasdik eden bir Peygamber gelince, O Ehl-i kitaptan bir kısmı, güya gerçeği hiç bilmiyorlarmış gibi, Allah’ın kitabını arkalarına atarak ondan yüz çevirdiler deDinle Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : Allâh tarafından kendilerine, yanlarında bulunanı doğrulayıcı bir elçi gelince, Kitap verilmiş olanlardan bir grup, Allâh'ın Kitabını sanki bilmiyorlarmış gibi, sırtlarının arkasına attılar.Dinle Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : Ne zaman onlara Allah katından yanlarındakini doğrulayan bir peygamber gelse, kendilerine kitap verilenlerden bir takımı, sanki kendileri hiç bilmiyorlarmış gibi Allah'ın Kitabını arkalarına attılar...Dinle Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : Onlara ne zaman Allah katından, ellerindekini doğrulayan bir peygamber geldiyse, kendilerine kitap verilenlerden bir topluluk, Allah'ın kitabını, sanki hiç bilmiyormuş gibi arkasına atıverdi.Dinle Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : Allah katından kendilerine, ellerinde bulunanı tasdikleyici bir resul geldiğinde, kitap verilenlerden bir fırka, Allah'ın Kitabı'nı hiç bilmiyorlarmış gibi kaldırıp arkalarına attılar.Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE|
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.