2Bakara Suresi

Kuran Sırası: 2 İniş Sırası: 87

Kırık Meal (Arapça) Meali
|الم: Elif Lâm Mîm | (2:1)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|ذَٰلِكَ: Budur | الْكِتَابُ: Kitap | لَا: yok | رَيْبَ: şüphe | فِيهِ: onda | هُدًى: yol gösterici/hediye | لِلْمُتَّقِينَ: erdemlilere | (2:2)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|الَّذِينَ: Kimseler / olanlar | يُؤْمِنُونَ: Doğrularlar | بِالْغَيْبِ: gayble / gizlilikle | وَيُقِيمُونَ: ve Doğrulurlar | الصَّلَاةَ: SaLâTe/Desteğe | وَمِمَّا: ve şeyden | رَزَقْنَاهُمْ: rızıklandırıldıkları | يُنْفِقُونَ: harcarlar | (2:3)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَالَّذِينَ: ve Kimseler / olanlar | يُؤْمِنُونَ: Doğrularlar | بِمَا: -şeyle | أُنْزِلَ: indirilen/sunulan | إِلَيْكَ: sana | وَمَا: ve -şeye | أُنْزِلَ: indirilen/sunulan | مِنْ: -den | قَبْلِكَ: senden önce | وَبِالْاخِرَةِ: ve ahirete de | هُمْ: onlar | يُوقِنُونَ: kesinlikle inanırlar | (2:4)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|أُولَٰئِكَ: işte onlar | عَلَىٰ: üzeredirler | هُدًى: bir hidayet | مِنْ: -nden | رَبِّهِمْ: Rableri- | وَأُولَٰئِكَ: ve işte | هُمُ: onlardır | الْمُفْلِحُونَ: umduklarına erenler | (2:5)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|إِنَّ: elbette | الَّذِينَ: ki | كَفَرُوا: inkar edenler | سَوَاءٌ: eşittir | عَلَيْهِمْ: onlara | أَأَنْذَرْتَهُمْ: onları uyarman | أَمْ: yada | لَمْ: | تُنْذِرْهُمْ: uyarmasan da | لَا: | يُؤْمِنُونَ: inanmazlar | (2:6)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|خَتَمَ: mühürlemiştir | اللَّهُ: Allah | عَلَىٰ: üzerini | قُلُوبِهِمْ: kalblerinin | وَعَلَىٰ: ve üzerini | سَمْعِهِمْ: kulaklarının | وَعَلَىٰ: ve üzerine | أَبْصَارِهِمْ: gözlerinin | غِشَاوَةٌ: perde inmiştir | وَلَهُمْ: ve Onların | عَذَابٌ: bir azab | عَظِيمٌ: büyük | (2:7)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَمِنَ: ve | النَّاسِ: insanlardan | مَنْ: öyleleri de | يَقُولُ: derler | امَنَّا: inandık | بِاللَّهِ: Allah'a | وَبِالْيَوْمِ: ve gününe | الْاخِرِ: ahiret | وَمَا: olmadıkları halde | هُمْ: onlar | بِمُؤْمِنِينَ: inanıyor | (2:8)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|يُخَادِعُونَ: aldatmağa çalışırlar | اللَّهَ: Allah'ı | وَالَّذِينَ: ve kimseleri | امَنُوا: inanan | وَمَا: | يَخْدَعُونَ: aldatamazlar | إِلَّا: başkasını | أَنْفُسَهُمْ: kendilerinden | وَمَا: değiller | يَشْعُرُونَ: farkında | (2:9)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|فِي: | قُلُوبِهِمْ: onların kablerinde | مَرَضٌ: hastalık vardır | فَزَادَهُمُ: artırmıştır | اللَّهُ: Allah | مَرَضًا: hastalıklarını | وَلَهُمْ: ve Onların | عَذَابٌ: bir azab | أَلِيمٌ: acı | بِمَا: ötürü | كَانُوا: olduklarından | يَكْذِبُونَ: yalancı | (2:10)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَإِذَا: zaman | قِيلَ: denildiği | لَهُمْ: onlara | لَا: yapmayın | تُفْسِدُوا: bozgunculuk | فِي: | الْأَرْضِ: yeryüzünde | قَالُوا: derler | إِنَّمَا: sadece | نَحْنُ: biz | مُصْلِحُونَ: düzelticileriz | (2:11)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|أَلَا: İyi bilin ki | إِنَّهُمْ: muhakkak | هُمُ: onlar | الْمُفْسِدُونَ: bozgunculardır | وَلَٰكِنْ: fakat | لَا: değildir | يَشْعُرُونَ: anlayanlardan | (2:12)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَإِذَا: zaman | قِيلَ: denildiği | لَهُمْ: onlara | امِنُوا: iman edin | كَمَا: gibi | امَنَ: inandıkları | النَّاسُ: insanların | قَالُوا: derler | أَنُؤْمِنُ: inanır mıyız? | كَمَا: gibi | امَنَ: inandığı | السُّفَهَاءُ: beyinsizlerin | أَلَا: iyi bilin ki | إِنَّهُمْ: doğrusu onlardır | هُمُ: onlar | السُّفَهَاءُ: asıl beyinsizler | وَلَٰكِنْ: fakat | لَا: değildir | يَعْلَمُونَ: bilenlerden | (2:13)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَإِذَا: zaman | لَقُوا: rastladıkları | الَّذِينَ: kimselere | امَنُوا: inanan | قَالُوا: derler | امَنَّا: inandık | وَإِذَا: ve zaman | خَلَوْا: yalnız kaldıkları | إِلَىٰ: ile | شَيَاطِينِهِمْ: şeytanları | قَالُوا: derler | إِنَّا: şüphesiz biz | مَعَكُمْ: sizinle beraberiz | إِنَّمَا: elbette sadece | نَحْنُ: biz | مُسْتَهْزِئُونَ: (onlarla) alay ediyoruz | (2:14)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|اللَّهُ: Allah | يَسْتَهْزِئُ: alay eder | بِهِمْ: kendileriyle | وَيَمُدُّهُمْ: ve onları bırakır | فِي: içinde | طُغْيَانِهِمْ: taşkınları | يَعْمَهُونَ: bocalayıp dururlar | (2:15)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|أُولَٰئِكَ: işte onlar | الَّذِينَ: | اشْتَرَوُا: satın aldılar | الضَّلَالَةَ: sapıklığı | بِالْهُدَىٰ: hidayet karşılığında | فَمَا: etmedi | رَبِحَتْ: kâr | تِجَارَتُهُمْ: ticaretleri | وَمَا: ve değildir | كَانُوا: olanlardan | مُهْتَدِينَ: doğru yolu bulan | (2:16)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|مَثَلُهُمْ: Onların durumu | كَمَثَلِ: durumu gibidir | الَّذِي: kişinin | اسْتَوْقَدَ: yakan | نَارًا: ateş | فَلَمَّا: ne zaman ki | أَضَاءَتْ: aydınlatır | مَا: | حَوْلَهُ: çevresini | ذَهَبَ: giderdi | اللَّهُ: Allah | بِنُورِهِمْ: onların nurunu | وَتَرَكَهُمْ: ve onları bıraktı | فِي: içinde | ظُلُمَاتٍ: karanlıklar | لَا: değildir | يُبْصِرُونَ: görenlerden | (2:17)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|صُمٌّ: sağırdırlar | بُكْمٌ: dilsizdirler | عُمْيٌ: kördürler | فَهُمْ: onlar | لَا: değildir | يَرْجِعُونَ: dönecek | (2:18)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|أَوْ: ya da (onlar) | كَصَيِّبٍ: boşanan yağmur gibi | مِنَ: -ten | السَّمَاءِ: gök | فِيهِ: içinde | ظُلُمَاتٌ: karanlıklar | وَرَعْدٌ: ve gök gürlemesi | وَبَرْقٌ: ve şimşek (ler) | يَجْعَلُونَ: tıkarlar | أَصَابِعَهُمْ: parmaklarını | فِي: içine | اذَانِهِمْ: kulakları | مِنَ: -nden | الصَّوَاعِقِ: yıldırım sesleri | حَذَرَ: korkusuyla | الْمَوْتِ: ölüm | وَاللَّهُ: oysa Allah | مُحِيطٌ: tamamen kuşatmıştır | بِالْكَافِرِينَ: inkarcıları | (2:19)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|يَكَادُ: neredeyse | الْبَرْقُ: şimşek | يَخْطَفُ: kapıverecek | أَبْصَارَهُمْ: gözlerini | كُلَّمَا: zaman | أَضَاءَ: aydınlattığı | لَهُمْ: onları | مَشَوْا: yürürler | فِيهِ: o(nun ışığı)nda | وَإِذَا: zaman | أَظْلَمَ: karanlık çöktüğü | عَلَيْهِمْ: üzerlerine | قَامُوا: dikilip kalırlar | وَلَوْ: eğer | شَاءَ: dileseydi | اللَّهُ: Allah | لَذَهَبَ: elbette götürürdü | بِسَمْعِهِمْ: işitmelerini | وَأَبْصَارِهِمْ: ve görmelerini | إِنَّ: Şüphesiz | اللَّهَ: Allah'ın | عَلَىٰ: üzerine | كُلِّ: her | شَيْءٍ: şey | قَدِيرٌ: gücü yeter | (2:20)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|يَا: EY/HEY/AH | أَيُّهَا: SİZ! | النَّاسُ: insanlar | اعْبُدُوا: kulluk edin | رَبَّكُمُ: Rabbinize | الَّذِي: "o ki;" | خَلَقَكُمْ: sizi yarattı | وَالَّذِينَ: "ve o ki;" | مِنْ: (siz)-den | قَبْلِكُمْ: sizden öncekileri | لَعَلَّكُمْ: belki | تَتَّقُونَ: korunursunuz | (2:21)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|الَّذِي: O (Rabb) ki | جَعَلَ: kıldı | لَكُمُ: sizin için | الْأَرْضَ: yeri | فِرَاشًا: döşek | وَالسَّمَاءَ: ve göğü | بِنَاءً: bina | وَأَنْزَلَ: ve indirdi | مِنَ: -ten | السَّمَاءِ: gök | مَاءً: su | فَأَخْرَجَ: çıkardı | بِهِ: onunla | مِنَ: -den | الثَّمَرَاتِ: çeşitli ürünler | رِزْقًا: rızık olarak | لَكُمْ: sizin için | فَلَا: öyleyse | تَجْعَلُوا: koşmayın | لِلَّهِ: Allah'a | أَنْدَادًا: eşler (denk) | وَأَنْتُمْ: ve siz de | تَعْلَمُونَ: bile bile | (2:22)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَإِنْ: eğer | كُنْتُمْ: iseniz | فِي: içinde | رَيْبٍ: şüphe | مِمَّا: -den | نَزَّلْنَا: sana indirdiğimiz | عَلَىٰ: -e | عَبْدِنَا: kulumuz (Muhammed) | فَأْتُوا: haydi getirin | بِسُورَةٍ: bir sure | مِنْ: | مِثْلِهِ: onun gibi | وَادْعُوا: ve çağırın | شُهَدَاءَكُمْ: şahitlerinizi | مِنْ: -dan | دُونِ: başka | اللَّهِ: Allah | إِنْ: eğer | كُنْتُمْ: iseniz | صَادِقِينَ: doğru | (2:23)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|فَإِنْ: yok eğer | لَمْ: | تَفْعَلُوا: yapmadınızsa | وَلَنْ: ki asla yapamayacaksınız | تَفْعَلُوا: | فَاتَّقُوا: o halde sakının | النَّارَ: ateşten | الَّتِي: ki | وَقُودُهَا: onun yakıtı | النَّاسُ: insanlar | وَالْحِجَارَةُ: ve taşlardır | أُعِدَّتْ: hazırlanmış | لِلْكَافِرِينَ: inkarcılar için | (2:24)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَبَشِّرِ: ve müjdele | الَّذِينَ: kimseleri | امَنُوا: inanan | وَعَمِلُوا: ve işleyen | الصَّالِحَاتِ: salih işler | أَنَّ: muhakkak | لَهُمْ: onlar için vardır | جَنَّاتٍ: cennetler | تَجْرِي: akan | مِنْ: -ndan | تَحْتِهَا: altları | الْأَنْهَارُ: ırmaklar | كُلَّمَا: her | رُزِقُوا: rızıklandırıldıklarında | مِنْهَا: onlardaki | مِنْ: -den | ثَمَرَةٍ: meyve | رِزْقًا: rızk olarak | قَالُوا: derler | هَٰذَا: Bu | الَّذِي: şeydir | رُزِقْنَا: rızıklandığımız | مِنْ: -den | قَبْلُ: daha önce | وَأُتُوا: verilmiştir | بِهِ: onlara | مُتَشَابِهًا: ona benzer | وَلَهُمْ: ve Onların | فِيهَا: orada | أَزْوَاجٌ: eşler | مُطَهَّرَةٌ: tertemiz | وَهُمْ: ve onlar | فِيهَا: orada | خَالِدُونَ: ebedi kalacaklardır | (2:25)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|إِنَّ: muhakkak | اللَّهَ: Allah | لَا: değildir | يَسْتَحْيِي: çekinecek | أَنْ: | يَضْرِبَ: misal vermekten | مَثَلًا: bir örneği | مَا: gibi | بَعُوضَةً: bir sivrisineği | فَمَا: hatta olanı | فَوْقَهَا: onun da üstünde | فَأَمَّا: gerçekten | الَّذِينَ: kimseler | امَنُوا: inanan | فَيَعْلَمُونَ: bilirler | أَنَّهُ: kesinlikle o | الْحَقُّ: haktır (gerçektir) | مِنْ: -nden | رَبِّهِمْ: Rableri- | وَأَمَّا: ve ise | الَّذِينَ: edenler | كَفَرُوا: inkar | فَيَقُولُونَ: derler ki | مَاذَا: neyi | أَرَادَ: istedi (kasdetti) | اللَّهُ: Allah | بِهَٰذَا: bu | مَثَلًا: misalle | يُضِلُّ: saptırır | بِهِ: onunla | كَثِيرًا: bir çoğunu | وَيَهْدِي: ve yine yola getirir | بِهِ: onunla | كَثِيرًا: bir çoğunu | وَمَا: -maz | يُضِلُّ: saptır- | بِهِ: onunla | إِلَّا: başkasını | الْفَاسِقِينَ: fasıklardan | (2:26)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|الَّذِينَ: onlar ki | يَنْقُضُونَ: bozarlar | عَهْدَ: (verdikleri) sözü | اللَّهِ: Allah'a | مِنْ: -dan | بَعْدِ: sonra- | مِيثَاقِهِ: söz verip bağlandıktan | وَيَقْطَعُونَ: ve keserler | مَا: şeyi | أَمَرَ: emrettiği | اللَّهُ: Allah'ın | بِهِ: kendisiyle | أَنْ: | يُوصَلَ: birleştirmesini | وَيُفْسِدُونَ: ve bozgunculuk yaparlar | فِي: -nde | الْأَرْضِ: yeryüzü- | أُولَٰئِكَ: işte | هُمُ: onlardır | الْخَاسِرُونَ: ziyana uğrayanlar | (2:27)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|كَيْفَ: nasıl | تَكْفُرُونَ: inkar edersiniz | بِاللَّهِ: Allah'a | وَكُنْتُمْ: siz iken | أَمْوَاتًا: ölüler | فَأَحْيَاكُمْ: O sizi diriltti | ثُمَّ: sonra | يُمِيتُكُمْ: öldürecek | ثُمَّ: sonra | يُحْيِيكُمْ: diriltecek | ثُمَّ: sonra | إِلَيْهِ: O'na | تُرْجَعُونَ: döndürüleceksiniz | (2:28)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|هُوَ: O | الَّذِي: ki | خَلَقَ: yarattı | لَكُمْ: sizin için | مَا: ne | فِي: varsa | الْأَرْضِ: yeryüzünde | جَمِيعًا: hepsini | ثُمَّ: sonra | اسْتَوَىٰ: yöneldi | إِلَى: -e | السَّمَاءِ: gök- | فَسَوَّاهُنَّ: onları düzenledi | سَبْعَ: yedi | سَمَاوَاتٍ: gök (olarak) | وَهُوَ: ve O | بِكُلِّ: her | شَيْءٍ: şeyi | عَلِيمٌ: bilir | (2:29)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَإِذْ: bir zamanlar | قَالَ: dedi ki | رَبُّكَ: Rabbin | لِلْمَلَائِكَةِ: meleklere | إِنِّي: şüphesiz ben | جَاعِلٌ: yaratacağım | فِي: -nde | الْأَرْضِ: yeryüzü- | خَلِيفَةً: bir halife | قَالُوا: dediler (melekler) | أَتَجْعَلُ: mi yaratacaksın? | فِيهَا: orada | مَنْ: kimse | يُفْسِدُ: bozgunculuk yapan | فِيهَا: orada | وَيَسْفِكُ: döken | الدِّمَاءَ: kan | وَنَحْنُ: oysa biz | نُسَبِّحُ: tesbih ediyor | بِحَمْدِكَ: seni överek | وَنُقَدِّسُ: ve takdis ediyoruz | لَكَ: seni | قَالَ: dedi | إِنِّي: şüphesiz ben | أَعْلَمُ: bilirim | مَا: şeyleri | لَا: değilsiniz | تَعْلَمُونَ: siz biliyor | (2:30)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَعَلَّمَ: ve öğretti | ادَمَ: Adem'e | الْأَسْمَاءَ: isimleri | كُلَّهَا: bütün | ثُمَّ: sonra | عَرَضَهُمْ: onları sunup | عَلَى: -e | الْمَلَائِكَةِ: melekler- | فَقَالَ: ve dedi | أَنْبِئُونِي: bana söyleyin | بِأَسْمَاءِ: isimlerini | هَٰؤُلَاءِ: onların | إِنْ: eğer | كُنْتُمْ: iseniz | صَادِقِينَ: doğru kimseler | (2:31)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|قَالُوا: dediler ki | سُبْحَانَكَ: Seni tesbih ederiz | لَا: yoktur | عِلْمَ: bilgimiz | لَنَا: bizim | إِلَّا: başka | مَا: şeyden | عَلَّمْتَنَا: bize öğrettiğin | إِنَّكَ: şüphesiz sen | أَنْتَ: sen | الْعَلِيمُ: bilensin | الْحَكِيمُ: hakim olansın | (2:32)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|قَالَ: (Allah) dedi ki | يَا: EY/HEY/AH | ادَمُ: Adem | أَنْبِئْهُمْ: bunlara haber ver | بِأَسْمَائِهِمْ: onların isimlerini | فَلَمَّا: ne zaman ki | أَنْبَأَهُمْ: bunlara haber verince | بِأَسْمَائِهِمْ: onların isimlerini | قَالَ: (Allah) dedi ki | أَلَمْ: değil miydim? | أَقُلْ: size demiş | لَكُمْ: size | إِنِّي: şüphesiz ben | أَعْلَمُ: bilirim | غَيْبَ: gayblarını | السَّمَاوَاتِ: göklerin | وَالْأَرْضِ: ve yerin | وَأَعْلَمُ: ve bilirim | مَا: şeyleri | تُبْدُونَ: sizin açıkladıklarınız | وَمَا: ve şeyleri | كُنْتُمْ: olduğunuz | تَكْتُمُونَ: gizlemekte | (2:33)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَإِذْ: hani | قُلْنَا: demiştik | لِلْمَلَائِكَةِ: Meleklere | اسْجُدُوا: secde edin | لِادَمَ: Adem'e | فَسَجَدُوا: hemen secde ettiler | إِلَّا: hariç | إِبْلِيسَ: İblis | أَبَىٰ: kaçındı | وَاسْتَكْبَرَ: ve kibirlendi | وَكَانَ: ve oldu | مِنَ: -dan | الْكَافِرِينَ: inkarcılar- | (2:34)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَقُلْنَا: ve dedik ki | يَا: EY/HEY/AH | ادَمُ: Adem | اسْكُنْ: oturun | أَنْتَ: sen | وَزَوْجُكَ: ve eşin | الْجَنَّةَ: cennette | وَكُلَا: ve yeyin | مِنْهَا: ondan | رَغَدًا: bol bol | حَيْثُ: yerde | شِئْتُمَا: dilediğiniz | وَلَا: -mayın | تَقْرَبَا: yaklaş- | هَٰذِهِ: şu | الشَّجَرَةَ: ağaca | فَتَكُونَا: olursunuz | مِنَ: -den | الظَّالِمِينَ: zalimler- | (2:35)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|فَأَزَلَّهُمَا: onlar(ın ayağın)ı kaydırdı | الشَّيْطَانُ: şeytan | عَنْهَا: oradan | فَأَخْرَجَهُمَا: çıkardı | مِمَّا: yerden | كَانَا: bulundukları | فِيهِ: içinde | وَقُلْنَا: ve dedik ki | اهْبِطُوا: inin | بَعْضُكُمْ: kiminiz | لِبَعْضٍ: kiminize | عَدُوٌّ: düşman olarak | وَلَكُمْ: sizin için vardır | فِي: -nde | الْأَرْضِ: yeryüzü- | مُسْتَقَرٌّ: kalmak | وَمَتَاعٌ: ve nimet | إِلَىٰ: | حِينٍ: bir süre | (2:36)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|فَتَلَقَّىٰ: derken aldı | ادَمُ: Adem | مِنْ: -nden | رَبِّهِ: Rabbi- | كَلِمَاتٍ: kelimeler | فَتَابَ: tevbesini kabul etti | عَلَيْهِ: onun | إِنَّهُ: şüphesiz | هُوَ: O | التَّوَّابُ: tevbeyi çok kabul edendir | الرَّحِيمُ: çok esirgeyendir | (2:37)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|قُلْنَا: dedik | اهْبِطُوا: inin | مِنْهَا: oradan | جَمِيعًا: hepiniz | فَإِمَّا: zaman | يَأْتِيَنَّكُمْ: size geldiği | مِنِّي: benden | هُدًى: bir hidayet | فَمَنْ: kimler | تَبِعَ: uyarsa | هُدَايَ: benim hidayetime | فَلَا: artık yoktur | خَوْفٌ: bir korku | عَلَيْهِمْ: onlara | وَلَا: ve olmazlar | هُمْ: onlar | يَحْزَنُونَ: üzülenlerden | (2:38)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَالَّذِينَ: ve kimseler | كَفَرُوا: inkar eden | وَكَذَّبُوا: ve yalanlayan | بِايَاتِنَا: ayetlerimizi | أُولَٰئِكَ: işte onlar | أَصْحَابُ: halkıdır | النَّارِ: ateş | هُمْ: onlar | فِيهَا: orada | خَالِدُونَ: ebedi kalacaklardır | (2:39)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|يَا: EY/HEY/AH | بَنِي: Çocuklar | إِسْرَائِيلَ: İsrail | اذْكُرُوا: hatırlayın | نِعْمَتِيَ: ni'metleri | الَّتِي: "o ki;" | أَنْعَمْتُ: ni'metlendirdim | عَلَيْكُمْ: sizleri | وَأَوْفُوا: ve tutun | بِعَهْدِي: bana verdiğiniz sözü | أُوفِ: ben de tutayım | بِعَهْدِكُمْ: size verdiğim sözü | وَإِيَّايَ: ve sadece benden | فَارْهَبُونِ: korkun | (2:40)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَامِنُوا: ve inanın | بِمَا: şeye | أَنْزَلْتُ: indirdiğim | مُصَدِّقًا: doğrulayıcı olarak | لِمَا: bulunanı | مَعَكُمْ: sizin yanınızda | وَلَا: | تَكُونُوا: ve olmayın | أَوَّلَ: ilk | كَافِرٍ: inkar eden | بِهِ: onu | وَلَا: | تَشْتَرُوا: ve satmayın | بِايَاتِي: benim ayetlerimi | ثَمَنًا: bedele | قَلِيلًا: azıcık | وَإِيَّايَ: ve benden | فَاتَّقُونِ: sakının | (2:41)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَلَا: | تَلْبِسُوا: ve katıştırmayın | الْحَقَّ: gerçeği | بِالْبَاطِلِ: batılla | وَتَكْتُمُوا: ve gizlemeyin | الْحَقَّ: hakkı | وَأَنْتُمْ: siz | تَعْلَمُونَ: bildiğiniz halde | (2:42)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَأَقِيمُوا: ve doğrulun | الصَّلَاةَ: SalâTe/Desteğe | وَاتُوا: ve verin | الزَّكَاةَ: zekatı | وَارْكَعُوا: ve eğilin | مَعَ: beraber | الرَّاكِعِينَ: eğilenlerle | (2:43)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|أَتَأْمُرُونَ: Emretmediniz mi | النَّاسَ: insanlara | بِالْبِرِّ: iyilikle | وَتَنْسَوْنَ: ve unutuyorsunuz | أَنْفُسَكُمْ: kendinizi | وَأَنْتُمْ: ve size | تَتْلُونَ: seslendirilen/okunan | الْكِتَابَ: Kitabı/yazgıyı | أَفَلَا: -yok mu | تَعْقِلُونَ: akletmek | (2:44)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَاسْتَعِينُوا: arayın | بِالصَّبْرِ: sabırla | وَالصَّلَاةِ: ve destekle(zikrullah/mesaj) | وَإِنَّهَا: ve Kİ o | لَكَبِيرَةٌ: büyüklenmesin | إِلَّا: başkasına | عَلَى: -üzerine | الْخَاشِعِينَ: dinginlik- | (2:45)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|الَّذِينَ: onlar ki | يَظُنُّونَ: bilirler | أَنَّهُمْ: şüphesiz onlar | مُلَاقُو: kavuşacaklardır | رَبِّهِمْ: Rablerine | وَأَنَّهُمْ: ve gerçekten onlar | إِلَيْهِ: O'na | رَاجِعُونَ: döneceklerdir | (2:46)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|يَا: EY/HEY/AH | بَنِي: Çocuklar | إِسْرَائِيلَ: İsrail | اذْكُرُوا: hatırlayın | نِعْمَتِيَ: ni'metimi | الَّتِي: ki | أَنْعَمْتُ: ni'metlendirdim | عَلَيْكُمْ: sizi | وَأَنِّي: ve şüphesiz | فَضَّلْتُكُمْ: sizi üstün kıldım | عَلَى: üzerine | الْعَالَمِينَ: alemler | (2:47)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَاتَّقُوا: ve sakının | يَوْمًا: günden | لَا: | تَجْزِي: cezalandırılmaz | نَفْسٌ: hiç kimse | عَنْ: -den(günahından) | نَفْسٍ: kimse- | شَيْئًا: bir şey | وَلَا: | يُقْبَلُ: kabul edilmez | مِنْهَا: kimseden | شَفَاعَةٌ: şefaat da | وَلَا: | يُؤْخَذُ: ve alınmaz | مِنْهَا: ondan | عَدْلٌ: fidye de | وَلَا: ve yapılamaz | هُمْ: onlara | يُنْصَرُونَ: hiçbir yardım | (2:48)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَإِذْ: hani | نَجَّيْنَاكُمْ: sizi kurtarmıştık | مِنْ: -nden | الِ: ailesi- | فِرْعَوْنَ: Fir'avn | يَسُومُونَكُمْ: onlar size reva görüyor | سُوءَ: en kötüsünü | الْعَذَابِ: azabın | يُذَبِّحُونَ: boğazlayıp | أَبْنَاءَكُمْ: oğullarınızı | وَيَسْتَحْيُونَ: sağ bırakıyorlardı | نِسَاءَكُمْ: kadınlarınızı | وَفِي: ve vardı | ذَٰلِكُمْ: bunda sizin için | بَلَاءٌ: bir imtihan | مِنْ: -den | رَبِّكُمْ: Rabbiniz- | عَظِيمٌ: büyük | (2:49)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَإِذْ: hani | فَرَقْنَا: yarmıştık | بِكُمُ: sizin için | الْبَحْرَ: denizi | فَأَنْجَيْنَاكُمْ: sizi kurtarmış | وَأَغْرَقْنَا: ve boğmuştuk | الَ: ailesini | فِرْعَوْنَ: Fir'avn | وَأَنْتُمْ: ve siz de | تَنْظُرُونَ: görüyordunuz | (2:50)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE|
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.