Önceki Sonraki

2:58Bakara Suresi 58. Ayet

Kuran Sırası: 2 İniş Sırası: 87
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354555657585960616263646566676869707172737475767778798081828384858687888990919293949596979899100101102103104105106107108109110111112113114115116117118119120121122123124125126127128129130131132133134135136137138139140141142143144145146147148149150151152153154155156157158159160161162163164165166167168169170171172173174175176177178179180181182183184185186187188189190191192193194195196197198199200201202203204205206207208209210211212213214215216217218219220221222223224225226227228229230231232233234235236237238239240241242243244245246247248249250251252253254255256257258259260261262263264265266267268269270271272273274275276277278279280281282283284285286

2:58Bakara Suresi 58. Ayet
Dikkat: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
1
وإذ
ve iƶ
|
hani
Kombi Müfredat
قلنا
ḳulnā
GVL|ق و ل
demiştik ki
Kombi Müfredat
ادخلوا
dḣulū
D̃ḢL|د خ ل
girin
4
هذه
hāƶihi
|
şu
Kombi Müfredat
القرية
l-ḳaryete
GRY|ق ر ي
kente
Kombi Müfredat
فكلوا
fekulū
EKL|ا ك ل
yeyin
7
منها
minhā
|
oradan
Kombi Müfredat
حيث
Hayṧu
ḪYS̃|ح ي ث
yerde
Kombi Müfredat
شئتم
şi'tum
ŞYE|ش ي ا
dilediğiniz
10 Kombi Müfredat
رغدا
rağaden
RĞD̃|ر غ د
bol bol
11 Kombi Müfredat
وادخلوا
vedḣulū
D̃ḢL|د خ ل
girin
12 Kombi Müfredat
الباب
l-bābe
BVB|ب و ب
kapıdan
13 Kombi Müfredat
سجدا
succeden
SCD̃|س ج د
secde ederek
14 Kombi Müfredat
وقولوا
ve ḳūlū
GVL|ق و ل
ve deyin
15 Kombi Müfredat
حطة
HiTTatun
ḪŦŦ|ح ط ط
hitta (ya Rabbi bizi affet)
16 Kombi Müfredat
نغفر
neğfir
ĞFR|غ ف ر
biz de bağışlayalım
17
لكم
lekum
|
sizin
18 Kombi Müfredat
خطاياكم
ḣaTāyākum
ḢŦE|خ ط ا
hatalarınızı
19 Kombi Müfredat
وسنزيد
ve senezīdu
ZYD̃|ز ي د
ve daha fazlasını vereceğiz
20 Kombi Müfredat
المحسنين
l-muHsinīne
ḪSN|ح س ن
güzel davrananlara
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |وَإِذْ: hani | قُلْنَا: demiştik ki | ادْخُلُوا: girin | هَٰذِهِ: şu | الْقَرْيَةَ: kente | فَكُلُوا: yeyin | مِنْهَا: oradan | حَيْثُ: yerde | شِئْتُمْ: dilediğiniz | رَغَدًا: bol bol | وَادْخُلُوا: girin | الْبَابَ: kapıdan | سُجَّدًا: secde ederek | وَقُولُوا: ve deyin | حِطَّةٌ: hitta (ya Rabbi bizi affet) | نَغْفِرْ: biz de bağışlayalım | لَكُمْ: sizin | خَطَايَاكُمْ: hatalarınızı | وَسَنَزِيدُ: ve daha fazlasını vereceğiz | الْمُحْسِنِينَ: güzel davrananlara | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |وإذ WÎZ̃ hani | قلنا GLNE demiştik ki | ادخلوا ED̃ḢLWE girin | هذه HZ̃H şu | القرية ELGRYT kente | فكلوا FKLWE yeyin | منها MNHE oradan | حيث ḪYS̃ yerde | شئتم ŞÙTM dilediğiniz | رغدا RĞD̃E bol bol | وادخلوا WED̃ḢLWE girin | الباب ELBEB kapıdan | سجدا SCD̃E secde ederek | وقولوا WGWLWE ve deyin | حطة ḪŦT hitta (ya Rabbi bizi affet) | نغفر NĞFR biz de bağışlayalım | لكم LKM sizin | خطاياكم ḢŦEYEKM hatalarınızı | وسنزيد WSNZYD̃ ve daha fazlasını vereceğiz | المحسنين ELMḪSNYN güzel davrananlara | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |ve iƶ: hani | ḳulnā: demiştik ki | dḣulū: girin | hāƶihi: şu | l-ḳaryete: kente | fekulū: yeyin | minhā: oradan | Hayṧu: yerde | şi'tum: dilediğiniz | rağaden: bol bol | vedḣulū: girin | l-bābe: kapıdan | succeden: secde ederek | ve ḳūlū: ve deyin | HiTTatun: hitta (ya Rabbi bizi affet) | neğfir: biz de bağışlayalım | lekum: sizin | ḣaTāyākum: hatalarınızı | ve senezīdu: ve daha fazlasını vereceğiz | l-muHsinīne: güzel davrananlara | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |VÎZ̃: hani | GLNE: demiştik ki | ED̃ḢLVE: girin | HZ̃H: şu | ELGRYT: kente | FKLVE: yeyin | MNHE: oradan | ḪYS̃: yerde | ŞÙTM: dilediğiniz | RĞD̃E: bol bol | VED̃ḢLVE: girin | ELBEB: kapıdan | SCD̃E: secde ederek | VGVLVE: ve deyin | ḪŦT: hitta (ya Rabbi bizi affet) | NĞFR: biz de bağışlayalım | LKM: sizin | ḢŦEYEKM: hatalarınızı | VSNZYD̃: ve daha fazlasını vereceğiz | ELMḪSNYN: güzel davrananlara | Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : Bir vakit şu şehre girin, nîmetlerinden, nerede dilerseniz orada bol-bol yiyin, kapısından secde ederek girin, burası yurttur deyin, yarlıganma dileyin de suçlarınızı örtelim; iyilikte bulunanların sevabını daha da arttıracağız demiştik.Dinle Kopyala Paylaş
Adem Uğur : (İsrailoğullarına:) Bu kasabaya girin, orada bulunanlardan dilediğiniz şekilde bol bol yeyin, kapısından eğilerek girin, (girerken) "Hıtta!" (Yâ Rabbi bizi affet) deyin ki, sizin hatalarınızı bağışlayalım; zira biz, iyi davrananlara (karşılığını) fazlasıyla vereceğiz, demiştik.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : Hani şunu demiştik onlara: "Şu karyeye (boyuta) girin ve orada dilediğiniz şekilde (o boyutun nimetlerini) yeyin. . . Kapısından da secde ederek (varlığınızın yokluğunu, yalnızca Allâh Esmâ'sının var olduğunu itiraf ederek) girin ve (benlik hissinizden dolayı) mağfiret dileyin. . . Ki (benliğinizin oluşturduğu) hatalarınızı mağfiret edelim. Kendisine bağışlananları başkalarıyla karşılıksız paylaşanlara (muhsinlere) daha da arttıracağız. "Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : Hani biz: 'Bu şehre girip yerleşin. Buradaki nimetlerden Allah’ın sünneti düzeninin yasaları ve iradesinin tecellisi içinde dilediğiniz şekilde bol bol yeyin. Kapılardan, şehrin giriş noktalarından birlikte, saygıyla secde ederek girin, girerken, ya Rabbi, bizi affet deyin ki, sizin hatalarınızı affedelim. İyiliği, iyi niyetleri, dinin, ahlâkın ve kamu vicdanının emirlerini, devamlı davranışlarına, ilişkilerine, görevlerine, hayatlarına yansıtan, samimiyetle ibadet eden, aktif olarak iyiliğe, iyi uygulamaya, iyileştirmeye örnek olan, işlerinde mükemmellik, dürüstlük ve başarı için dikkat harcayan, hayırlı icraatlar, kalıcı hizmetler yapan müslüman kullarımıza nimetlerimizi daha da artıracağız.' demiştik.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : Hani, 'Şu kasabaya girin, orada istediğiniz yerden bolca yiyin. Kapıdan secde ederek girin ve 'bizi bağışla' deyin ki, biz de sizin yanlışlıklarınızı bağışlayalım. İyilere olan lütuflarımızı ise artıracağız' demiştik.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : Ve hatırlayın, demiştik ki: "Şu şehre girin ve orada istediğiniz yerde bol bol yiyin, yalnızca secde ederek kapısından girerken 'dileğimiz bağışlanmadır' deyin; (biz de) hatalarınızı bağışlayalım; iyilik yapanların (ecirlerini) arttıracağız."Dinle Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : Bir vakit de (Tîh sahrasından çıktıktan sonra): “- Şu Kudüs şehrine girin de nimetlerinden dilediğinizi, bol bol yeyin; kapısından secde ederek girin ve “Hıtta” deyin (günahınızdan istiğfar edin) ki, günahlarınızı afvedelim. Biz, ihsan (iyilik ve itâat) edenlere, sevabı daha artıracağız.” demiştik.Dinle Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : «Bu sehre girin, orada dilediginiz gibi, bol bol yiyin, secde ederek kapisindan girin, bagisla! deyin, biz de yanilmalarinizi bagislariz, iyilere daha da artiririz» demistik.Dinle Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : Ve hatırlayın ki, bu şehre (Beytü'l-Makdis'e) girin, dilediğiniz yerde ondan (onun nimetlerinden) refah içinde bol bol yeyin. Kapısından da secde ederek (eğlip saygı göstererek veya baş yere koyup Hakk'a arz-ı şükranda bulunarak) girin ve «dileğimiz, günahlarımızın dökülmesidir» deyin. Biz de kusur ve suçlarınızı bağışlayalım. İyilik edenlere (Allah'ı görürcesine davrananlara nimetlerimizi) daha da artıracağız, demiştik.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : Hani, “Şu memlekete girin. Orada dilediğiniz gibi, bol bol yiyin. Kapısından eğilerek tevazu ile girin ve “hıtta!” (Ya Rabbi, bizi affet) deyin ki, biz de sizin hatalarınızı bağışlayalım. İyilik edenlere ise daha da fazlasını vereceğiz” demiştik.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : 'Şu şehre girin, orada dilediğiniz gibi, bol bol yiyin, secde ederek kapısından girin, 'bağışla!' deyin, Biz de yanılmalarınızı bağışlarız, iyilere daha da artırırız' demiştik.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : (İsrailoğullarına:) Bu kasabaya girin, orada bulunanlardan dilediğiniz şekilde bol bol yeyin, kapısından eğilerek girin, (girerken) «Hıtta!» (Yâ Rabbi bizi affet) deyin ki, sizin hatalarınızı bağışlayalım; zira biz, iyi davrananlara (karşılığını) fazlasıyla vereceğiz, demiştik.Dinle Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : 'Bu şehre girin. Orada dilediğiniz yerden bol bol yiyin. Kapıdan alçak gönüllü olarak girin ve dostça konuşun ki hatalarınızı bağışlayalım. Güzel davrananlara daha fazlasını veririz,' demiştik.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Hani bir zamanlar «Şu şehre girin de onun nimetlerinden dilediğiniz şekilde bol bol yiyin ve kapıdan secde ederek girin ve «hıtta» (bizi bağışla!) deyin ki, size, hatalarınızı mağfiret ediverelim, iyilik yapanlara nimetlerimizi daha da arttıracağız» dedik.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Ve bir vakit: «Şu şehre girin de nimetlerinden dilediğiniz şekilde bol bol yiyin ve secde ederek kapıdan girin «günahlarımızı bağışla» deyin ki, size günahlarınızı mağfiret ediverelim, iyilik edenlere ise (nimetlerimizi) daha artıracağız» dedik.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : Ve bir vakit «şu şehre girin de ni'metlerinden dilediğiniz veçhile bol bol yeyin ve secdeler ederek kapıya girin ve «hıtta» deyin ki size hatı'elerinizi mağfiret ediverelim, muhsinlere ise daha artıracağız» dedikDinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : Hani «Şu kasabaya girin ve orada ne isterseniz bol bol yiyin, fakat kapıdan girerken secde ederek 'bizi bağışla' deyin ki, günahlarınızı affedelim. İyilik edenlere daha fazlasını vereceğiz» dedik.Dinle Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : Ve demiştik ki: "Şu şehre girin. Orada dilediğiniz yerden bol bol yiyin. Kapıdan secde ederek girin ve "dileğimiz bağışlanmadır" deyin ki hatalarınızı bağışlayalım. Muhsinlerin (alacaklarını / karşılıklarını / ecirlerini) arttıracağız (seneziydülmuhsiniyn)".Dinle Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : "Ve hani bir zamanlar Biz, “Şu kente girin de onun nimetlerinden dilediğiniz şekilde bol bol yiyin. O kapıdan da boyun eğip teslimiyet göstererek; onlara tebâ/uyruk olarak, taşkınlık, yanlış; kendi zararlarına iş yapmadan girin ve “Hıtta [bizi bağışla]!” deyin. Ki size, hatalarınızı bağışlayıverelim, iyilik-güzellik yapanlara nimetlerimizi daha da arttıracağız” demiş idik. "Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : Hani: («Tîh» den çıkdıkdan sonra) şu kasabaya girib dilediğiniz yerde istediğinizi bol bol yeyin, kapısından secde ederek (eğilerek, saygı göstererek) girin ve (dileğimiz) hıtta (dır, günahlarımızın dökülüp düşmesidir) deyin, (tevbe edin de o sayede) kusurlarınızı örtelim, iyilik (ve itaat) edenler (in ecrin) i ise daha artıracağız» demişdik. Dinle Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : Yine bir zaman (size) şöyle demiştik: 'Şu şehre (Kudüs’e) girin de ondan dilediğiniz yerde bol bol yiyin; (ama) kapıdan secde eden kimseler olarak girin ve 'حِطَّةٌ (Yâ Rab! Bizi affet!)’ deyin ki, size hatâlarınızı bağışlayalım!' Çünki (biz,) iyilik edenle re (mükâfâtla rı nı daha da)artıracağız.Dinle Kopyala Paylaş
İbni Kesir : Hani; şu kasabaya girin, dilediğiniz yerde istediğinizi bol bol yeyin, kapısından secde ederek girin, affet deyin, kusurlarınızı örtelim. İyilikDinle Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Ve o zaman demiştik ki: “Bu kasabaya girin, böylece onun (ni'metlerinden) dilediğiniz yerden bol bol yeyin. Kapıdan secde ederek girin ve “hıtta” (günahlarımızın bağışlanmasını diliyoruz) deyin. Biz de sizin hatalarınızı mağfiret edelim (günahlarnızı sevaba çevirelim). Ve muhsinlere (ni'metlerimizi) artıracağız.”Dinle Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : Ve yine (hatırlayın o günleri), Biz, "Bu beldeye girin ve yiyeceklerinden dilediğiniz kadar bol bol yiyin; fakat kapıdan (tevazu içinde) boyun eğerek girin ve 'Günahlarımızın yükünü üzerimizden kaldır!' deyin ki, günahlarınızı bağışlayayım ve iyilik yapanlara sınırsız mükafat vereyim" demiştik.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve hani demiştik ki: «Şu kasabaya girin, ondan dilediğiniz yerde bol bol yiyiniz. Kapısından secde ederek giriniz ve 'hıtta' deyiniz, sizin için hatalarınızı setredelim. Ve iyilik edenlere mükâfaatı daha artıracağız.»Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : Bir vakit de: “Şu şehre girin, dilediğiniz yerde istediğinizi bol bol yiyin. Kapısından secde ederek girin ve: 'Hıtta=bizi affet' deyin, biz de sizin hatalarınızı bağışlayalım, kusurlarınızı örtelim. İyilik edenlere daha da artıracağız. ” demiştik.Dinle Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : Hani: -Şu kasabaya girip, dilediğiniz yerden istediğinizi bol bol yiyin. Kapısından secde ederek girin ve “bağışla” deyin de sizi bağışlayalım. Güzel davrananların mükafatını da artıralım, demiştik.Dinle Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : Bir zaman da şöyle dedik: "Şu şehre girin ve orada istediğiniz yerden bol bol yiyin! Şehrin kapısından secde ederek, saygılı bir tavırla girin ve "Affet bizi ya Rebbenâ (hıtta)" deyin ki suçlarınızı affedelim; iyilik yapanların mükâfatlarını daha da artıracağız.Dinle Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : Demiştik ki: "Şu kente girin, oradan dilediğiniz yerde bol bol yeyin; secde ederek kapıdan girin ve "hitta (ya Rabbi, bizi affet)" deyin ki, biz de sizin hatâlarınızı bağışlayalım, güzel davrananlara daha fazlasını da veririz.Dinle Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : Ve (yine) hatırlayın, demiştik ki: «Şu şehre girin ve orada istediğiniz yerde bol bol yiyin, yalnızca secde ederek kapısından girerken 'dileğimiz bağışlamandır' deyin; (biz de) hatalarınızı bağışlayalım; iyilik yapanların (ecirlerini) artıracağız.»Dinle Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : Yine hatırlayın ki, 'Şu beldeye girin ve dilediğiniz yerden bol bol yiyin,' demiştik. 'Ama şehrin kapısından secde ederek girin ve 'Hıtta' deyin ki, Biz de sizin günahlarınızı bağışlayalım. İyilik yapanları Biz ziyadesiyle ödüllendireceğiz.'Dinle Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : Şöyle demiştik: "Girin şu kente; orada, dilediğiniz yerde bol bol yiyin. Kapıdan secde ederek girin ve 'Affet bizi!' deyin ki, hatalarınızı bağışlayalım. Biz güzel davranıp, güzellik üretenlere daha fazlasını da veririz."Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE|
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.