Önceki Sonraki

2:26Bakara Suresi 26. Ayet

Kuran Sırası: 2 İniş Sırası: 87
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354555657585960616263646566676869707172737475767778798081828384858687888990919293949596979899100101102103104105106107108109110111112113114115116117118119120121122123124125126127128129130131132133134135136137138139140141142143144145146147148149150151152153154155156157158159160161162163164165166167168169170171172173174175176177178179180181182183184185186187188189190191192193194195196197198199200201202203204205206207208209210211212213214215216217218219220221222223224225226227228229230231232233234235236237238239240241242243244245246247248249250251252253254255256257258259260261262263264265266267268269270271272273274275276277278279280281282283284285286

2:26Bakara Suresi 26. Ayet
Dikkat: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
1
إن
inne
|
muhakkak
2
الله
llahe
|
Allah
3
لا
|
değildir
Kombi Müfredat
يستحيي
yesteHyī
ḪYY|ح ي ي
çekinecek
5
أن
en
|
Kombi Müfredat
يضرب
yeDribe
ŽRB|ض ر ب
misal vermekten
Kombi Müfredat
مثلا
meṧelen
MS̃L|م ث ل
bir örneği
8
ما
|
gibi
Kombi Müfredat
بعوضة
beǔDeten
BAŽ|ب ع ض
bir sivrisineği
10
فما
fe mā
|
hatta olanı
11 Kombi Müfredat
فوقها
fevḳahā
FVG|ف و ق
onun da üstünde
12
فأما
feemmā
|
gerçekten
13
الذين
elleƶīne
|
kimseler
14 Kombi Müfredat
آمنوا
āmenū
EMN|ا م ن
inanan
15 Kombi Müfredat
فيعلمون
feyeǎ'lemūne
ALM|ع ل م
bilirler
16
أنه
ennehu
|
kesinlikle o
17 Kombi Müfredat
الحق
l-Haḳḳu
ḪGG|ح ق ق
haktır (gerçektir)
18
من
min
|
-nden
19 Kombi Müfredat
ربهم
rabbihim
RBB|ر ب ب
Rableri-
20
وأما
ve emmā
|
ve ise
21
الذين
elleƶīne
|
edenler
22 Kombi Müfredat
كفروا
keferū
KFR|ك ف ر
inkar
23 Kombi Müfredat
فيقولون
feyeḳūlūne
GVL|ق و ل
derler ki
24
ماذا
māƶā
|
neyi
25 Kombi Müfredat
أراد
erāde
RVD̃|ر و د
istedi (kasdetti)
26
الله
llahu
|
Allah
27
بهذا
bihāƶā
|
bu
28 Kombi Müfredat
مثلا
meṧelen
MS̃L|م ث ل
misalle
29 Kombi Müfredat
يضل
yuDillu
ŽLL|ض ل ل
saptırır
30
به
bihi
|
onunla
31 Kombi Müfredat
كثيرا
keṧīran
KS̃R|ك ث ر
bir çoğunu
32 Kombi Müfredat
ويهدي
ve yehdī
HD̃Y|ه د ي
ve yine yola getirir
33
به
bihi
|
onunla
34 Kombi Müfredat
كثيرا
keṧīran
KS̃R|ك ث ر
bir çoğunu
35
وما
ve mā
|
-maz
36 Kombi Müfredat
يضل
yuDillu
ŽLL|ض ل ل
saptır-
37
به
bihi
|
onunla
38
إلا
illā
|
başkasını
39 Kombi Müfredat
الفاسقين
l-fāsiḳīne
FSG|ف س ق
fasıklardan
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |إِنَّ: muhakkak | اللَّهَ: Allah | لَا: değildir | يَسْتَحْيِي: çekinecek | أَنْ: | يَضْرِبَ: misal vermekten | مَثَلًا: bir örneği | مَا: gibi | بَعُوضَةً: bir sivrisineği | فَمَا: hatta olanı | فَوْقَهَا: onun da üstünde | فَأَمَّا: gerçekten | الَّذِينَ: kimseler | امَنُوا: inanan | فَيَعْلَمُونَ: bilirler | أَنَّهُ: kesinlikle o | الْحَقُّ: haktır (gerçektir) | مِنْ: -nden | رَبِّهِمْ: Rableri- | وَأَمَّا: ve ise | الَّذِينَ: edenler | كَفَرُوا: inkar | فَيَقُولُونَ: derler ki | مَاذَا: neyi | أَرَادَ: istedi (kasdetti) | اللَّهُ: Allah | بِهَٰذَا: bu | مَثَلًا: misalle | يُضِلُّ: saptırır | بِهِ: onunla | كَثِيرًا: bir çoğunu | وَيَهْدِي: ve yine yola getirir | بِهِ: onunla | كَثِيرًا: bir çoğunu | وَمَا: -maz | يُضِلُّ: saptır- | بِهِ: onunla | إِلَّا: başkasını | الْفَاسِقِينَ: fasıklardan | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |إن ÎN muhakkak | الله ELLH Allah | لا LE değildir | يستحيي YSTḪYY çekinecek | أن ÊN | يضرب YŽRB misal vermekten | مثلا MS̃LE bir örneği | ما ME gibi | بعوضة BAWŽT bir sivrisineği | فما FME hatta olanı | فوقها FWGHE onun da üstünde | فأما FÊME gerçekten | الذين ELZ̃YN kimseler | آمنوا ËMNWE inanan | فيعلمون FYALMWN bilirler | أنه ÊNH kesinlikle o | الحق ELḪG haktır (gerçektir) | من MN -nden | ربهم RBHM Rableri- | وأما WÊME ve ise | الذين ELZ̃YN edenler | كفروا KFRWE inkar | فيقولون FYGWLWN derler ki | ماذا MEZ̃E neyi | أراد ÊRED̃ istedi (kasdetti) | الله ELLH Allah | بهذا BHZ̃E bu | مثلا MS̃LE misalle | يضل YŽL saptırır | به BH onunla | كثيرا KS̃YRE bir çoğunu | ويهدي WYHD̃Y ve yine yola getirir | به BH onunla | كثيرا KS̃YRE bir çoğunu | وما WME -maz | يضل YŽL saptır- | به BH onunla | إلا ÎLE başkasını | الفاسقين ELFESGYN fasıklardan | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |inne: muhakkak | llahe: Allah | : değildir | yesteHyī: çekinecek | en: | yeDribe: misal vermekten | meṧelen: bir örneği | : gibi | beǔDeten: bir sivrisineği | fe mā: hatta olanı | fevḳahā: onun da üstünde | feemmā: gerçekten | elleƶīne: kimseler | āmenū: inanan | feyeǎ'lemūne: bilirler | ennehu: kesinlikle o | l-Haḳḳu: haktır (gerçektir) | min: -nden | rabbihim: Rableri- | ve emmā: ve ise | elleƶīne: edenler | keferū: inkar | feyeḳūlūne: derler ki | māƶā: neyi | erāde: istedi (kasdetti) | llahu: Allah | bihāƶā: bu | meṧelen: misalle | yuDillu: saptırır | bihi: onunla | keṧīran: bir çoğunu | ve yehdī: ve yine yola getirir | bihi: onunla | keṧīran: bir çoğunu | ve mā: -maz | yuDillu: saptır- | bihi: onunla | illā: başkasını | l-fāsiḳīne: fasıklardan | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |ÎN: muhakkak | ELLH: Allah | LE: değildir | YSTḪYY: çekinecek | ÊN: | YŽRB: misal vermekten | MS̃LE: bir örneği | ME: gibi | BAVŽT: bir sivrisineği | FME: hatta olanı | FVGHE: onun da üstünde | FÊME: gerçekten | ELZ̃YN: kimseler | ËMNVE: inanan | FYALMVN: bilirler | ÊNH: kesinlikle o | ELḪG: haktır (gerçektir) | MN: -nden | RBHM: Rableri- | VÊME: ve ise | ELZ̃YN: edenler | KFRVE: inkar | FYGVLVN: derler ki | MEZ̃E: neyi | ÊRED̃: istedi (kasdetti) | ELLH: Allah | BHZ̃E: bu | MS̃LE: misalle | YŽL: saptırır | BH: onunla | KS̃YRE: bir çoğunu | VYHD̃Y: ve yine yola getirir | BH: onunla | KS̃YRE: bir çoğunu | VME: -maz | YŽL: saptır- | BH: onunla | ÎLE: başkasını | ELFESGYN: fasıklardan | Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : Şüphe yok ki Allah, sivrisineği de örnek getirmekten çekinmez, ondan üstün olanları da. İnananlar bilirler ki bu örnek, yerindedir ve Rablerindendir. Fakat inanmayanlar, Allah bu örnekle ne demek istiyor ki derler. O, bununla çoklarını şaşırtıp azdırır, çoklarını da doğru yola getirir. Azdırıp şaşırttıkları, ancak kötü işler yapanlardır.Dinle Kopyala Paylaş
Adem Uğur : Şüphesiz Allah (hakkı açıklamak için) sivrisinek ve onun da ötesinde bir varlığı misal getirmekten çekinmez. İman etmişlere gelince, onlar böyle misallerin Rablerinden gelen hak ve gerçek olduğunu bilirler. Kâfir olanlara gelince: Allah böyle misal vermekle ne murat eder? derler. Allah onunla birçok kimseyi saptırır, birçoklarını da doğru yola yöneltir. Verdiği misallerle Allah ancak fâsıkları saptırır (çünkü bunlar birer imtihandır).Dinle Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : Allâh kesinlikle bir sivrisinek kanadı veya ondan da ufak bir şeyi misal vermekten kaçınmaz. İmanın gereğini yaşayanlar bunun Rablerinden kaynaklanan bir Hak olduğunu bilirler. Bu gerçeği inkâr edenler ise, (misalî anlatımları değerlendirmeyip) "Allâh, acaba bununla ne demek istedi" derler. Bu anlatım, çoğunun (fıtratlarının elvermemesinden dolayı) sapmasına yol açar; bir kısmını da gerçeğe hidayet eder. Allâh, onunla (bu tür anlatımla) sâfiyetini yitirmişlerden başkasını saptırmaz!Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : Allah, hakkı açıklamak için sayısız darb-ı meselli delillerden birini, bir sivrisineği, ondan daha küçük, daha büyük bir varlığı misal getirmekten çekinmez. İman edenler, bunların Rablerinden gelen hak düzeni yerleştirmek için, öğüt verici, ibretli bir delil olduğunu bilirler. Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, kâfirler ise, bunları hafife alarak; 'Allah böyle darb-ı meselli bir delil ile ne demek istiyor?' derler. Allah bu misallerle, birçoklarının dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercihlerinin önünü açar, birçoklarına da doğru yolu gösterme lütfunda bulunur. Verdiği misallerle yalnızca âsilerin, günahkârların, doğru ve mantıklı düşünmeyi terk edenlerin, fâsıkların, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercihlerinin önünü açar.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : Allah bir sivrisineği veya bunun üstünde bir şeyi örnek vermekten çekinmez. İman etmiş olanlar, onun Rableri katından bildirilen bir gerçek olduğunu bilirler. Kâfirler ise 'Allah, acaba bu örnekle neyi kasdetmiştir?' derler. Allah onunla birçoklarını sapıklığa düşürür, birçoklarını da doğru yola iletir. Allah'ın onunla sapıklığa düşürdükleri, fasıklardan başkaları değildir.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : Şüphesiz Allah, bir sivrisineği de, ondan üstün olanı da, (herhangi bir şeyi) örnek vermekten çekinmez. Böylece iman edenler, kuşkusuz bunun Rablerinden gelen bir gerçek olduğunu bilirler; inkâr edenler ise, "Allah, bu örnekle neyi amaçlamış?" derler. (Oysa Allah,) Bununla birçoğunu saptırır, birçoğunu da hidayete erdirir. Ancak O, fasıklardan başkasını saptırmaz.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : Muhakkak ki Allah, sivri sinek ve ondan büyüğü ile hakkı açıklamak için misâl getirmeyi terk etmez. Artık iman edenler, bunun (misâlin) Rablerinden gelen bir hakikat olduğunu bilirler. Amma kâfirler: “- Allah bu misâl ile ne murâd etmiştir?” derler. Cenâb’ı Allah o misalle, bir çoğunu şaşırtıp saptırır ve yine onunla bir çoğunu yola, hidâyete eriştirir ve onunla ancak fâsıkları şaşırtır. (Bu, kâfirlerin tekzîbi ve müminlerin iman etmeleri sebebiyle olur.)Dinle Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : (26-27) Allah sivrisinegi ve onun ustununu misal olarak vermekten cekinmez. Inananlar bunun Rablerinden bir gercek oldugunu bilirler. Inkar edenler ise «Allah bu misalle neyi muradetti?» derler, O, bu misalle bircogunu saptirir, bircogunu da yola getirir. Onunla saptirdigi yalniz fasiklardir ki onlar Allah'la yapilan sozlesmeyi kabulden sonra bozarlar. Allah'in birlestirilmesini buyurdugu seyi ayirirlar ve yeryuzunde bozgunculuk yaparlar; zarara ugrayanlar iste onlardir.Dinle Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : Allah şüphesiz ki bir sivrisineği ve ondan (hilkat ve san'at inceliği bakımından) daha büyüğünü, (yapı itibariyle daha küçüğünü) misâl getirmekten çekinmez. İmân edenlere gelince, onlar bunun Rabları tarafından hak olduğunu elbette bilirler. Küfre saplananlar İse, «Allah bununla misâl olarak neyi murad etmiştir?» derler. (Allah) bununla (insanları imtihan ederek) bir çoğunu (bilgisizlikleri ve nankörlükleri yüzünden) şaşırtır. Bir çoğunu da (bilgili oldukları ve akıllarını hayra kullandıkları için) doğru yola iletir. (Fakat) bununla fâsıklardan başkasını şaşırtmaz.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : Allah, bir sivrisineği, ondan daha da ötesi bir varlığı örnek olarak vermekten çekinmez. İman edenler onun, Rablerinden (gelen) bir gerçek olduğunu bilirler. Küfre saplananlar ise, “Allah, örnek olarak bununla neyi kastetmiştir?” derler. (Allah) onunla birçoklarını saptırır, birçoklarını da doğru yola iletir. Onunla ancak fasıkları saptırır.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : (26-27) Allah sivrisineği ve onun üstününü misal olarak vermekten çekinmez. İnananlar bunun Rablerinden bir gerçek olduğunu bilirler. İnkar edenler ise 'Allah bu misalle neyi murad etti?' derler, O, bu misalle birçoğunu saptırır, birçoğunu da yola getirir. Onunla saptırdığı yalnız fasıklardır ki onlar Allah'la yapılan sözleşmeyi kabulden sonra bozarlar. Allah'ın birleştirilmesini buyurduğu şeyi ayırırlar ve yeryüzünde bozgunculuk yaparlar; zarara uğrayanlar işte onlardır.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : Şüphesiz Allah (hakkı açıklamak için) sivrisinek ve onun da ötesinde bir varlığı misal getirmekten çekinmez. İman etmişlere gelince, onlar böyle misallerin Rablerinden gelen hak ve gerçek olduğunu bilirler. Kâfir olanlara gelince: Allah böyle misal vermekle ne murat eder? derler. Allah onunla birçok kimseyi saptırır, birçoklarını da doğru yola yöneltir. Verdiği misallerle Allah ancak fâsıkları saptırır (çünkü bunlar birer imtihandır).Dinle Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : ALLAH bir sivrisineği hatta ondan daha küçüğünü örnek vermekten çekinmez. İnananlar, bunun Rab'lerinden gelen bir gerçek olduğunu bilir. İnkarcılar ise 'ALLAH bu benzetme ile neyi amaçladı,' derler. O, bununla bir çok kişiyi saptırır ve birçok kişiyide doğruya iletir. O, bununla sadece fasıkları saptırır.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Muhakkak ki Allah bir sivri sineği, hatta daha üstününü misal getirmekten çekinmez. İman edenler bilirler ki, o şüphesiz haktır, Rabb'lerindendir. Ama küfre saplananlar: «Allah böyle bir misal ile ne demek istedi?» derler. Allah onunla birçoklarını şaşırtır, yine onunla birçoklarını yola getirir. Onunla ancak o fasıkları şaşırtır.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Allah bir sivrisineği, hatta üstündekini örnek vermekten sıkılmaz. İman edenler bunun Rablerinden bir gerçek olduğunu bilirler. Kafirler ise: «Allah böyle bir örnek ile ne demek istemiş?» derler. Evet! Allah onunla bir çoğunu da şaşırtır, yine onunla bir çoğunu yola getirir. Onunla ancak fasıkları şaşırtırDinle Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : Bilmeli ki Allah bir sivrisineği hattâ daha üstününü bir mesel yapmaktan sıkılmaz, iman edenler bilirler ki o şüphesiz hakdır, rablarındandır, amma küfre saplananlar Allah böyle bir mesel ile ne murad etmiş? derler, evet Allah onunla bir çoklarını şaşırtır, yine onunla bir çoklarını yola getirir, hem onunla ancak o fasıkları şaşırtırDinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : Allah bir sivrisineği ve (biyolojik açıdan) onun daha üstünde olan bir canlıyı örnek olarak göstermekten çekinmez. İman edenler onun Rabbleri tarafından ortaya konmuş bir gerçek olduğunu bilirler. Kâfirler ise 'Allah ne amaçla bu örneği gösterdi?» derler. Allah bu örnek ile bir çoklarını sapıklığa düşürür ve bir çoklarını da hidayete erdirir: Onunla sadece fasıkları sapıklığa düşürür.Dinle Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : Tanrı küçük bir sivrisinekten daha büyüğüne kadar her çeşit örneği vermekten (yedribe meselen) çekinmez. İnananlar bunun rablerinden gelen bir gerçek (hakk) olduğunu bilirler. Kafirler ise "Tanrı bu örnek (mesel) ile neyi amaçladı (irade)?" derler. O, bununla bir kısmını / çoğunu (kesiyr) saptırır (yudıllü-dalalet) ve bir kısmını / çoğunu da doğruya iletir (yehdiy). O, bununla sadece fasıkları saptırır (dalalet).Dinle Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : (26,27) "Şüphesiz Allah, bir sivrisineği, hatta daha daha küçük olan bir şeyi örnek vermekten çekinmez. İşte iman eden kimseler bilirler ki, şüphesiz o hakktır, Rablerindendir. Kâfirler; Allah'ın ilâhlığını, rabliğini bilerek reddetmiş olan o kimseler de artık, “Allah böyle bir örnek ile ne demek istedi?” derler. Allah, verdiği örneklerle birçoklarını şaşırtır, onunla birçoklarını kılavuzlar. Allah, onunla sadece, söz verip antlaştıktan sonra Allah'a verdikleri sözü bozan, Allah'ın birleştirmesini emrettiği şeyi; iman-amel ayrılmazlığını bozan ve yeryüzünde bozgunculuk yapan hak yoldan çıkmış kimseleri şaşırtır. İşte bunlar, zarara uğrayanların ta kendileridir. "Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : Hakıykat bir sivri sinek olsun, daha üstündeki (büyüğü) olsun her hangi bir şey'i Allah mesel (ve misâl) getirmekden çekinmez. Artık îman edenler onun Rablerinden (gelen) bir gerçek olduğunu bilirler. Kâfirler ise «Allah bu misâl ile ne murad etmişdir» derler. Allah onunla bir çoğunu şaşırtır, yine onunla bir çoğunu yola getirir. Onunla fâsıklardan başkasını şaşırtmaz. Dinle Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : Şübhesiz ki Allah, (kullarına doğru yolu göstermek için) bir sivrisineği, (hattâküçüklük ve kıymetsizlikte) ondan da öte (daha aşağı) bir şeyi misâl getirmekten çekinmez.Ama îmân edenler, bunun Rablerinden (gelen) hak olduğunu hemen bilirler. İnkâr edenleregelince: 'Şimdi Allah, misâl olarak bununla neyi murâd etti?' derler. (Allah,) onunla birçok kimseyi dalâlete atar, birçok kimseyi de hidâyete erdirir. Fakat onunla ancak fâsıkları dalâletedüşürür.Dinle Kopyala Paylaş
İbni Kesir : Şüphe yok ki, Allah, bir sivri sineği ve ondan küçük bir şeyi misal getirmekten çekinmez. İman etmiş olanlar bunun Rablarından bir gerçek olduğunu bilirler. Kafirler ise; Allah bu misali vermekle ne murad etmiş? derler. Allah onunla bir çoğunu sapıtır, bir çoğunu da hidayete erdirir. Bununla fasıklardan başkasını saptırmaz.Dinle Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Muhakkak ki Allah bir sivrisineği, hatta onun üstünde olanı da misal vermekten çekinmez. Fakat âmenû olanlar (Allah'a ulaşmayı dileyenler), onun Rab'lerinden bir hak olduğunu bilirler. Kâfirler (Allah'a ulaşmayı dilemeyenler) ise: “Allah, bu misalle ne demek istedi?” derler. (Allah) onunla birçoğunu dalâlette bırakır, birçoğunu da onunla hidayete erdirir. Ve onunla fâsıklardan başkasını dalâlette bırakmaz.Dinle Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : Bakın, Allah, bir sivrisineği (hatta) ondan daha küçük bir şeyi örnek getirmekten kaçınmaz. İmana ermiş olanlara gelince, onun Rablerinden gelen bir hakikat olduğunu bilirler. Hakikati inkara şartlanmış olanlar ise, "Bu örnek ile Allah ne demek istiyor acaba?" derler. Bu yolla Allah, bir çoğunu saptırırken bir çoğunu da doğruya yöneltir, fakat fasıklardan başkasını saptırmaz.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : Şüphe yok ki, Allah Teâlâ bir sivrisineği ve onun üstünde bulunanı mesel olarak irad buyurmaktan istihya etmez. İmdi imân etmiş olanlar bunun Rableri tarafından bir hak olduğunu bilirler. Kâfir olanlar ise, «Allah bununla mesel olarak ne murad etti?» derler. Hak Teâlâ bu mesel ile birçoklarını dalâlette bırakır, birçoklarını da hidâyete eriştirir. Allah Teâlâ bununla ancak fâsık olanları dalâlete düşürür.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : Şüphesiz ki Allah sivrisinek veya ondan daha küçüğüyle misal getirmekten çekinmez. İman edenler böyle misallerin Rablerinden gelen bir hak olduğunu bilirler. Kâfirler ise: “Allah bu misalle ne demek istedi?” derler. Allah bu misalle bir çoğunu saptırır, bir çoğunu da hidayete erdirir. Verdiği misallerle Allah ancak fâsıkları saptırır.Dinle Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : Allah, bir sivrisineği ve onun üzerinde bir şeyi örnek vermekten çekinmez. İman edenler, onun Rab’lerinden gelen bir gerçek olduğunu bilirler, ama kafirler: -Allah, bu misalle ne demek istiyor? derler. Allah, bu misalle bir çoklarını şaşkınlıkta bırakır, bir çoklarını da doğru yola çıkarır, şaşkın bırakılanlar yalnızca yoldan çıkanlardır.Dinle Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : Allah gerçeği açıklamak için bir sivrisineği, hatta onun ötesinde olan bir şeyi misal getirmekten çekinmez. İman edenler onun Rab’lerinden gelen gerçek olduğunu bilirler. Kâfirler ise "Allah böyle misal vermekle ne kasdediyor?" derler. Allah bu misal ile birçoklarını şaşırtır, yine onunla birçoklarını yola getirir; ancak bununla fâsıklardan başkasını şaşırtmaz.Dinle Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : Allâh, bir sivrisineği hattâ onun da üstünde olan(ondan daha zayıf bir varlığ)ı misal vermekten utanmaz. İnananlar onun, Rablerinden (gelen) bir gerçek olduğunu bilirler. İnkâr edenler ise: "Allâh, bu misalle ne demek istedi?" derler. (Allâh), onunla birçoğunu saptırır ve yine onunla birçoğunu yola getirir. Onunla sadece fâsıkları saptırır.Dinle Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : Şüphesiz Allah, bir sivrisineği olsun, ondan üstün olanını olsun (herhangi bir şeyi) örnek vermekten çekinmez. Böylece iman edenler, kuşkusuz bunun Rablerinden hak olduğunu bilirler; küfredenler ise, «Allah, bu örnekle neyi amaçlamıştır?» derler. (Oysa Allah,) Bununla birçoğunu saptırır, birçoğunu da hidayete ulaştırır. O bununla ancak fasıkları saptırır.Dinle Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : Allah, sivrisinekle yahut ondan daha küçüğüyle misal vermekten çekinmez. İman edenler bilirler ki, o, Rablerinden gelen hakkın tâ kendisidir. İnkâr edenler de 'Allah bu misalle ne demek istedi?' deyiverirler. Allah, bu misalle nicelerini saptırır, nicelerini de doğru yola ulaştırır. Aslında, Allah'ın saptırdıkları, zaten yoldan çıkmış olanlardır.Dinle Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : Şu bir gerçek ki Allah, bir sivrisineği hatta onun da üstündeki bir varlığı örnek göstermekten sıkılmaz. Böyle bir durumda, inananlar bilirler ki o, Rablerinden bir gerçektir. Küfre sapmışlar ise şöyle derler: "Allah, bunu örnek vermekle ne demek istedi?" Allah onunla birçoğunu saptırır, birçoğunu da onunla doğruya ve güzele kılavuzlar. Allah onunla fâsıklardan başkasını saptırmaz.Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE|
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.