» 2 / Bakara  32:

Kuran Sırası: 2
İniş Sırası: 87
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286

 » 2 / Bakara  Suresi: 32
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. قَالُوا (GELVE) = ḳālū : dediler ki
2. سُبْحَانَكَ (SBḪENK) = subHāneke : Seni tesbih ederiz
3. لَا (LE) = lā : yoktur
4. عِلْمَ (ALM) = ǐlme : bilgimiz
5. لَنَا (LNE) = lenā : bizim
6. إِلَّا (ÎLE) = illā : başka
7. مَا (ME) = mā : şeyden
8. عَلَّمْتَنَا (ALMTNE) = ǎllemtenā : bize öğrettiğin
9. إِنَّكَ (ÎNK) = inneke : şüphesiz sen
10. أَنْتَ (ÊNT) = ente : sen
11. الْعَلِيمُ (ELALYM) = l-ǎlīmu : bilensin
12. الْحَكِيمُ (ELḪKYM) = l-Hakīmu : hakim olansın
dediler ki | Seni tesbih ederiz | yoktur | bilgimiz | bizim | başka | şeyden | bize öğrettiğin | şüphesiz sen | sen | bilensin | hakim olansın |

[GVL] [SBḪ] [] [ALM] [] [] [] [ALM] [] [] [ALM] [ḪKM]
GELVE SBḪENK LE ALM LNE ÎLE ME ALMTNE ÎNK ÊNT ELALYM ELḪKYM

ḳālū subHāneke ǐlme lenā illā ǎllemtenā inneke ente l-ǎlīmu l-Hakīmu
قالوا سبحانك لا علم لنا إلا ما علمتنا إنك أنت العليم الحكيم

 » 2 / Bakara  Suresi: 32
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
قالوا ق و ل | GVL GELVE ḳālū dediler ki They said,
سبحانك س ب ح | SBḪ SBḪENK subHāneke Seni tesbih ederiz """Glory be to You!"
لا | LE yoktur No
علم ع ل م | ALM ALM ǐlme bilgimiz knowledge
لنا | LNE lenā bizim (is) for us
إلا | ÎLE illā başka except
ما | ME şeyden what
علمتنا ع ل م | ALM ALMTNE ǎllemtenā bize öğrettiğin You have taught us.
إنك | ÎNK inneke şüphesiz sen Indeed You!
أنت | ÊNT ente sen You
العليم ع ل م | ALM ELALYM l-ǎlīmu bilensin (are) the All-Knowing,
الحكيم ح ك م | ḪKM ELḪKYM l-Hakīmu hakim olansın the All-Wise.

2:32 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

dediler ki | Seni tesbih ederiz | yoktur | bilgimiz | bizim | başka | şeyden | bize öğrettiğin | şüphesiz sen | sen | bilensin | hakim olansın |

[GVL] [SBḪ] [] [ALM] [] [] [] [ALM] [] [] [ALM] [ḪKM]
GELVE SBḪENK LE ALM LNE ÎLE ME ALMTNE ÎNK ÊNT ELALYM ELḪKYM

ḳālū subHāneke ǐlme lenā illā ǎllemtenā inneke ente l-ǎlīmu l-Hakīmu
قالوا سبحانك لا علم لنا إلا ما علمتنا إنك أنت العليم الحكيم

[ق و ل] [س ب ح] [] [ع ل م] [] [] [] [ع ل م] [] [] [ع ل م] [ح ك م]

 » 2 / Bakara  Suresi: 32
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
قالوا ق و ل | GVL GELVE ḳālū dediler ki They said,
Gaf,Elif,Lam,Vav,Elif,
100,1,30,6,1,
V – 3rd person masculine plural perfect verb
PRON – subject pronoun
فعل ماض والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
سبحانك س ب ح | SBḪ SBḪENK subHāneke Seni tesbih ederiz """Glory be to You!"
Sin,Be,Ha,Elif,Nun,Kef,
60,2,8,1,50,20,
N – accusative masculine noun
PRON – 2nd person masculine singular possessive pronoun
اسم منصوب والكاف ضمير متصل في محل جر بالاضافة
لا | LE yoktur No
Lam,Elif,
30,1,
NEG – negative particle
نافية تعمل عمل «أن»
علم ع ل م | ALM ALM ǐlme bilgimiz knowledge
Ayn,Lam,Mim,
70,30,40,
N – accusative masculine noun
اسم منصوب
لنا | LNE lenā bizim (is) for us
Lam,Nun,Elif,
30,50,1,
P – prefixed preposition lām
PRON – 1st person plural personal pronoun
جار ومجرور
إلا | ÎLE illā başka except
,Lam,Elif,
,30,1,
EXP – exceptive particle
أداة استثناء
ما | ME şeyden what
Mim,Elif,
40,1,
REL – relative pronoun
اسم موصول
علمتنا ع ل م | ALM ALMTNE ǎllemtenā bize öğrettiğin You have taught us.
Ayn,Lam,Mim,Te,Nun,Elif,
70,30,40,400,50,1,
V – 2nd person masculine singular (form II) perfect verb
PRON – subject pronoun
PRON – 1st person plural object pronoun
فعل ماض والتاء ضمير متصل في محل رفع فاعل و«نا» ضمير متصل في محل نصب مفعول به
إنك | ÎNK inneke şüphesiz sen Indeed You!
,Nun,Kef,
,50,20,
ACC – accusative particle
PRON – 2nd person masculine singular object pronoun
حرف نصب والكاف ضمير متصل في محل نصب اسم «ان»
أنت | ÊNT ente sen You
,Nun,Te,
,50,400,
PRON – 2nd person masculine singular personal pronoun
ضمير منفصل
العليم ع ل م | ALM ELALYM l-ǎlīmu bilensin (are) the All-Knowing,
Elif,Lam,Ayn,Lam,Ye,Mim,
1,30,70,30,10,40,
N – nominative masculine singular noun
اسم مرفوع
الحكيم ح ك م | ḪKM ELḪKYM l-Hakīmu hakim olansın the All-Wise.
Elif,Lam,Ha,Kef,Ye,Mim,
1,30,8,20,10,40,
ADJ – nominative masculine singular adjective
صفة مرفوعة
: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.

Konu Başlığı: -

Kırık Meal (Arapça) : |قَالُوا: dediler ki | سُبْحَانَكَ: Seni tesbih ederiz | لَا: yoktur | عِلْمَ: bilgimiz | لَنَا: bizim | إِلَّا: başka | مَا: şeyden | عَلَّمْتَنَا: bize öğrettiğin | إِنَّكَ: şüphesiz sen | أَنْتَ: sen | الْعَلِيمُ: bilensin | الْحَكِيمُ: hakim olansın |
Kırık Meal (Harekesiz) : |قالوا GELWE dediler ki | سبحانك SBḪENK Seni tesbih ederiz | لا LE yoktur | علم ALM bilgimiz | لنا LNE bizim | إلا ÎLE başka | ما ME şeyden | علمتنا ALMTNE bize öğrettiğin | إنك ÎNK şüphesiz sen | أنت ÊNT sen | العليم ELALYM bilensin | الحكيم ELḪKYM hakim olansın |
Kırık Meal (Okunuş) : |ḳālū: dediler ki | subHāneke: Seni tesbih ederiz | : yoktur | ǐlme: bilgimiz | lenā: bizim | illā: başka | : şeyden | ǎllemtenā: bize öğrettiğin | inneke: şüphesiz sen | ente: sen | l-ǎlīmu: bilensin | l-Hakīmu: hakim olansın |
Kırık Meal (Transcript) : |GELVE: dediler ki | SBḪENK: Seni tesbih ederiz | LE: yoktur | ALM: bilgimiz | LNE: bizim | ÎLE: başka | ME: şeyden | ALMTNE: bize öğrettiğin | ÎNK: şüphesiz sen | ÊNT: sen | ELALYM: bilensin | ELḪKYM: hakim olansın |
Abdulbaki Gölpınarlı : Demişlerdi ki: Noksan sıfatlardan seni arı biliriz, bize bildirdiğin şeylerden başka bilgimiz yok. Şüphe yok ki sen, her şeyi bilirsin, hüküm ve hikmet sahibisin.
Adem Uğur : Melekler: Yâ Rab! Seni noksan sıfatlardan tenzih ederiz, senin bize öğrettiklerinden başka bizim bilgimiz yoktur. Şüphesiz alîm ve hakîm olan ancak sensin, dediler.
Ahmed Hulusi : (Bunu değerlendiremeyen melâike): "Subhaneke (her an yeni bir şey yaratıp bunlarla da asla kayıtlanmayan ve sınırlanmayansın)! Bizde açığa çıkarttığın ilimden başkasını bilmemiz asla mümkün değil! Şüphesiz ki sen, Mutlak İlim (Aliym) ve bunu bir sistem içinde (Hakiym) açığa çıkaransın!"
Ahmet Tekin : Melekler: 'Yücesin Sen ya Rabbi. Bizim Senin bize öğrettiklerinin dışında bir bilgimiz yok. Sen ilim sahibisin, hikmet ve hükümranlık sahibisin.' dediler.
Ahmet Varol : Melekler: 'Senin şanın pek yücedir. Biz senin bildirdiğinin dışında bir bilgiye sahip değiliz. Şüphesiz sen her şeyi bilen ve hikmet sahibi olansın' dediler.
Ali Bulaç : Dediler ki: "Sen yücesin, bize öğrettiğinden başka bizim hiçbir bilgimiz yok. Gerçekten sen, her şeyi bilen, hüküm ve hikmet sahibi olansın."
Ali Fikri Yavuz : Melekler: “Biz, (sana itiraz olunmaktan) seni tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka, hiç bir ilmimiz yok. Muhakkak sen her şeyi hakkıyle bilensin, üstün hikmet sahibisin.” dediler.
Bekir Sadak : Cevab verdiler «Sen munezzehsin, ogrettiginden baska bizim bir bilgimiz yoktur. suphesiz Sen hem bilensin, hem Hakim'sin".
Celal Yıldırım : (Melekler de): «Seni tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka hiçbir bilgimiz yoktur. Şüphesiz ki Sen her şeyi bilensin, yegane hikmet sahibi de Sensin!» dediler.
Diyanet İşleri : Melekler, “Seni bütün eksikliklerden uzak tutarız. Senin bize öğrettiklerinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Şüphesiz her şeyi hakkıyla bilen, her şeyi hikmetle yapan sensin” dediler.
Diyanet İşleri (eski) : Cevap verdiler: 'Sen münezzehsin, öğrettiğinden başka bizim bir bilgimiz yoktur. Şüphesiz Sen hem bilensin, hem Hakim'sin'.
Diyanet Vakfi : Melekler: Yâ Rab! Seni noksan sıfatlardan tenzih ederiz, senin bize öğrettiklerinden başka bizim bilgimiz yoktur. Şüphesiz alîm ve hakîm olan ancak sensin, dediler.
Edip Yüksel : Dediler: 'Sen Yücesin, senin bize öğrettiğinden başka bir bilgimiz yok. Sen Bilensin, Bilgesin.'
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Dediler ki: «Yücesin sen (ya Rab!). Bizim, senin bize öğrettiğinden başka bir bilgimiz yoktur. Şüphesiz sen bilensin, hakîmsin».
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Melekler: «Seni bütün eksikliklerden tenzih ederiz Ya Rab! Bizim için, senin bize bildirdiğinden başka bilgi mümkün değildir. O her şeyi bilen hüküm sahibi sadece Sensin Sen!» dediler.
Elmalılı Hamdi Yazır : Subhânsın Yarab! Bizim için senin bize bildirdiğinden başka ilim ne mümkin, o alîm, hakîm sen, şüphesiz sensin» dediler
Fizilal-il Kuran : Melekler «Ya Rabbi, sen yücesin, bizim senin bize öğrettiklerin dışında hiçbir bilgimiz yoktur, hiç şüphesiz sen herşeyi bilirsin ve her yaptığın yerindedir» dediler.
Gültekin Onan : Dediler ki: "Sen yücesin (sübhaneke), senin bize öğrettiğinden başka bir bilgimiz / bildiğimiz yok. Sen bilensin , hakimsin (aliymülhakiym)".
Hakkı Yılmaz : Doğadaki güçler, dediler ki: “Sen her türlü noksanlıktan arınıksın! Senin, bize öğretmiş olduğunun dışında bizim için bilgi diye bir şey yoktur. Şüphesiz Sen, en iyi bilenin, en iyi yasa koyanın ta kendisisin.”
Hasan Basri Çantay : (Melekler) de: «Seni tenzih ederiz. Senin bize öğretdiğinden başka bizim hiç bir bilgimiz yok. Çünkü (her şey'i) hakkıyle bilen, hüküm ve hikmet sahibi olan şübhesiz ki sensin Sen» demişlerdi.
Hayrat Neşriyat : (Melekler) dediler ki: 'Seni (her türlü noksanlıktan) tenzîh ederiz; senin bize öğrettiklerinden başka bizim için bir ilim yoktur. Şübhe yok ki Alîm (herşeyi bilen), Hakîm(her işi hikmetli olan) ancak sensin!'
İbni Kesir : Melekler ise: Sana tesbih ederiz, bize öğrettiğinden başka bilgimiz yok. Alim, Hakim Sensin Sen, demişlerdi.
İskender Evrenosoğlu : (Melekler): “Seni tenzih ederiz.” dediler. “Senin bize öğrettiğinden başka (hiç) bir ilmimiz yoktur. Muhakkak ki Sen, Alîm'sin (en iyi bilensin), Hakîm'sin (hikmet sahibisin).”
Muhammed Esed : Onlar: "Sen kudret ve egemenlikte kusursuz ve eksiksizsin! Senin bize bildirdiğin dışında bir bilgimiz yoktur. Doğrusu yalnız Sensin her şeyi bilen, gerçek hikmet Sahibi!" diye cevap verdiler.
Ömer Nasuhi Bilmen : Dediler ki: «Seni tesbih ederiz, Senin bize bildirdiklerinden başka bizim bilgimiz yoktur. Şüphe yok ki alîm, hakîm olan Sen'sin.»
Ömer Öngüt : Melekler: “Sen münezzehsin, seni tesbih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka hiçbir bilgimiz yok. Şüphesiz ki sen her şeyi hakkıyla bilensin, hüküm ve hikmet sahibisin. ” dediler.
Şaban Piriş : -Sen yücesin! Yalnız sen eksiklikten uzaksın senin bize öğrettiğinden başka bizim hiç bir bilgimiz yoktur. Bilen ve hüküm veren sensin, dediler.
Suat Yıldırım : "Sübhansın ya Rab! Senin bize bildirdiğinden başka ne bilebiliriz ki? Her şeyi hakkıyla bilen, her şeyi hikmetle yapan Sensin." dediler.
Süleyman Ateş : Dediler ki: "Sen yücesin (ya Rab); bizim senin bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Şüphesiz sen bilensin, hakimsin (her şeyin içyüzünü bilen, her şeyi yerli yerince yapansın.)
Tefhim-ul Kuran : Dediler ki: «Sen yücesin, bize öğrettiğinden başka bizim hiç bir bilgimiz yoktur. Gerçekten sen, her şeyi bilen, hüküm ve hikmet sahibi olansın.»
Ümit Şimşek : Melekler, 'Seni her türlü noksandan yüce tutarız,' dediler. 'Senin bize öğrettiklerinden başka bilgimiz yoktur. Herşeyi bilen ve herşeyi hikmetle yapan Sensin.'
Yaşar Nuri Öztürk : Dediler ki: "Yücedir şanın senin. Bize öğretmiş olduğunun dışında bilgimiz yok bizim. Sen, yalnız sen Alîm'sin, her şeyi en iyi şekilde bilirsin; Hakîm'sin, her şeyin bütün hikmetlerine sahipsin."


Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını indirmek için TIKLAYINIZ.
[Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır. Hatalar, eksikler bulunmaktadır! Lütfen dikkatli olunuz.]

{ayet_meali.php}