» 2 / Bakara  13:

Kuran Sırası: 2
İniş Sırası: 87
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286

 » 2 / Bakara  Suresi: 13
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. وَإِذَا (VÎZ̃E) = ve iƶā : zaman
2. قِيلَ (GYL) = ḳīle : denildiği
3. لَهُمْ (LHM) = lehum : onlara
4. امِنُوا ( ËMNVE) = āminū : iman edin
5. كَمَا (KME) = kemā : gibi
6. امَنَ ( ËMN) = āmene : inandıkları
7. النَّاسُ (ELNES) = n-nāsu : insanların
8. قَالُوا (GELVE) = ḳālū : derler
9. أَنُؤْمِنُ (ÊNÙMN) = enu'minu : inanır mıyız?
10. كَمَا (KME) = kemā : gibi
11. امَنَ ( ËMN) = āmene : inandığı
12. السُّفَهَاءُ (ELSFHEÙ) = s-sufehā'u : beyinsizlerin
13. أَلَا (ÊLE) = elā : iyi bilin ki
14. إِنَّهُمْ (ÎNHM) = innehum : doğrusu onlardır
15. هُمُ (HM) = humu : onlar
16. السُّفَهَاءُ (ELSFHEÙ) = s-sufehā'u : asıl beyinsizler
17. وَلَٰكِنْ (VLKN) = velākin : fakat
18. لَا (LE) = lā : değildir
19. يَعْلَمُونَ (YALMVN) = yeǎ'lemūne : bilenlerden
zaman | denildiği | onlara | iman edin | gibi | inandıkları | insanların | derler | inanır mıyız? | gibi | inandığı | beyinsizlerin | iyi bilin ki | doğrusu onlardır | onlar | asıl beyinsizler | fakat | değildir | bilenlerden |

[] [GVL] [] [EMN] [] [EMN] [NVS] [GVL] [EMN] [] [EMN] [SFH] [] [] [] [SFH] [] [] [ALM]
VÎZ̃E GYL LHM ËMNVE KME ËMN ELNES GELVE ÊNÙMN KME ËMN ELSFHEÙ ÊLE ÎNHM HM ELSFHEÙ VLKN LE YALMVN

ve iƶā ḳīle lehum āminū kemā āmene n-nāsu ḳālū enu'minu kemā āmene s-sufehā'u elā innehum humu s-sufehā'u velākin yeǎ'lemūne
وإذا قيل لهم آمنوا كما آمن الناس قالوا أنؤمن كما آمن السفهاء ألا إنهم هم السفهاء ولكن لا يعلمون

 » 2 / Bakara  Suresi: 13
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
وإذا | VÎZ̃E ve iƶā zaman And when
قيل ق و ل | GVL GYL ḳīle denildiği it is said
لهم | LHM lehum onlara to them,
آمنوا ا م ن | EMN ËMNVE āminū iman edin """Believe"
كما | KME kemā gibi as
آمن ا م ن | EMN ËMN āmene inandıkları believed
الناس ن و س | NVS ELNES n-nāsu insanların "the people,"""
قالوا ق و ل | GVL GELVE ḳālū derler they say,
أنؤمن ا م ن | EMN ÊNÙMN enu'minu inanır mıyız? """Should we believe"
كما | KME kemā gibi as
آمن ا م ن | EMN ËMN āmene inandığı believed
السفهاء س ف ه | SFH ELSFHEÙ s-sufehā'u beyinsizlerin "the fools?"""
ألا | ÊLE elā iyi bilin ki Beware,
إنهم | ÎNHM innehum doğrusu onlardır certainly they
هم | HM humu onlar themselves
السفهاء س ف ه | SFH ELSFHEÙ s-sufehā'u asıl beyinsizler (are) the fools
ولكن | VLKN velākin fakat [and] but
لا | LE değildir not
يعلمون ع ل م | ALM YALMVN yeǎ'lemūne bilenlerden they know.

2:13 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

zaman | denildiği | onlara | iman edin | gibi | inandıkları | insanların | derler | inanır mıyız? | gibi | inandığı | beyinsizlerin | iyi bilin ki | doğrusu onlardır | onlar | asıl beyinsizler | fakat | değildir | bilenlerden |

[] [GVL] [] [EMN] [] [EMN] [NVS] [GVL] [EMN] [] [EMN] [SFH] [] [] [] [SFH] [] [] [ALM]
VÎZ̃E GYL LHM ËMNVE KME ËMN ELNES GELVE ÊNÙMN KME ËMN ELSFHEÙ ÊLE ÎNHM HM ELSFHEÙ VLKN LE YALMVN

ve iƶā ḳīle lehum āminū kemā āmene n-nāsu ḳālū enu'minu kemā āmene s-sufehā'u elā innehum humu s-sufehā'u velākin yeǎ'lemūne
وإذا قيل لهم آمنوا كما آمن الناس قالوا أنؤمن كما آمن السفهاء ألا إنهم هم السفهاء ولكن لا يعلمون

[] [ق و ل] [] [ا م ن] [] [ا م ن] [ن و س] [ق و ل] [ا م ن] [] [ا م ن] [س ف ه] [] [] [] [س ف ه] [] [] [ع ل م]

 » 2 / Bakara  Suresi: 13
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
وإذا | VÎZ̃E ve iƶā zaman And when
Vav,,Zel,Elif,
6,,700,1,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
T – time adverb
الواو عاطفة
ظرف زمان
قيل ق و ل | GVL GYL ḳīle denildiği it is said
Gaf,Ye,Lam,
100,10,30,
V – 3rd person masculine singular passive perfect verb
فعل ماض مبني للمجهول
لهم | LHM lehum onlara to them,
Lam,He,Mim,
30,5,40,
P – prefixed preposition lām
PRON – 3rd person masculine plural personal pronoun
جار ومجرور
آمنوا ا م ن | EMN ËMNVE āminū iman edin """Believe"
,Mim,Nun,Vav,Elif,
,40,50,6,1,
V – 2nd person masculine plural (form IV) imperative verb
PRON – subject pronoun
فعل أمر والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
كما | KME kemā gibi as
Kef,Mim,Elif,
20,40,1,
P – prefixed preposition ka
SUB – subordinating conjunction
جار ومجرور
آمن ا م ن | EMN ËMN āmene inandıkları believed
,Mim,Nun,
,40,50,
V – 3rd person masculine singular (form IV) perfect verb
فعل ماض
الناس ن و س | NVS ELNES n-nāsu insanların "the people,"""
Elif,Lam,Nun,Elif,Sin,
1,30,50,1,60,
N – nominative masculine plural noun
اسم مرفوع
قالوا ق و ل | GVL GELVE ḳālū derler they say,
Gaf,Elif,Lam,Vav,Elif,
100,1,30,6,1,
V – 3rd person masculine plural perfect verb
PRON – subject pronoun
فعل ماض والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
أنؤمن ا م ن | EMN ÊNÙMN enu'minu inanır mıyız? """Should we believe"
,Nun,,Mim,Nun,
,50,,40,50,
INTG – prefixed interrogative alif
V – 1st person plural (form IV) imperfect verb
الهمزة همزة استفهام
فعل مضارع
كما | KME kemā gibi as
Kef,Mim,Elif,
20,40,1,
P – prefixed preposition ka
SUB – subordinating conjunction
جار ومجرور
آمن ا م ن | EMN ËMN āmene inandığı believed
,Mim,Nun,
,40,50,
V – 3rd person masculine singular (form IV) perfect verb
فعل ماض
السفهاء س ف ه | SFH ELSFHEÙ s-sufehā'u beyinsizlerin "the fools?"""
Elif,Lam,Sin,Fe,He,Elif,,
1,30,60,80,5,1,,
N – nominative masculine plural noun
اسم مرفوع
ألا | ÊLE elā iyi bilin ki Beware,
,Lam,Elif,
,30,1,
INC – inceptive particle
حرف ابتداء
إنهم | ÎNHM innehum doğrusu onlardır certainly they
,Nun,He,Mim,
,50,5,40,
ACC – accusative particle
PRON – 3rd person masculine plural object pronoun
حرف نصب و«هم» ضمير متصل في محل نصب اسم «ان»
هم | HM humu onlar themselves
He,Mim,
5,40,
PRON – 3rd person masculine plural personal pronoun
ضمير منفصل
السفهاء س ف ه | SFH ELSFHEÙ s-sufehā'u asıl beyinsizler (are) the fools
Elif,Lam,Sin,Fe,He,Elif,,
1,30,60,80,5,1,,
N – nominative masculine plural noun
اسم مرفوع
ولكن | VLKN velākin fakat [and] but
Vav,Lam,Kef,Nun,
6,30,20,50,
SUP – prefixed supplemental particle
AMD – amendment particle
الواو زائدة
حرف استدراك
لا | LE değildir not
Lam,Elif,
30,1,
NEG – negative particle
حرف نفي
يعلمون ع ل م | ALM YALMVN yeǎ'lemūne bilenlerden they know.
Ye,Ayn,Lam,Mim,Vav,Nun,
10,70,30,40,6,50,
V – 3rd person masculine plural imperfect verb
PRON – subject pronoun
فعل مضارع والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.

Konu Başlığı: -

Kırık Meal (Arapça) : |وَإِذَا: zaman | قِيلَ: denildiği | لَهُمْ: onlara | امِنُوا: iman edin | كَمَا: gibi | امَنَ: inandıkları | النَّاسُ: insanların | قَالُوا: derler | أَنُؤْمِنُ: inanır mıyız? | كَمَا: gibi | امَنَ: inandığı | السُّفَهَاءُ: beyinsizlerin | أَلَا: iyi bilin ki | إِنَّهُمْ: doğrusu onlardır | هُمُ: onlar | السُّفَهَاءُ: asıl beyinsizler | وَلَٰكِنْ: fakat | لَا: değildir | يَعْلَمُونَ: bilenlerden |
Kırık Meal (Harekesiz) : |وإذا WÎZ̃E zaman | قيل GYL denildiği | لهم LHM onlara | آمنوا ËMNWE iman edin | كما KME gibi | آمن ËMN inandıkları | الناس ELNES insanların | قالوا GELWE derler | أنؤمن ÊNÙMN inanır mıyız? | كما KME gibi | آمن ËMN inandığı | السفهاء ELSFHEÙ beyinsizlerin | ألا ÊLE iyi bilin ki | إنهم ÎNHM doğrusu onlardır | هم HM onlar | السفهاء ELSFHEÙ asıl beyinsizler | ولكن WLKN fakat | لا LE değildir | يعلمون YALMWN bilenlerden |
Kırık Meal (Okunuş) : |ve iƶā: zaman | ḳīle: denildiği | lehum: onlara | āminū: iman edin | kemā: gibi | āmene: inandıkları | n-nāsu: insanların | ḳālū: derler | enu'minu: inanır mıyız? | kemā: gibi | āmene: inandığı | s-sufehā'u: beyinsizlerin | elā: iyi bilin ki | innehum: doğrusu onlardır | humu: onlar | s-sufehā'u: asıl beyinsizler | velākin: fakat | : değildir | yeǎ'lemūne: bilenlerden |
Kırık Meal (Transcript) : |VÎZ̃E: zaman | GYL: denildiği | LHM: onlara | ËMNVE: iman edin | KME: gibi | ËMN: inandıkları | ELNES: insanların | GELVE: derler | ÊNÙMN: inanır mıyız? | KME: gibi | ËMN: inandığı | ELSFHEÙ: beyinsizlerin | ÊLE: iyi bilin ki | ÎNHM: doğrusu onlardır | HM: onlar | ELSFHEÙ: asıl beyinsizler | VLKN: fakat | LE: değildir | YALMVN: bilenlerden |
Abdulbaki Gölpınarlı : Onlara, inanan insanlar gibi siz de inanın dendi mi, derler ki: Akılsızlar gibi biz de mi inanacağız? Bilin ki aklı az olanlar onlardır ama bilmezler.
Adem Uğur : Onlara: İnsanların iman ettiği gibi siz de iman edin, denildiği vakit "Biz hiç, sefihlerin (akılsız ve ahmak kişilerin) iman ettikleri gibi iman eder miyiz!" derler. Biliniz ki, sefihler ancak kendileridir, fakat bunu bilmezler (veya bilmezlikten gelirler).
Ahmed Hulusi : Onlara, iman eden insanlar gibi iman edin, denildiğinde: "Süfeha (aklı sınırlı, düşünmeden yaşayanlar) gibi mi iman edelim" derler. Kesinlikle biline ki, esas süfeha (aklı sınırlı, düşünemeyenler) kendileridir ama bunu fark etmiyorlar, anlayamıyorlar!
Ahmet Tekin : Onlara, 'Siz de tanıdığınız insanların iman ettiği gibi iman edin, imanlarınızda samimi olun' denildiği zaman: 'O akılsızların iman ettikleri gibi mi iman edecekmişiz' derler. Bak hele! Onlar, asıl onlar akılsızdırlar. Fakat nasıl bir akıbete uğrayacaklarını bilmiyorlar.
Ahmet Varol : Bu kişilere: 'İnsanların (gerçek mü'minlerin) iman ettiği gibi siz de iman edin' denildiğinde: 'Aşağılık kimselerin iman ettiği gibi mi iman edeceğiz?' diye söylerler. İyi bilin ki, aşağılık kimseler bizzat kendileridir ama bunu bilemiyorlar.
Ali Bulaç : Ve (yine) kendilerine: "İnsanların iman ettiği gibi siz de iman edin" denildiğinde: "Düşük akıllıların iman ettiği gibi mi iman edelim?" derler. Bilin ki, gerçekten asıl düşük akıllılar kendileridir; ama bilmezler.
Ali Fikri Yavuz : Onlara, insanların (Muhacirlerin= Mekke’den hicret eden sahabilerin ve Ensar’ın = Medine’li Ashab’ın) iman ettiği gibi, siz de iman edin, denildiği zaman (kendi aralarında): “-Biz, akılsız cahillerin iman ettiği gibi iman edermiyiz?” derler. Doğrusu akılsızlar, sefihler onlardır ve lâkin bilmezler.
Bekir Sadak : Onlara «Muslumanlarin inandigi gibi siz de inanin» denilince de, «Beyinsizlerin inandigi gibi mi inanalim?» derler; iyi bilin ki asil beyinsizler kendileridir, fakat bilmezler.
Celal Yıldırım : Onlara «Olgun insanların inandığı gibi inanın!» denildiği zaman, «O beyinsizlerin inandığı gibi inanalım mı ?» derler. Dikkat edin ki, onlar, onlardır asıl beyinsizler; fakat bilmezler.
Diyanet İşleri : Onlara, “İnsanların inandıkları gibi siz de inanın” denildiğinde ise, “Biz de akılsızlar gibi iman mı edelim?” derler. İyi bilin ki, asıl akılsızlar kendileridir, fakat bilmezler.
Diyanet İşleri (eski) : Onlara 'Müslümanların inandığı gibi siz de inanın' denilince de, 'Beyinsizlerin inandığı gibi mi inanalım?' derler; iyi bilin ki asıl beyinsizler kendileridir, fakat bilmezler.
Diyanet Vakfi : Onlara: İnsanların iman ettiği gibi siz de iman edin, denildiği vakit «Biz hiç, sefihlerin (akılsız ve ahmak kişilerin) iman ettikleri gibi iman eder miyiz!» derler. Biliniz ki, sefihler ancak kendileridir, fakat bunu bilmezler (veya bilmezlikten gelirler).
Edip Yüksel : Kendilerine, 'Şu halkın inandığı gibi inanın,' denildiğinde, 'Beyinsizlerin inandığı gibi mi inanacağız,' derler. Gerçek beyinsizler onlardır; fakat bilmezler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Onlara: «İnsanların (müslümanların) inandığı gibi inanın.» denilince, «Biz de o beyinsizlerin inandığı gibi mi inanacağız?» derler. İyi bilin ki, asıl beyinsiz kendileridir fakat bilmezler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Yine bunlara: «İnsanların inandıkları gibi inanın.» dendiği zaman: «Biz de o budalaların inandıkları gibi mi inanalım?» derler. Doğrusu budala kendileridir, fakat bilmezler.
Elmalılı Hamdi Yazır : Yine bunlara nâsın iman ettiği gibi iman edin denildiği zaman «ya biz o süfehanın iman ettikleri gibi mi iman ederiz?» derler, ha doğrusu süfeha kendileridir ve lâkin bilmezler
Fizilal-il Kuran : Onlara «Halk nasıl iman etti ise siz de öyle iman edin» denildiği zaman «Biz hiç beyinsiz ayaktakımı gibi iman eder miyiz?» derler. Asıl beyinsiz ayaktakımı kendileridir, ama bunu bilmiyorlar.
Gültekin Onan : Kendilerine "insanların inandığı gibi inanın" denildiğinde, "biz beyinsizlerin (süfeha) inandığı gibi mi inanıyoruz?" derler. Gerçek beyinsizler onlardır fakat bilmezler.
Hakkı Yılmaz : Ve onlara, “İnsanların inandığı gibi inanın” denilince, “Biz, o aklı ermezlerin inandığı gibi mi inanacağız!” derler. Dikkatli olun! Şüphesiz onlar, aklı ermezlerin ta kendileridir. Velâkin bilmiyorlar.
Hasan Basri Çantay : Onlara «insanların (müslümanların) inandığı gibi inanın» denilince «Biz de o beyinsizlerin inandığı gibi mi inanacağız?» derler. Dikkat et ki (asıl) beyinsizler hiç şüphesiz kendileridir. Fakat bilmezler.
Hayrat Neşriyat : Onlara: 'İnsanların (mü’minlerin) îmân ettiği gibi îmân edin!' denildiği zaman ise: 'Biz, sefihlerin (beyinsizlerin) îmân ettiği gibi mi inanıyoruz?' derler. Dikkat edin! Muhakkak ki sefih olanlar ancak onlardır, fakat bilmiyorlar.
İbni Kesir : Onlara; insanların inandıkları gibi siz de inanın, denilince; o beyinsizlerin inandığı gibi mi biz de inanacağız? derler. Bilesin ki asıl beyinsizler onlardır da bunu bilmezler.
İskender Evrenosoğlu : Ve onlara: “İnsanların inandıkları gibi siz de âmenû olun (Allah'a ulaşmayı dileyin).” denildiği zaman: “O sefihlerin (akılsızların) îmân ettiği gibi mi âmenû olalım?” dediler. Gerçekten onlar, kendileri sefih değiller mi? Ve lâkin bilmiyorlar.
Muhammed Esed : Onlara: "Diğer insanların inandığı gibi inanın!" denildiğinde, "(Şu) dar kafalıların inandığı gibi mi?" diye cevap verirler. Gerçekte onlardır dar kafalılar, ama bunu bilmezler.
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve onlara: «Siz de nâsın imân ettiği gibi imân edin,» denilince derler ki: «Biz o sefihlerin imân ettiği gibi imân eder miyiz?» Muhakkak biliniz ki sefih olan ancak kendileridir. Fakat bilmezler.
Ömer Öngüt : Onlara: “(Mümin) insanların inandığı gibi siz de inanın!” denilince de, “Beyinsizlerin inandığı gibi mi inanalım?” derler. İyi bilin ki asıl beyinsizler kendileridir, fakat bunu bilmezler.
Şaban Piriş : Onlara: -Siz de insanların inandığı gibi inanın! denilince: -Beyinsizlerin inandığı gibi mi inanalım? derler. Dikkat edin! Asıl beyinsizler kendileridir, fakat bilmezler.
Suat Yıldırım : Ne zaman onlara: "Şu güzel insanların iman ettiği gibi siz de iman edin." denilse "Yani o beyinsizlerin inandıkları gibi mi inanalım?" derler. Asıl beyinsizler kendileridir de farkında değiller.
Süleyman Ateş : Onlara: "İnsanların inandıkları gibi siz de inanın" dense, "O beyinsizlerin inandığı gibi inanır mıyız?" derler. İyi bilin ki, asıl beyinsizler kendileridir; fakat bilmezler.
Tefhim-ul Kuran : Ve (yine) kendilerine: «İnsanların iman ettiği gibi siz de iman edin» denildiğinde: «Düşük akıllılar (beyinsizler) ın iman ettiği gibi mi iman edelim?» derler. Bilin ki, gerçekten asıl düşük akıllılar kendileridir: ama bilmezler.
Ümit Şimşek : Onlara 'Siz de herkesin inandığı gibi inanın' dendiğinde, 'O beyinsizler gibi mi inanalım?' derler. Oysa beyinsizlerin tâ kendisi onlardır; lâkin bunu da bilmezler.
Yaşar Nuri Öztürk : Onlara, "İnsanların inandığı gibi siz de inanın" dendiğinde, "Yani biz de kafası çalışmayan zavallılar gibi inanalım mı?" derler. Haberiniz olsun ki, kafası çalışmayan düşük seviyeliler onların ta kendileridir; fakat bilmiyorlar.


Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını indirmek için TIKLAYINIZ.
[Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır. Hatalar, eksikler bulunmaktadır! Lütfen dikkatli olunuz.]

{ayet_meali.php}