Kırık Meal (Arapça) : |قَالَ: dediler | الْمَلَأُ: ileri gelenler | الَّذِينَ: onlar ki | اسْتَكْبَرُوا: büyüklük taslıyorlar | مِنْ: -nden | قَوْمِهِ: kavmi- | لِلَّذِينَ: kimseler | اسْتُضْعِفُوا: zayıf görülen | لِمَنْ: kimselere (karşı) | امَنَ: inanan | مِنْهُمْ: içlerinden | أَتَعْلَمُونَ: siz biliyor musunuz? | أَنَّ: gerçekten | صَالِحًا: Salih'in | مُرْسَلٌ: gönderildiğini | مِنْ: tarafından | رَبِّهِ: Rabbi | قَالُوا: dediler | إِنَّا: doğrusu biz | بِمَا: | أُرْسِلَ: gönderilene | بِهِ: onunla | مُؤْمِنُونَ: inananlarız |
Kırık Meal (Harekesiz) : |قال GELdediler | الملأ ELMLÊileri gelenler | الذين ELZ̃YNonlar ki | استكبروا ESTKBRWEbüyüklük taslıyorlar | من MN-nden | قومه GWMHkavmi- | للذين LLZ̃YNkimseler | استضعفوا ESTŽAFWEzayıf görülen | لمن LMNkimselere (karşı) | آمن ËMNinanan | منهم MNHMiçlerinden | أتعلمون ÊTALMWNsiz biliyor musunuz? | أن ÊNgerçekten | صالحا ṦELḪESalih'in | مرسل MRSLgönderildiğini | من MNtarafından | ربه RBHRabbi | قالوا GELWEdediler | إنا ÎNEdoğrusu biz | بما BME | أرسل ÊRSLgönderilene | به BHonunla | مؤمنون MÙMNWNinananlarız |
Kırık Meal (Okunuş) : |ḳāle: dediler | l-meleu: ileri gelenler | elleƶīne: onlar ki | stekberū: büyüklük taslıyorlar | min: -nden | ḳavmihi: kavmi- | lilleƶīne: kimseler | stuD'ǐfū: zayıf görülen | limen: kimselere (karşı) | āmene: inanan | minhum: içlerinden | eteǎ'lemūne: siz biliyor musunuz? | enne: gerçekten | SāliHen: Salih'in | murselun: gönderildiğini | min: tarafından | rabbihi: Rabbi | ḳālū: dediler | innā: doğrusu biz | bimā: | ursile: gönderilene | bihi: onunla | mu'minūne: inananlarız |
Kırık Meal (Transcript) : |GEL: dediler | ELMLÊ: ileri gelenler | ELZ̃YN: onlar ki | ESTKBRVE: büyüklük taslıyorlar | MN: -nden | GVMH: kavmi- | LLZ̃YN: kimseler | ESTŽAFVE: zayıf görülen | LMN: kimselere (karşı) | ËMN: inanan | MNHM: içlerinden | ÊTALMVN: siz biliyor musunuz? | ÊN: gerçekten | ṦELḪE: Salih'in | MRSL: gönderildiğini | MN: tarafından | RBH: Rabbi | GELVE: dediler | ÎNE: doğrusu biz | BME: | ÊRSL: gönderilene | BH: onunla | MÙMNVN: inananlarız |
Abdulbaki Gölpınarlı : Kavminin ileri gelenlerinden olup iman etmeyi kibirlerine yediremeyenler, âciz sayıp hor gördükleri kimselerden ona iman etmiş olanlara, siz Sâlih'i, Rabbinden gönderilmiş mi biliyorsunuz dediler. Onlar da biz dediler, onun vâsıtasıyla gönderilenlere inandık.
Adem Uğur : Kavminin ileri gelenlerinden büyüklük taslayanlar, içlerinden zayıf görülen inananlara dediler ki: Siz Salih'in, Rabbi tarafından gönderildiğini biliyor musunuz? Onlar da Şüphesiz biz onunla ne gönderilmişse ona inananlarız, dediler.
Ahmed Hulusi : (Sâlih'in) halkı içindeki kendini beğenmiş ileri gelenleri, aralarında zayıf durumda bulunan iman edenlere: "Sâlih'in, Rabbinden irsâl olmuş biri olduğuna iman ediyor musunuz?" dediler. . . (Onlar da): "Doğrusu biz onunla irsâl olunana (sanki bize irsâl olmuşçasına) iman edenleriz" dediler.
Ahmet Tekin : Kavminin büyüklük taslayan serkeş, zorba kodamanları, içlerinden zavallı bîçâre mü’minlere:
'Siz Sâlih’in Rabbi tarafından gönderildiğini biliyor musunuz?' dediler. Onlar:
'Biz onun tebliğ ile görevlendirildiği hususlara inanan mü’minleriz' dediler.
Ahmet Varol : Kavminin büyüklük taslayan ileri gelenleri içlerindeki zayıf düşürülmüşlerden (mustaz'aflardan) iman edenlere: 'Siz Salih'in Rabbi tarafından gönderilmiş biri olduğunu biliyor musunuz?' dediler. Onlar da: 'Biz onunla gönderilene iman edenleriz' dediler.
Ali Bulaç : Kavminin önde gelenlerinden büyüklük taslayanlar (müstekbirler), içlerinden iman edip de onlarca zayıf bırakılanlara (müstaz'aflara) dediler ki: "Salih'in gerçekten Rabbi tarafından gönderildiğini biliyor musunuz?" Onlar: "Biz gerçekten onunla gönderilene inananlarız." dediler.
Ali Fikri Yavuz : Salih’in kavminden imana gelmeyip kibirlenenler, içlerinden iman eden zayıflar için, alay yollu, şöyle dediler; “- Siz Salih’in hakikaten Rabbi tarafından gönderilmiş bir Peygamber olduğunu biliyor musunuz?” Onlar da: “- Biz, doğrusu, onunla gönderilen her şeye iman edenleriz.” dediler.
Bekir Sadak : Milletinin buyukluk taslayan ileri gelenleri, aralarindan iman eden ve bu sebeple hor gordukleri kimselere, «Salih'in Rabbi tarafindan gonderildigini sahiden biliyor musunuz?» dediler, onlar da, «Dogrusu biz onunla gonderilene inaniyoruz» dediler.
Celal Yıldırım : Onun kavminden büyüklük taslayan ileri gelenleri, içlerinden küçümseyip hor gördükleri mü'minlere: «Siz, Salih'in Rabbi tarafından gönderildiğini sahi biliyor musunuz?» dediler. Onlar da. «şüpheden uzak bir inançla biz O'nunla gönderilene inanıyoruz» diye cevap verdiler.
Diyanet İşleri : Kavminin büyüklük taslayan ileri gelenleri, küçük görülüp ezilen inanmışlara, “Siz, Salih’in, Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamber olduğunu (sahiden) biliyor musunuz?” dediler. Onlar da, “Biz şüphesiz onunla gönderilene inananlarız” dediler.
Diyanet İşleri (eski) : Milletinin büyüklük taslayan ileri gelenleri, aralarından iman eden ve bu sebeple hor gördükleri kimselere, 'Salih'in Rabbi tarafından gönderildiğini sahiden biliyor musunuz?' dediler, onlar da, 'Doğrusu biz onunla gönderilene inanıyoruz' dediler.
Diyanet Vakfi : Kavminin ileri gelenlerinden büyüklük taslayanlar, içlerinden zayıf görülen inananlara dediler ki: Siz Salih'in, Rabbi tarafından gönderildiğini biliyor musunuz? Onlar da Şüphesiz biz onunla ne gönderilmişse ona inananlarız, dediler.
Edip Yüksel : Halkının büyüklük taslayan ileri gelenleri, aşağılayıp zulmettikleri inananlara, 'Salih'in gerçekten Rabbi tarafından gönderilmiş olduğunu nereden biliyorsunuz,' dediler. Onlar da: 'Biz onun getirdiği mesaja inanıyoruz,' dediler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Kavminden büyüklük taslayan ileri gelenler, içlerinden zayıf görünen müminlere: «Siz, dediler, Sâlih'in, gerçekten Rabbi tarafından gönderildiğini biliyor musunuz?» (Onlar da): «(Evet), doğrusu biz onunla gönderilene inananlarız!» dediler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Kavminin içinde kibirlerine yediremeyen cumhur cemaat =ileri gelenler, hırpalanmakta olanlardan iman etmiş olanlara: «Siz, Salih'in gerçekten Rabbi tarafından gönderilmiş olduğunu biliyor musunuz?» dediler. Onlar: «Doğrusu biz, onun gönderildiği şeye inanıyoruz!» dediler.
Elmalılı Hamdi Yazır : Kavmi içinden kibirlerine yediremiyen cumhur cemaat o hırpalanmakta olanlara, onlardan iyman eden kimselere, siz, dediler, Salihin hakıkaten rabbı tarafından gönderilmiş olduğunu biliyormusunuz? Biz, dediler: doğrusu onun gönderildiği şeye mü'minleriz
Fizilal-il Kuran : Salih'in kendini beğenmiş soydaşları, içlerinden iman etmiş horlanmışlara, ezilenlere 'Salih'in Rabbi tarafından gönderildiğini biliyor musunuz?' dediler. Onlar da 'Evet, biz onun aracılığı ile gönderilen mesaja inanıyoruz' dediler.
Gültekin Onan : Kavminin önde gelenlerinden büyüklük taslayanlar (büyüklenenler), içlerinden inanıp da onlarca zayıf bırakılanlar (müstazaflara) dediler ki: "Salih'in gerçekten rabbi tarafından gönderildiğini biliyor musunuz?" Onlar: "Biz gerçekten onunla gönderilene inançlılarız / inançlı olanlarız" dediler.
Hakkı Yılmaz : Toplumundan büyüklük taslayan ileri gelenler, içlerinden zayıf görünen inanmış kimselere dediler ki: “Siz, Sâlih'in, gerçekten Rabbi tarafından gönderilmiş bir elçi olduğunu biliyor musunuz?” Onlar, “Kesinlikle biz o'nunla gönderilene inanıyoruz!” dediler.
Hasan Basri Çantay : Onun kavminden (îman etmeyi) kibirlerine yediremeyen ileri gelenleri de kendilerince hor görünenlere, onların içinden îman edenlere şöyle dedi (ler): «Siz, Saalihin gerçekden Rabbi katından gönderilmiş bir peygamber olduğunu biliyor musunuz»? Onlar da: «Biz, dediler, doğrusu onunla ne gönderildiyse ona îman edicileriz».
Hayrat Neşriyat : Kavminden büyüklük taslayan ileri gelenler, o zayıf bırakılmış (horlanmış)olanlara, içlerinden îmân edenlere (alay ederek) dedi ki: '(Siz) gerçekten Sâlih’i Rabbi tarafından gönderilen biri olarak mı biliyorsunuz?' (Onlar da:) 'Şübhesiz ki biz, onunla gönderilen (herşey)e îmân eden kimseleriz!' dediler.
İbni Kesir : Onun kavminden büyüklük taslayan ileri gelenleri; kendilerine hor görünenlere içlerinden iman edenlere: Siz; Salih'in gerçekten Rabbı tarafından gönderilmiş olduğuna inanıyor musunuz? dediler. Onlar da dediler ki: Doğrusu biz, onunla gönderilene inanıyoruz.
İskender Evrenosoğlu : Onun kavminden ileri gelenlerden kibirlenenler, onlardan îmân edenlerden güçsüz, zayıf gördüklerine şöyle dediler: “Salih'in şüphesiz onun Rabbi tarafından gönderildiğini biliyor musunuz?” (Onlar): “Muhakkak ki; biz onunla gönderilen şeye inananlarız.” dediler.
Muhammed Esed : Güçsüz görülenlere karşı küstahça büyüklük taslayan toplumun ileri gelenleri inananlara: "Siz Salihin (gerçekten) Rabbinin katından gönderildiğinden emin misiniz?" dediler. Onlar da: "Elbette inanıyoruz onun getirdiği habere" diye cevap verdiler.
Ömer Nasuhi Bilmen : Kavminden mütekebbir bulunan bir cemaat, onlardan hakîr görülenlere, onlardan imân edenlere dedi ki: «Siz, Sâlih'i hakikaten Rabbi tarafından gönderilmiş mi bilirsiniz?» Onlar da dediler ki: «Biz şüphe yok, O'nunla gönderilmiş olan şeye inanmışlarız».
Ömer Öngüt : Kavminin ileri gelenlerinden büyüklük taslayanlar, aralarında iman eden ve bu sebeple hor gördükleri kimselere alay yollu: “Salih'in gerçekten Rabbi tarafından gönderildiğini biliyor musunuz?” dediler. Onlar da “Şüphesiz ki biz onunla gönderilene inananlarız. ” dediler.
Şaban Piriş : O’nun kavminden büyüklük taslayan ileri gelenleri de, hor gördükleri halktan iman edenlere sordular: -Salih’in gerçekten Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamber olduğunu biliyor musunuz? Onlar da şöyle dediler: -Biz, Onunla gönderilenlere iman ediyoruz!
Suat Yıldırım : Kavminden büyüklük taslayanlar, içlerinden zayıf görünen müminlere alay yollu: "Siz, gerçekten Salih’in Rabbi tarafından size elçi olarak gönderildiğini biliyor musunuz?" dediler. Onlar da: "Elbette, biz onunla gönderilen her şeye inandık, iman ettik." diye cevap verdiler.
Süleyman Ateş : Kavminden büyüklük taslayan ileri gelenler, içlerinden zayıf görülen inananlara: "Siz, dediler, Sâlih'in, gerçekten Rabbi tarafından gönderildiğini biliyor musunuz?" (Onlar da): "(Evet), doğrusu biz onunla gönderilene inananlarız!" dediler.
Tefhim-ul Kuran : Kavminin önde gelenlerinden büyüklük taslayanlar (müstekbirler), içlerinden iman edip de onlarca zayıf bırakılanlara (müstaz'aflara) dediler ki: «Sâlih'in gerçekten Rabbi tarafından gönderildiğini biliyor musunuz?» Onlar: «Biz, gerçekten onunla gönderilene inananlarız.» dediler.
Ümit Şimşek : Kavminin büyüklük taslayan ileri gelenleri, o kavmin horlanan mü'minlerine, 'Salih'in Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamber olduğunu nereden biliyorsunuz?' dediler. Onlar da 'Biz onunla gönderilene inanan kimseleriz' cevabını verdiler.
Yaşar Nuri Öztürk : Toplumunun kibre saplanmış kodamanları, içlerinden inanıp da baskı altında tutularak ezilenlere şöyle dediler: "Siz Salih'in gerçekten Rabbi tarafından gönderildiğini biliyor musunuz?" Onlar: "Onun aracılığıyla gönderilene gerçekten inanıyoruz." dediler.