7:94A’râf  Suresi 94. Ayet

Kuran Sırası: 7 İniş Sırası: 39
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354555657585960616263646566676869707172737475767778798081828384858687888990919293949596979899100101102103104105106107108109110111112113114115116117118119120121122123124125126127128129130131132133134135136137138139140141142143144145146147148149150151152153154155156157158159160161162163164165166167168169170171172173174175176177178179180181182183184185186187188189190191192193194195196197198199200201202203204205206

7:94A’râf  Suresi 94. Ayet
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. وَمَا (VME) = ve mā : ve
2. أَرْسَلْنَا (ÊRSLNE) = erselnā : göndermedik
3. فِي (FY) = fī :
4. قَرْيَةٍ (GRYT) = ḳaryetin : bir ülkeye
5. مِنْ (MN) = min : hiçbir
6. نَبِيٍّ (NBY) = nebiyyin : peygamber
7. إِلَّا (ÎLE) = illā :
8. أَخَذْنَا (ÊḢZ̃NE) = eḣaƶnā : sık(ma)dığımız
9. أَهْلَهَا (ÊHLHE) = ehlehā : halkını
10. بِالْبَأْسَاءِ (BELBÊSEÙ) = bil-be'sā'i : yoksulluk
11. وَالضَّرَّاءِ (VELŽREÙ) = ve DDerrā'i : ve darlıkla
12. لَعَلَّهُمْ (LALHM) = leǎllehum : diye
13. يَضَّرَّعُونَ (YŽRAVN) = yeDDerraǔne : yalvarıp yakarsınlar
ve | göndermedik | | bir ülkeye | hiçbir | peygamber | | sık(ma)dığımız | halkını | yoksulluk | ve darlıkla | diye | yalvarıp yakarsınlar |

[] [RSL] [] [GRY] [] [NBE] [] [EḢZ̃] [EHL] [BES] [ŽRR] [] [ŽRA]
VME ÊRSLNE FY GRYT MN NBY ÎLE ÊḢZ̃NE ÊHLHE BELBÊSEÙ VELŽREÙ LALHM YŽRAVN

ve mā erselnā ḳaryetin min nebiyyin illā eḣaƶnā ehlehā bil-be'sā'i ve DDerrā'i leǎllehum yeDDerraǔne
وما أرسلنا في قرية من نبي إلا أخذنا أهلها بالبأساء والضراء لعلهم يضرعون

7:94A’râf  Suresi 94. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
وما | VME ve mā ve And not
أرسلنا ر س ل | RSL ÊRSLNE erselnā göndermedik We sent
في | FY in
قرية ق ر ي | GRY GRYT ḳaryetin bir ülkeye a city
من | MN min hiçbir any
نبي ن ب ا | NBE NBY nebiyyin peygamber Prophet
إلا | ÎLE illā except
أخذنا ا خ ذ | EḢZ̃ ÊḢZ̃NE eḣaƶnā sık(ma)dığımız We seized
أهلها ا ه ل | EHL ÊHLHE ehlehā halkını its people
بالبأساء ب ا س | BES BELBÊSEÙ bil-be'sā'i yoksulluk with adversity
والضراء ض ر ر | ŽRR VELŽREÙ ve DDerrā'i ve darlıkla and hardship,
لعلهم | LALHM leǎllehum diye so that they may
يضرعون ض ر ع | ŽRA YŽRAVN yeDDerraǔne yalvarıp yakarsınlar (become) humble.
7:94 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

ve | göndermedik | | bir ülkeye | hiçbir | peygamber | | sık(ma)dığımız | halkını | yoksulluk | ve darlıkla | diye | yalvarıp yakarsınlar |

[] [RSL] [] [GRY] [] [NBE] [] [EḢZ̃] [EHL] [BES] [ŽRR] [] [ŽRA]
VME ÊRSLNE FY GRYT MN NBY ÎLE ÊḢZ̃NE ÊHLHE BELBÊSEÙ VELŽREÙ LALHM YŽRAVN

ve mā erselnā ḳaryetin min nebiyyin illā eḣaƶnā ehlehā bil-be'sā'i ve DDerrā'i leǎllehum yeDDerraǔne
وما أرسلنا في قرية من نبي إلا أخذنا أهلها بالبأساء والضراء لعلهم يضرعون

[] [ر س ل] [] [ق ر ي] [] [ن ب ا] [] [ا خ ذ ] [ا ه ل] [ب ا س] [ض ر ر] [] [ض ر ع]

7:94A’râf  Suresi 94. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
وما | VME ve mā ve And not
Vav,Mim,Elif,
6,40,1,
REM – prefixed resumption particle
NEG – negative particle
الواو استئنافية
حرف نفي
أرسلنا ر س ل | RSL ÊRSLNE erselnā göndermedik We sent
,Re,Sin,Lam,Nun,Elif,
,200,60,30,50,1,
V – 1st person plural (form IV) perfect verb
PRON – subject pronoun
فعل ماض و«نا» ضمير متصل في محل رفع فاعل
في | FY in
Fe,Ye,
80,10,
P – preposition
حرف جر
قرية ق ر ي | GRY GRYT ḳaryetin bir ülkeye a city
Gaf,Re,Ye,Te merbuta,
100,200,10,400,
N – genitive feminine indefinite noun
اسم مجرور
من | MN min hiçbir any
Mim,Nun,
40,50,
P – preposition
حرف جر
نبي ن ب ا | NBE NBY nebiyyin peygamber Prophet
Nun,Be,Ye,
50,2,10,
N – genitive masculine indefinite noun
اسم مجرور
إلا | ÎLE illā except
,Lam,Elif,
,30,1,
RES – restriction particle
أداة حصر
أخذنا ا خ ذ | EḢZ̃ ÊḢZ̃NE eḣaƶnā sık(ma)dığımız We seized
,Hı,Zel,Nun,Elif,
,600,700,50,1,
V – 1st person plural perfect verb
PRON – subject pronoun
فعل ماض و«نا» ضمير متصل في محل رفع فاعل
أهلها ا ه ل | EHL ÊHLHE ehlehā halkını its people
,He,Lam,He,Elif,
,5,30,5,1,
N – accusative masculine noun
PRON – 3rd person feminine singular possessive pronoun
اسم منصوب و«ها» ضمير متصل في محل جر بالاضافة
بالبأساء ب ا س | BES BELBÊSEÙ bil-be'sā'i yoksulluk with adversity
Be,Elif,Lam,Be,,Sin,Elif,,
2,1,30,2,,60,1,,
P – prefixed preposition bi
N – genitive feminine noun
جار ومجرور
والضراء ض ر ر | ŽRR VELŽREÙ ve DDerrā'i ve darlıkla and hardship,
Vav,Elif,Lam,Dad,Re,Elif,,
6,1,30,800,200,1,,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
N – genitive feminine noun
الواو عاطفة
اسم مجرور
لعلهم | LALHM leǎllehum diye so that they may
Lam,Ayn,Lam,He,Mim,
30,70,30,5,40,
ACC – accusative particle
PRON – 3rd person masculine plural object pronoun
حرف نصب من اخوات «ان» و«هم» ضمير متصل في محل نصب اسم «لعل»
يضرعون ض ر ع | ŽRA YŽRAVN yeDDerraǔne yalvarıp yakarsınlar (become) humble.
Ye,Dad,Re,Ayn,Vav,Nun,
10,800,200,70,6,50,
V – 3rd person masculine plural (form V) imperfect verb
PRON – subject pronoun
فعل مضارع والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
1
وما
ve mā
|
ve
Kombi Müfredat
أرسلنا
erselnā
RSL|ر س ل
göndermedik
3
في
|
Kombi Müfredat
قرية
ḳaryetin
GRY|ق ر ي
bir ülkeye
5
من
min
|
hiçbir
Kombi Müfredat
نبي
nebiyyin
NBE|ن ب ا
peygamber
7
إلا
illā
|
Kombi Müfredat
أخذنا
eḣaƶnā
EḢZ̃|ا خ ذ
sık(ma)dığımız
Kombi Müfredat
أهلها
ehlehā
EHL|ا ه ل
halkını
10 Kombi Müfredat
بالبأساء
bil-be'sā'i
BES|ب ا س
yoksulluk
11 Kombi Müfredat
والضراء
ve DDerrā'i
ŽRR|ض ر ر
ve darlıkla
12
لعلهم
leǎllehum
|
diye
13 Kombi Müfredat
يضرعون
yeDDerraǔne
ŽRA|ض ر ع
yalvarıp yakarsınlar
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |وَمَا: ve | أَرْسَلْنَا: göndermedik | فِي: | قَرْيَةٍ: bir ülkeye | مِنْ: hiçbir | نَبِيٍّ: peygamber | إِلَّا: | أَخَذْنَا: sık(ma)dığımız | أَهْلَهَا: halkını | بِالْبَأْسَاءِ: yoksulluk | وَالضَّرَّاءِ: ve darlıkla | لَعَلَّهُمْ: diye | يَضَّرَّعُونَ: yalvarıp yakarsınlar | Dinle Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |وما WME ve | أرسلنا ÊRSLNE göndermedik | في FY | قرية GRYT bir ülkeye | من MN hiçbir | نبي NBY peygamber | إلا ÎLE | أخذنا ÊḢZ̃NE sık(ma)dığımız | أهلها ÊHLHE halkını | بالبأساء BELBÊSEÙ yoksulluk | والضراء WELŽREÙ ve darlıkla | لعلهم LALHM diye | يضرعون YŽRAWN yalvarıp yakarsınlar | Dinle Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |ve mā: ve | erselnā: göndermedik | : | ḳaryetin: bir ülkeye | min: hiçbir | nebiyyin: peygamber | illā: | eḣaƶnā: sık(ma)dığımız | ehlehā: halkını | bil-be'sā'i: yoksulluk | ve DDerrā'i: ve darlıkla | leǎllehum: diye | yeDDerraǔne: yalvarıp yakarsınlar | Dinle Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |VME: ve | ÊRSLNE: göndermedik | FY: | GRYT: bir ülkeye | MN: hiçbir | NBY: peygamber | ÎLE: | ÊḢZ̃NE: sık(ma)dığımız | ÊHLHE: halkını | BELBÊSEÙ: yoksulluk | VELŽREÙ: ve darlıkla | LALHM: diye | YŽRAVN: yalvarıp yakarsınlar | Dinle Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : Hiçbir şehre peygamber göndermedik ki oranın halkını, yola gelsinler de yalvarıp yakarsınlar diye can ve malca bir sıkıntıya, bir azâba uğratmayalım.Dinle Paylaş
Adem Uğur : Biz hangi ülkeye bir peygamber gönderdiysek, ora halkını, (peygambere baş kaldırdıklarından ötürü bize) yalvarıp yakarsınlar diye mutlaka yoksulluk ve darlıkla sıkmışızdır.Dinle Paylaş
Ahmed Hulusi : Biz (hangi) bölge halkına bir Nebi irsâl ettiysek, mutlaka onun halkını (kendini beğenmişliklerinden uzaklaştırmak için) sıkıntı, hastalık ile kuşattık; belki içtenlik ve alçak gönüllülükle yönelirler (diye).Dinle Paylaş
Ahmet Tekin : Biz hangi ülkeye özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere bir peygamber gönderdiysek, oranın halkını yalvarıp yakarsınlar diye mutlaka yoksulluk, şiddet, hastalık ve ekonomik darboğazlarla, mallarına ve kendilerine gelen zararlarla sıktık.Dinle Paylaş
Ahmet Varol : Hangi kasabaya peygamber gönderdiysek mutlaka oranın halkını, belki gönülden yalvarıp yakarırlar diye sıkıntı ve darlıkla karşı karşıya getirdik.Dinle Paylaş
Ali Bulaç : Biz hangi memlekete bir peygamber gönderdiysek onun halkı yalvarıp yakarsınlar diye, mutlaka onları dayanılmaz bir zorluk (yoksulluk) ve sıkıntıyla yakalayıvermişiz.Dinle Paylaş
Ali Fikri Yavuz : Biz herhangi bir memlekete bir peygamber gönderdikse, önce halkını (peygamberlerini tanımadıklarından) şiddet ve zaruretle sıkmışız ki, yalvarıp yakarsınlar.Dinle Paylaş
Bekir Sadak : Biz hangi kasabaya bir peygamber gonderdikse, ora halkini, yalvarip yakarsinlar diye, darlik ve sikintiya ugratmisizdir.Dinle Paylaş
Celal Yıldırım : Hangi memlekete bir peygamber gönderdiysek mutlaka oranın halkını, yalvarıp yakarsınlar (gafletten uyansınlar) diye bir takım sıkıntı, darlık ve şiddete (tâbi) tutup (hırpalamışızdır).Dinle Paylaş
Diyanet İşleri : Biz hiçbir memlekete bir peygamber göndermedik ki (karşı çıkmaktan vazgeçip) yalvarıp yakarsınlar diye ora halkını yoksulluk ve sıkıntıya uğratmış olmayalım.Dinle Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : Biz hangi kente (ülkeye) bir peygamber gönderdikse, ora halkını, yalvarıp yakarsınlar diye, darlık ve sıkıntıya uğratmışızdır.Dinle Paylaş
Diyanet Vakfi : Biz hangi ülkeye bir peygamber gönderdiysek, ora halkını, (peygambere baş kaldırdıklarından ötürü bize) yalvarıp yakarsınlar diye mutlaka yoksulluk ve darlıkla sıkmışızdır.Dinle Paylaş
Edip Yüksel : Her ne zaman bir ülkeye bir peygamber gönderdiysek, yalvarsınlar diye halkını darlık ve sıkıntıya uğrattık.Dinle Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Biz hangi ülkeye bir peygamber gönderdiysek, onun halkını yalvarıp yakarsınlar diye mutlaka yoksulluk ve darlıkla sıkmışızdır.Dinle Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Biz hangi ülkeye bir peygamber gönderdiysek önce halkını sıkıntı ve darlıkla sıkmışızdır ki, yalvarıp yakarsınlar.Dinle Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : Biz hangi memlekete bir Peygamber gönderdikse iptida ahâlisini şiddet ve zaruretle sıkmışızdır ki niyaza düşsünlerDinle Paylaş
Fizilal-il Kuran : Peygamber gönderdiğimiz her ülkenin halkını, ola ki, bize yalvarırlar diye, mutlaka sıkıntılara ve belalara uğrattık.Dinle Paylaş
Gültekin Onan : Biz hangi memlekete bir peygamber gönderdiysek onun ehli (halkı) yalvarıp yakarsınlar diye mutlaka onları dayanılmaz bir zorluk (yoksulluk) ve sıkıntıyla yakalayıvermişiz.Dinle Paylaş
Hakkı Yılmaz : (94,95) "Biz hangi kente bir peygamber gönderdiysek, onun halkını kesinlikle yalvarıp yakarsınlar diye yoksulluk ve darlıkla yakaladık. Sonra kötülüğün yerini iyiliğe değiştirdik; sonunda çoğaldılar ve “Atalarımıza da böyle darlık ve sevinç dokunmuştu” dediler. Bunun üzerine onları hemen, onlar hiç farkında değillerken ansızın yakalayıverdik. "Dinle Paylaş
Hasan Basri Çantay : Biz hangi memlekete bir peygamber gönderdi isek onun halkını (peygamberlerini tanımamaları yüzünden) yalvarıb yakarsınlar diye mutlakaa fakirlikle, şiddetle, hastalıkla (sıkıb) yakaladık. Dinle Paylaş
Hayrat Neşriyat : İşte (biz) hangi şehre bir peygamber gönderdiysek, mutlaka oranın halkını sıkıntılar ve hastalıklarla yakaladık; tâ ki yalvarsınlar (ve îmâna gelsinler).Dinle Paylaş
İbni Kesir : Biz, hangi kasabaya bir peygamber gönderdiysek; yalvarıp yakarsınlar diye, ora halkını mutlaka darlık ve sıkıntıya uğratmışızdır.Dinle Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Ve Biz hangi ülkeye bir peygamber gönderdiysek, onun halkını darlık ve sıkıntıya uğratmadığımız ülke yoktur ki; böylece onlar yalvarıp, yakarırlar.Dinle Paylaş
Muhammed Esed : BİZ hiçbir topluma peygamber göndermemişizdir ki belki kibirlerinden sıyrılırlar diye onları darlıkla, sıkıntıyla denemiş olmayalım.Dinle Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : Bir memlekete bir peygamber göndermedik ki, illâ onun ahalisini fakr ile ve hastalık ile yakaladık. Tâ ki yalvarıp yakarsınlar.Dinle Paylaş
Ömer Öngüt : Biz hangi memlekete bir peygamber gönderdikse oranın halkını yalvarıp yakarsınlar diye mutlaka yoksulluk ve darlıkla sıkmışızdır.Dinle Paylaş
Şaban Piriş : Biz, hangi ülkeye bir nebi göndermişsek, halkını yalvarıp yakarmaları için darlık ve meşakkate düşürdük.Dinle Paylaş
Suat Yıldırım : Biz hangi ülkeye peygamber gönderdiysek, (mutlaka ilkin oranın halkını, gafletten uyarsın,) Allah’a yönelip yalvarsınlar diye yoksulluğa, hastalık ve musîbetlere duçar ederiz.Dinle Paylaş
Süleyman Ateş : Biz hangi ülkeye bir peygamber gönderdiysek, onun halkını -yalvarıp yakarsınlar diye- mutlaka yoksulluk ve darlıkla sıkmışızdır.Dinle Paylaş
Tefhim-ul Kuran : Biz hangi memlekete bir peygamber gönderdiysek onun halkı yalvarıp yakarsınlar diye, mutlaka onları dayanılmaz bir zorluk (yoksulluk) ve sıkıntıyla yakalayıvermişiz.Dinle Paylaş
Ümit Şimşek : Biz hangi beldeye bir peygamber gönderdiysek, oranın halkını, olur ki yalvarırlar diye darlıklara ve zorluklara uğrattık.Dinle Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : Biz bir ülkeye bir peygamber gönderdiğimizde, onun halkını zorluk ve darlıkla mutlaka sıktık ki, sığınıp yakarsınlar.Dinle Paylaş
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.