Önceki Sonraki

7:135A’râf Suresi 135. Ayet

Kuran Sırası: 7 İniş Sırası: 39
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354555657585960616263646566676869707172737475767778798081828384858687888990919293949596979899100101102103104105106107108109110111112113114115116117118119120121122123124125126127128129130131132133134135136137138139140141142143144145146147148149150151152153154155156157158159160161162163164165166167168169170171172173174175176177178179180181182183184185186187188189190191192193194195196197198199200201202203204205206

7:135A’râf Suresi 135. Ayet
Dikkat: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
1
فلما
felemmā
|
ne zaman
Kombi Müfredat
كشفنا
keşefnā
KŞF|ك ش ف
biz kaldırsak
3
عنهم
ǎnhumu
|
onlardan
Kombi Müfredat
الرجز
r-ricze
RCZ|ر ج ز
azabı
5
إلى
ilā
|
kadar
Kombi Müfredat
أجل
ecelin
ECL|ا ج ل
bir süreye
7
هم
hum
|
onlar
Kombi Müfredat
بالغوه
bāliğūhu
BLĞ|ب ل غ
geçirecekleri
9
إذا
iƶā
|
hemen
10
هم
hum
|
onlar
11 Kombi Müfredat
ينكثون
yenkuṧūne
NKS̃|ن ك ث
yeminlerini bozarlar
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |فَلَمَّا: ne zaman | كَشَفْنَا: biz kaldırsak | عَنْهُمُ: onlardan | الرِّجْزَ: azabı | إِلَىٰ: kadar | أَجَلٍ: bir süreye | هُمْ: onlar | بَالِغُوهُ: geçirecekleri | إِذَا: hemen | هُمْ: onlar | يَنْكُثُونَ: yeminlerini bozarlar | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |فلما FLME ne zaman | كشفنا KŞFNE biz kaldırsak | عنهم ANHM onlardan | الرجز ELRCZ azabı | إلى ÎL kadar | أجل ÊCL bir süreye | هم HM onlar | بالغوه BELĞWH geçirecekleri | إذا ÎZ̃E hemen | هم HM onlar | ينكثون YNKS̃WN yeminlerini bozarlar | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |felemmā: ne zaman | keşefnā: biz kaldırsak | ǎnhumu: onlardan | r-ricze: azabı | ilā: kadar | ecelin: bir süreye | hum: onlar | bāliğūhu: geçirecekleri | iƶā: hemen | hum: onlar | yenkuṧūne: yeminlerini bozarlar | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |FLME: ne zaman | KŞFNE: biz kaldırsak | ANHM: onlardan | ELRCZ: azabı | ÎL: kadar | ÊCL: bir süreye | HM: onlar | BELĞVH: geçirecekleri | ÎZ̃E: hemen | HM: onlar | YNKS̃VN: yeminlerini bozarlar | Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : Uğrayacakları son belâya dek üstlerine çöken musîbeti giderdik mi derhal yeminlerini bozuyorlardı.Dinle Kopyala Paylaş
Adem Uğur : Biz, ulaşacakları bir müddete kadar onlardan azabı kaldırınca hemen sözlerinden dönüverdiler.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : Kendilerine verdiğimiz mühlet sona erene kadar onlardan bu azabı kaldırdığımızda, bir de bakarsın ki onlar yine sözlerinden dönmüşler!Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : Biz, erişecekleri bir vakte, denizde boğulmalarına kadar, bir müddet, onlardan azâbı kaldırınca, derhal yeminlerini bozdular.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : Üzerlerinden, erişecekleri belli bir zamana kadar o felaketi kaldırdığımızda onlar derhal sözlerinden dönüyorlardı.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : Ne zaman ki, onların erişebilecekleri bir süreye kadar, o iğrenç azabı çekip giderdik, onlar yine andlarını bozdular.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : Vaktaki (azaba) erişecekleri bir müddete kadar üzerlerinden biz azabı kaldırdık, hemen yeminlerini bozdular.Dinle Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : Azabi nasil olsa sonuna gelecekleri bir muddet icin uzerlerinden kaldirinca, hemen sozlerinden cayiyorlardi.Dinle Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : Ne vakit ki, erişecekleri (mukadder) süreye kadar azabı kendilerinden kaldırdık, bir de ne bakarsın yeminlerini yerine getirmiyorlardı.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : Fakat erişecekleri bir süreye kadar biz azabı üzerlerinden kaldırınca hemen yeminlerini bozarlar.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : Azabı nasıl olsa sonuna gelecekleri bir müddet için üzerlerinden kaldırınca, hemen sözlerinden cayıyorlardı.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : Biz, ulaşacakları bir müddete kadar onlardan azabı kaldırınca hemen sözlerinden dönüverdiler.Dinle Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : Onları söz konusu felaketlerden herhangi bir süre için kurtarınca da sözlerinden dönüyorlardı.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Ne zaman ki, belli bir süreye kadar onlardan azabı kaldırdık, derhal yeminlerini bozdular.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Erişecekleri belirli bir süreye kadar azabı kendilerinden sıyırdığımız zaman, derhal yeminlerini bozdular.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : Vaktaki irişecekleri bir müddete kadar azâbı kendilerinden sıyırdık derhal yeminlerini bozdularDinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : Fakat o azabı günün birinde dolduracakları belirli bir sürenin sonuna kadar başlarından savar- savmaz hemen sözlerinden dönüverdiler.Dinle Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : Ne zaman ki onların erişebilecekleri bir ecele kadar o iğrenç azabı çekip giderdik, onlar yine andlarını bozdular.Dinle Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : Ne zaman ki, ulaşacakları belli bir süreye kadar onlardan cezayı kaldırdık, derhal sözlerinden cayıveriyorlar. Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : Vaktaki biz, kendilerinin erişecekleri bir müddete kadar, onlardan azabı giderdik, bir de ne bakarsın: Onlar yeminlerini bozuyorlar bile. Dinle Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : Nihâyet onların kendisine erişici oldukları bir vakte kadar (biz) kendilerindenazâbı kaldırınca, onlar hemen yeminlerini bozdular.Dinle Kopyala Paylaş
İbni Kesir : Onların erişecekleri bir süreye kadar azabı üzerlerinden kaldırınca; bir de bakarsın, onlar sözlerinden cayıyorlardı.Dinle Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Böylece onlar, o ecele (sona) ulaşana kadar onlardan azabı kaldırdığımız (açtığımız) zaman, onlar sözlerini nakzediyorlar (sözlerinden dönüyorlar).Dinle Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : Ama ne zaman ki sözlerini gereğince yerine getirmeleri için kendilerine süre verip de bu musibeti üzerlerinden kaldırsak, (hemen) sözlerinden geri dönerlerdi.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : Vaktâ ki onların erişecekleri bir müddete kadar kendilerinden azabı açıverdik. Onlar derhal yeminlerini bozar oldular.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : Biz onlardan, geçinecekleri bir süreye kadar azabı kaldırınca, hemen sözlerinden dönüverdiler.Dinle Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : Onlardan azabı, onlara ulaşacak belirli bir süreye kadar kaldırdığımız zaman; onlar verdikleri sözü o an bozuyorlardı.Dinle Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : Biz, geçirecekleri bir süreye kadar onlardan azabı kaldırınca da yeminlerinden döndüler.Dinle Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : Biz onlardan, geçirecekleri bir süreye kadar azâbı kaldırınca, hemen yeminlerini bozmağa başladılar.Dinle Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : Ne zaman ki, onların erişebilecekleri bir süreye kadar, o iğrenç azabı çekip gideriverdik, onlar yine andlarını bozdular.Dinle Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : Erişecekleri bir süreye kadar onlardan azabı kaldırdığımızda ise sözlerinden dönerlerdi.Dinle Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : Dolduracakları bir süreye kadar kendilerinden azabı kaldırdığımızda, hemen yeminlerini bozdular.Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE|
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.