Kırık Meal (Arapça) : |وَلَا: | تَقْعُدُوا: ve oturmayın | بِكُلِّ: her | صِرَاطٍ: yola | تُوعِدُونَ: tehdit ederek | وَتَصُدُّونَ: ve engelleyerek | عَنْ: -ndan | سَبِيلِ: yolu- | اللَّهِ: Allah | مَنْ: kimseleri | امَنَ: inanan | بِهِ: onunla | وَتَبْغُونَهَا: ve onun arayarak | عِوَجًا: eğriliğini | وَاذْكُرُوا: ve düşünün | إِذْ: ne zaman ki | كُنْتُمْ: siz idiniz | قَلِيلًا: az | فَكَثَّرَكُمْ: O sizi çoğalttı | وَانْظُرُوا: ve bakın | كَيْفَ: nasıl | كَانَ: oldu | عَاقِبَةُ: sonu | الْمُفْسِدِينَ: bozguncuların |
Kırık Meal (Harekesiz) : |ولا WLE | تقعدوا TGAD̃WEve oturmayın | بكل BKLher | صراط ṦREŦyola | توعدون TWAD̃WNtehdit ederek | وتصدون WTṦD̃WNve engelleyerek | عن AN-ndan | سبيل SBYLyolu- | الله ELLHAllah | من MNkimseleri | آمن ËMNinanan | به BHonunla | وتبغونها WTBĞWNHEve onun arayarak | عوجا AWCEeğriliğini | واذكروا WEZ̃KRWEve düşünün | إذ ÎZ̃ne zaman ki | كنتم KNTMsiz idiniz | قليلا GLYLEaz | فكثركم FKS̃RKMO sizi çoğalttı | وانظروا WENƵRWEve bakın | كيف KYFnasıl | كان KENoldu | عاقبة AEGBTsonu | المفسدين ELMFSD̃YNbozguncuların |
Kırık Meal (Okunuş) : |ve lā: | teḳ'ǔdū: ve oturmayın | bikulli: her | SirāTin: yola | tūǐdūne: tehdit ederek | ve teSuddūne: ve engelleyerek | ǎn: -ndan | sebīli: yolu- | llahi: Allah | men: kimseleri | āmene: inanan | bihi: onunla | ve tebğūnehā: ve onun arayarak | ǐvecen: eğriliğini | veƶkurū: ve düşünün | iƶ: ne zaman ki | kuntum: siz idiniz | ḳalīlen: az | fe keṧṧerakum: O sizi çoğalttı | venZurū: ve bakın | keyfe: nasıl | kāne: oldu | ǎāḳibetu: sonu | l-mufsidīne: bozguncuların |
Kırık Meal (Transcript) : |VLE: | TGAD̃VE: ve oturmayın | BKL: her | ṦREŦ: yola | TVAD̃VN: tehdit ederek | VTṦD̃VN: ve engelleyerek | AN: -ndan | SBYL: yolu- | ELLH: Allah | MN: kimseleri | ËMN: inanan | BH: onunla | VTBĞVNHE: ve onun arayarak | AVCE: eğriliğini | VEZ̃KRVE: ve düşünün | ÎZ̃: ne zaman ki | KNTM: siz idiniz | GLYLE: az | FKS̃RKM: O sizi çoğalttı | VENƵRVE: ve bakın | KYF: nasıl | KEN: oldu | AEGBT: sonu | ELMFSD̃YN: bozguncuların |
Abdulbaki Gölpınarlı : İnananları tehdît ederek Allah yolundan menetmek ve o yolun eğri bir hâle gelmesini sağlamak için her yolun başında oturup pusu kurmaya kalkmayın ve hatırlayın o zamânı ki azlıktınız, o sizi çoğalttı. Bozgunculukta bulunanların sonuçları ne olmuş, ne hale gelmişler, bakın da görün.
Adem Uğur : Tehdit ederek, inananları Allah yolundan alıkoyarak ve o yolu eğip bükmek isteyerek öyle her yolun başında oturmayın. Düşünün ki siz az idiniz de O sizi çoğalttı. Bakın ki, bozguncuların sonu nasıl olmuştur!
Ahmed Hulusi : "Tehdit ederek, iman edenleri Allâh yolundan alıkoyarak ve o yoldan sapmalarını isteyerek, inananların yolunu kesmeyin! Düşünün ki siz az idiniz, (O) sizi çoğalttı. . . Bir bakın nasıl oldu fesat çıkaranların sonu!"
Ahmet Tekin : 'İman edenleri tehdit etmek, Allah yolundan, İslâm’a girmekten alıkoymak, İslâm’ı yaşamaya ve İslâmî faaliyetlere engel tedbirler almak, Allah yolunda tezat, tenakuz, pürüz, yalan, sapma aramak için her yolun başında oturmayın. Düşünün ve hatırlamaya çalışın, hani bir vakitler çok azdınız. Allah sizi çoğalttı, sizi güçlü ve zengin hale getirdi. Müfsitlerin, bozguncuların sonunun nasıl olduğuna ibret nazarıyla bakın, inceleyin.'
Ahmet Varol : Tehditlerde bulunmak, insanları Allah'ın yolundan alıkoymak ve onda çarpıklık aramak üzere bütün yollara oturmayın. Düşünün ki az sayıdaydınız Allah sizi çoğalttı. Bozguncuların sonlarının nasıl olduğuna bakın.
Ali Bulaç : "O'na iman edenleri tehdit ederek, Allah'ın yolundan alıkoymak için ve onda çarpıklık arayarak (böyle) her yolun (başını) kesip oturmayın. Hatırlayın ki siz azınlıkta (ve güçsüz) iken O, sizi çoğalttı. Bozgunculuk çıkaranların nasıl bir sona uğradıklarına bir bakın."
Ali Fikri Yavuz : Bir de her caddenin başına oturup Allah’a iman edenleri korkutarak Allah yolundan çevirmeyin ve yolun çarpıklığını arzu etmeyin. Düşünün ki, siz, vaktiyle pek azdınız. Böyle iken Allah sizi çoğalttı. Bir bakın ki, fesatçıların sonu nasıl oldu?
Bekir Sadak : «Allah'a inananlari yolundan alikoyup ve o yolun egriligini dileyerek tehdit edip her yolda pusu kurup oturmayin. Azken, Allah'in sizi cogalttigini hatirlayin; bozguncularin sonunun nasil olduguna bir bakin.»
Celal Yıldırım : Allah'a imân edenleri tehdîd ederek ve Allah'ın yolundan alıkoyarak öyle her yolda —o yolun eğriliğini arzu ederek— oturmayın. Bir düşünün, bir zamanlar az idiniz, O sizi çoğalttı, bozgunculuk yapıp fesad çıkaranların sonunun ne olduğuna bir bakın!
Diyanet İşleri : “Bir de, tehdit ederek Allah’ın yolundan O’na iman edenleri çevirmek, Allah’ın yolunu eğri ve çelişkili göstermek üzere her yol üstüne oturmayın. Hatırlayın ki, siz az (ve güçsüz) idiniz de O sizi çoğalttı. Bakın, bozguncuların sonu nasıl oldu!?”
Diyanet İşleri (eski) : 'Allah'a inananları yolundan alıkoyup ve o yolun eğriliğini dileyerek tehdit edip her yolda pusu kurup oturmayın. Azken, Allah'ın sizi çoğalttığını hatırlayın; bozguncuların sonunun nasıl olduğuna bir bakın.'
Diyanet Vakfi : Tehdit ederek, inananları Allah yolundan alıkoyarak ve o yolu eğip bükmek isteyerek öyle her yolun başında oturmayın. Düşünün ki siz az idiniz de O sizi çoğalttı. Bakın ki, bozguncuların sonu nasıl olmuştur!
Edip Yüksel : 'ALLAH'ın yolunu eğriltmek ve inananları tehdit edip ondan çevirmek için her yolun başına oturmayın. Sayıca az iken sizi nasıl da çoğalttığını düşünün. Bozguncuların sonunun nasıl olduğuna bir bakın.'
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Tehdit ederek, inananları Allah yolundan alıkoyarak ve o yolun eğriliğini arayarak öyle her yolun başında oturmayın. Düşünün ki siz az idiniz de O sizi çoğalttı. Bakın ki bozguncuların sonu nasıl olmuştur.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Bir de öyle tehdit ederek her caddenin başına oturup da Allah'ın yolundan O'na iman edenleri çevirmeyin ve yolun çarpıklığını arzu etmeyin. Düşünün ki, siz azlıktınız, O, sizi çoğalttı ve bakın o bozguncuların sonu ne oldu!
Elmalılı Hamdi Yazır : Hem öyle tehdid ederek her caddenin başına oturub da Allahın yolundan ona iyman edenleri çevirmeyin ve yolun çarpıklığını arzu etmeyin, düşünün ki vaktiyle siz pek az idiniz, öyle iken o sizi çoğalttı ve bakın o müfsidlerin akıbeti nasıl oldu?
Fizilal-il Kuran : Bütün yol başlarında pusu kurup inananları tehditle Allah yolundan alıkoymayınız, bu yolu eğri göstermeye yeltenmeyiniz. Sayıca azken, Allah'ın sizi çoğalttığını hatırlayınız. Görünüz, bozguncuların sonu nasıl oldu?
Gültekin Onan : "O'na inananları tehdit ederek, Tanrı'nın yolundan alıkoymak için ve onda çarpıklık arayarak (böyle) her yolun (başını) kesip oturmayın. Hatırlayın ki siz azınlıkta (ve güçsüz) iken O sizi çoğalttı. Bozgunculuk çıkaranların nasıl bir sona uğradıklarına bir bakın."
Hakkı Yılmaz : (85-87) "Andolsun ki Biz, Medyen'e de kardeşleri Şu‘ayb'ı elçi gönderdik. Dedi ki: “Ey toplumum! Allah'a kulluk edin, sizin için O'ndan başka bir ilâh yoktur. Size Rabbinizden açık bir delil geldi: Artık ölçüyü ve tartıyı tam yapın, insanların eşyasını eksik vermeyin, düzeltildikten sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın; eğer inanan kimseler iseniz, bu sizin için daha hayırlıdır! Tehdit ederek, inananları Allah yolundan alıkoyarak ve o yolun eğriliğini arayarak her yolun başında oturmayın. Düşünün ki siz az idiniz de O sizi çoğalttı. Ve bozguncuların sonunun nasıl olduğuna bir bakın! Ve eğer içinizden bir grup benimle gönderilene inanmış, bir grup da inanmamışsa, o takdirde Allah aramızda hükmedinceye kadar sabredin. Ve O, hüküm verenlerin en hayırlısıdır.” "
Hasan Basri Çantay : «Ve siz, Allaha îman edenleri tehdîd ederek, (onları) Allahın yolundan men'ederek, onun (o yolun) eğriliğini arayarak, öyle her caddenin başını tutub oturmayın. Düşünün ki vaktiyle siz, pek az idiniz de (Allah) sizi çoğaltdı. Bakın ki fesâd çıkaranların sonu nice olmuşdur»
Hayrat Neşriyat : 'O hâlde (insanları) tehdîd ederek ve Allah’ın yolundan O’na îmân edenleri men' ederek, hem ona (o yola) bir eğrilik arayarak her yol(un başın)a oturmayın! Hatırlayın ki, bir zamanlar (siz) az idiniz de (O) sizi çoğalttı; ve bakın (sizden önce) fesad çıkaranların âkıbeti nasıl oldu!'
İbni Kesir : Ve siz, Allah'a iman edenleri tehdit ederek, Allah'ın yolundan alıkoyarak ve onun eğriliğini isteyerek, her yolun başını tutup oturmayın. Hem hatırlayın ki; siz, vaktiyle pek az idiniz de sizi O, çoğalttı. Ve bakın fesad çıkaranların sonu ne olmuştur.
İskender Evrenosoğlu : Tehdit (vaad ederek) ederek her yola (üstüne) oturmayın. Ve O'na (Allah'a) âmenû olan kimseleri Allah'ın yolundan men etmeyin. Ve onda (Allah'ın yolunda) bir eğrilik istiyorsunuz. Ve hatırlayın! Siz az idiniz, sizi çoğalttı. Ve bakın, fesat çıkaranların sonları nasıl oldu.
Muhammed Esed : Bir de, inanan herkesi tehditle Allahın yolundan dönmeye zorlayarak ve onu eğri göstermeye çalışarak (doğruya götüren) her yolun kıyısında pusuya yatmayın. Ve Onun sizi azlıkken (nasıl) çoğalttığını hatırlayın: Ve bakın, sonu ne oldu fesat çıkaranların!
Ömer Nasuhi Bilmen : Allah'a imân edenleri korkutarak ve Allah'ın yolundan alıkoyarak ve onun için eğriliği isteyerek her bir caddede oturmayınız. Ve hatırlayınız ki, siz pek az idiniz, sonra sizi çoğalttı ve bakınız ki, müfsidlerin sonu nasıl oldu?
Ömer Öngüt : “Ve her yolun başına oturup da tehdit ederek inananları yolundan alıkoymaya ve o Allah yolunu eğriltmeye çalışmayın. Düşünün ki siz az idiniz de O sizi çoğalttı. Bozguncuların sonunun nasıl olduğuna bir bakın!”
Şaban Piriş : -İman edenleri Allah’ın yolundan alıkoyarak ve o yolun bozulmasını arzulayarak tehdit ile her caddenin başında pusu kurup oturmayın. Azınlık iken Allah’ın sizi çoğalttığını hatırlayın. Bozguncuların sonunun ne olduğuna da bir bakın!
Suat Yıldırım : "Hem öyle tehditler savurarak, yol başlarını tutup, Allah’a iman edenleri Allah’ın yolundan çevirmeyin ve bu yolun eğri büğrü olduğuna dair, şüpheler verip halkı yanıltmayın.""Hem düşünün ki bir zaman siz sayıca pek az idiniz. Öyle iken Allah sizi çoğalttı. Ülkeyi bozan o müfsitlerin sonunun nasıl olduğuna bakın da ibret alın!"
Süleyman Ateş : "Ve her yolun başına oturup da tehdid ederek inananları Allâh yolundan çevirmeğe ve o(Hak yolu)nu eğriltmeğe çalışmayın; düşünün siz az idiniz, O sizi çoğalttı ve bakın, bozguncuların sonu nasıl oldu!"
Tefhim-ul Kuran : «O'na iman edenleri tehdit ederek, Allah'ın yolundan alıkoymak ve onda çarpıklık arayarak (böyle) her yolun (başını) kesip oturmayın. Hatırlayın ki siz azınlıkta (ve güçsüz) iken O, sizi çoğalttı. Bozgunculuk çıkaranların nasıl bir sona uğradıklarına bir bakın.»
Ümit Şimşek : 'Yol başlarını tutup da iman edenleri tehdit ederek ve doğru yolu eğri göstererek onları Allah'ın yolundan alıkoymayın. Unutmayın ki, vaktiyle sizin sayınız pek azdı; sonra Allah sizi çoğalttı. Bir de, bozguncuların sonlarına bakın, ne olmuş!
Yaşar Nuri Öztürk : "Her yol üstünde oturup da tehdit savurarak Allah yolundan O'na inananları çevirmeyin. Yolun çarpığını isteyip durmayın. Hatırlayın ki, siz az idiniz, O sizi çoğalttı. Bir bakın, nasılmış bozguncuların sonu!