7:168A’râf  Suresi 168. Ayet

Kuran Sırası: 7 İniş Sırası: 39
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354555657585960616263646566676869707172737475767778798081828384858687888990919293949596979899100101102103104105106107108109110111112113114115116117118119120121122123124125126127128129130131132133134135136137138139140141142143144145146147148149150151152153154155156157158159160161162163164165166167168169170171172173174175176177178179180181182183184185186187188189190191192193194195196197198199200201202203204205206

7:168A’râf  Suresi 168. Ayet
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. وَقَطَّعْنَاهُمْ (VGŦANEHM) = ve ḳaTTaǎ'nāhum : ve onları ayırdık
2. فِي (FY) = fī :
3. الْأَرْضِ (ELÊRŽ) = l-erDi : yeryüzünde
4. أُمَمًا (ÊMME) = umemen : topluluklara
5. مِنْهُمُ (MNHM) = minhumu : onlardan kimi
6. الصَّالِحُونَ (ELṦELḪVN) = S-SāliHūne : iyi kişilerdir
7. وَمِنْهُمْ (VMNHM) = ve minhum : ve kimi de
8. دُونَ (D̃VN) = dūne : alçaktır
9. ذَٰلِكَ (Z̃LK) = ƶālike : bundan
10. وَبَلَوْنَاهُمْ (VBLVNEHM) = ve belevnāhum : ve onları sınadık
11. بِالْحَسَنَاتِ (BELḪSNET) = bil-Hasenāti : iyiliklerle
12. وَالسَّيِّئَاتِ (VELSYÙET) = ve sseyyiāti : ve kötülüklerle
13. لَعَلَّهُمْ (LALHM) = leǎllehum : belki
14. يَرْجِعُونَ (YRCAVN) = yerciǔne : dönerler (diye)
ve onları ayırdık | | yeryüzünde | topluluklara | onlardan kimi | iyi kişilerdir | ve kimi de | alçaktır | bundan | ve onları sınadık | iyiliklerle | ve kötülüklerle | belki | dönerler (diye) |

[GŦA] [] [ERŽ] [EMM] [] [ṦLḪ] [] [D̃VN] [] [BLV] [ḪSN] [SVE] [] [RCA]
VGŦANEHM FY ELÊRŽ ÊMME MNHM ELṦELḪVN VMNHM D̃VN Z̃LK VBLVNEHM BELḪSNET VELSYÙET LALHM YRCAVN

ve ḳaTTaǎ'nāhum l-erDi umemen minhumu S-SāliHūne ve minhum dūne ƶālike ve belevnāhum bil-Hasenāti ve sseyyiāti leǎllehum yerciǔne
وقطعناهم في الأرض أمما منهم الصالحون ومنهم دون ذلك وبلوناهم بالحسنات والسيئات لعلهم يرجعون

7:168A’râf  Suresi 168. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
وقطعناهم ق ط ع | GŦA VGŦANEHM ve ḳaTTaǎ'nāhum ve onları ayırdık And We divided them
في | FY in
الأرض ا ر ض | ERŽ ELÊRŽ l-erDi yeryüzünde the earth
أمما ا م م | EMM ÊMME umemen topluluklara (as) nations.
منهم | MNHM minhumu onlardan kimi Among them
الصالحون ص ل ح | ṦLḪ ELṦELḪVN S-SāliHūne iyi kişilerdir (are) the righteous
ومنهم | VMNHM ve minhum ve kimi de and among them
دون د و ن | D̃VN D̃VN dūne alçaktır (are) other than
ذلك | Z̃LK ƶālike bundan that.
وبلوناهم ب ل و | BLV VBLVNEHM ve belevnāhum ve onları sınadık And We tested them
بالحسنات ح س ن | ḪSN BELḪSNET bil-Hasenāti iyiliklerle with the good
والسيئات س و ا | SVE VELSYÙET ve sseyyiāti ve kötülüklerle and the bad,
لعلهم | LALHM leǎllehum belki so that they may
يرجعون ر ج ع | RCA YRCAVN yerciǔne dönerler (diye) return.
7:168 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

ve onları ayırdık | | yeryüzünde | topluluklara | onlardan kimi | iyi kişilerdir | ve kimi de | alçaktır | bundan | ve onları sınadık | iyiliklerle | ve kötülüklerle | belki | dönerler (diye) |

[GŦA] [] [ERŽ] [EMM] [] [ṦLḪ] [] [D̃VN] [] [BLV] [ḪSN] [SVE] [] [RCA]
VGŦANEHM FY ELÊRŽ ÊMME MNHM ELṦELḪVN VMNHM D̃VN Z̃LK VBLVNEHM BELḪSNET VELSYÙET LALHM YRCAVN

ve ḳaTTaǎ'nāhum l-erDi umemen minhumu S-SāliHūne ve minhum dūne ƶālike ve belevnāhum bil-Hasenāti ve sseyyiāti leǎllehum yerciǔne
وقطعناهم في الأرض أمما منهم الصالحون ومنهم دون ذلك وبلوناهم بالحسنات والسيئات لعلهم يرجعون

[ق ط ع] [] [ا ر ض] [ا م م] [] [ص ل ح] [] [د و ن] [] [ب ل و] [ح س ن] [س و ا] [] [ر ج ع]

7:168A’râf  Suresi 168. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
وقطعناهم ق ط ع | GŦA VGŦANEHM ve ḳaTTaǎ'nāhum ve onları ayırdık And We divided them
Vav,Gaf,Tı,Ayn,Nun,Elif,He,Mim,
6,100,9,70,50,1,5,40,
REM – prefixed resumption particle
V – 1st person plural (form II) perfect verb
PRON – subject pronoun
PRON – 3rd person masculine plural object pronoun
الواو استئنافية
فعل ماض و«نا» ضمير متصل في محل رفع فاعل و«هم» ضمير متصل في محل نصب مفعول به
في | FY in
Fe,Ye,
80,10,
P – preposition
حرف جر
الأرض ا ر ض | ERŽ ELÊRŽ l-erDi yeryüzünde the earth
Elif,Lam,,Re,Dad,
1,30,,200,800,
"N – genitive feminine noun → Earth"
اسم مجرور
أمما ا م م | EMM ÊMME umemen topluluklara (as) nations.
,Mim,Mim,Elif,
,40,40,1,
N – accusative feminine plural indefinite noun
اسم منصوب
منهم | MNHM minhumu onlardan kimi Among them
Mim,Nun,He,Mim,
40,50,5,40,
P – preposition
PRON – 3rd person masculine plural object pronoun
جار ومجرور
الصالحون ص ل ح | ṦLḪ ELṦELḪVN S-SāliHūne iyi kişilerdir (are) the righteous
Elif,Lam,Sad,Elif,Lam,Ha,Vav,Nun,
1,30,90,1,30,8,6,50,
N – nominative masculine plural active participle
اسم مرفوع
ومنهم | VMNHM ve minhum ve kimi de and among them
Vav,Mim,Nun,He,Mim,
6,40,50,5,40,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
P – preposition
PRON – 3rd person masculine plural object pronoun
الواو عاطفة
جار ومجرور
دون د و ن | D̃VN D̃VN dūne alçaktır (are) other than
Dal,Vav,Nun,
4,6,50,
LOC – accusative location adverb
ظرف مكان منصوب
ذلك | Z̃LK ƶālike bundan that.
Zel,Lam,Kef,
700,30,20,
DEM – masculine singular demonstrative pronoun
اسم اشارة
وبلوناهم ب ل و | BLV VBLVNEHM ve belevnāhum ve onları sınadık And We tested them
Vav,Be,Lam,Vav,Nun,Elif,He,Mim,
6,2,30,6,50,1,5,40,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
V – 1st person plural perfect verb
PRON – subject pronoun
PRON – 3rd person masculine plural object pronoun
الواو عاطفة
فعل ماض و«نا» ضمير متصل في محل رفع فاعل و«هم» ضمير متصل في محل نصب مفعول به
بالحسنات ح س ن | ḪSN BELḪSNET bil-Hasenāti iyiliklerle with the good
Be,Elif,Lam,Ha,Sin,Nun,Elif,Te,
2,1,30,8,60,50,1,400,
P – prefixed preposition bi
N – genitive feminine plural noun
جار ومجرور
والسيئات س و ا | SVE VELSYÙET ve sseyyiāti ve kötülüklerle and the bad,
Vav,Elif,Lam,Sin,Ye,,Elif,Te,
6,1,30,60,10,,1,400,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
N – genitive feminine plural noun
الواو عاطفة
اسم مجرور
لعلهم | LALHM leǎllehum belki so that they may
Lam,Ayn,Lam,He,Mim,
30,70,30,5,40,
ACC – accusative particle
PRON – 3rd person masculine plural object pronoun
حرف نصب من اخوات «ان» و«هم» ضمير متصل في محل نصب اسم «لعل»
يرجعون ر ج ع | RCA YRCAVN yerciǔne dönerler (diye) return.
Ye,Re,Cim,Ayn,Vav,Nun,
10,200,3,70,6,50,
V – 3rd person masculine plural imperfect verb
PRON – subject pronoun
فعل مضارع والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
Kombi Müfredat
وقطعناهم
ve ḳaTTaǎ'nāhum
GŦA|ق ط ع
ve onları ayırdık
2
في
|
Kombi Müfredat
الأرض
l-erDi
ERŽ|ا ر ض
yeryüzünde
Kombi Müfredat
أمما
umemen
EMM|ا م م
topluluklara
5
منهم
minhumu
|
onlardan kimi
Kombi Müfredat
الصالحون
S-SāliHūne
ṦLḪ|ص ل ح
iyi kişilerdir
7
ومنهم
ve minhum
|
ve kimi de
Kombi Müfredat
دون
dūne
D̃VN|د و ن
alçaktır
9
ذلك
ƶālike
|
bundan
10 Kombi Müfredat
وبلوناهم
ve belevnāhum
BLV|ب ل و
ve onları sınadık
11 Kombi Müfredat
بالحسنات
bil-Hasenāti
ḪSN|ح س ن
iyiliklerle
12 Kombi Müfredat
والسيئات
ve sseyyiāti
SVE|س و ا
ve kötülüklerle
13
لعلهم
leǎllehum
|
belki
14 Kombi Müfredat
يرجعون
yerciǔne
RCA|ر ج ع
dönerler (diye)
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |وَقَطَّعْنَاهُمْ: ve onları ayırdık | فِي: | الْأَرْضِ: yeryüzünde | أُمَمًا: topluluklara | مِنْهُمُ: onlardan kimi | الصَّالِحُونَ: iyi kişilerdir | وَمِنْهُمْ: ve kimi de | دُونَ: alçaktır | ذَٰلِكَ: bundan | وَبَلَوْنَاهُمْ: ve onları sınadık | بِالْحَسَنَاتِ: iyiliklerle | وَالسَّيِّئَاتِ: ve kötülüklerle | لَعَلَّهُمْ: belki | يَرْجِعُونَ: dönerler (diye) | Dinle Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |وقطعناهم WGŦANEHM ve onları ayırdık | في FY | الأرض ELÊRŽ yeryüzünde | أمما ÊMME topluluklara | منهم MNHM onlardan kimi | الصالحون ELṦELḪWN iyi kişilerdir | ومنهم WMNHM ve kimi de | دون D̃WN alçaktır | ذلك Z̃LK bundan | وبلوناهم WBLWNEHM ve onları sınadık | بالحسنات BELḪSNET iyiliklerle | والسيئات WELSYÙET ve kötülüklerle | لعلهم LALHM belki | يرجعون YRCAWN dönerler (diye) | Dinle Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |ve ḳaTTaǎ'nāhum: ve onları ayırdık | : | l-erDi: yeryüzünde | umemen: topluluklara | minhumu: onlardan kimi | S-SāliHūne: iyi kişilerdir | ve minhum: ve kimi de | dūne: alçaktır | ƶālike: bundan | ve belevnāhum: ve onları sınadık | bil-Hasenāti: iyiliklerle | ve sseyyiāti: ve kötülüklerle | leǎllehum: belki | yerciǔne: dönerler (diye) | Dinle Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |VGŦANEHM: ve onları ayırdık | FY: | ELÊRŽ: yeryüzünde | ÊMME: topluluklara | MNHM: onlardan kimi | ELṦELḪVN: iyi kişilerdir | VMNHM: ve kimi de | D̃VN: alçaktır | Z̃LK: bundan | VBLVNEHM: ve onları sınadık | BELḪSNET: iyiliklerle | VELSYÙET: ve kötülüklerle | LALHM: belki | YRCAVN: dönerler (diye) | Dinle Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : Onları, yeryüzünde takım-takım topluluklar haline getirdik, dağıttık. İçlerinde iyileri var, onlardan daha aşağı derecede bulunanları var. Belki Tanrıya dönerler, itaate girerler diye de onları iyiliklerle, kötülüklerle sınadık.Dinle Kopyala Paylaş
Adem Uğur : Onları (yahudileri) gurup gurup yeryüzüne dağıttık. Onlardan iyi kimseler vardır, yine onlardan bundan aşağıda olanları da vardır. (Kötülüklerinden) belki dönerler diye onları iyilik ve kötülüklerle imtihan ettik.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : Onları yeryüzünde topluluklar hâlinde parçaladık. . . Onlardan sâlihler vardır. . . Onlardan bunun mertebe olarak altında olanları da vardır. . . Belki hakikate dönerler diye onları iyiliklerle ve kötülüklerle denedik.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : Yahudileri tutkun, yetişmiş, organize cemaatler halinde yeryüzüne, değişik ülkelere dağıttık. Onlar arasında iyi kimseler de vardı. İçlerinden bazıları daha aşağı durumdaydılar. İsyandan, Hak yoldan sapmaktan, küfürden belki vazgeçerler diye, onları refah, güvenlik ve nimetlerle, sıkıntı, korku ve felâketlerle imtihan ettik.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : Onları yeryüzünde değişik toplumlara ayırdık. Onların içinde salih olanlar da vardır aşağı derecelerde olanlar da. Belki dönerler diye onları iyiliklerle ve kötülüklerle imtihan ettik.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : Onları yeryüzünde ayrı ayrı topluluklar olarak paramparça dağıttık. Kimileri salih (davranışlarda) bulunuyor, kimileri de bunların dışında olan aşağılıklardır. Onları iyiliklerle ve kötülüklerle imtihan ettik, ki dönsünler.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : O Yahudî’leri yeryüzünde birçok ümmetlere ayırdık; içlerinde sâlihleri (iyileri) de vardı, bunlardan aşağı (küfürde) olanlar da. Onları hem nimetle, hem de musibetle imtihan ettik ki, gerçeğe dönsünler.Dinle Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : Biz onlari yeryuzunde iyiler ve asagiliklar olarak boluk boluk ayirdik; iyilige donerler diye onlari guzellikler ve kotuluklerle sinadik.Dinle Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : Onları yeryüzünde parça parça edip birkaç topluluğa ayırdık: Kimileri iyiler ve düzenli, kimileri de bundan aşağı düzensiz; iyilik ve düzene dönerler diye onları birtakım iyilikler ve kötülüklerle denedik.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : Biz onları yeryüzünde parça parça topluluklara ayırdık. Onlardan iyi kimseler vardır. İçlerinden öyle olmayanları da vardı. Belki dönüş yaparlar diye de onları güzellikler ve kötülükler ile sınadık.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : Biz onları yeryüzünde iyiler ve aşağılıklar olarak bölük bölük ayırdık; iyiliğe dönerler diye onları güzellikler ve kötülüklerle sınadık.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : Onları (yahudileri) gurup gurup yeryüzüne dağıttık. Onlardan iyi kimseler vardır, yine onlardan bundan aşağıda olanları da vardır. (Kötülüklerinden) belki dönerler diye onları iyilik ve kötülüklerle imtihan ettik.Dinle Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : Onları yeryüzünde topluluklara ayırdık. Bir kısmı iyi, diğer bir kısmı ise aşağılık durumdaydı. Dönerler diye onları iyilikler ve kötülüklerle sınadık.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Ve onları yeryüzünde birçok ümmetlere ayırdık. İçlerinde iyi olanları da vardı, olmayanları da. Onları biz, bazan nimetlerle, bazan da musibetlerle imtihana çektik. Sonunda belki hakka dönerler diye.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Ve onları yeryüzünde birçok milletlere parçaladık. İçlerinde iyi olanları da vardı, iyinin altında olanları da. Onları bazan nimet, bazan da musibet ile imtihan ettik ki, döneler.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : Ve onları yer yüzünde bir çok ümmetlere parçaladık, içlerinden salihleri de vardı, beri benzerleri de. Ve onları kâh ni'met ve kâh musibet ile imtihan da ettik ki rücu' ederlerDinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : Biz yahudileri yeryüzünde çeşitli gruplara ayırdık. Kimileri iyi kimselerdir, kimileri öyle değildir. Ola ki doğru yola dönerler diye onları iyilikler ile ve kötülükler ile sınavdan geçirdik.Dinle Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : Onları yeryüzünde ümmetlere ayırdık. Kimileri salih (davranışlarda) bulunuyor, kimileri de bunların dışında olan aşağılıklardır. Onları iyiliklerle ve kötülüklerle sınadık ki dönsünler.Dinle Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : Ve onları yeryüzünde birçok önderli toplumlara ayırdık. Onlardan bir kısmı düzgün kimselerdi, bir kısmı da bundan aşağı idi. Ve Biz, onları dönsünler diye iyiliklerle ve kötülüklerle sınama yaptık. Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : Onları — kimi salâh erbabı, kimi bu (salandan) aşağı ümmetler olmak üzere — perişan bir suretde yer yüzüne dağıtdık. Onları hem iyi, hem fena hallerle imtihaana çekdik ki (gözlerini açıb iyiliğe) dönsünler. Dinle Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : Onları (o yahudileri) ise yeryüzünde parça parça topluluklar hâlinde böldük. Onlardan bir kısmı sâlih kimselerdir, bir kısmı da bundan aşağıdır. Onları iyiliklerle ve kötülüklerle imtihân ettik; tâ ki (kötülüklerden) dönsünler.Dinle Kopyala Paylaş
İbni Kesir : Biz; onları, yeryüzünde cemaatlere ayırdık. İçlerinden kimisi salihlerdi, kimisi de onlardan aşağıdırlar. Belki dönerler diye onları güzellikler ve kötülüklerle denedik.Dinle Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Ve yeryüzünde onları ümmetlere (topluluklara) ayırdık. Onlardan bir kısmı salihler ve bir kısmı bunlardan başkalarıdır (salih olmayanlar). Ve onları, hasenat (pozitif derece kazandıran ameller) ve seyyiat (negatif derece kazandıran ameller) ile imtihan ettik ki; böylece (Allah'a) dönsünler diye.Dinle Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : Ve onları (ayrı topluluklar halinde yeryüzüne dağıttık; onlardan bazıları dürüst ve erdemli kimselerdi; bazılarıysa böyle değildi: bu sonrakileri hem bağış ve bolluk ile hem de darlık ve sıkıntı ile sınadık, ki belki doğru yola dönerler.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve onları yeryüzünde parça parça ümmetler kıldık. Onlardan sâlih kimseler vardır. Ve onlardan onun dûnunda kimseler de vardır. Ve onları iyiliklerle ve kötülüklerle imtihan ettik, tâ ki (fenalıklarından) dönüversinler.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : Biz (yahudileri) yeryüzünde birçok topluluklara ayırdık. İçlerinden bazıları iyi kimselerdir. (İslâm'ı kabul edenlerdir). Bundan aşağı olanlar da vardır. Belki dönerler diye onları iyilik ve kötülüklerle imtihan ettik.Dinle Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : Onları yeryüzünde topluluklara böldük. Salih olanları da vardır; olmayanları da! Onları belki dönerler diye iyilik ve kötülükle deneriz.Dinle Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : Onları parça parça topluluklar halinde dünyanın her yerine dağıttık. Aralarında iyi kimseler de vardı, iyi olmayanlar da. Kötülüklerden dönüş yaparlar diye onları gâh nimetler, gâh musîbetlerle imtihan ettik.Dinle Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : Onları yeryüzünde topluluklara ayırdık. Onlardan kimi iyi kişilerdi, kimi de alçak! Belki dönerler diye onları iyiliklerle de, kötülüklerle de sınadık.Dinle Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : Onları yer yüzünde ayrı ayrı topluluklar olarak paramparça dağıttık. Kimileri salih (davranışlarda) bulunuyor, kimileri de bunların dışında olan aşağılıklardır. Umulur ki dönerler diye, onları iyiliklerle ve kötülüklerle imtihan ettik.Dinle Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : Onları bölük bölük yeryüzüne dağıttık. Onlardan iyi ve hayırlı olanlar da vardır, olmayanlar da. İsyanlarından dönsünler diye, Biz onları iyilikle de, kötülükle de sınadık.Dinle Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : Ve onları yeryüzünde birçok ümmetlere böldük. İçlerinde barışsever iyiler vardı ama böyle olmayan aşağılıklar da vardı. Belki dönerler ümidiyle onları güzelliklerle de kötülüklerle de imtihana çektik.Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.