Önceki Sonraki

7:161A’râf Suresi 161. Ayet

Kuran Sırası: 7 İniş Sırası: 39
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354555657585960616263646566676869707172737475767778798081828384858687888990919293949596979899100101102103104105106107108109110111112113114115116117118119120121122123124125126127128129130131132133134135136137138139140141142143144145146147148149150151152153154155156157158159160161162163164165166167168169170171172173174175176177178179180181182183184185186187188189190191192193194195196197198199200201202203204205206

7:161A’râf Suresi 161. Ayet
Dikkat: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
1
وإذ
ve iƶ
|
zaman
Kombi Müfredat
قيل
ḳīle
GVL|ق و ل
denildiği
3
لهم
lehumu
|
onlara
Kombi Müfredat
اسكنوا
skunū
SKN|س ك ن
oturun
5
هذه
hāƶihi
|
şu
Kombi Müfredat
القرية
l-ḳaryete
GRY|ق ر ي
kentte
Kombi Müfredat
وكلوا
ve kulū
EKL|ا ك ل
ve yeyin
8
منها
minhā
|
orada
Kombi Müfredat
حيث
Hayṧu
ḪYS̃|ح ي ث
yerden
10 Kombi Müfredat
شئتم
şi'tum
ŞYE|ش ي ا
dilediğiniz
11 Kombi Müfredat
وقولوا
ve ḳūlū
GVL|ق و ل
ve deyin
12 Kombi Müfredat
حطة
HiTTatun
ḪŦŦ|ح ط ط
affet
13 Kombi Müfredat
وادخلوا
vedḣulū
D̃ḢL|د خ ل
ve girin
14 Kombi Müfredat
الباب
l-bābe
BVB|ب و ب
kapıdan
15 Kombi Müfredat
سجدا
succeden
SCD̃|س ج د
secde ederek
16 Kombi Müfredat
نغفر
neğfir
ĞFR|غ ف ر
bağışlayalım
17
لكم
lekum
|
sizin
18 Kombi Müfredat
خطيئاتكم
ḣaTiyātikum
ḢŦE|خ ط ا
hatalarınızı
19 Kombi Müfredat
سنزيد
senezīdu
ZYD̃|ز ي د
biz daha fazlasını da vereceğiz
20 Kombi Müfredat
المحسنين
l-muHsinīne
ḪSN|ح س ن
iyilik edenlere
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |وَإِذْ: zaman | قِيلَ: denildiği | لَهُمُ: onlara | اسْكُنُوا: oturun | هَٰذِهِ: şu | الْقَرْيَةَ: kentte | وَكُلُوا: ve yeyin | مِنْهَا: orada | حَيْثُ: yerden | شِئْتُمْ: dilediğiniz | وَقُولُوا: ve deyin | حِطَّةٌ: affet | وَادْخُلُوا: ve girin | الْبَابَ: kapıdan | سُجَّدًا: secde ederek | نَغْفِرْ: bağışlayalım | لَكُمْ: sizin | خَطِيئَاتِكُمْ: hatalarınızı | سَنَزِيدُ: biz daha fazlasını da vereceğiz | الْمُحْسِنِينَ: iyilik edenlere | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |وإذ WÎZ̃ zaman | قيل GYL denildiği | لهم LHM onlara | اسكنوا ESKNWE oturun | هذه HZ̃H şu | القرية ELGRYT kentte | وكلوا WKLWE ve yeyin | منها MNHE orada | حيث ḪYS̃ yerden | شئتم ŞÙTM dilediğiniz | وقولوا WGWLWE ve deyin | حطة ḪŦT affet | وادخلوا WED̃ḢLWE ve girin | الباب ELBEB kapıdan | سجدا SCD̃E secde ederek | نغفر NĞFR bağışlayalım | لكم LKM sizin | خطيئاتكم ḢŦYÙETKM hatalarınızı | سنزيد SNZYD̃ biz daha fazlasını da vereceğiz | المحسنين ELMḪSNYN iyilik edenlere | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |ve iƶ: zaman | ḳīle: denildiği | lehumu: onlara | skunū: oturun | hāƶihi: şu | l-ḳaryete: kentte | ve kulū: ve yeyin | minhā: orada | Hayṧu: yerden | şi'tum: dilediğiniz | ve ḳūlū: ve deyin | HiTTatun: affet | vedḣulū: ve girin | l-bābe: kapıdan | succeden: secde ederek | neğfir: bağışlayalım | lekum: sizin | ḣaTiyātikum: hatalarınızı | senezīdu: biz daha fazlasını da vereceğiz | l-muHsinīne: iyilik edenlere | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |VÎZ̃: zaman | GYL: denildiği | LHM: onlara | ESKNVE: oturun | HZ̃H: şu | ELGRYT: kentte | VKLVE: ve yeyin | MNHE: orada | ḪYS̃: yerden | ŞÙTM: dilediğiniz | VGVLVE: ve deyin | ḪŦT: affet | VED̃ḢLVE: ve girin | ELBEB: kapıdan | SCD̃E: secde ederek | NĞFR: bağışlayalım | LKM: sizin | ḢŦYÙETKM: hatalarınızı | SNZYD̃: biz daha fazlasını da vereceğiz | ELMḪSNYN: iyilik edenlere | Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : Hani o zaman onlara, bu şehirde yerleşin ve dilediğiniz yerde dilediğiniz şeyi yiyin ve bu makam, suçların döküldüğü makamdır deyin, kapıdan yerlere kapanırcasına eğilerek girin de suçlarınızı örtelim, iyi hareket edenlerin mükâfatını daha da fazlasıyla verelim denmişti.Dinle Kopyala Paylaş
Adem Uğur : Onlara denildi ki: Şu şehirde (Kudüs'te) yerleşin, ondan (nimetlerinden) dilediğiniz gibi yeyin, "bağışlanmak istiyoruz" deyin ve kapıdan eğilerek girin ki hatalarınızı bağışlayalım. İyilik yapanlara ileride ihsanımızı daha da artıracağız.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : Hani onlara: "Şu şehirde yerleşin. . . Ondan istediğiniz yerden yeyin. 'Mağfiret et', deyin ve kapısından secdenin anlamını yaşayarak girin ki, hatalarınızı sizin için mağfiret edelim. . . Muhsinlere daha da ziyade edeceğiz" denildi.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : Hani onlara: 'Şu şehire, Kudüs’e yerleşin. Orada Allah’ın sünnetine, düzeninin yasalarına uygun olarak iradesinin tecellisi içinde dilediğiniz yerlerde yeyin. Bağışlanmak istiyoruz deyin. Kapılardan, şehrin giriş noktalarından saygıyla birlikte secde ederek girin ki, hatalarınızı bağışlayalım. İyiliği, iyi niyetleri, dinin, ahlâkın ve kamu vicdanının emirlerini, devamlı davranışlarına, ilişkilerine, görevlerine, hayatlarına yansıtan, samimiyetle ibadet eden, aktif olarak iyiliğe, iyi uygulamaya, iyileştirmeye örnek olan, işlerinde mükemmellik, dürüstlük ve başarı için dikkat harcayan, hayırlı icraatlar, kalıcı hizmetler yapan mü’minlere nimetlerimizi daha da artıracağız.' denilmişti.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : Onlara: 'Şu şehirde oturun, orada istediğiniz yerden yiyin, 'bağışlanma diliyoruz (:hitta)' deyin ve secde ederek kapıdan girin ki biz de hatalarınızı bağışlayalım. İyilik edenlere ise daha fazlasını vereceğiz' denilmişti.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : Onlara: "Bu şehirde oturun, ondan istediğiniz yerden yeyin, 'dileğimiz bağışlanmadır' deyin ve kapısından secde ederek girin, (biz de) hatalarınızı bağışlayalım. İyilik yapanların (armağanlarını) arttıracağız" denildiğinde,Dinle Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : O vakit onlara (İsrailoğullarına) şöyle denilmişti; “- Şu şehirde (Beytü’l-Makdis’de) yerleşin ve onun mahsüllerinden dilediğinizi yeyin; günahlarımızı bağışla, diye dua edin. O şehrin kapısından, Allah’a şükr için secde ederek girin ki, size suçlarınızı bağışlayalım. İyilik edenlere ileride ziyadesini vereceğiz.”Dinle Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : Onlara: «su sehirde oturun, diledigniz gibi yiyip icin, «affet!» deyin ve secde ederek kapisindan girin; Biz de yanilmalarinizi bagislariz. Iyi davrananlara daha da artiracagiz» denmisti.Dinle Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : Bir zaman onlara : Şu kasabaya yerleşin ve dilediğiniz yerde dilediğiniz gibi yiyin ; «günahlarımızı ve ağırlıklarımızı kaldırıp at!» deyin ve kapıdan eğilerek tevazu ile girin ki, hatâlarınızı bağışlayalım, denildi. İyilik edenlere mükâfatlarını artıracağız.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : O zaman onlara denilmişti ki: “Şu memlekete yerleşin. Orada dilediğiniz gibi yiyin ve ‘Hıtta (Ya Rabbi, bizi affet)’ deyin. Kentin kapısından eğilerek tevazu ile girin ki biz de sizin hatalarınızı bağışlayalım. İyilik edenlere daha da fazlasını vereceğiz.”Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : Onlara: 'Şu şehirde oturun, dilediğiniz gibi yiyip için, 'affet!' deyin ve secde ederek kapısından girin; Biz de yanılmalarınızı bağışlarız. İyi davrananlara daha da artıracağız' denmişti.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : Onlara denildi ki: Şu şehirde (Kudüs'te) yerleşin, ondan (nimetlerinden) dilediğiniz gibi yeyin, «bağışlanmak istiyoruz» deyin ve kapıdan eğilerek girin ki hatalarınızı bağışlayalım. İyilik yapanlara ileride ihsanımızı daha da artıracağız.Dinle Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : Hatırla ki kendilerine, 'Bu şehirde oturun, oradan dilediğiniz gibi yiyin, dostça konuşun ve kapıdan alçak gönüllü olarak girin ki hatalarınızı bağışlayalım. İyilik yapanlara fazlasını vereceğiz,' denildiğinde,Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Ve o vakit onlara denilmişti ki; Şu şehre yerleşin ve orada dilediğiniz şeylerden yiyin, «hitta» (günahlarımızı bağışla.) deyin ve secde ederek kapısından girin ki, suçlarınızı bağışlayalım. İyilere nimetlerimizi daha da arttıracağız.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Ve o vakit onlara denilmişti ki: «Şu şehre yerleşin ve orada dilediğiniz yerde yiyin, «Bağışla bizi!» deyin ve secde ederek kapıya girin ki size suçlarınızı bağışlayalım, iyilere ileride daha fazlasını vereceğiz.»Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : Ve o vakit onlara denilmişti ki şu şehre sakin olun ve ondan dilediğiniz yerde yeyin ve «hıtta» deyin ve secde ederek kapıya girin ki size suçlarınızı bağışlayalım, muhsinlere ilerde ziyadesini vereceğizDinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : Hani onlara denmişti ki; «Şu kasabada oturunuz, orada ne isterseniz yiyiniz, kasabanın kapısından girerken, başlarınızı eğerek 'Bağışla bizi' deyiniz ki, günahlarınızı affedelim ve iyilik edenlerin mükâfatını arttıralım.»Dinle Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : Onlara: "Bu şehirde oturun, ondan istediğiniz yerden yiyin, 'dileğimiz bağışlanmadır' deyin ve kapısından secde ederek girin, (biz de) hatalarınızı bağışlayalım. İyilik yapanların (armağanlarını) arttıracağız" denildiğinde,Dinle Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : Ve bir zaman onlara, “Şu kente yerleşin ve oradan dilediğiniz şeyleri yiyin ve “Hitta” [günahlarımızı bağışla]! deyin ve teslim olmuş olarak kapıdan girin. Biz suçlarınızı bağışlayacağız, iyilere arttıracağız” denilmişti. Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : O zaman onlara: «Şu şehirde yerleşin. Onun dilediğiniz yerinden yeyin. «Hıtta» deyin. Kapısından hepiniz secde edici olarak girin ki suçlarınızı yarlığayalım. İyi hareket edenlere ileride daha fazlasıyle vereceğiz» denilmişdi. Dinle Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : Bir zaman onlara şöyle denilmişti: 'Şu şehre (Kudüs’e) yerleşin; ondan dilediğiniz yerde yiyin; ' حِطَّةٌ (Yâ Rab! Bizi affet!)’ deyin ve kapıdan secde eden (hürmetle eğilen)kimseler olarak girin ki sizin hatâlarınızı bağışlayalım. (Bu bağışlamadan sonra) yakında iyilik edenlere (mükâfâtlarını) daha da artıracağız.'Dinle Kopyala Paylaş
İbni Kesir : Hani onlara denilmişti ki: Şu şehirde oturun, dilediğiniz gibi yeyin, için. «Affet» deyin ve kapısından secde ederek girin ki; yanılmalarınızı bağışlayalım. İhsan edenlere daha da arttıracağız.Dinle Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Ve onlara: “Bu şehirde yerleşin ve ondan dilediğiniz yerden yeyin, af dilediğinizi söyleyin ve kapıdan secde ederek girin.” denilmişti. “Sizin hatalarınızı mağfiret edelim ve muhsinlere daha da arttıralım.”Dinle Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : Hani, size şöyle dendiği zaman(ı hatırlayın): "Bu ülkede yerleşin ve oranın ürünlerinden dilediğiniz gibi yararlanın; ve (bunu yaparken) "Bizden günahlarımızın yükünü kaldır!" diye niyaz edin. Ve alçak gönüllülükle (şehrin) kapı(sın)dan girin; (ki, böylece) sizin günahlarınızı bağışlayalım (ve) iyilik yapanları kat kat ödüllendirelim!"Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve o vakti ki onlara denilmişti: «Şu beldede oturunuz. Ve ondan dilediğiniz yerde yeyiniz ve 'Hıtta' deyiniz ve secde eder olduğunuz halde kapıya giriniz ki, size hatalarınızı bağışlayalım, muhsin olanlara (mükâfaatlarını) elbette arttıracağızdır.»Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : Onlara denildi ki: “Şu şehirde oturun. Orada dilediğiniz gibi yiyin. 'Hıtta (bizi affet!)' deyin ve kapısından secde ederek girin ki, biz de hatalarınızı bağışlayalım. Biz iyilik edenlere daha da artıracağız. ”Dinle Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : Onlara: -Bu ülkede oturun ve orada dilediğiniz yerden yiyin, “bağışla” diyerek kapıdan secde edip girin ki biz de sizi bağışlayalım. İyiler için daha fazlasını vereceğiz, denilmişti.Dinle Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : O vakit onlara denildi ki: "Şu şehre (Kudüs’e) yerleşin, oranın ürünlerinden dilediğiniz şekilde yiyin, yararlanın, "Affet bizi ya Rebbenâ! (hıtta)" deyin ve şehrin kapısından tevazû ile eğilerek girin ki suçlarınızı bağışlayalım. İyi ve güzel davrananlara, ayrıca daha fazla mükâfatlar vereceğiz."Dinle Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : Onlara: "Şu kentte oturun. Orada dilediğiniz yerden yeyin, (Allah'a niyaz edip bizi) affet deyin ve secde ederek kapıdan girin ki hatâlarınızı bağışlayalım; biz iyilik edenlere daha fazlasını da vereceğiz." denildi.Dinle Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : Onlara: «Bu şehirde oturun, ondan istediğiniz yerden yeyin, 'dileğimiz bağışlanmadır' deyin ve kapısından secde ederek girin, (biz de) hatalarınızı bağışlayalım. İyilik yapanların (armağanlarını) arttıracağız» denildiğinde,Dinle Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : Bir de 'Şu beldede yerleşin ve orada dilediğiniz yerde yiyip için,' dedik. 'Yalnız, 'Hıtta' deyip kapıdan secde ederek girin ki hatâlarınızı bağışlayalım. İyilik yapanları ise, ziyadesiyle ödüllendireceğiz.'Dinle Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : Onlara şöyle denildi: Şu kentte oturun, orada istediğiniz yerden yiyin. 'Affet' diye yalvarın; kapıdan da secde ederek girin ki, hatalarınızı bağışlayalım. Güzel düşünüp güzel iş yapanlara daha fazlasını da vereceğiz.Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE|
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.