Önceki Sonraki

7:101A’râf Suresi 101. Ayet

Kuran Sırası: 7 İniş Sırası: 39
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354555657585960616263646566676869707172737475767778798081828384858687888990919293949596979899100101102103104105106107108109110111112113114115116117118119120121122123124125126127128129130131132133134135136137138139140141142143144145146147148149150151152153154155156157158159160161162163164165166167168169170171172173174175176177178179180181182183184185186187188189190191192193194195196197198199200201202203204205206

7:101A’râf Suresi 101. Ayet
Dikkat: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
1
تلك
tilke
|
işte o
Kombi Müfredat
القرى
l-ḳurā
GRY|ق ر ي
ülkeler
Kombi Müfredat
نقص
neḳuSSu
GṦṦ|ق ص ص
anlatıyoruz
4
عليك
ǎleyke
|
sana
5
من
min
|
-nden
Kombi Müfredat
أنبائها
enbāihā
NBE|ن ب ا
onların haberleri-
7
ولقد
veleḳad
|
ve andolsun
Kombi Müfredat
جاءتهم
cā'ethum
CYE|ج ي ا
onlara getirmişlerdi
Kombi Müfredat
رسلهم
rusuluhum
RSL|ر س ل
elçileri
10 Kombi Müfredat
بالبينات
bil-beyyināti
BYN|ب ي ن
açık deliller
11
فما
femā
|
fakat hayır
12 Kombi Müfredat
كانوا
kānū
KVN|ك و ن
onlar
13 Kombi Müfredat
ليؤمنوا
liyu'minū
EMN|ا م ن
inanmadılar
14
بما
bimā
|
ötürü
15 Kombi Müfredat
كذبوا
keƶƶebū
KZ̃B|ك ذ ب
yalanladıklarından
16
من
min
|
17 Kombi Müfredat
قبل
ḳablu
GBL|ق ب ل
önceden
18
كذلك
keƶālike
|
işte böyle
19 Kombi Müfredat
يطبع
yeTbeǔ
ŦBA|ط ب ع
mühürler
20
الله
llahu
|
Allah
21
على
ǎlā
|
üzerini
22 Kombi Müfredat
قلوب
ḳulūbi
GLB|ق ل ب
kalbleri
23 Kombi Müfredat
الكافرين
l-kāfirīne
KFR|ك ف ر
kafirlerin
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |تِلْكَ: işte o | الْقُرَىٰ: ülkeler | نَقُصُّ: anlatıyoruz | عَلَيْكَ: sana | مِنْ: -nden | أَنْبَائِهَا: onların haberleri- | وَلَقَدْ: ve andolsun | جَاءَتْهُمْ: onlara getirmişlerdi | رُسُلُهُمْ: elçileri | بِالْبَيِّنَاتِ: açık deliller | فَمَا: fakat hayır | كَانُوا: onlar | لِيُؤْمِنُوا: inanmadılar | بِمَا: ötürü | كَذَّبُوا: yalanladıklarından | مِنْ: | قَبْلُ: önceden | كَذَٰلِكَ: işte böyle | يَطْبَعُ: mühürler | اللَّهُ: Allah | عَلَىٰ: üzerini | قُلُوبِ: kalbleri | الْكَافِرِينَ: kafirlerin | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |تلك TLK işte o | القرى ELGR ülkeler | نقص NGṦ anlatıyoruz | عليك ALYK sana | من MN -nden | أنبائها ÊNBEÙHE onların haberleri- | ولقد WLGD̃ ve andolsun | جاءتهم CEÙTHM onlara getirmişlerdi | رسلهم RSLHM elçileri | بالبينات BELBYNET açık deliller | فما FME fakat hayır | كانوا KENWE onlar | ليؤمنوا LYÙMNWE inanmadılar | بما BME ötürü | كذبوا KZ̃BWE yalanladıklarından | من MN | قبل GBL önceden | كذلك KZ̃LK işte böyle | يطبع YŦBA mühürler | الله ELLH Allah | على AL üzerini | قلوب GLWB kalbleri | الكافرين ELKEFRYN kafirlerin | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |tilke: işte o | l-ḳurā: ülkeler | neḳuSSu: anlatıyoruz | ǎleyke: sana | min: -nden | enbāihā: onların haberleri- | veleḳad: ve andolsun | cā'ethum: onlara getirmişlerdi | rusuluhum: elçileri | bil-beyyināti: açık deliller | femā: fakat hayır | kānū: onlar | liyu'minū: inanmadılar | bimā: ötürü | keƶƶebū: yalanladıklarından | min: | ḳablu: önceden | keƶālike: işte böyle | yeTbeǔ: mühürler | llahu: Allah | ǎlā: üzerini | ḳulūbi: kalbleri | l-kāfirīne: kafirlerin | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |TLK: işte o | ELGR: ülkeler | NGṦ: anlatıyoruz | ALYK: sana | MN: -nden | ÊNBEÙHE: onların haberleri- | VLGD̃: ve andolsun | CEÙTHM: onlara getirmişlerdi | RSLHM: elçileri | BELBYNET: açık deliller | FME: fakat hayır | KENVE: onlar | LYÙMNVE: inanmadılar | BME: ötürü | KZ̃BVE: yalanladıklarından | MN: | GBL: önceden | KZ̃LK: işte böyle | YŦBA: mühürler | ELLH: Allah | AL: üzerini | GLVB: kalbleri | ELKEFRYN: kafirlerin | Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : İşte bu yurtlara âit bâzı vukuâtı anlatmadayız sana. Andolsun ki peygamberleri, apaçık delillerle geldi onlara, fakat önce inkâr ettikleri, yalan saydıkları şeylere inanmadılar. İşte Allah, kâfirlerin gönüllerini böyle mühürler.Dinle Kopyala Paylaş
Adem Uğur : İşte o ülkeler... Onların haberlerinden bir kısmını sana anlatıyoruz. Andolsun ki, peygamberleri onlara apaçık deliller getirmişlerdi. Fakat önceden yalanladıkları gerçeklere iman edecek değillerdi. İşte kâfirlerin kalplerini Allah böyle mühürler.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : İşte o çeşitli yerleşim alanındakiler ki onların haberlerinden sana art arda anlatıyoruz. . . Andolsun ki Rasûlleri, açık deliller olarak gelmişti. . . (Fakat) önceden yalanladıklarına (Din'e, B sırrınca) iman etmediler. . . İşte Allâh, hakikat bilgisini inkâr edenlerin kalplerini böyle mühürler (bilinçlerini kilitler).Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : İşte yok olup giden memleketler! Onların başlarına gelen felâketlerin bir kısmını sana anlatıyoruz. Andolsun ki, Rasulleri onlara apaçık deliller, mûcizelerle gelmişlerdi. Fakat önceden yalanladıkları hakikatlere iman edecek değillerdi. İşte Allah, kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfirlerin kalplerini, kafalarını böyle anlayışsız hale getirir.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : İşte o kasabaların haberlerinden bazılarını sana anlatıyoruz. Şüphesiz onlara peygamberleri açık belgeler getirmişlerdi. Ancak daha önce yalanladıklarına iman etmeye yanaşmadılar. İşte Allah, kâfirlerin kalplerini böyle mühürler.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : İşte bu ülkeler, sana onların 'haberlerinden aktarmalar yapıyoruz.' Gerçekten, onlara elçileri apaçık belgelerle gelmişlerdi. Ama daha önceden yalanlamaları nedeniyle iman eder olmadılar. İşte Allah, inkâr edenlerin kalplerini böyle damgalar.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : İşte o memleketlerin durumu ki, ey Rasûlüm, Biz sana onların haberlerinden bir kısmını anlatıyoruz. Andolsun, O memleketlerin halkına, peygamberleri açık mûcizeler getirmişti. Öyle iken iman etmek istemediler. Çünkü ondan önce inkâr etmeyi âdet edinmişlerdi. Allah kâfirlerin kalblerini işte böyle mühürler.Dinle Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : Iste kasabalilarin haberlerini sana anlatiyoruz. And olsun ki onlara peygamberler belgeler getirdi; onceleri yalanladiklarindan oturu inanamadilar. Allah kafirlerin kalblerini boylece kapatip muhurler.Dinle Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : İşte bu kasabaların haberlerinden ve durumlarından bir kısmını sana anlatıyoruz. And olsun ki peygamberleri, onlara açık belgelerle (mu'cizelerle) geldiler, ama daha önce yalanladıkları şeye inanmak istemediler. İşte böylece Allah inkâra saplanıp kalanların kalblerini mühürler.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : İşte memleketler! Onların haberlerinden bir kısmını sana anlatıyoruz. Andolsun, peygamberleri onlara apaçık deliller getirmişti. Fakat onlar daha önce yalanladıklarına inanacak değillerdi. Allah, kâfirlerin kalplerini işte böyle mühürler.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : İşte o kentlerin haberlerini sana anlatıyoruz. And olsun ki onlara peygamberler belgeler getirdi; önceleri yalanladıklarından ötürü inanamadılar. Allah kafirlerin kalblerini böylece kapatıp mühürler.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : İşte o ülkeler... Onların haberlerinden bir kısmını sana anlatıyoruz. Andolsun ki, peygamberleri onlara apaçık deliller getirmişlerdi. Fakat önceden yalanladıkları gerçeklere iman edecek değillerdi. İşte kâfirlerin kalplerini Allah böyle mühürler.Dinle Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : Bunlar, sana haberlerini aktardığımız toplumlardır. Elçileri, onlara apaçık delillerle gitmişlerdi. Ama daha önceden yalanladıklarına inanacak değillerdi. ALLAH kafirlerin kalplerini böyle damgalar.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : İşte o ülkeler ki, sana onların haberlerinden bir kısmını anlatıyoruz Andolsun ki, peygamberleri onlara apaçık deliller (mucizeler) getirmişlerdi. Fakat önceden yalanladıkları gerçeklere iman edecek değillerdi. İşte o kâfirlerin kalplerini Allah böyle mühürler.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : İşte o ülkeler -ki, sana bunların başlarına gelenlerden bazılarını naklediyoruz- andolsun ki, onlara peygamberleri açık deliller ile geldiler. Daha önce inkar etmeyi adet edindikleri için, iman etmek istemediler. Allah kafirlerin kalplerini işte böyle mühürler!Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : İşte o memleketler, bunların başına gelenlerden bâ'zısını sana kıssa olarak nakl ediyoruz; celâlım hakkı için onlara Peygamberleri beyyinelerle geldiler öyle iken iyman etmek istemediler, çünkü ondan evvel inkâr etmeği âdet etmişlerdi, Allah kâfirlerin kalblerini işte böyle tab'ederDinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : İşte şu ülkeler var ya, hani sana onlara ilişkin bazı tarihi olayları anlatıyoruz. Bunlara peygamberleri açık belgeler, mucizeler getirmişlerdi. Fakat mucizelerden önce yalanladılar! Mesajlara inanmaları sözkonusu olmadı. İşte Allah kafirlerin kalplerini böyle mühürler.Dinle Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : İşte bu ülkeler, sana onların 'haberlerinden aktarmalar yapıyoruz'. Gerçekten, onlara elçileri apaçık belgelerle gelmişlerdi. Ama daha önceden yalanlamaları nedeniyle inanır olmadılar. İşte Tanrı kafirlerin kalplerini böyle mühürler.Dinle Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : (101,102) "İşte o kentler ki, sana onların önemli haberlerinden bir kısmını anlatıyoruz. Andolsun ki peygamberleri onlara apaçık deliller ile gelmişlerdi. Fakat önceden yalanladıkları şeylere iman etmemiş idiler. İşte kâfirlerin; Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddeden o kimselerin kalplerinin üzerine Allah böyle damga basar/ mühürler. Onların çoğunda, sözde durma ilkesini bulmadık. Gerçek şu ki, onların çoğunu yoldan çıkmış kimseler bulduk. "Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : İşte o memleketler (in haali! Habîbim) sana onların haberlerinden bir kısmını naklediyoruz. Andolsun ki peygamberleri onlara apaçık alâmetler (mu'cizeler) getirmişdir. Fakat daha evvelden yalanlamış oldukları şeylere îman etmediler. İşte kâfirlerin yüreklerine Allah böyle mühür basar. . Dinle Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : İşte o şehirler ki, sana onların haberlerinden bir kısmını anlatıyoruz. Ve Celâlim hakkı için, peygamberleri kendilerine apaçık mu'cizeler getirdiler! Fakat daha önce(mu'cizeler gelmeden evvel) yalanladıkları şeylere, îmân edecek olmadılar. İşte Allah, kâfirlerin kalblerini (küfürlerindeki inadları sebebiyle) böyle mühürler!Dinle Kopyala Paylaş
İbni Kesir : İşte o kasabaların haberlerinin bir kısmını sana anlatıyoruz. Andolsun ki; peygamberleri; onlara apaçık burhanlar getirdi de, önceleri yalanladıklarından inanmadılar. İşte böyle mühür basar Allah kafirlerin kalblerine.Dinle Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Sana haberlerini anlattığımız (durumlarından bahsettiğimiz) ülkeler işte bunlar. Andolsun ki; onlara, onların resûlleri beyyineler (ispat vesikaları ve mucizelerle) geldi. Artık daha önce tekzip ettikleri (yalanladıkları) şeyden dolayı îmân etmediler. Böylece Allah kâfirlerin kalplerini tabeder.Dinle Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : Sana içlerinden bazılarının kıssalarını anlattığımız bu (önceki) toplumlara kendi içlerinden çıkan elçiler, gerçekten de hakkın ne olduğu yolunda apaçık belgeler, burhanlar getirmişlerdi; ama onlar, bir kere yalan saydıkları şeye (bir daha) inanmak istemediler. İşte bunun içindir ki, Allah, hakikati inkar edenlerin kalplerine mühür vuruyor.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : İşte o ülkeler, sana onların haberlerinden bazılarını hikaye ediyoruz. Muhakkak ki, onlara peygamberlerimiz beyyineler ile geldiler. Evvelce tekzîp etmiş oldukları şeylere yine imân eder olmadılar. İşte Allah Teâlâ kâfirlerin kalblerini böylece mühürler.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : İşte o memleketler!. . Onların haberlerinden bir kısmını sana anlatıyoruz. Andolsun ki, peygamberleri onlara apaçık deliller getirmişlerdi. Fakat önceden yalanladıklarından ötürü inanmadılar. İşte Allah kâfirlerin kalplerini böyle mühürler.Dinle Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : İşte bu sana haberlerini anlattığımız ülkelerdir. Onlara elçilerimiz açık belgelerle gelmişlerdi de daha önce yalanladıklarına iman etmeye yanaşmadılar. İşte Allah, kafirlerin kalplerini bu şekilde damgalar.Dinle Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : İşte o ülkelerin haberlerinden bir kısmını sana böylece anlatıyoruz. Oraların halklarına peygamberlerimiz açık deliller, mûcizeler getirdiler. Fakat onlar iman etmediler. Çünkü ondan önce tekzip ve inkâr etmeyi âdet haline getirmişlerdi. Allah kâfirlerin kalplerini işte böyle mühürler!Dinle Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : İşte o ülkeler; sana onların haberlerinden bir kısmını anlatıyoruz. Andolsun, elçileri onlara açık deliller getirmişlerdi. Fakat önceden yalanladıklarından ötürü, inanmak istemediler. İşte Allâh, kâfirlerin kalblerini böyle mühürler.Dinle Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : İşte bu ülkeler, sana onların 'haberlerinden aktarmalar yapıyoruz.' Gerçekten, onlara peygamberleri apaçık belgelerle gelmişlerdi. Ama daha önceden yalanlamaları nedeniyle iman eder olmadılar. İşte Allah, küfre sapanların kalplerini böyle damgalar.Dinle Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : İşte bunlar o beldelerdir ki, haberlerinden bir kısmını sana anlatıyoruz. Peygamberleri onlara apaçık deliller getirdi; ama onların daha önce de yalanladıkları şeye inanmaya hiç niyetleri yoktu. Kâfirlerin kalplerini Allah işte böyle mühürlüyor.Dinle Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : İşte o kentler / medeniyetler! Haberlerinden bir kısmını anlatıyoruz sana. Andolsun, resulleri onlara açık-seçik deliller getirmişti. Ama daha önce yalanlamış oldukları için inanmadılar. Küfre sapanların kalplerini Allah işte böyle mühürler.Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE|
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.