Kırık Meal (Arapça) : |حَقِيقٌ: borçtur | عَلَىٰ: benim üzerime | أَنْ: ki | لَا: asla | أَقُولَ: söylememem | عَلَى: karşı | اللَّهِ: Allah'a | إِلَّا: başkasını | الْحَقَّ: gerçekten | قَدْ: andolsun | جِئْتُكُمْ: size getirdim | بِبَيِّنَةٍ: açık bir delil | مِنْ: -den | رَبِّكُمْ: Rabbiniz- | فَأَرْسِلْ: artık gönder | مَعِيَ: benimle | بَنِي: oğullarını | إِسْرَائِيلَ: İsrail |
Kırık Meal (Harekesiz) : |حقيق ḪGYGborçtur | على ALbenim üzerime | أن ÊNki | لا LEasla | أقول ÊGWLsöylememem | على ALkarşı | الله ELLHAllah'a | إلا ÎLEbaşkasını | الحق ELḪGgerçekten | قد GD̃andolsun | جئتكم CÙTKMsize getirdim | ببينة BBYNTaçık bir delil | من MN-den | ربكم RBKMRabbiniz- | فأرسل FÊRSLartık gönder | معي MAYbenimle | بني BNYoğullarını | إسرائيل ÎSREÙYLİsrail |
Kırık Meal (Okunuş) : |Haḳīḳun: borçtur | ǎlā: benim üzerime | en: ki | lā: asla | eḳūle: söylememem | ǎlā: karşı | llahi: Allah'a | illā: başkasını | l-Haḳḳa: gerçekten | ḳad: andolsun | ci'tukum: size getirdim | bibeyyinetin: açık bir delil | min: -den | rabbikum: Rabbiniz- | feersil: artık gönder | meǐye: benimle | benī: oğullarını | isrāīle: İsrail |
Kırık Meal (Transcript) : |ḪGYG: borçtur | AL: benim üzerime | ÊN: ki | LE: asla | ÊGVL: söylememem | AL: karşı | ELLH: Allah'a | ÎLE: başkasını | ELḪG: gerçekten | GD̃: andolsun | CÙTKM: size getirdim | BBYNT: açık bir delil | MN: -den | RBKM: Rabbiniz- | FÊRSL: artık gönder | MAY: benimle | BNY: oğullarını | ÎSREÙYL: İsrail |
Abdulbaki Gölpınarlı : Allah hakkında ancak gerçek sözü söylemem borçtur bana. Rabbinizden apaçık bir delille geldim size, İsrailoğullarını benimle gönder.
Adem Uğur : Allah hakkında gerçekten başkasını söylememek benim üzerime borçtur. Size Rabbinizden açık bir delil getirdim; artık İsrailoğullarını benimle bırak!"
Ahmed Hulusi : "Allâh üzerine Hak olmayanı söylememek, benim üzerime hakiki bir borçtur. . . Gerçekten ben size Rabbinizden apaçık bir delil ile geldim. . . (O hâlde) İsrailoğullarını benimle beraber gönder!"
Ahmet Tekin : 'İlk görevim, Allah adına haktan, doğrudan başka birşey söylemememdir. Rabbinizden size açık hak deliller, mûcizeler getirdim. Artık İsrailoğulları’nı, temel hak ve hürriyetlerinin kısıtlanmasına son vererek benimle gönder.' dedi.
Ahmet Varol : Bana yaraşan, Allah hakkında gerçek olandan başkasını söylememektir. Size Rabbinizden açık bir belge getirdim. Artık İsrailoğullarını benimle birlikte gönder.'
Ali Bulaç : "Benim üzerimdeki yükümlülük, Allah'a karşı ancak gerçeği söylemektir. Rabbinizden size apaçık bir belge ile geldim. Artık İsrailoğullarını benimle gönder."
Ali Fikri Yavuz : Bana gereken, Allah’a karşı hakdan başka bir şey söylememekliğimdir. Gerçekten ben size, rabbinizden bir mûcize ile geldim. Artık (köle edindiğin) İsraîloğullarını benimle beraber (vatanları olan Şam’a) gönder.”
Bekir Sadak : Bana Allah'a karsi ancak gercegi soylemek yarasir. Size Rabbinizden bir mucize getirdim, Israilogullarini benimle beraber koyver» dedi.
Celal Yıldırım : Bana yakışıp yaraşan, Allah'a karşı ancak gerçeği söylemekliğimdir. Doğrusu size Rabbinizden açık bir belge (mu'cize) ile geldim ; artık israil oğulları'nı benimle beraber gönder.
Diyanet İşleri : Bana, Allah’a karşı sadece gerçeği söylemem yaraşır. Ben size Rabbinizden açık bir delil (mucize) getirdim. Artık İsrailoğullarını benimle gönder.
Diyanet İşleri (eski) : Bana Allah'a karşı ancak gerçeği söylemek yaraşır. Size Rabbinizden bir mucize getirdim, İsrailoğullarını benimle beraber gönder' dedi.
Diyanet Vakfi : Allah hakkında gerçekten başkasını söylememek benim üzerime borçtur. Size Rabbinizden açık bir delil getirdim; artık İsrailoğullarını benimle bırak!»
Edip Yüksel : 'ALLAH hakkında gerçeğin dışında bir şey söylememek benim görevimdir. Rabbinizden size bir kanıt ile geldim; İsrail oğullarını benimle birlikte salıver.'
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Allah'a karşı ilk görevim, hak olandan başka bir şey söylemememdir. Gerçekten ben size Rabbinizden bir mucize getirdim, artık İsrailoğullarını benimle gönder.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Allah'a karşı birinci görevim, gerçekten başka birşey söylememektir. Gerçekten ben size Rabbinizden apaçık bir delil ile geldim. Artık İsrail oğullarını benimle beraber gönder.» dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır : Birinci vazifem Allaha karşı haktan başka bir şey söylememekliğimdir, hakikat ben size rabbınızdan bir beyyine ile geldim, artık Beni İsraîli benimle beraber gönder
Fizilal-il Kuran : bana Allah hakkında sadece doğruyu söylemek yaraşır. Size Rabbinizden açık bir belge, bir mucize getirdim, İsrailoğulları'nı benimle gönder. (Serbest bırak.)
Gültekin Onan : "Benim üzerimdeki yükümlülük, Tanrı'ya karşı ancak gerçeği söylemektir. Rabbinizden size apaçık bir belge ile geldim. Artık İsrailoğullarını benimle birlikte gönder."
Hakkı Yılmaz : (104,105) Ve Mûsâ, “Ey Firavun! Ben kesinlikle âlemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir elçiyim. Allah hakkında haktan başkasını söylememek bana bir yükümlülüktür. Gerçekten ben size Rabbinizden apaçık bir delil ile geldim. Bu nedenle İsrâîloğulları'nı gönder benimle” dedi.
Hasan Basri Çantay : «Allaha karşı hakdan başkasını söylememekliğim (üzerime) borcdur. Size Rabbinizden açık bir alâmetle gelmişimdir. Artık İsrâîl oğullarını benimle beraber gönder».
Hayrat Neşriyat : 'Bana düşen, Allah’a karşı haktan başka bir şey söylemememdir! Şübhesiz ki size Rabbinizden apaçık bir delil (bir mu'cize) getirdim; artık İsrâiloğullarını benimle berâber gönder!'
İbni Kesir : Bana yaraşan; Allah hakkında haktan başkasını söylememektir. Size, Rabbınızdan apaçık bir burhan getirdim. Artık İsrailoğullarını benimle beraber gönder.
İskender Evrenosoğlu : Hak olan (doğru olan) Allah'a karşı Hakk'tan başka bir şey söylemememdir. Size Rabbinizden beyyine (açık delil, mucize) ile geldim (gelmiştim). Artık İsrailoğullarını benimle beraber gönder.
Muhammed Esed : bana düşen, Allah hakkında gerçekten başka bir şey söylememektir. İşte size Rabbinizden apaçık burhanla çıkıp geldim: Öyleyse bırak artık, İsrailoğulları benimle gelsinler!"
Ömer Nasuhi Bilmen : «Ben Allah Teâlâ'ya karşı haktan başkasını söylememekte aleddevam sâbitim. Şüphesiz ki, ben size Rabbinizden bir mûcize ile geldim. Artık İsrailoğullarını benimle beraber gönder.»
Ömer Öngüt : “Allah hakkında gerçekten başkasını söylememek benim üzerime borçtur. Size Rabbinizden apaçık bir delil getirdim. Artık İsrâiloğullarını benimle beraber gönder. ”
Şaban Piriş : Gerçek şudur ki: Ben Allah hakkında doğru olandan başka bir şey söylemiyorum. Size Rabbinizden belgelerle geldim. Bu sebeple, İsrailoğullarını benimle beraber gönder.
Suat Yıldırım : "Başta gelen görevim, Allah Teâlâ hakkında, gerçek dışı bir şey söylemememdir. Gerçekten size Rabbinizden çok açık bir belge getirdim. Artık İsrailoğullarını benimle beraber gönder!"
Süleyman Ateş : "Allah'a karşı gerçekten başkasını söylememek, benim üzerime borçtur. Size Rabbinizden açık bir delil getirdim, artık İsrâil oğullarını benimle gönder!"
Tefhim-ul Kuran : «Benim üzerimdeki yükümlülük, Allah'a karşı ancak gerçeği söylemektir. Rabbinizden size apaçık bir belge ile geldim. Artık İsrailoğullarını benimle gönder.»
Ümit Şimşek : 'Bana düşen, Allah hakkında gerçek dışı hiçbir şey söylememektir. Size Rabbinizden apaçık bir delil getirdim. İsrailoğullarını benimle gönder.'
Yaşar Nuri Öztürk : "Allah hakkında gerçek dışında birşey söylememek benim üzerimde bir varoluş borcudur. Ben size Rabbinizden bir beyyine getirdim. Artık İsrailoğullarını benimle gönder."