Kırık Meal (Okunuş) : |ḳālū: dediler | ercih: onu beklet | ve eḣāhu: ve kardeşini de | ve ersil: ve gönder | fī: | l-medāini: şehirlere | Hāşirīne: toplayıcılar (olarak) |
Kırık Meal (Transcript) : |GELVE: dediler | ÊRCH: onu beklet | VÊḢEH: ve kardeşini de | VÊRSL: ve gönder | FY: | ELMD̃EÙN: şehirlere | ḪEŞRYN: toplayıcılar (olarak) |
Abdulbaki Gölpınarlı : Onunla kardeşini alıkoy da dediler, şehirlere adamlar gönder.
Adem Uğur : Dediler ki: Onu da kardeşini de beklet; şehirlere toplayıcılar (memurlar) yolla.
Ahmed Hulusi : Dediler ki: "Onu ve kardeşini alıkoy. . . Şehirlere de haberciler yolla. "
Ahmet Tekin : İleri gelenler:
'Onu, kardeşiyle beraber burada eğle. Şehirlere de görevli toplayıcılar, sihirbazları davet etmeye adamlar gönder' dediler.
Ahmet Varol : 'Onu ve kardeşini şimdilik beklet. Sonra şehirlere toplayıcılar gönder.
Ali Bulaç : Dediler ki: "Onu ve kardeşini şimdilik bekletiver (vereceğin cezayı ertele), şehirlere de toplayıcılar yolla";
Ali Fikri Yavuz : Onlar: “- Mûsa’yı ve kardeşini (Harûn’u) alıkoy ve şehirlere toplayıcılar yolla:
Bekir Sadak : (111-11) 2 «Onu ve kardesini egle; sehirlere toplayicilar gonder, butun bilgin sihirbazlari sana getirsinler» dediler.
Celal Yıldırım : Onlar da: «Musa ile kardeşini alıkoy ve şehirlere toplayıcı görevliler gönder de,
Diyanet İşleri : Onlar şöyle dediler: “Mûsâ’yı ve kardeşini (bir süre) beklet (haklarında bir işlem yapma) ve şehirlere toplayıcılar yolla.”
Diyanet İşleri (eski) : (111-112) 'Onu ve kardeşini eğle; şehirlere toplayıcılar gönder, bütün bilgin sihirbazları sana getirsinler' dediler.
Diyanet Vakfi : (111-112) Dediler ki: Onu da kardeşini de beklet; şehirlere toplayıcılar (memurlar) yolla. Bütün bilgili sihirbazları sana getirsinler.
Edip Yüksel : Dediler ki: 'Onu ve kardeşini beklet ve şehirlere toplayıcılar yolla.'
Elmalılı Hamdi Yazır : Onu ve kardeşini dediler: eğle, ve şehirlere toplayıcılar yolla
Fizilal-il Kuran : Onu kardeşi ile birlikte oyala ve bütün kentlere adam toplayacak elçiler gönder.
Gültekin Onan : Dediler ki: "Onu ve kardeşini şimdilik bekletiver (vereceğin cezayı ertele), şehirlere de toplayıcılar yolla."
Hakkı Yılmaz : (109-112) Firavun'un toplumundan ileri gelenler, “Kesinlikle bu çok bilgili büyüleyici, etkin bir bilgindir. O, sizi yurdunuzdan çıkarmak istiyor” dediler. Firavun, “O hâlde siz ne emredersiniz?” dedi. Onlar: “Onu ve kardeşini alıkoy, şehirlere de toplayıcılar gönder. Bütün çok bilgili, büyüleyici, etkin bilginleri sana getirsinler” dediler.
Hasan Basri Çantay : (111-112) Dediler ki: «Onunla kardeşini alıkoy, şehirlere toplayıcılar yolla da bilgiç sihirbaz (lar) in hepsini getirsinler sana».
Hayrat Neşriyat : (111-112) (Onlar da:) 'Onu ve kardeşini (Hârûn’u) beklet ve şehirlere toplayıcılar gönder! Bütün bilgin sihirbazları sana getirsinler!' dediler.
İbni Kesir : Dediler ki: Onu ve kardeşini alıkoy, şehirlere toplayıcılar yolla.
İskender Evrenosoğlu : “Onu ve kardeşini geri bırak (beklet)! Ve şehirlere toplayıcılar yolla.” dediler.
Muhammed Esed : Şöyle cevap verdiler: "Onu ve kardeşini bir süre alıkoy ve şehirlere davetçiler gönder,
Ömer Nasuhi Bilmen : Dediler ki: «Onu ve kardeşini alıkoy, ve şehirlere toplayıcılar yolla.»
Ömer Öngüt : Dediler ki: “Onu ve kardeşini beklet. Şehirlere de toplayıcılar gönder. ”
Şaban Piriş : -Onu ve kardeşini alıkoy, şehirlere davetçiler gönder.
Suat Yıldırım : (111-112) Yetkililer: "Onu ve kardeşini alıkoy, bütün şehirlere de görevliler yolla, usta sihirbazların hepsini senin huzuruna getirsinler." dediler.
Süleyman Ateş : "Onu da kardeşini de beklet, dediler, şehirlere toplayıcılar yolla."
Tefhim-ul Kuran : Dediler ki: «Onu ve kardeşini şimdilik bekletiver (vereceğin cezayı ertele), şehirlere de toplayıcılar yolla»;
Ümit Şimşek : 'Onu ve kardeşini alıkoy,' dediler. 'Şehirlere de tellâllar çıkar.
Yaşar Nuri Öztürk : Dediler ki: "Onu kardeşiyle birlikte alıkoy. Ve şehirlere, toplayıcılar gönder."