Kırık Meal (Arapça) : |وَمَنْ: kimin | خَفَّتْ: hafif gelirse | مَوَازِينُهُ: tartıları | فَأُولَٰئِكَ: işte onlar da | الَّذِينَ: kimselerdir | خَسِرُوا: ziyana sokan(lardır) | أَنْفُسَهُمْ: kendilerini | بِمَا: ötürü | كَانُوا: | بِايَاتِنَا: ayetlerimize | يَظْلِمُونَ: haksızlık etmelerinden |
Kırık Meal (Harekesiz) : |ومن WMNkimin | خفت ḢFThafif gelirse | موازينه MWEZYNHtartıları | فأولئك FÊWLÙKişte onlar da | الذين ELZ̃YNkimselerdir | خسروا ḢSRWEziyana sokan(lardır) | أنفسهم ÊNFSHMkendilerini | بما BMEötürü | كانوا KENWE | بآياتنا B ËYETNEayetlerimize | يظلمون YƵLMWNhaksızlık etmelerinden |
Kırık Meal (Okunuş) : |ve men: kimin | ḣaffet: hafif gelirse | mevāzīnuhu: tartıları | feulāike: işte onlar da | elleƶīne: kimselerdir | ḣasirū: ziyana sokan(lardır) | enfusehum: kendilerini | bimā: ötürü | kānū: | biāyātinā: ayetlerimize | yeZlimūne: haksızlık etmelerinden |
Kırık Meal (Transcript) : |VMN: kimin | ḢFT: hafif gelirse | MVEZYNH: tartıları | FÊVLÙK: işte onlar da | ELZ̃YN: kimselerdir | ḢSRVE: ziyana sokan(lardır) | ÊNFSHM: kendilerini | BME: ötürü | KENVE: | B ËYETNE: ayetlerimize | YƵLMVN: haksızlık etmelerinden |
Abdulbaki Gölpınarlı : Kimlerin hafif gelirse onlardır âyetlerimizi inkâr ederek zulmettiklerinden kendilerine yazık edenler.
Adem Uğur : Kimin de tartıları hafif gelirse, işte onlar, âyetlerimize karşı haksızlık ettiklerinden dolayı kendilerini ziyana sokanlardır.
Ahmed Hulusi : Kimin de mizanları (değerlendirilmeleri) hafif gelirse, işte onlar da delillerimize zulmetmeleri dolayısıyla nefslerini hüsrana uğratanların ta kendileridir.
Ahmet Tekin : Ölçüye tartıya konacak değerdeki amellerinin, sevaplarının kefeleri hafif olanlar, işte onlar, âyetlerimize Kur’ân’ımıza karşı, yakışıksız tavır almaları, âyetlerimizle açıklanan sorumlulukları hiçe saymaları, Kur’ânı’ın tebliğini, hayata geçirilmesini engellemeleri sebebiyle kendilerini, birbirlerini hüsrana uğratanlardır.
Ahmet Varol : Kimin tartıları hafif gelirse onlar da ayetlerimize karşı haksızlık etmelerinden dolayı kendilerini zarara sokanlardır.
Ali Bulaç : Kimin tartıları hafif kalırsa, bunlar da ayetlerimize zulmedegeldiklerinden dolayı nefislerini hüsrana uğratanlardır.
Ali Fikri Yavuz : Kimin de tartıları hafif gelirse, işte bunlar da âyetlerimize zulmetmeleri sebebiyle kendilerine yazık edenlerdir.
Bekir Sadak : Tartilari hafif gelenler, ayetlerimize yaptiklari haksizliklardan oturu kendilerini mahvetmis olanlardir.
Celal Yıldırım : Kimlerin de tartıları hafif gelirse, işte onlar âyetlerimizi (hiçe sayıp) haksızlık etmeleri karşılığında kendilerine yazık edip zarara uğrayanlardır.
Diyanet İşleri : Ama kimlerin sevabı da hafif gelirse, işte onlar âyetlerimize haksızlık etmiş olmaları sebebiyle kendilerini ziyana sokanlardır.
Diyanet İşleri (eski) : Tartıları hafif gelenler, ayetlerimize yaptıkları haksızlıklardan ötürü kendilerini mahvetmiş olanlardır.
Diyanet Vakfi : Kimin de tartıları hafif gelirse, işte onlar, âyetlerimize karşı haksızlık ettiklerinden dolayı kendilerini ziyana sokanlardır.
Edip Yüksel : Tartıları hafif gelenler ise ayetlerimize karşı haksız davranarak kişiliklerini yitirmiş olanlardır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Kimin (sevap) tartıları hafif gelirse, işte onlar da âyetlerimize haksızlık etmelerinden ötürü kendilerini ziyana sokanlardır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Kimin de tartıları hafif gelirse, bunlar da ayetlerimize haksızlık etmeleri yüzünden, kendilerine yazık edenlerdir.
Elmalılı Hamdi Yazır : Kimin de mizanları hafif gelirse bunlar da işte âyetlerimize zulmetmelerile kendilerine yazık edenler
Fizilal-il Kuran : Kimlerin tartıları hafif kalırsa, onlar ayetlerimiz karşısında takındıkları zalimce tutumları yüzünden kendilerini mahvetmiş olurlar.
Gültekin Onan : Kimin tartıları hafif kalırsa, bunlar da ayetlerimize zulmedegeldiklerinden dolayı nefslerini hüsrana uğratanlardır.
Hakkı Yılmaz : Ve kimin terazileri/ tartıları hafif kalırsa, işte onlar âyetlerimize karşı zâlimlik etmelerinden dolayı kendilerini ziyana sokan kimselerdir.
Hasan Basri Çantay : Kimin de tartıları hafif gelirse bunlar da, âyetlerimize zulmeder oldukları için, kendilerine çok yazık etmiş kimselerdir.
Hayrat Neşriyat : Kimlerin de tartıları hafif gelirse, işte onlar âyetlerimize (onları bilerek inkâr etmekle) zulmetmekte olduklarından dolayı, kendilerini hüsrâna uğratmış kimselerdir.
İbni Kesir : Kimin de tartısı hafif gelirse; işte onlar da ayetlerimize zulmeder oldukları için kendilerini ziyana uğratmış olanlardır.
İskender Evrenosoğlu : Ve kimin (sevap) tartıları hafif gelirse, işte onlar, âyetlerimize zulmettiklerinden dolayı nefslerini hüsrana düşürmüş olanlardır.
Muhammed Esed : Oysa, tartıda yükü hafif çekenler; işte, mesajlarımıza inatla karşı çıkmaları yüzünden kendilerini bedbahtlığa sürükleyecek olanlar da bunlardır.
Ömer Nasuhi Bilmen : Her kimin de terazileri hafif gelirse onlar da âyetlerimize zulüm etmiş olmaları sebebiyle nefislerini hüsrâna bırakmış kimselerdir.
Ömer Öngüt : Tartıları hafif gelenler, âyetlerimize yaptıkları haksızlıktan ötürü kendilerine çok yazık etmiş kimselerdir.
Şaban Piriş : Tartıları hafif gelenler ise, işte onlar da ayetlerimize haksızlık etmekle kendilerini ziyana uğratmış olanların ta kendileridir
Suat Yıldırım : Kimin de sevap tartıları hafif gelirse, onlar da âyetlerimizi hiçe sayıp haksızlık etmelerinden ötürü kendilerini en büyük ziyana uğratacaklardır.
Süleyman Ateş : Kimin (sevâp) tartıları hafif gelirse, işte onlar da âyetlerimize haksızlık etmelerinden ötürü kendilerini ziyana sokanlardır.
Tefhim-ul Kuran : Kimin de tartıları hafif kalırsa, bunlar da ayetlerimize zulmedegeldiklerinden dolayı nefislerini hüsrana uğratanlardır.
Ümit Şimşek : Tartısı hafif gelenler ise, âyetlerimize ettikleri haksızlık yüzünden kendilerini hüsrana düşürmüş olanlardır.
Yaşar Nuri Öztürk : Ölçülüp tartılacak şeyleri hafif kalanlara gelince, işte onlar, ayetlerimize karşı zalimce davranışlar sergilemiş oldukları için, öz benliklerini hüsrana itmiş olacaklar.