Kırık Meal (Arapça) : |أَلَهُمْ: onların var mı? | أَرْجُلٌ: ayakları | يَمْشُونَ: yürüyecekleri | بِهَا: onunla | أَمْ: yada | لَهُمْ: var mı? | أَيْدٍ: elleri | يَبْطِشُونَ: tutacakları | بِهَا: onunla | أَمْ: yoksa | لَهُمْ: var mı? | أَعْيُنٌ: gözleri | يُبْصِرُونَ: görecekleri | بِهَا: onunla | أَمْ: yahut | لَهُمْ: mı var? | اذَانٌ: kulakları | يَسْمَعُونَ: işitecekleri | بِهَا: onunla | قُلِ: de ki | ادْعُوا: çağırın | شُرَكَاءَكُمْ: ortak(koştuk)larınızı | ثُمَّ: sonra | كِيدُونِ: bana tuzak kurun | فَلَا: hiç | تُنْظِرُونِ: göz açtırmayın bana |
Kırık Meal (Harekesiz) : |ألهم ÊLHMonların var mı? | أرجل ÊRCLayakları | يمشون YMŞWNyürüyecekleri | بها BHEonunla | أم ÊMyada | لهم LHMvar mı? | أيد ÊYD̃elleri | يبطشون YBŦŞWNtutacakları | بها BHEonunla | أم ÊMyoksa | لهم LHMvar mı? | أعين ÊAYNgözleri | يبصرون YBṦRWNgörecekleri | بها BHEonunla | أم ÊMyahut | لهم LHMmı var? | آذان ËZ̃ENkulakları | يسمعون YSMAWNişitecekleri | بها BHEonunla | قل GLde ki | ادعوا ED̃AWEçağırın | شركاءكم ŞRKEÙKMortak(koştuk)larınızı | ثم S̃Msonra | كيدون KYD̃WNbana tuzak kurun | فلا FLEhiç | تنظرون TNƵRWNgöz açtırmayın bana |
Kırık Meal (Okunuş) : |elehum: onların var mı? | erculun: ayakları | yemşūne: yürüyecekleri | bihā: onunla | em: yada | lehum: var mı? | eydin: elleri | yebTişūne: tutacakları | bihā: onunla | em: yoksa | lehum: var mı? | eǎ'yunun: gözleri | yubSirūne: görecekleri | bihā: onunla | em: yahut | lehum: mı var? | āƶānun: kulakları | yesmeǔne: işitecekleri | bihā: onunla | ḳuli: de ki | d'ǔ: çağırın | şurakā'ekum: ortak(koştuk)larınızı | ṧumme: sonra | kīdūni: bana tuzak kurun | fe lā: hiç | tunZirūni: göz açtırmayın bana |
Kırık Meal (Transcript) : |ÊLHM: onların var mı? | ÊRCL: ayakları | YMŞVN: yürüyecekleri | BHE: onunla | ÊM: yada | LHM: var mı? | ÊYD̃: elleri | YBŦŞVN: tutacakları | BHE: onunla | ÊM: yoksa | LHM: var mı? | ÊAYN: gözleri | YBṦRVN: görecekleri | BHE: onunla | ÊM: yahut | LHM: mı var? | ËZ̃EN: kulakları | YSMAVN: işitecekleri | BHE: onunla | GL: de ki | ED̃AVE: çağırın | ŞRKEÙKM: ortak(koştuk)larınızı | S̃M: sonra | KYD̃VN: bana tuzak kurun | FLE: hiç | TNƵRVN: göz açtırmayın bana |
Abdulbaki Gölpınarlı : Ayakları mı var ki yürüsünler, yahut elleri mi var ki tutsunlar, yoksa gözleri mi var ki görsünler, yahut da kulakları mı var ki duysunlar? De ki: Çağırın Tanrıya eş sandıklarınızı da sonra hep berâber bana düzen kurun, göz bile açtırmayın bakalım.
Adem Uğur : Onların yürüyecekleri ayakları mı var, yoksa tutacakları elleri mi var veya görecekleri gözleri mi var yahut işitecekleri kulakları mı var (neleri var)? De ki: "Ortaklarınızı çağırın, sonra bana (istediğiniz) tuzağı kurun ve bana göz bile açtırmayın!"
Ahmed Hulusi : Onların yürüyecekleri ayakları; yahut tutacakları elleri; yahut görecekleri gözleri; yahut duyacakları kulakları mı var? De ki: "Çağırın ortak (koştuk)larınızı, bana tuzak kurun ve hiç göz açtırmayın bana!"
Ahmet Tekin : Onların yürüme kudretine sahip ayakları mı var? Tutup da bırakmama kudretine sahip elleri mi var? Görme gücüne sahip gözleri mi var? İşitme gücüne sahip kulakları mı var?
'Haydi, çağırın, ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Allah’a ortak saydığımız varlıkları, sonra bana karşı istediğiniz, gizli planlarınızı da uygulayın, elinizden gelirse de göz açtırmayın' de.
Ahmet Varol : Onların yürüyecek ayakları mı yoksa tutacak elleri mi yoksa görecek gözleri mi yoksa duyacak kulakları mı var? De ki: 'Ortaklarınızı çağırın, sonra bana tuzak kurun. Haydi bana hiç göz açtırmayın!.'
Ali Bulaç : Onların yürüyecek ayakları var mı? Ya da tutacakları elleri mi var? Veya görecek gözleri mi var? Yoksa işitecek kulakları mı var? De ki: "Ortak koştuklarınızı çağırın, sonra bir düzen (tuzak) kurun da bana göz bile açtırmayın."
Ali Fikri Yavuz : O putların yürüyecek ayakları, yoksa tutacak elleri, yoksa görecek gözleri, yoksa işitecek kulakları mı vardır? De ki: “- Haydi, çağırın ortaklarınızı! Sonra bana istediğiniz hîleyi kurun da elinizden gelirse, bana göz açtırmayın.”
Bekir Sadak : Onlarin yuruyecek ayaklari mi var, yoksa tutacak elleri mi var, ya da gorecek gozleri mi var, veya isitecek kulaklari mi var? De ki: «Ortaklarinizi cagirin elinizden gelirse bana tuzak kurun, goz actirmayin.»
Celal Yıldırım : Onların yürüyecekleri ayakları mı var ? Tutacak elleri mi var ? Görecek gözleri mi var ? İşitecek kulakları mı var ? De ki: Haydi ortak koştuklarınızı çağırın, sonra da bana tuzak ve birtakım düzenler kurun, bir an bile gözaçtırmayın.
Diyanet İşleri : Onların yürüyecek ayakları mı var? Yahut tutacak elleri mi var? Veya görecek gözleri mi var, ya da işitecek kulakları mı var? De ki: “Haydi, çağırın ortaklarınızı, sonra bana tuzak kurun da bana göz açtırmayın bakalım!”
Diyanet İşleri (eski) : Onların yürüyecek ayakları mı var, yoksa tutacak elleri mi var, ya da görecek gözleri mi var, veya işitecek kulakları mı var? De ki: 'Ortaklarınızı çağırın elinizden gelirse bana tuzak kurun, göz açtırmayın.'
Diyanet Vakfi : Onların yürüyecekleri ayakları mı var, yoksa tutacakları elleri mi var veya görecekleri gözleri mi var yahut işitecekleri kulakları mı var (neleri var)? De ki: «Ortaklarınızı çağırın, sonra bana (istediğiniz) tuzağı kurun ve bana göz bile açtırmayın!»
Edip Yüksel : Üzerinde yürüyecekleri ayakları mı var? Tutmaları için elleri mi var? Görmeleri için gözleri mi var? İşitmeleri için kulakları mı var? De ki, 'Ortaklarınızı çağırın ve benim için plan kurun. Hiç durmayın!'
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Onların yürüyecek ayakları, tutacak elleri, görecek gözleri veya işitecek kulakları mı var? De ki: «Haydi çağırın o ortaklarınızı, sonra bana istediğiniz tuzağı kurun ve elinizden gelirse göz açtırmayın.»
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Onları yürüyecek ayakları veya tutacak elleri yahut görecek gözleri ya da işitecek kulakları mı var? De ki: «Haydi çağırın ortak koştuklarınızı, sonra bana istediğiniz tuzağı kurun, elinizden gelirse bana bir an bile göz açtırmayın!
Elmalılı Hamdi Yazır : Ya onların yürüyecek ayakları veya tutacak elleri veya görecek gözleri veya işidecek kulakları mı var? dedi: haydın, çağırın şeriklerinizi sonra bana istediğiniz tuzağı kurun da elinizden gelirse bana bir lâhza bile göz açdırmayın
Fizilal-il Kuran : Onların yürüyecek ayakları mı var, tutacak elleri mi var, görecek gözleri mi var, yoksa işitecek kulakları mı var? De ki, Allah'a koştuğunuz ortakları çağırınız, sonra hiç göz açtırmaksızın bana karşı tuzak kurunuz.
Gültekin Onan : Üzerlerinde yürüyecekleri ayakları mı var? Tutmaları için elleri mi var? Görmeleri için gözleri mi var? İşitmeleri için kulakları mı var? De ki: "Ortak koştuklarınızı çağırın, sonra bir tuzak kurun da bana göz açtırmayın."
Hakkı Yılmaz : Onların kendileriyle yürüyecek ayakları, tutacak elleri, görecek gözleri veya işitecek kulakları mı var? De ki: “Çağırın ortaklarınızı, sonra bana tuzak kurun ve bana zaman da tanımayın.
Hasan Basri Çantay : Onların yürüyecekleri ayakları mı, yoksa tutacakları elleri mi, yahud görecekleri gözleri mi, yoksa işidecekleri kulakları mı, (nesi) var? (Habîbim) de ki: «Çağırın ortaklarınızı, sonra bana (istediğiniz) tuzağı kurun da şöyle bir göz bile açdırmayın bana».
Hayrat Neşriyat : Onların yürüyecekleri ayakları mı var; yoksa tutacakları elleri mi var; yoksa görecekleri gözleri mi var; yoksa işitecekleri kulakları mı var? (Ey Resûlüm!) De ki: '(Allah’a şirk koştuğunuz) ortaklarınızı çağırın; sonra bana (hep berâber) tuzak kurun da bana bir an bile mühlet vermeyin!'
İbni Kesir : Onların ayakları var mıdır ki onunla yürüsünler? Elleri var mıdır ki onunla tutsunlar? Gözleri var mıdır ki onunla görsünler? Kulakları var mıdır ki onunla işitsinler? De ki: Çağırın ortaklarınızı da, elinizden gelirse, bana tuzak kurun ve göz açtırmayın.
İskender Evrenosoğlu : Onların, onlarla yürüdükleri ayakları mı var? Veya onlarla tuttukları elleri mi var? Veya onlarla gördükleri gözleri mi var? Veya onlarla işittikleri kulakları mı var? Söyle (onlara) ortaklarını çağırsınlar, sonra bana tuzak kursunlar. Böylece göz açtırmayın (fırsat vermeyin).
Muhammed Esed : Yürüyecek ayakları mı var peki onların? Tutacak elleri mi? Görecek gözleri, işitecek kulakları mı var? De ki: "Haydi, Allaha ortak olarak gördüğünüz bütün o varlıkları çağırın, bana karşı elinizden geleni ardınıza koymayın ve böylece bana göz açtırmayın!
Ömer Nasuhi Bilmen : Onlar için kendileriyle yürüyecekleri ayakları mı, veya onlar için tutacakları elleri mi veya onlar için kendileriyle görecekleri gözleri mi veyahut onlar için kendisiyle işitecekleri kulakları mı var? De ki, haydi çağırınız şeriklerinizi, sonra bana yapacağınız hileyi yapınız, bana hiç mühlet vermeyiniz.
Ömer Öngüt : Onların yürüyecekleri ayakları mı var? Tutacakları elleri mi var? Görecekleri gözleri mi var? İşitecekleri kulakları mı var? De ki: “Ortak koştuklarınızı çağırın, sonra bana istediğiniz tuzağı kurun ve bana göz bile açtırmayın!”
Şaban Piriş : -Onların yürüyebilecek ayakları mı var; yoksa kendisiyle tutacakları elleri mi; yoksa görebilecek gözleri mi; yoksa işitebilecek kulakları mı var?!. De ki: -Ortak koştuklarınıza yalvarın sonra bana, göz açtırmayacağınız tuzaklarınızı kurun!
Suat Yıldırım : (194-195) Allah’tan başka dua ve ibadet ettiğiniz bütün putlar, sizin gibi kullardır. Onların tanrılığı hakkındaki iddianız yerinde ise, haydi bakalım onları çağırın da size cevap versinler bakalım! Nasıl icabet edecekler ki, onların yürüyecek ayakları mı var? Yoksa tutacak elleri mi var? Veya görecek gözleri mi var? Yahut işitecek kulakları mı var, neleri var? De ki: "Haydi bütün şeriklerinizi çağırın, sonra bana istediğiniz tuzağı kurun, haydi elinizden geliyorsa bir an bile göz açtırmayın!"
Süleyman Ateş : Onların yürüyecekleri ayakları mı var, yoksa tutacakları elleri mi var, yoksa görecekleri gözleri mi var, yahut işitecekleri kulaklarımı var? De ki: "(Allah'a) ortak(koştuk)larınızı çağırın, sonra bana tuzak kurun, haydi (elinizden geliyorsa) hiç göz açtırmayın bana!"
Tefhim-ul Kuran : Onların yürüyecek ayakları var mı? Ya da tutacakları elleri mi var? Veya görecek gözleri mi var? Yoksa işitecek kulakları mı var? De ki: «Ortak koşmakta olduklarınızı çağırın, sonra bir düzen (tuzak) kurun da bana göz bile açtırmayın.»
Ümit Şimşek : Onların ayakları mı var yürüsünler? Elleri mi var tutsunlar? Gözleri mi var görsünler? Kulakları mı var işitsinler? De ki: Şeriklerinizi çağırın, sonra bana kuracağınız tuzağı kurun, üstelik mühlet de vermeyin.
Yaşar Nuri Öztürk : Ayakları mı var onların ki, onlarla yürüsünler; elleri mi var onların ki onlarla tutsunlar; gözleri mi var onların ki, onlarla görsünler; kulakları mı var onların ki, onlarla işitsinler. De ki: "Ortaklarınızı çağırıp bana tuzak kurun. Hadi, göz açtırmayın bana!"