Önceki Sonraki

3:179Âl-i Imrân Suresi 179. Ayet

Kuran Sırası: 3 İniş Sırası: 89
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354555657585960616263646566676869707172737475767778798081828384858687888990919293949596979899100101102103104105106107108109110111112113114115116117118119120121122123124125126127128129130131132133134135136137138139140141142143144145146147148149150151152153154155156157158159160161162163164165166167168169170171172173174175176177178179180181182183184185186187188189190191192193194195196197198199200

3:179Âl-i Imrân Suresi 179. Ayet
Dikkat: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
1
ما
|
Kombi Müfredat
كان
kāne
KVN|ك و ن
değildir
3
الله
llahu
|
Allah
Kombi Müfredat
ليذر
liyeƶera
VZ̃R|و ذ ر
bırakacak
Kombi Müfredat
المؤمنين
l-mu'minīne
EMN|ا م ن
mü'minleri
6
على
ǎlā
|
(şu) üzerinde
7
ما
|
bulunduğunuz
8
أنتم
entum
|
sizin
9
عليه
ǎleyhi
|
(hal) üzere
10
حتى
Hattā
|
kadar
11 Kombi Müfredat
يميز
yemīze
MYZ|م ي ز
ayırıncaya
12 Kombi Müfredat
الخبيث
l-ḣabīṧe
ḢBS̃|خ ب ث
pis olanı
13
من
mine
|
-den
14 Kombi Müfredat
الطيب
T-Tayyibi
ŦYB|ط ي ب
temiz-
15
وما
ve mā
|
16 Kombi Müfredat
كان
kāne
KVN|ك و ن
ve değildir
17
الله
llahu
|
Allah
18 Kombi Müfredat
ليطلعكم
liyuTliǎkum
ŦLA|ط ل ع
sizi vâkıf kılacak
19
على
ǎlā
|
üzerine
20 Kombi Müfredat
الغيب
l-ğaybi
ĞYB|غ ي ب
gayb
21
ولكن
velākinne
|
fakat
22
الله
llahe
|
Allah
23 Kombi Müfredat
يجتبي
yectebī
CBY|ج ب ي
seçer
24
من
min
|
-nden
25 Kombi Müfredat
رسله
rusulihi
RSL|ر س ل
elçileri-
26
من
men
|
kimi
27 Kombi Müfredat
يشاء
yeşā'u
ŞYE|ش ي ا
diliyorsa
28 Kombi Müfredat
فآمنوا
fe āminū
EMN|ا م ن
o halde inanın
29
بالله
billahi
|
Allah'a
30 Kombi Müfredat
ورسله
ve rusulihi
RSL|ر س ل
ve elçilerine
31
وإن
ve in
|
eğer
32 Kombi Müfredat
تؤمنوا
tu'minū
EMN|ا م ن
inanır
33 Kombi Müfredat
وتتقوا
ve tetteḳū
VGY|و ق ي
ve korunursanız
34
فلكم
felekum
|
sizin için vardır
35 Kombi Müfredat
أجر
ecrun
ECR|ا ج ر
bir mükafat
36 Kombi Müfredat
عظيم
ǎZīmun
AƵM|ع ظ م
büyük
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |مَا: | كَانَ: değildir | اللَّهُ: Allah | لِيَذَرَ: bırakacak | الْمُؤْمِنِينَ: mü'minleri | عَلَىٰ: (şu) üzerinde | مَا: bulunduğunuz | أَنْتُمْ: sizin | عَلَيْهِ: (hal) üzere | حَتَّىٰ: kadar | يَمِيزَ: ayırıncaya | الْخَبِيثَ: pis olanı | مِنَ: -den | الطَّيِّبِ: temiz- | وَمَا: | كَانَ: ve değildir | اللَّهُ: Allah | لِيُطْلِعَكُمْ: sizi vâkıf kılacak | عَلَى: üzerine | الْغَيْبِ: gayb | وَلَٰكِنَّ: fakat | اللَّهَ: Allah | يَجْتَبِي: seçer | مِنْ: -nden | رُسُلِهِ: elçileri- | مَنْ: kimi | يَشَاءُ: diliyorsa | فَامِنُوا: o halde inanın | بِاللَّهِ: Allah'a | وَرُسُلِهِ: ve elçilerine | وَإِنْ: eğer | تُؤْمِنُوا: inanır | وَتَتَّقُوا: ve korunursanız | فَلَكُمْ: sizin için vardır | أَجْرٌ: bir mükafat | عَظِيمٌ: büyük | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |ما ME | كان KEN değildir | الله ELLH Allah | ليذر LYZ̃R bırakacak | المؤمنين ELMÙMNYN mü'minleri | على AL (şu) üzerinde | ما ME bulunduğunuz | أنتم ÊNTM sizin | عليه ALYH (hal) üzere | حتى ḪT kadar | يميز YMYZ ayırıncaya | الخبيث ELḢBYS̃ pis olanı | من MN -den | الطيب ELŦYB temiz- | وما WME | كان KEN ve değildir | الله ELLH Allah | ليطلعكم LYŦLAKM sizi vâkıf kılacak | على AL üzerine | الغيب ELĞYB gayb | ولكن WLKN fakat | الله ELLH Allah | يجتبي YCTBY seçer | من MN -nden | رسله RSLH elçileri- | من MN kimi | يشاء YŞEÙ diliyorsa | فآمنوا F ËMNWE o halde inanın | بالله BELLH Allah'a | ورسله WRSLH ve elçilerine | وإن WÎN eğer | تؤمنوا TÙMNWE inanır | وتتقوا WTTGWE ve korunursanız | فلكم FLKM sizin için vardır | أجر ÊCR bir mükafat | عظيم AƵYM büyük | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |: | kāne: değildir | llahu: Allah | liyeƶera: bırakacak | l-mu'minīne: mü'minleri | ǎlā: (şu) üzerinde | : bulunduğunuz | entum: sizin | ǎleyhi: (hal) üzere | Hattā: kadar | yemīze: ayırıncaya | l-ḣabīṧe: pis olanı | mine: -den | T-Tayyibi: temiz- | ve mā: | kāne: ve değildir | llahu: Allah | liyuTliǎkum: sizi vâkıf kılacak | ǎlā: üzerine | l-ğaybi: gayb | velākinne: fakat | llahe: Allah | yectebī: seçer | min: -nden | rusulihi: elçileri- | men: kimi | yeşā'u: diliyorsa | fe āminū: o halde inanın | billahi: Allah'a | ve rusulihi: ve elçilerine | ve in: eğer | tu'minū: inanır | ve tetteḳū: ve korunursanız | felekum: sizin için vardır | ecrun: bir mükafat | ǎZīmun: büyük | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |ME: | KEN: değildir | ELLH: Allah | LYZ̃R: bırakacak | ELMÙMNYN: mü'minleri | AL: (şu) üzerinde | ME: bulunduğunuz | ÊNTM: sizin | ALYH: (hal) üzere | ḪT: kadar | YMYZ: ayırıncaya | ELḢBYS̃: pis olanı | MN: -den | ELŦYB: temiz- | VME: | KEN: ve değildir | ELLH: Allah | LYŦLAKM: sizi vâkıf kılacak | AL: üzerine | ELĞYB: gayb | VLKN: fakat | ELLH: Allah | YCTBY: seçer | MN: -nden | RSLH: elçileri- | MN: kimi | YŞEÙ: diliyorsa | F ËMNVE: o halde inanın | BELLH: Allah'a | VRSLH: ve elçilerine | VÎN: eğer | TÙMNVE: inanır | VTTGVE: ve korunursanız | FLKM: sizin için vardır | ÊCR: bir mükafat | AƵYM: büyük | Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : Allah, inananları, şu bulunduğunuz halde bırakmayacak, sonucu, pisi temizden mutlaka ayırt edecek. Ve Allah size gaybı da bildirecek değil, fakat peygamberlerinden dilediğini seçer, gaybı bildirir ona. İnanır ve sakınırsanız hiç şüphe yok ki size büyük bir ecir var.Dinle Kopyala Paylaş
Adem Uğur : Allah, müminleri (şu) bulunduğunuz durumda bırakacak değildir; sonunda murdarı temizden ayıracaktır. Bununla beraber Allah, size gaybı da bildirecek değildir. Fakat Allah, elçilerinden dilediğini ayırdeder. O halde Allah'a ve peygamberlerine iman edin. Eğer iman eder, takvâ sahibi olursanız sizin için de çok büyük bir ecir vardır.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : Allâh, iman edenleri olduğu gibi bırakmayacaktır. Pis ile temizi ayıracaktır. Allâh sizleri gayba (Zât'ına) erdirecek değildir. Ne var ki, Rasûllerinden dilediğini seçer (size göre gayb olanı bildirmek isterse). Öyle ise, Allâh Esmâ'sının tüm âlemleri ve hakikatinizi var ettiğine ve Rasûllerine (bu bilgiyi size açıklamak için irsâl ettiklerine) iman edin. Eğer iman eder ve korunursanız, aziym mükâfata erersiniz.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : Allah mü’minleri, sizin hâkim olduğunuz düzende yaşamaya terkedecek değildir. Sonunda murdarı temizden, kâfiri, fâsıkı, münafığı mü’minden ayıracaktır. Allah sizi, duyu ve bilgi alanı ötesine, gayb âlemine vâkıf kılacak da değildir. Fakat Rasullerinden sünnetine, düzeninin yasalarına uygun olarak, iradesinin tecellisine tâbi, akıllı ve sorumlu kimseleri seçip onu gayba vâkıf eder, mü’mini, münafığı ayırt ettirir. Allah’a ve Rasullerine iman edin. İman eder, Allah’a sığınıp, emirlerine yapışır, günahlardan arınıp, azaptan korunur, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarınıza ve özgürlüklerinize sahip çıkarak şahsiyetli davranır, dinî ve sosyal görevlerinizin bilincinde olursanız sizin için büyük mükâfat vardır.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : Allah, mü'minleri şu bulunduğunuz durumda bırakacak değildir; pis olanı temiz olandan ayıklayacaktır. Allah sizi gaybden haberdar edecek de değildir. Ancak Allah peygamberlerinden dilediğini seçer. [21] Şu halde Allah'a ve peygamberlerine iman edin. Eğer iman eder ve kötülüklerden sakınırsanız sizin için büyük bir ecir vardır.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : Allah, murdar olanı, temiz olandan ayırd edinceye kadar mü'minleri, sizin kendisi üzerinde bulunduğunuz durumda bırakacak değildir. Allah sizi gayb üzerine muttali kılacak değildir. Ama Allah, elçilerinden dilediğini seçer. Öyleyse siz de Allah'a ve elçisine iman edin. Eğer iman eder ve sakınırsanız, sizin için büyük bir ecir vardır.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : Ey münafıklar, Allah müminleri, üzerinde bulunduğunuz şu iyi ile kötüyü karıştırıcı halde bırakacak değildir. Nihayet pisi temizden ayıracaktır; Allah size gaybı da bildirecek değildir. Fakat, Allah o gaybı (münafıkları) Rasûllerinden dilediğine seçer bildirir. Onun için, Allah’a ve Peygamberlerine iman edin. Eğer iman eder ve sakınırsanız size çok büyük bir mükâfat vardır.Dinle Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : Allah inananlari sizin durumunuzda birakacak degildir, temizi pisten ayiracaktir. Allah size gaybi bildirecek degildir; fakat Allah peygamberlerinden diledigini secip, ona gaybi bildirir. Artik Allah'a ve peygamberlerine inanin; inanir ve sakinirsaniz size buyuk ecir vardir.Dinle Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : Allah mü'minleri de şu bulunduğunuz hâl üzere bırakacak değildir; sonunda murdarı temizden ayıracaktır. Allah sizi, (Peygamberi vahiy yoluyla gaybden haberli kıldığı gibi) gaybden haberli kılacak da değildir; ama Allah peygamberlerinden dilediğini seçer (de ona gaybı bildirir). O halde siz Allah'a ve Peygamberine imân edin. Eğer inanır (ve Allah'tan korkup kötülüklerden) sakınırsanız, size büyük bir ecir vardır.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : Allah, pisi temizden ayırıncaya kadar mü’minleri içinde bulunduğunuz şu durumda bırakacak değildir. Allah, size gaybı bildirecek de değildir. Fakat Allah, peygamberlerinden dilediğini seçer (gaybı ona bildirir). O hâlde, Allah’a ve peygamberlerine iman edin. Eğer iman eder ve Allah’a karşı gelmekten sakınırsanız sizin için büyük bir mükâfat vardır.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : Allah inananları sizin durumunuzda bırakacak değildir, temizi pisten ayıracaktır. Allah size gaybı bildirecek değildir; fakat Allah peygamberlerinden dilediğini seçip, ona gaybı bildirir. Artık Allah'a ve peygamberlerine inanın; inanır ve sakınırsanız size büyük ecir vardır.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : Allah, müminleri (şu) bulunduğunuz durumda bırakacak değildir; sonunda murdarı temizden ayıracaktır. Bununla beraber Allah, size gaybı da bildirecek değildir. Fakat Allah, elçilerinden dilediğini ayırdeder. O halde Allah'a ve peygamberlerine iman edin. Eğer iman eder, takvâ sahibi olursanız sizin için de çok büyük bir ecir vardır.Dinle Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : ALLAH inananları şu içinde bulunduğunuz durumda bırakacak değil. İyiyi kötüden ayıracaktır. ALLAH size geleceği bildirecek de değil. Fakat ALLAH elçilerinden dilediğini seçer. ALLAH'a ve elçilerine inanın. İnanıp erdemli davranırsanız size büyük birödül varDinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Allah, müminleri içinde bulunduğunuz şu durumda bırakacak değildir, pisi temizden ayıracaktır. Ve Allah sizi gayba vakıf kılacak da değildir. Fakat Allah, peygamberlerinden dilediğini seçip (gaybı bildirir). O halde Allah'a ve peygamberlerine iman edin. Eğer iman eder ve günahlardan korunursanız, sizin için büyük bir mükafat vardır.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Allah, inananları bulunduğunuz hal üzere bırakacak değildir. Sonunda murdarı temizden ayıracaktır. Allah, sizlere gaybı bildirecek değildir; fakat Allah ona peygamberlerinden dilediğini seçer. Onun için Allah'a ve peygamberlerine inanın; inanır ve korunursanız size büyük bir mükafat vardır.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : Allah mü'minleri bulunduğunuz hal üzere bırakacak değildir, nihayet murdarı temizden ayıracak, Allah sizleri gaybe muttalı' kılacak da değil ve lâkin Allah ona Resullerinden dilediğini seçer, onun için Allaha ve Resullerine iman edin ve eğer iman eder ve korunursanız size de azîm bir ecir varDinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : Allah müminleri, şimdi içinde bulunduğunuz durumda bırakacak değildir, pis olanı temiz olandan ayıracaktır. Ayrıca Allah sizi, gaybın bilgisine de erdirecek değildir. Fakat Allah bunun için peygamberlerinden dilediğini seçer. O halde Allah'a ve O'nun peygamberlerine inanınız. Eğer iman eder ve günahlardan sakınırsanız size büyük bir ödül vardır.Dinle Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : Tanrı, murdar olanı, temiz olandan ayırd edinceye kadar inançlıları, sizin kendisi üzerinde bulunduğunuz durumda bırakacak değildir. Tanrı sizi gayb üzerine muttali kılacak değildir. Ama Tanrı, elçilerinden dilediğini seçer. Öyleyse siz de Tanrı'ya ve elçisine inanın. Eğer inanır ve sakınırsanız sizin için büyük bir ecir vardır.Dinle Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : Allah, murdar olanı temiz olandan ayırt edinceye kadar mü’minleri, sizin kendisi üzerinde bulunduğunuz şey üzerinde bırakacak değildir. Allah sizleri görülmeyen, duyulmayan, sezilmeyen, geçmiş, gelecek üzerine bilgilenen biri yapacak da değildir. Velâkin Allah, elçilerinden dilediğini seçer. Öyleyse Allah'a ve Elçisi'ne iman edin. Ve eğer iman eder ve Allah'ın koruması altına girerseniz, işte o zaman sizin için çok büyük bir karşılık vardır. Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : Allah mü'minleri sizin üzerinde bulunduğunuz (şu halde) bırakacak değildir. Nihayet murdarı temizden ayıracakdır. (Bununla beraber) Allah size ğaybı da bildirecek değildir. Fakat Allah, peygamberlerinden kimi dilerse onu seçer (ğaybe onu muttali' kılar). Onun için siz Allaha ve peygamberlerine inanın. Eğer inanır ve (günahlardan) sakınırsanız size de çok büyük mükâfat vardır. Dinle Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : Allah, mü’minleri üzerinde bulunduğunuz hâlde bırakacak değildir; nihâyet, pis olanı temiz olandan (münâfığı mü’minden) ayıracaktır. Allah size gaybı bildirecek de değildir; fakat Allah, peygamberlerinden dilediğini seçer (ve onlara gaybı bildirir); öyle ise Allah’a ve peygamberlerine îmân edin! Artık îmân edip (günahlardan) sakınırsanız, o takdirde sizin için(pek) büyük bir mükâfât vardır.Dinle Kopyala Paylaş
İbni Kesir : Allah; mü'minleri oldukları halde bırakacak değildir. Nihayet murdarı temizden ayıracaktır. Allah, size gaybı da bildirecek değildir. Fakat Allah, peygamberlerinden dilediğini seçer. Bunun için siz, Allah'a ve peygamberlerine inanın. İnanır ve sakınırsanız; size çok büyük bir mükafat vardır.Dinle Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Allah, habis olanı (kötüyü), temiz olandan (mü'min olanı, mü'min gözükenden) ayırıncaya kadar mü'minleri, sizin bulunduğunuz hâl üzere (mü'min olanla mü'min gözükenin bir arada olduğu bir durumda) terk edecek değildir. Ve Allah sizi gayba muttali edecek (gaybı bildirecek) değildir. Ve lâkin Allah, resûllerinden dilediği kimseyi seçer (gaybı o resûlüne bildirir). O halde, Allah'a ve O'nun resûllerine îmân edin. Ve eğer âmenû olur ve takva sahibi olursanız, o zaman sizin için "Büyük Ecir" vardır.Dinle Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : (Ey hakikati inkar edenler!) Müminlerin sizin hayat tarzınıza uymalarına göz yummak, Allah'ın istediği bir şey değildir: Sonunda Allah iyiyi kötüden ayıracaktır. Ve Allah, insan idrakini aşan şeyleri kavrama gücünü size verecek değildir: (Bunun için) Allah, elçileri arasından dilediğini seçer. Öyleyse Allah'a ve elçilerine inanın; zira eğer O'na inanır ve O'na karşı sorumluluğunuzun bilincinde olursanız o zaman bilin ki, sizi muhteşem bir karşılık beklemektedir.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : Allah Teâlâ mü'minleri sizin bulunduğunuz hal üzere terkedecek değildir. Nihâyet murdarı temizden ayıracaktır. Ve Allah Teâlâ sizi gayba muttali edecek de değildir. Velâkin Hak Teâlâ peygamberlerinden dilediği zâtı ihtiyar buyurur. Artık Allah-ü Azîmüşşan'a ve peygamberlerine imân ediniz ve eğer imân eder ve ittikada bulunur iseniz elbette sizin için azîm bir mükâfaat vardır.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : Allah müminleri, içinde bulunduğunuz şu durumda bırakacak değildir. Nihayet murdarı temizden ayıracaktır. Allah sizi gaybden haberdar edecek değildir. Fakat Allah peygamberlerinden dilediğini seçer. Allah'a ve peygamberlerine inanın. Eğer inanır ve takvâ sahibi olursanız size çok büyük bir mükâfat vardır.Dinle Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : Allah, iyiyi kötüden ayırmak için müminleri sizin üzerinizde bulunduğunuz bu durumda bırakmayacaktır. Size gaybı da bildirecek değildir. Fakat, Allah, peygamberlerden dilediğini seçer. Allah’a ve peygamberlerine iman edin. Eğer iman eder ve günahlardan korunursanız size büyük bir mükafat vardır.Dinle Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : Allah müminleri içinde bulunduğunuz şu halde bırakacak değildir. Sonunda temiz ile murdarı ayıracaktır. Allah sizin hepinizi gayba vakıf kılacak da değildir. Fakat Allah, resullerinden dilediğini seçer (onu gayba vakıf kılar). O halde Allah’a ve resullerine iman edin. Eğer iman eder ve Allah’a karşı gelmekten sakınırsanız size büyük mükâfat vardır.Dinle Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : Allâh mü'minleri, (şu) üzerinde bulunduğunuz halde bırakacak değildir, temizi pisten ayıracaktır. Ve Allâh sizi gaybe vakıf kılacak değildir. Fakat Allâh, elçilerinden dilediğini seçer (onu gaybe vakıf kılar). O halde Allah'a ve elçilerine inanın; eğer inanır ve (günâhlardan) korunursanız sizin için büyük mükâfât vardır.Dinle Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : Allah, murdar olanı, temiz olandan ayırd edinceye kadar mü'minleri, sizin kendisi üzerinde bulunduğunuz durumda bırakacak değildir. Allah sizi gayb üzerine muttali kılacak da değildir. Ama Allah, peygamberlerinden dilediğini seçer. Öyleyse siz de Allah'a ve Resulüne iman edin. Eğer iman eder ve korkup sakınırsanız, sizin için büyük bir ecir vardır.Dinle Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : Allah, habis olanla temiz olanı birbirinden ayırmadan, mü'minleri sizin şu andaki halinizde bırakacak değildir. Allah sizi gaybdan haberdar kılacak da değildir; bunun için Allah peygamberlerinden dilediğini seçer. Siz Allah'a ve peygamberlerine iman edin. Eğer iman eder ve sakınırsanız, sizin için büyük bir ödül vardır.Dinle Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : Allah, müminleri şu üzerinde bulunduğunuz halde bırakmayacaktır. Sonuçta pisi temizden ayıracaktır. Allah sizi gaybı bilir duruma da getirmeyecektir. Şu var ki Allah, resullerinden dilediğini seçer. O halde Allah'a ve resullerine inanın. Eğer inanır, korunursanız sizin için büyük bir ödül vardır.Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE|
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.