3Âl-i Imrân Suresi

Kuran Sırası: 3 İniş Sırası: 89

Kırık Meal (Arapça) Meali
|الم: Elif Lâm Mîm | (3:1)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|اللَّهُ: Allah (ki) | لَا: yoktur | إِلَٰهَ: tanrı | إِلَّا: başka | هُوَ: O'ndan | الْحَيُّ: daima diridir | الْقَيُّومُ: (yaratıklarını) koruyup yöneticidir | (3:2)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|نَزَّلَ: indirdi | عَلَيْكَ: sana | الْكِتَابَ: Kitabı | بِالْحَقِّ: hak ile | مُصَدِّقًا: doğrulayıcı olarak | لِمَا: | بَيْنَ: | يَدَيْهِ: kendinden öncekini | وَأَنْزَلَ: ve indirmişti | التَّوْرَاةَ: Tevrat | وَالْإِنْجِيلَ: ve İncil'i de | (3:3)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|مِنْ: | قَبْلُ: daha önce | هُدًى: yol gösterici olarak | لِلنَّاسِ: insanlara | وَأَنْزَلَ: ve indirdi | الْفُرْقَانَ: Furkan'ı da | إِنَّ: muhakkak ki | الَّذِينَ: kimselere | كَفَرُوا: inkar eden | بِايَاتِ: ayetlerini | اللَّهِ: Allah'ın | لَهُمْ: onlara vardır | عَذَابٌ: bir azab | شَدِيدٌ: çetin | وَاللَّهُ: Allah | عَزِيزٌ: daima üstündür | ذُو: | انْتِقَامٍ: öc alandır | (3:4)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|إِنَّ: şüphesiz | اللَّهَ: Allah'a | لَا: | يَخْفَىٰ: gizli kalmaz | عَلَيْهِ: ona | شَيْءٌ: hiçbir şey | فِي: | الْأَرْضِ: yerde | وَلَا: | فِي: | السَّمَاءِ: ve gökte | (3:5)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|هُوَ: O'dur | الَّذِي: | يُصَوِّرُكُمْ: sizi şekillendiren | فِي: | الْأَرْحَامِ: rahimlerde | كَيْفَ: gibi | يَشَاءُ: dilediği | لَا: yoktur | إِلَٰهَ: tanrı | إِلَّا: başka | هُوَ: O'ndan | الْعَزِيزُ: azizdir | الْحَكِيمُ: hüküm ve hikmet sahibidir | (3:6)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|هُوَ: O | الَّذِي: | أَنْزَلَ: indirdi | عَلَيْكَ: sana | الْكِتَابَ: Kitabı | مِنْهُ: Onun | ايَاتٌ: (bazı) ayetleri | مُحْكَمَاتٌ: muhkemdir (ki) | هُنَّ: onlar | أُمُّ: anasıdır | الْكِتَابِ: Kitabın | وَأُخَرُ: ve diğerleri de | مُتَشَابِهَاتٌ: müteşabihdir | فَأَمَّا: olanlar | الَّذِينَ: | فِي: | قُلُوبِهِمْ: kalblerinde | زَيْغٌ: eğrilik | فَيَتَّبِعُونَ: ardına düşerler | مَا: olanlarının | تَشَابَهَ: müteşabih | مِنْهُ: onun | ابْتِغَاءَ: çıkarmak için | الْفِتْنَةِ: fitne | وَابْتِغَاءَ: ve bulmak için | تَأْوِيلِهِ: onun te'vilini | وَمَا: oysa | يَعْلَمُ: bilmez | تَأْوِيلَهُ: onun te'vilini | إِلَّا: başka kimse | اللَّهُ: Allah'tan | وَالرَّاسِخُونَ: ileri gidenler | فِي: | الْعِلْمِ: ilimde | يَقُولُونَ: derler | امَنَّا: inandık | بِهِ: Ona | كُلٌّ: hepsi | مِنْ: | عِنْدِ: katındandır | رَبِّنَا: Rabbimiz | وَمَا: | يَذَّكَّرُ: düşünüp öğüt almaz | إِلَّا: başkası | أُولُو: sahiplerinden | الْأَلْبَابِ: sağduyu | (3:7)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|رَبَّنَا: Rabbimiz | لَا: | تُزِغْ: eğriltme | قُلُوبَنَا: kalblerimizi | بَعْدَ: sonra | إِذْ: | هَدَيْتَنَا: bizi doğru yola ilettikten | وَهَبْ: ve ver | لَنَا: bize | مِنْ: | لَدُنْكَ: katından | رَحْمَةً: bir rahmet | إِنَّكَ: kuşkusuz sen | أَنْتَ: yalnız sen | الْوَهَّابُ: çok bağış yapansın | (3:8)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|رَبَّنَا: Rabbimiz | إِنَّكَ: sen mutlaka | جَامِعُ: toplayacaksın | النَّاسِ: insanları | لِيَوْمٍ: bir günde | لَا: | رَيْبَ: asla şüphe olmayan | فِيهِ: kendisinde | إِنَّ: şüphesiz | اللَّهَ: Allah | لَا: | يُخْلِفُ: dönmez | الْمِيعَادَ: sözünden | (3:9)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|إِنَّ: şüphesiz | الَّذِينَ: kimseler | كَفَرُوا: inkar eden(ler) | لَنْ: | تُغْنِيَ: yarar sağlamaz | عَنْهُمْ: onlara | أَمْوَالُهُمْ: malları | وَلَا: ne de | أَوْلَادُهُمْ: çocukları | مِنَ: karşı | اللَّهِ: Allah'a | شَيْئًا: hiçbir | وَأُولَٰئِكَ: işte | هُمْ: onlar | وَقُودُ: yakıtıdırlar | النَّارِ: ateşin | (3:10)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|كَدَأْبِ: durumu gibi | الِ: ailesinin | فِرْعَوْنَ: Fir'avn | وَالَّذِينَ: ve kimselerin | مِنْ: | قَبْلِهِمْ: onlardan önceki | كَذَّبُوا: onlar da yalanladılar | بِايَاتِنَا: ayetlerimizi | فَأَخَذَهُمُ: onları yakaladı | اللَّهُ: Allah | بِذُنُوبِهِمْ: günahlarıyla | وَاللَّهُ: Allah'ın | شَدِيدُ: çetindir | الْعِقَابِ: cezası | (3:11)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|قُلْ: söyle | لِلَّذِينَ: kimselere | كَفَرُوا: inkar edenlere | سَتُغْلَبُونَ: yenileceksiniz | وَتُحْشَرُونَ: ve sürüleceksiniz | إِلَىٰ: | جَهَنَّمَ: cehenneme | وَبِئْسَ: (orası) ne kötü | الْمِهَادُ: bir döşektir | (3:12)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|قَدْ: muhakak | كَانَ: | لَكُمْ: sizin için vardır | ايَةٌ: bir ibret | فِي: | فِئَتَيْنِ: şu iki toplulukta | الْتَقَتَا: karşılaşan | فِئَةٌ: bir topluluk | تُقَاتِلُ: çarpışıyordu | فِي: | سَبِيلِ: yolunda | اللَّهِ: Allah | وَأُخْرَىٰ: öteki de | كَافِرَةٌ: nankördü | يَرَوْنَهُمْ: onları görüyorlardı | مِثْلَيْهِمْ: kendilerinin iki katı | رَأْيَ: görüşüyle | الْعَيْنِ: gözlerinin | وَاللَّهُ: Allah | يُؤَيِّدُ: destekler | بِنَصْرِهِ: yardımıyle | مَنْ: kimseyi | يَشَاءُ: dilediği | إِنَّ: elbette | فِي: | ذَٰلِكَ: bunda | لَعِبْرَةً: bir ibret vardır | لِأُولِي: olanlar için | الْأَبْصَارِ: gözleri | (3:13)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|زُيِّنَ: süslü (cazip) gösterildi | لِلنَّاسِ: insanlara | حُبُّ: aşırı düşkünlük | الشَّهَوَاتِ: zevklere | مِنَ: | النِّسَاءِ: kadınlardan | وَالْبَنِينَ: ve oğullardan | وَالْقَنَاطِيرِ: ve kantarlarca | الْمُقَنْطَرَةِ: yığılmış | مِنَ: | الذَّهَبِ: altından | وَالْفِضَّةِ: ve gümüşten | وَالْخَيْلِ: ve atlardan | الْمُسَوَّمَةِ: salma | وَالْأَنْعَامِ: davarlardan | وَالْحَرْثِ: ve ekinlerden (gelen) | ذَٰلِكَ: bunlar (sadece) | مَتَاعُ: geçimidir | الْحَيَاةِ: hayatının | الدُّنْيَا: dünya | وَاللَّهُ: Allah'ın | عِنْدَهُ: yanındadır | حُسْنُ: güzel | الْمَابِ: varılacak yer | (3:14)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|قُلْ: de ki | أَؤُنَبِّئُكُمْ: size söyleyeyim mi? | بِخَيْرٍ: daha iyisini | مِنْ: | ذَٰلِكُمْ: bunlardan | لِلَّذِينَ: | اتَّقَوْا: korunanlar için vardır | عِنْدَ: katında | رَبِّهِمْ: Rableri | جَنَّاتٌ: cennetler | تَجْرِي: akan | مِنْ: | تَحْتِهَا: altlarından | الْأَنْهَارُ: ırmaklar | خَالِدِينَ: sürekli kalacakları | فِيهَا: içinde | وَأَزْوَاجٌ: ve eşler | مُطَهَّرَةٌ: tertemiz | وَرِضْوَانٌ: ve rızası | مِنَ: | اللَّهِ: Allah'ın | وَاللَّهُ: Allah | بَصِيرٌ: görür | بِالْعِبَادِ: kullarını | (3:15)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|الَّذِينَ: (onlar ki) | يَقُولُونَ: derler | رَبَّنَا: Rabbimiz | إِنَّنَا: gerçekten biz | امَنَّا: inandık | فَاغْفِرْ: bağışla | لَنَا: bizden | ذُنُوبَنَا: günahlarımızı | وَقِنَا: ve bizi koru | عَذَابَ: azabından | النَّارِ: ateş | (3:16)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|الصَّابِرِينَ: sabredenler | وَالصَّادِقِينَ: ve sadık olanlar | وَالْقَانِتِينَ: ve gönülden itaat edenler | وَالْمُنْفِقِينَ: ve infak edenler | وَالْمُسْتَغْفِرِينَ: ve istiğfar edenler | بِالْأَسْحَارِ: seherlerde | (3:17)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|شَهِدَ: şahiddir (ki) | اللَّهُ: Allah | أَنَّهُ: şüphesiz | لَا: yoktur | إِلَٰهَ: tanrı | إِلَّا: başka | هُوَ: O'ndan | وَالْمَلَائِكَةُ: ve melekler | وَأُولُو: ve sahipleri | الْعِلْمِ: ilim | قَائِمًا: gözeten | بِالْقِسْطِ: adaletle | لَا: yoktur | إِلَٰهَ: tanrı | إِلَّا: başka | هُوَ: O'ndan | الْعَزِيزُ: azizdir | الْحَكِيمُ: hakimdir | (3:18)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|إِنَّ: şüphesiz | الدِّينَ: din | عِنْدَ: katında | اللَّهِ: Allah | الْإِسْلَامُ: İslamdır | وَمَا: | اخْتَلَفَ: ayrılığa düşmediler | الَّذِينَ: kimseler | أُوتُوا: verilmiş olan | الْكِتَابَ: Kitap | إِلَّا: başka (bir sebeple) | مِنْ: | بَعْدِ: sonra | مَا: | جَاءَهُمُ: geldikten | الْعِلْمُ: ilim | بَغْيًا: aşırılıkları | بَيْنَهُمْ: aralarındaki | وَمَنْ: ve kim | يَكْفُرْ: inkar ederse | بِايَاتِ: ayetlerini | اللَّهِ: Allah'ın | فَإِنَّ: (bilsin ki) şüphesiz | اللَّهَ: Allah | سَرِيعُ: çabuk görendir | الْحِسَابِ: hesabı | (3:19)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|فَإِنْ: eğer | حَاجُّوكَ: seninle tartışmaya girişirlerse | فَقُلْ: de ki | أَسْلَمْتُ: ben teslim ettim | وَجْهِيَ: özümü | لِلَّهِ: Allah'a | وَمَنِ: ve kimseler | اتَّبَعَنِ: bana uyan | وَقُلْ: ve de ki | لِلَّذِينَ: kendilerine | أُوتُوا: verilenlere | الْكِتَابَ: Kitap | وَالْأُمِّيِّينَ: ve ümmilere | أَأَسْلَمْتُمْ: Siz de İslam (teslim) oldunuz mu? | فَإِنْ: eğer | أَسْلَمُوا: İslam olurlarsa | فَقَدِ: muhakkak | اهْتَدَوْا: doğru yolu bulmuşlardır | وَإِنْ: yok eğer | تَوَلَّوْا: dönerlerse | فَإِنَّمَا: artık | عَلَيْكَ: sana düşen | الْبَلَاغُ: sadece duyurmaktır | وَاللَّهُ: Allah | بَصِيرٌ: görmektedir | بِالْعِبَادِ: kulları(nın yaptıkları)nı | (3:20)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|إِنَّ: şüphesiz | الَّذِينَ: kimseler | يَكْفُرُونَ: inkar eden(ler) | بِايَاتِ: ayetlerini | اللَّهِ: Allah'ın | وَيَقْتُلُونَ: ve öldürenler | النَّبِيِّينَ: peygamberleri | بِغَيْرِ: olmaksızın | حَقٍّ: hak | وَيَقْتُلُونَ: ve öldürenler (var ya) | الَّذِينَ: kimseleri | يَأْمُرُونَ: emreden | بِالْقِسْطِ: adaletle | مِنَ: arasında | النَّاسِ: insanlar | فَبَشِّرْهُمْ: onlara müjdele | بِعَذَابٍ: bir azabı | أَلِيمٍ: acı | (3:21)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|أُولَٰئِكَ: böylece | الَّذِينَ: | حَبِطَتْ: boşa çıkmıştır | أَعْمَالُهُمْ: onların yaptıkları | فِي: | الدُّنْيَا: dünyada | وَالْاخِرَةِ: ve ahirette | وَمَا: ve yoktur | لَهُمْ: onların | مِنْ: hiçbir | نَاصِرِينَ: yardımcıları | (3:22)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|أَلَمْ: | تَرَ: görmedin mi? | إِلَى: | الَّذِينَ: kimseleri | أُوتُوا: verilmiş olan | نَصِيبًا: bir (nasip) pay | مِنَ: -tan | الْكِتَابِ: Kitap- | يُدْعَوْنَ: çağırılıyorlar da | إِلَىٰ: | كِتَابِ: Kitabına | اللَّهِ: Allah'ın | لِيَحْكُمَ: hüküm versin diye | بَيْنَهُمْ: aralarında | ثُمَّ: sonra | يَتَوَلَّىٰ: dönüyorlar | فَرِيقٌ: bir topluluk | مِنْهُمْ: onlardan | وَهُمْ: ve onlar | مُعْرِضُونَ: yüz çeviriyorlar | (3:23)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|ذَٰلِكَ: bu (hareketleri) | بِأَنَّهُمْ: onların | قَالُوا: demelerindendir | لَنْ: | تَمَسَّنَا: bize dokunmayacak | النَّارُ: ateş | إِلَّا: başka | أَيَّامًا: birkaç günden | مَعْدُودَاتٍ: sayılı | وَغَرَّهُمْ: ve onları yanıltmıştır | فِي: | دِينِهِمْ: dinlerinde | مَا: şeyler | كَانُوا: oldukları | يَفْتَرُونَ: uyduruyor | (3:24)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|فَكَيْفَ: peki nasıl (olacak)? | إِذَا: zaman | جَمَعْنَاهُمْ: topladığımız | لِيَوْمٍ: bir gün için | لَا: | رَيْبَ: hiç şüphe olmayan | فِيهِ: kendisinde | وَوُفِّيَتْ: ve tastamam verilip | كُلُّ: her | نَفْسٍ: insanın | مَا: | كَسَبَتْ: kazandığı | وَهُمْ: ve onların | لَا: asla | يُظْلَمُونَ: zulme uğratılmadığı | (3:25)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|قُلِ: de ki | اللَّهُمَّ: Allah'ım | مَالِكَ: sahibisin | الْمُلْكِ: mülkün | تُؤْتِي: sen verirsin | الْمُلْكَ: mülkü | مَنْ: kimseye | تَشَاءُ: dilediğin | وَتَنْزِعُ: ve alırsın | الْمُلْكَ: mülkü | مِمَّنْ: kimseden | تَشَاءُ: dilediğin | وَتُعِزُّ: ve yükseltirsin | مَنْ: kimseyi | تَشَاءُ: dilediğin | وَتُذِلُّ: ve alçaltırsın | مَنْ: kimseyi | تَشَاءُ: dilediğini | بِيَدِكَ: senin elindedir | الْخَيْرُ: hayır (mal, iyilik) | إِنَّكَ: şüphesiz sen | عَلَىٰ: | كُلِّ: her | شَيْءٍ: şeye | قَدِيرٌ: kadirsin | (3:26)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|تُولِجُ: sokarsın | اللَّيْلَ: geceyi | فِي: | النَّهَارِ: gündüze | وَتُولِجُ: ve sokarsın | النَّهَارَ: gündüzü | فِي: | اللَّيْلِ: geceye | وَتُخْرِجُ: ve çıkarırsın | الْحَيَّ: diriyi | مِنَ: -den | الْمَيِّتِ: ölü- | وَتُخْرِجُ: ve çıkarırsın | الْمَيِّتَ: ölüyü | مِنَ: -den | الْحَيِّ: diri- | وَتَرْزُقُ: ve rızıklandırırsın | مَنْ: kimseyi | تَشَاءُ: dilediğin | بِغَيْرِ: olmaksızın | حِسَابٍ: hesap | (3:27)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|لَا: | يَتَّخِذِ: edinmesin | الْمُؤْمِنُونَ: Mü'minler | الْكَافِرِينَ: kafirleri | أَوْلِيَاءَ: dost | مِنْ: | دُونِ: bırakıp | الْمُؤْمِنِينَ: inananları | وَمَنْ: ve kim | يَفْعَلْ: yaparsa | ذَٰلِكَ: böyle | فَلَيْسَ: kalmaz (değildir) | مِنَ: | اللَّهِ: Allah ile | فِي: | شَيْءٍ: bir şey (dostluğu) | إِلَّا: ancak başka | أَنْ: | تَتَّقُوا: korunmanız | مِنْهُمْ: onlardan | تُقَاةً: (gelebilecek) tehlikeden | وَيُحَذِّرُكُمُ: ve sizi sakındırır | اللَّهُ: Allah | نَفْسَهُ: kendisin(in emirlerine karşı gelmek)den | وَإِلَى: | اللَّهِ: ve Allah'adır | الْمَصِيرُ: dönüş | (3:28)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|قُلْ: de ki | إِنْ: eğer | تُخْفُوا: gizleseniz | مَا: olanı | فِي: | صُدُورِكُمْ: göğüslerinizde | أَوْ: veya | تُبْدُوهُ: açığa vursanız onu | يَعْلَمْهُ: onu bilir | اللَّهُ: Allah | وَيَعْلَمُ: ve bilir | مَا: olanı | فِي: | السَّمَاوَاتِ: göklerde | وَمَا: ve olanı | فِي: | الْأَرْضِ: yerde | وَاللَّهُ: Allah | عَلَىٰ: | كُلِّ: her | شَيْءٍ: şeye | قَدِيرٌ: kadirdir | (3:29)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|يَوْمَ: O gün | تَجِدُ: bulacaktır | كُلُّ: her | نَفْسٍ: nefis | مَا: şeyleri | عَمِلَتْ: yaptığı | مِنْ: -dan | خَيْرٍ: hayır- | مُحْضَرًا: hazır | وَمَا: ve şeyleri | عَمِلَتْ: işlediği | مِنْ: -ten | سُوءٍ: kötülük- | تَوَدُّ: ister | لَوْ: keşke olsa | أَنَّ: | بَيْنَهَا: onunla (kötülükle) | وَبَيْنَهُ: kendisi arasında | أَمَدًا: bir mesafe | بَعِيدًا: uzak | وَيُحَذِّرُكُمُ: ve sizi sakındırıyor | اللَّهُ: Allah | نَفْسَهُ: kendisin(in emirlerine karşı gelmek)den | وَاللَّهُ: Allah | رَءُوفٌ: şefkatlidir | بِالْعِبَادِ: kulllarına | (3:30)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|قُلْ: de ki | إِنْ: eğer | كُنْتُمْ: siz | تُحِبُّونَ: seviyorsanız | اللَّهَ: Allah'ı | فَاتَّبِعُونِي: bana uyun ki | يُحْبِبْكُمُ: sizi sevsin | اللَّهُ: Allah da | وَيَغْفِرْ: ve bağışlasın | لَكُمْ: sizin | ذُنُوبَكُمْ: günahlarınızı | وَاللَّهُ: Allah | غَفُورٌ: bağışlayandır | رَحِيمٌ: esirgeyendir | (3:31)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|قُلْ: de ki | أَطِيعُوا: ita'at edin | اللَّهَ: Allah'a | وَالرَّسُولَ: ve Elçiye | فَإِنْ: eğer | تَوَلَّوْا: dönerlerse | فَإِنَّ: muhakkak ki | اللَّهَ: Allah | لَا: | يُحِبُّ: sevmez | الْكَافِرِينَ: kafirleri | (3:32)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|إِنَّ: elbette | اللَّهَ: Allah | اصْطَفَىٰ: seçip üstün kıldı | ادَمَ: Adem'i | وَنُوحًا: ve Nuh'u | وَالَ: ve ailesini | إِبْرَاهِيمَ: İbrahim | وَالَ: ve ailesini | عِمْرَانَ: İmran | عَلَى: üzerine | الْعَالَمِينَ: alemler | (3:33)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|ذُرِّيَّةً: türeyen nesil(ler)dir | بَعْضُهَا: bazısı (birbirinden) | مِنْ: -ndan | بَعْضٍ: bazısı | وَاللَّهُ: Allah | سَمِيعٌ: işitendir | عَلِيمٌ: bilendir | (3:34)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|إِذْ: hani | قَالَتِ: demişti ki | امْرَأَتُ: karısı | عِمْرَانَ: İmran'ın | رَبِّ: Rabbim | إِنِّي: şüphesiz ben | نَذَرْتُ: adadım | لَكَ: sana | مَا: olanı | فِي: | بَطْنِي: karnımda | مُحَرَّرًا: tam hür olarak | فَتَقَبَّلْ: kabul buyur | مِنِّي: benden | إِنَّكَ: şüphesiz | أَنْتَ: sen | السَّمِيعُ: işitensin | الْعَلِيمُ: bilensin | (3:35)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|فَلَمَّا: ne zaman ki | وَضَعَتْهَا: onu doğurunca | قَالَتْ: şöyle söyledi | رَبِّ: Rabbim | إِنِّي: şüphesiz ben | وَضَعْتُهَا: onu doğurdum | أُنْثَىٰ: bir kız | وَاللَّهُ: Allah | أَعْلَمُ: bilirken | بِمَا: (onun) ne | وَضَعَتْ: doğurduğunu | وَلَيْسَ: ve değildir | الذَّكَرُ: erkek | كَالْأُنْثَىٰ: kız gibi | وَإِنِّي: doğrusu ben | سَمَّيْتُهَا: ona adını verdim | مَرْيَمَ: Meryem | وَإِنِّي: şüphesiz ben | أُعِيذُهَا: onu ısmarlıyorum | بِكَ: sana | وَذُرِّيَّتَهَا: ve soyunu | مِنَ: -nden | الشَّيْطَانِ: şeytan(ın şerri)- | الرَّجِيمِ: kovulmuş | (3:36)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|فَتَقَبَّلَهَا: kabul buyurdu onu | رَبُّهَا: Rabbi | بِقَبُولٍ: kabulle (şekilde) | حَسَنٍ: güzel bir | وَأَنْبَتَهَا: ve onu yetiştirdi | نَبَاتًا: bir bitki (gibi) | حَسَنًا: güzel | وَكَفَّلَهَا: ve onun bakımını üstlendi | زَكَرِيَّا: Zekeriyya da | كُلَّمَا: her | دَخَلَ: girdiğinde | عَلَيْهَا: onun yanına | زَكَرِيَّا: Zekeriyya | الْمِحْرَابَ: mihraba | وَجَدَ: bulurdu | عِنْدَهَا: yanında | رِزْقًا: bir rızık | قَالَ: derdi | يَا: EY/HEY/AH | مَرْيَمُ: Meryem | أَنَّىٰ: nereden? | لَكِ: sana | هَٰذَا: bu | قَالَتْ: (O da) derdi | هُوَ: Bu | مِنْ: | عِنْدِ: katından | اللَّهِ: Allah | إِنَّ: şüphesiz | اللَّهَ: Allah | يَرْزُقُ: rızık verir | مَنْ: kimseye | يَشَاءُ: dilediği | بِغَيْرِ: olmaksızın | حِسَابٍ: hesap | (3:37)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|هُنَالِكَ: orada | دَعَا: du'a etti | زَكَرِيَّا: Zekeriyya | رَبَّهُ: Rabbine | قَالَ: dedi ki | رَبِّ: Rabbim | هَبْ: ver | لِي: bana | مِنْ: | لَدُنْكَ: katından | ذُرِّيَّةً: bir nesil | طَيِّبَةً: temiz | إِنَّكَ: şüphesiz sen | سَمِيعُ: işitensin | الدُّعَاءِ: çağrıyı | (3:38)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|فَنَادَتْهُ: ona seslendiler | الْمَلَائِكَةُ: melekler | وَهُوَ: ve onu | قَائِمٌ: doğrultup | يُصَلِّي: desteklerler | فِي: -içinde | الْمِحْرَابِ: mihrab/harabiyet- | أَنَّ: şüphesiz | اللَّهَ: Allah | يُبَشِّرُكَ: sana müjdeler | بِيَحْيَىٰ: Yahya'yı | مُصَدِّقًا: doğrulayıcı | بِكَلِمَةٍ: bir kelimeyi | مِنَ: -tan | اللَّهِ: Allah- | وَسَيِّدًا: ve efendi | وَحَصُورًا: ve nefsine hakim | وَنَبِيًّا: ve bir peygamber olacak | مِنَ: -den | الصَّالِحِينَ: iyiler- | (3:39)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|قَالَ: dedi ki | رَبِّ: Rabbim | أَنَّىٰ: nasıl? | يَكُونُ: olur | لِي: benim | غُلَامٌ: oğlum | وَقَدْ: halbuki | بَلَغَنِيَ: bana gelip çatmış | الْكِبَرُ: ihtiyarlık | وَامْرَأَتِي: ve karım da | عَاقِرٌ: kısırken | قَالَ: (Allah) dedi | كَذَٰلِكَ: öyle (ama) | اللَّهُ: Allah | يَفْعَلُ: yapar | مَا: şeyi | يَشَاءُ: dilediği | (3:40)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|قَالَ: dedi di | رَبِّ: Rabbim | اجْعَلْ: o halde ver | لِي: bana | ايَةً: bir alamet | قَالَ: (Allah) dedi ki | ايَتُكَ: senin alametin | أَلَّا: | تُكَلِّمَ: konuşamamandır | النَّاسَ: insanlarla | ثَلَاثَةَ: üç | أَيَّامٍ: gün | إِلَّا: başka | رَمْزًا: işaretten | وَاذْكُرْ: ve an | رَبَّكَ: Rabbini | كَثِيرًا: çok | وَسَبِّحْ: ve (O'nu) tesbih et | بِالْعَشِيِّ: akşam | وَالْإِبْكَارِ: ve sabah | (3:41)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَإِذْ: bir zaman | قَالَتِ: demişti ki | الْمَلَائِكَةُ: Melekler | يَا: EY/HEY/AH | مَرْيَمُ: Meryem | إِنَّ: şüphesiz | اللَّهَ: Allah | اصْطَفَاكِ: seni seçti | وَطَهَّرَكِ: ve temizledi | وَاصْطَفَاكِ: ve seni üstün kıldı | عَلَىٰ: üzerine | نِسَاءِ: kadınları | الْعَالَمِينَ: dünyaların | (3:42)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|يَا: EY/HEY/AH | مَرْيَمُ: Meryem | اقْنُتِي: divan dur | لِرَبِّكِ: Rabbine | وَاسْجُدِي: ve secde et | وَارْكَعِي: ve (huzurunda) eğil | مَعَ: beraber | الرَّاكِعِينَ: eğilenlerle | (3:43)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|ذَٰلِكَ: bunlar | مِنْ: -ndendir | أَنْبَاءِ: haberleri- | الْغَيْبِ: görünmez alemin | نُوحِيهِ: vahyettiğimiz | إِلَيْكَ: sana | وَمَا: | كُنْتَ: sen değildin | لَدَيْهِمْ: onların yanında | إِذْ: zaman | يُلْقُونَ: attıkları | أَقْلَامَهُمْ: (kur'a) oklarını | أَيُّهُمْ: hangisi | يَكْفُلُ: kefil olacak (diye) | مَرْيَمَ: Meryem'e | وَمَا: | كُنْتَ: sen değildin | لَدَيْهِمْ: yanlarında | إِذْ: zaman | يَخْتَصِمُونَ: birbirleriyle çekiştikleri | (3:44)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|إِذْ: hani | قَالَتِ: demişti | الْمَلَائِكَةُ: Melekler | يَا: EY/HEY/AH | مَرْيَمُ: Meryem | إِنَّ: şüphesiz | اللَّهَ: Allah | يُبَشِّرُكِ: seni müjdeliyor | بِكَلِمَةٍ: bir kelime ile | مِنْهُ: kendisinden | اسْمُهُ: onun adı | الْمَسِيحُ: Mesih'dir | عِيسَى: Îsa | ابْنُ: oğlu | مَرْيَمَ: Meryem | وَجِيهًا: yüzdedir (şereflidir) | فِي: | الدُّنْيَا: dünyada | وَالْاخِرَةِ: ve ahirette | وَمِنَ: | الْمُقَرَّبِينَ: ve (Allah'a) yakın olanlardandır | (3:45)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَيُكَلِّمُ: ve konuşacak | النَّاسَ: insanlara | فِي: | الْمَهْدِ: beşikte | وَكَهْلًا: ve yetişkinlikte | وَمِنَ: | الصَّالِحِينَ: ve iyilerden olacaktır | (3:46)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|قَالَتْ: dedi ki | رَبِّ: Rabbim | أَنَّىٰ: nasıl | يَكُونُ: olur | لِي: benim | وَلَدٌ: çocuğum | وَلَمْ: | يَمْسَسْنِي: bana dokunmamışken | بَشَرٌ: bir beşer | قَالَ: dedi | كَذَٰلِكِ: böyledir | اللَّهُ: Allah | يَخْلُقُ: yaratır | مَا: şeyi | يَشَاءُ: dilediği | إِذَا: zaman | قَضَىٰ: istediği | أَمْرًا: bir şey(in olmasını) | فَإِنَّمَا: sadece | يَقُولُ: der | لَهُ: ona | كُنْ: 'ol' | فَيَكُونُ: o da oluverir | (3:47)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَيُعَلِّمُهُ: ve ona öğretecektir | الْكِتَابَ: Kitabı | وَالْحِكْمَةَ: ve Hikmeti | وَالتَّوْرَاةَ: ve Tevrat'ı | وَالْإِنْجِيلَ: ve İncil'i | (3:48)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَرَسُولًا: ve bir elçi (şöyle diyen) | إِلَىٰ: | بَنِي: oğullarına | إِسْرَائِيلَ: İsrail | أَنِّي: ben | قَدْ: doğrusu | جِئْتُكُمْ: size getirdim | بِايَةٍ: bir mu'cize | مِنْ: -den | رَبِّكُمْ: Rabbiniz- | أَنِّي: ben | أَخْلُقُ: yaratırım | لَكُمْ: sizin için | مِنَ: -dan | الطِّينِ: çamur- | كَهَيْئَةِ: şeklinde bir şey | الطَّيْرِ: kuş | فَأَنْفُخُ: üflerim | فِيهِ: ona | فَيَكُونُ: hemen oluverir | طَيْرًا: bir kuş | بِإِذْنِ: izniyle | اللَّهِ: Allah'ın | وَأُبْرِئُ: ve iyileştiririm | الْأَكْمَهَ: körü | وَالْأَبْرَصَ: ve alacalıyı | وَأُحْيِي: ve diriltirim | الْمَوْتَىٰ: ölüleri | بِإِذْنِ: izniyle | اللَّهِ: Allah'ın | وَأُنَبِّئُكُمْ: ve size haber veririm | بِمَا: ne | تَأْكُلُونَ: yediğinizi | وَمَا: ve ne | تَدَّخِرُونَ: biriktirdiğinizi | فِي: | بُيُوتِكُمْ: evlerinizde | إِنَّ: elbette | فِي: | ذَٰلِكَ: bunda | لَايَةً: bir ibret vardır | لَكُمْ: sizin için | إِنْ: eğer | كُنْتُمْ: iseniz | مُؤْمِنِينَ: inanıyor | (3:49)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَمُصَدِّقًا: ve doğrulayıcı olarak | لِمَا: şeyi | بَيْنَ: | يَدَيَّ: benden önce gelen | مِنَ: | التَّوْرَاةِ: Tevrat'ı | وَلِأُحِلَّ: ve helal kılmak için | لَكُمْ: size | بَعْضَ: bazı | الَّذِي: şeyleri | حُرِّمَ: haram kılınan | عَلَيْكُمْ: size | وَجِئْتُكُمْ: ve size getirdim | بِايَةٍ: bir mu'cize | مِنْ: -den | رَبِّكُمْ: Rabbiniz- | فَاتَّقُوا: o halde korkun | اللَّهَ: Allah'tan | وَأَطِيعُونِ: ve bana ita'at edin | (3:50)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE|
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.