Kırık Meal (Arapça) : |فَأَمَّا: gelince | الَّذِينَ: kimselere | كَفَرُوا: inkar eden | فَأُعَذِّبُهُمْ: onlara azabedeceğim | عَذَابًا: azapla | شَدِيدًا: şiddetli | فِي: | الدُّنْيَا: dünyada da | وَالْاخِرَةِ: ve ahirette de | وَمَا: olmayacaktır | لَهُمْ: onların | مِنْ: hiçbir | نَاصِرِينَ: yardımcıları da |
Kırık Meal (Harekesiz) : |فأما FÊMEgelince | الذين ELZ̃YNkimselere | كفروا KFRWEinkar eden | فأعذبهم FÊAZ̃BHMonlara azabedeceğim | عذابا AZ̃EBEazapla | شديدا ŞD̃YD̃Eşiddetli | في FY | الدنيا ELD̃NYEdünyada da | والآخرة WEL ËḢRTve ahirette de | وما WMEolmayacaktır | لهم LHMonların | من MNhiçbir | ناصرين NEṦRYNyardımcıları da |
Kırık Meal (Okunuş) : |feemmā: gelince | elleƶīne: kimselere | keferū: inkar eden | feuǎƶƶibuhum: onlara azabedeceğim | ǎƶāben: azapla | şedīden: şiddetli | fī: | d-dunyā: dünyada da | vel'āḣirati: ve ahirette de | ve mā: olmayacaktır | lehum: onların | min: hiçbir | nāSirīne: yardımcıları da |
Kırık Meal (Transcript) : |FÊME: gelince | ELZ̃YN: kimselere | KFRVE: inkar eden | FÊAZ̃BHM: onlara azabedeceğim | AZ̃EBE: azapla | ŞD̃YD̃E: şiddetli | FY: | ELD̃NYE: dünyada da | VEL ËḢRT: ve ahirette de | VME: olmayacaktır | LHM: onların | MN: hiçbir | NEṦRYN: yardımcıları da |
Abdulbaki Gölpınarlı : Kâfir olanlara gelince: Onları dünyada da çetin bir azapla azaplandıracağım, âhirette de ve onlara hiçbir yardımcı yoktur.
Adem Uğur : İnkâr edenler var ya, onları dünya ve ahirette şiddetli bir azaba çarptıracağım; onların hiç yardımcıları da olmayacak.
Ahmed Hulusi : "Fakat o hakikati inkâr edenlere gelince; onlara hem dünyada hem de sonsuz gelecek sürecinde şiddetle azap yaşatacağım. Onların hiçbir yardımcıları da olmaz. "
Ahmet Tekin : Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, kâfirler var ya, işte onları dünyada ve âhirette, ebedî yurtta ağır bir ceza ile cezalandıracağım. Onlara yardım edecek kimse de olmayacak.
Ahmet Varol : 'İnkar edenlere ise dünyada da, ahirette de şiddetli bir şekilde azab ederim. Onların yardımcıları da olmaz.'
Ali Bulaç : "İnkâr edenleri ise, dünyada ve ahirette şiddetli bir azabla azablandıracağım. Onların hiç yardımcıları yoktur."
Ali Fikri Yavuz : O kâfir olanlara gelince, ben onları dünyada da, ahirette de en şiddetli bir azâp ile cezalandıracağım ve onları azâptan kurtarmak için yardım edicilerden hiç kimse yoktur.
Bekir Sadak : (55-56) Allah demisti ki: «Ey Isa! Ben seni eceline yetirecegim, seni kendime yukseltecegim, inkar edenlerden seni tertemiz ayiracagim; sana uyanlari, kiyamet gunune kadar, inkar edenlerin ustunde tutacagim. Sonra donusunuz Banadir. Ayriliga dustugunuz hususlarda aranizda hukmedecegim. kar edenleri de dunya ve ahirette siddetli azaba ugratacagim. Onlarin hic yardimcilari olmayacaktir.»
Celal Yıldırım : İnkarcılara gelince, onları Dünya'da da, Âhiret'te de şiddetli bir azâb ile azâblandıracağım, onların hiç yardımcıları da olmayacaktır.
Diyanet İşleri : “İnkâr edenlere gelince, onlara dünyada da, ahirette de şiddetli bir şekilde azab edeceğim. Onların hiç yardımcıları da olmayacaktır.”
Diyanet İşleri (eski) : (55-56) Allah demişti ki: 'Ey İsa! Ben seni eceline yetireceğim, seni kendime yükselteceğim, inkar edenlerden seni tertemiz ayıracağım; sana uyanları, kıyamet gününe kadar, inkar edenlerin üstünde tutacağım. Sonra dönüşünüz Banadır. Ayrılığa düştüğünüz hususlarda aranızda hükmedeceğim. İnkar edenleri de dünya ve ahirette şiddetli azaba uğratacağım. Onların hiç yardımcıları olmayacaktır.'
Diyanet Vakfi : İnkâr edenler var ya, onları dünya ve ahirette şiddetli bir azaba çarptıracağım; onların hiç yardımcıları da olmayacak.
Edip Yüksel : 'Kafirleri ise dünyada ve ahirette şiddetli bir şekilde cezalandıracağım; yardımcıları da olmayacak.'
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : «İnkâr edenlere gelince, onlara dünyada da, ahirette de şiddetli bir şekilde azab edeceğim, onların hiçbir yardımcıları da olmayacaktır».
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : O inkar edenleri, dünya ve ahirette şiddetli bir azaba çarptıracağım, onların hiçbir yardımcıları da olmayacak!
Elmalılı Hamdi Yazır : Hasılı: O küfredenleri dünyada ve ahırette şiddetli bir azab ile ta'zib edeceğim, hem onlara yardımcılardan eser yoktur
Fizilal-il Kuran : Kâfirler var ya, onları ağır bir azaba çarptıracağım, onların hiçbir yardımcısı olmayacaktır.
Gültekin Onan : "Küfredenleri ise, dünyada ve ahirette şiddetli bir azabla azablandıracağım. Onların hiç yardımcıları yoktur."
Hakkı Yılmaz : (55-57) "Hani Allah: “Ey Îsâ! Şüphesiz ki Ben seni geçmişte yaptıklarını ve yapman gerekirken yapmadıklarını bir bir hatırlattırıcıyım/öldürücüyüm, seni Kendime yükselticiyim ve seni kâfirlerden; Benim ilâhlığımı ve rabliğimi bilerek reddeden kimselerden temizleyiciyim. Ve de sana uyan kimseleri, kıyâmete kadar kâfirlerin; Benim ilâhlığımı, rabliğimi bilerek reddeden o kişilerin üstünde tutucuyum. Sonra dönüşünüz yalnızca Bana'dır. Sonra da ayrılığa düştüğünüz şeylerde aranızda hükmedeceğim. Kâfirlere; Benim ilâhlığımı ve rabliğimi bilerek reddeden şu kimselere gelince de, onlara dünyada ve âhirette şiddetli bir azapla azap edeceğim. Onlar için yardımcılardan bir şey de olmayacaktır. İman eden ve düzeltmeye yönelik işler yapan kimselere gelince de, Allah, onların ödüllerini tastamam ödeyecektir. Ve Allah, şirk koşarak yanlış; kendi zararlarına iş yapanları sevmez” demişti. "
Hasan Basri Çantay : (Fakat) o küfredenlere gelince: Ben onları dünyâda da, âhiretde de en çetin bir azâb ile âzablandıracağım. Onların hiç bir yardımcıları da yokdur.
Hayrat Neşriyat : Fakat o inkâr edenler yok mu, artık onları dünyada ve âhirette şiddetli bir azâb ile cezâlandıracağım! Onlar için yardımcılardan kimse de yoktur.
İbni Kesir : Küfredenleri de dünya ve ahirette şiddetli azaba uğratacağım. Onların hiçbir yardımcıları yoktur.
İskender Evrenosoğlu : Fakat inkâr edenlere ise, o taktirde dünyada ve ahirette şiddetli azapla azap edeceğim. Ve onların bir yardımcısı yoktur.
Muhammed Esed : "Hakikati inkara şartlanmış olanlara gelince, onlara bu dünyada ve ahirette şiddetli bir azap çektireceğim ve onlar kendilerine yardım edecek kimse bulamayacaklar;
Ömer Nasuhi Bilmen : «Artık o kimseler ki, kâfir olmuşlardır. Onları dünyada da ahirette de şiddetli bir azap ile muazzeb kılacağım, ve onlar için yardımcılardan bir kimse yoktur.»
Ömer Öngüt : “İnkâr edip kâfir olanları, dünyada da ahirette de şiddetli bir azaba çarptıracağım. Onların hiç yardımcıları da olmayacak. ”
Şaban Piriş : O kafir olanları dünya ve ahirette şiddetli azaba çarptıracağım, onların yardımcıları da olmayacaktır.
Suat Yıldırım : Hasılı, inkâr edenleri hem dünyada, hem âhirette şiddetli bir azap ile cezalandıracağım. Onları bu azaptan kurtarabilecek yardımcılar da bulunmayacaktır.
Süleyman Ateş : "İnkâr edenlere gelince, onlara dünyâda da, âhirette de şiddetle azâbedeceğim, onların yardımcıları da olmayacaktır."
Tefhim-ul Kuran : «Küfredenleri ise, dünyada ve ahirette şiddetli bir azabla azablandıracağım. Onların hiç yardımcıları yoktur.»
Ümit Şimşek : İnkâr edenleri, hem dünyada, hem de âhirette şiddetli bir azaba uğratırım. Onların hiçbir yardımcısı da olmaz.
Yaşar Nuri Öztürk : "Küfre sapanlar var ya, işte onlara dünyada ve âhirette şiddetle azap edeceğim. Hiçbir yardımcıları olmayacaktır onların."