Kırık Meal (Arapça) : |ذَٰلِكَ: işte bu | نَتْلُوهُ: okuduğumuz | عَلَيْكَ: sana | مِنَ: -den | الْايَاتِ: ayetler- | وَالذِّكْرِ: ve Zikir(Kitap)dandır | الْحَكِيمِ: hikmetli |
Kırık Meal (Harekesiz) : |ذلك Z̃LKişte bu | نتلوه NTLWHokuduğumuz | عليك ALYKsana | من MN-den | الآيات EL ËYETayetler- | والذكر WELZ̃KRve Zikir(Kitap)dandır | الحكيم ELḪKYMhikmetli |
Kırık Meal (Okunuş) : |ƶālike: işte bu | netlūhu: okuduğumuz | ǎleyke: sana | mine: -den | l-āyāti: ayetler- | veƶƶikri: ve Zikir(Kitap)dandır | l-Hakīmi: hikmetli |
Kırık Meal (Transcript) : |Z̃LK: işte bu | NTLVH: okuduğumuz | ALYK: sana | MN: -den | EL ËYET: ayetler- | VELZ̃KR: ve Zikir(Kitap)dandır | ELḪKYM: hikmetli |
Abdulbaki Gölpınarlı : Bunları, sana âyetlerimizden ve doğrulukla hükmeden Kur'ân'dan okuyoruz.
Adem Uğur : (Resûlüm!) Bu söylenenleri biz sana âyetlerden ve hikmet dolu Kur'an'dan okuyoruz.
Ahmed Hulusi : İşte bu bilgiler, (sana gayb olan geçmiş olaylara) işaretler ve hikmetli zikirdir (olayların hikmetini açıklamaktır).
Ahmet Tekin : Bu bilgileri biz sana âyetlerden ve hikmetlerle dolu hükümranlık sağlayan, okunması ibadet olan, övünç kaynağı, muhkem Kur’ân’dan okuyoruz.
Ahmet Varol : Bizim sana okuduğumuz bu şeyler ayetlerden ve hikmetli zikir (Kur'an-ı Kerim)'dendir. [9]
Ali Bulaç : Bunları biz sana ayetlerden ve hikmetli zikr'den (Kur'an'dan) okuyoruz.
Ali Fikri Yavuz : Geçmiş peygamberlere âit bu hükümleri âyetlerden ve hikmet dolu Kur’an’dan Cebrâil vasıtasıyla biz sana okuyoruz.
Bekir Sadak : Sana okudugumuz bunlar, ayetlerden ve hikmet dolu Kuran'dandir.
Celal Yıldırım : İşte bu, sana okuduğumuz âyetlerden ve hikmet dolu Kur'ân'dan (indirdiklerimiz)dır.
Diyanet İşleri : (Ey Muhammed!) Bunu (bildirdiklerimizi) biz sana âyetlerden ve hikmet dolu Kur’an’dan okuyoruz.
Diyanet İşleri (eski) : Sana okuduğumuz bunlar, ayetlerden ve hikmet dolu Kuran'dandır.
Diyanet Vakfi : (Resûlüm!) Bu söylenenleri biz sana âyetlerden ve hikmet dolu Kur'an'dan okuyoruz.
Edip Yüksel : Sana bu okuduklarımız, ayetlerden ve hikmetli mesajdandır.