Önceki Sonraki

3:153Âl-i Imrân Suresi 153. Ayet

Kuran Sırası: 3 İniş Sırası: 89
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354555657585960616263646566676869707172737475767778798081828384858687888990919293949596979899100101102103104105106107108109110111112113114115116117118119120121122123124125126127128129130131132133134135136137138139140141142143144145146147148149150151152153154155156157158159160161162163164165166167168169170171172173174175176177178179180181182183184185186187188189190191192193194195196197198199200

3:153Âl-i Imrân Suresi 153. Ayet
Dikkat: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
1
إذ
|
hani
Kombi Müfredat
تصعدون
tuS'ǐdūne
ṦAD̃|ص ع د
boyuna uzaklaşıyordunuz
3
ولا
ve lā
|
Kombi Müfredat
تلوون
telvūne
LVY|ل و ي
dönüp bakmıyordunuz
5
على
ǎlā
|
Kombi Müfredat
أحد
eHadin
EḪD̃|ا ح د
hiç kimseye
Kombi Müfredat
والرسول
verrasūlu
RSL|ر س ل
ve Elçi
Kombi Müfredat
يدعوكم
yed'ǔkum
D̃AV|د ع و
sizi çağırırken
9
في
|
10 Kombi Müfredat
أخراكم
uḣrākum
EḢR|ا خ ر
arkanızdan
11 Kombi Müfredat
فأثابكم
feeṧābekum
S̃VB|ث و ب
bundan dolayı size verdi
12 Kombi Müfredat
غما
ğammen
ĞMM|غ م م
gam
13 Kombi Müfredat
بغم
biğammin
ĞMM|غ م م
gam üstüne
14
لكيلا
likeylā
|
diye
15 Kombi Müfredat
تحزنوا
teHzenū
ḪZN|ح ز ن
üzülmeyesiniz
16
على
ǎlā
|
17
ما
|
şeye
18 Kombi Müfredat
فاتكم
fetekum
FVT|ف و ت
elinizden giden
19
ولا
ve lā
|
vw
20
ما
|
şeye
21 Kombi Müfredat
أصابكم
eSābekum
ṦVB|ص و ب
başınıza gelen
22
والله
vallahu
|
Allah
23 Kombi Müfredat
خبير
ḣabīrun
ḢBR|خ ب ر
haberdardır
24
بما
bimā
|
şeylerden
25 Kombi Müfredat
تعملون
teǎ'melūne
AML|ع م ل
yaptıklarınız(dan)
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |إِذْ: hani | تُصْعِدُونَ: boyuna uzaklaşıyordunuz | وَلَا: | تَلْوُونَ: dönüp bakmıyordunuz | عَلَىٰ: | أَحَدٍ: hiç kimseye | وَالرَّسُولُ: ve Elçi | يَدْعُوكُمْ: sizi çağırırken | فِي: | أُخْرَاكُمْ: arkanızdan | فَأَثَابَكُمْ: bundan dolayı size verdi | غَمًّا: gam | بِغَمٍّ: gam üstüne | لِكَيْلَا: diye | تَحْزَنُوا: üzülmeyesiniz | عَلَىٰ: | مَا: şeye | فَاتَكُمْ: elinizden giden | وَلَا: vw | مَا: şeye | أَصَابَكُمْ: başınıza gelen | وَاللَّهُ: Allah | خَبِيرٌ: haberdardır | بِمَا: şeylerden | تَعْمَلُونَ: yaptıklarınız(dan) | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |إذ ÎZ̃ hani | تصعدون TṦAD̃WN boyuna uzaklaşıyordunuz | ولا WLE | تلوون TLWWN dönüp bakmıyordunuz | على AL | أحد ÊḪD̃ hiç kimseye | والرسول WELRSWL ve Elçi | يدعوكم YD̃AWKM sizi çağırırken | في FY | أخراكم ÊḢREKM arkanızdan | فأثابكم FÊS̃EBKM bundan dolayı size verdi | غما ĞME gam | بغم BĞM gam üstüne | لكيلا LKYLE diye | تحزنوا TḪZNWE üzülmeyesiniz | على AL | ما ME şeye | فاتكم FETKM elinizden giden | ولا WLE vw | ما ME şeye | أصابكم ÊṦEBKM başınıza gelen | والله WELLH Allah | خبير ḢBYR haberdardır | بما BME şeylerden | تعملون TAMLWN yaptıklarınız(dan) | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |: hani | tuS'ǐdūne: boyuna uzaklaşıyordunuz | ve lā: | telvūne: dönüp bakmıyordunuz | ǎlā: | eHadin: hiç kimseye | verrasūlu: ve Elçi | yed'ǔkum: sizi çağırırken | : | uḣrākum: arkanızdan | feeṧābekum: bundan dolayı size verdi | ğammen: gam | biğammin: gam üstüne | likeylā: diye | teHzenū: üzülmeyesiniz | ǎlā: | : şeye | fetekum: elinizden giden | ve lā: vw | : şeye | eSābekum: başınıza gelen | vallahu: Allah | ḣabīrun: haberdardır | bimā: şeylerden | teǎ'melūne: yaptıklarınız(dan) | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |ÎZ̃: hani | TṦAD̃VN: boyuna uzaklaşıyordunuz | VLE: | TLVVN: dönüp bakmıyordunuz | AL: | ÊḪD̃: hiç kimseye | VELRSVL: ve Elçi | YD̃AVKM: sizi çağırırken | FY: | ÊḢREKM: arkanızdan | FÊS̃EBKM: bundan dolayı size verdi | ĞME: gam | BĞM: gam üstüne | LKYLE: diye | TḪZNVE: üzülmeyesiniz | AL: | ME: şeye | FETKM: elinizden giden | VLE: vw | ME: şeye | ÊṦEBKM: başınıza gelen | VELLH: Allah | ḢBYR: haberdardır | BME: şeylerden | TAMLVN: yaptıklarınız(dan) | Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : O anda boyuna uzaklaşıyor, hiç kimseye bakmıyordunuz bile. Peygamberse arkanızdan sizi çağırıp durmadaydı. Tanrı, elinizden çıkana hayıflanmayasınız, gelip çatan felâketlerden mahzun olmayasınız diye sizi, gam üstüne gam vererek cezalandırdı ve Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.Dinle Kopyala Paylaş
Adem Uğur : O zaman Peygamber arkanızdan sizi çağırdığı halde siz, durmadan (savaş alanından) uzaklaşıyor, hiç kimseye dönüp bakmıyordunuz. (Allah) size keder üstüne keder verdi ki, bundan dolayı gerek elinizden gidene, gerekse başınıza gelenlere üzülmeyesiniz. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : Hani Rasûl, arkanızdan sizi çağırırken, siz kimseye bakmadan kaçmaktaydınız. Bunun yüzünden Allâh, içinizde üzüntü üstüne üzüntü ile cezalandırdı ki kaybettiğinize üzülmek ya da size isabet etmiş olanla kalmayasınız diye (zafer, ganimet elinizden kaçmış, üstelik utanç verici bir duruma düşmüştünüz). Allâh yapmakta olduklarınızı yaratan olarak, her şeyden haberi olandır.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : O zaman gerideki birlik içinde, muharebe meydanını terketmeyen Allah’ın Rasulü, arkanızdan sizi düşmanla savaşa çağırdığı halde, siz korkudan kaçarak vadinin yamaçlarına tırmanıyor, savaş alanından uzaklaşıyor, kimseyle ilgilenmiyor, hiç kimseye dönüp bakmıyordunuz. Allah size keder üstüne keder verdi ki, ne elinizden giden zafer ve ganimete, ne de başınıza gelen hezimete, kayıplarınıza üzülmeyesiniz. Allah işlediğiniz gizli-açık bütün amellerden haberdardır.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : Hani peygamber arkanızdan çağırırken siz kimseye bakmadan kaçarak uzaklaşıyordunuz. Bu arada, kaçırdıklarınıza ve başınıza gelenlere üzülmeyesiniz diye Allah sizi kederden kedere uğrattı. Allah yaptıklarınızı bilmektedir.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : Siz o zaman durmaksızın uzaklaşıyor, kimseye dönüp bakmıyordunuz. Elçi de sürekli sizi arkadan çağırıyordu. (Allah) Elinizden kaçırdıklarınıza ve size isabet edene üzülmemeniz için sizi kederden kedere uğrattı. Allah, yaptıklarınızdan haberi olandır.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : O vakit (Uhud savaşında) boyuna uzaklaşıyordunuz. Kimseye dönüp bakmıyordunuz. Hazreti Peygamber ise arkanızdan sizi çağırıp duruyordu. Bunun üzerine, Allah sizi keder üzerine kederle cezalandırdı. (Kederlerden biri mağlûbiyet ve diğeri Hazreti Peygamberin ölmüş olduğuna dair yanlış haberin yayılmasıdır). Allah’ın sizi bağışlaması, ne elinizden giden zafere, ne de başınıza gelen musibete üzülmiyesiniz, diyedir. Allah yaptıklarınızdan tamamiyle haberdardır.Dinle Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : Peygamber arkanizdan sizi cagirirken, kimseye bakmadan kaciyordunuz; kaybettiginize ve basiniza gelene uzulmeyesiniz diye, Allah sizi kederden kedere ugratti. Allah, islediklerinizden haberdardir.Dinle Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : Hani siz durmadan uzaklaşıyor; hiç kimseye dönüp bakmıyordunuz. Peygamber de arkanızdan sizi çağırıp dokunan felâkete üzülmeyesiniz diye, Allah (bunun dışında) keder üstüne keder verdi size. Allah yaptıklarınızdan haberlidir.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : Peygamber, arkanızdan sizi çağırırken siz durmadan dağa yukarı kaçıyor, hiç kimseye dönüp bakmıyordunuz. Bundan dolayı Allah, size keder üstüne keder verdi ki, (bu durumlara alışasınız ve daha sonra) elinizden gidene, ve başınıza gelene üzülmeyesiniz. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : Peygamber arkanızdan sizi çağırırken, kimseye bakmadan kaçıyordunuz; kaybettiğinize ve başınıza gelene üzülmeyesiniz diye, Allah sizi kederden kedere uğrattı. Allah, işlediklerinizden haberdardır.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : O zaman Peygamber arkanızdan sizi çağırdığı halde siz, durmadan (savaş alanından) uzaklaşıyor, hiç kimseye dönüp bakmıyordunuz. (Allah) size keder üstüne keder verdi ki, bundan dolayı gerek elinizden gidene, gerekse başınıza gelenlere üzülmeyesiniz. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.Dinle Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : Elçi arkanızdan çağırmasına rağmen siz hiç kimseye dönüp bakmaksızın tepeyi tırmanıyordunuz. Yitirdiklerinize ve başınıza gelenlere üzülmeyesiniz diye size keder üstüne keder verdi. ALLAH yaptıklarınızdan Haberdardır.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Peygamber sizi arkanızdan çağırıp dururken, siz boyuna uzaklaşıyor, hiç kimseye dönüp bakmıyordunuz. Bundan dolayı Allah, size gam üstüne gam verdi ki, ne elinizden gidene, ne de başınıza gelene üzülmeyesiniz. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : O sırada siz sürekli uzaklaşıyor ve dönüp bakmıyordunuz. Peygamber ise arkanızdan sizleri çağırıp duruyordu. Bunun üzerine Allah, ne elinizden kaçırdığınız zafere ne de başınıza gelen felakete üzülmeyesiniz diye, kederden kedere uğrattı. Allah ne yaptığınızı biliyor.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : O sıra siz boyuna uzaklaşıyordunuz, kimseye dönüb bakmıyordunuz, Peygamber ise arkanızdan sizleri çağırıb duruyordu, bunun üzerine Allah sizi gama karşı gam ile müsab kıldı ki ne elinizden giden zafere ne de başınıza gelen musıbete mahzun olmayasınız, ve Allah biliyor, ne yapıyordunuzDinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : Hani Peygamber arkanızdan sizi çağırırken, hiç kimseye bakmadan kaçıyordunuz; ne kaybettiğinize ve ne de başınıza gelene üzülmeyesiniz diye Allah sizi kederden kedere uğrattı. Hiç kuşkusuz Allah yaptıklarınızdan haberdardır.Dinle Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : Siz o zaman durmaksızın uzaklaşıyor, kimseye dönüp bakmıyordunuz. Elçi de sürekli sizi arkadan çağırıyordu. (Tanrı) Elinizden kaçırdıklarınıza ve size isabet edene üzülmemeniz için sizi kederden kedere uğrattı. Tanrı, yaptıklarınızdan haberi olandır.Dinle Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : Ve hani siz yukarı kaçıyordunuz hiç kimseye bakmıyordunuz. Elçi de ötenizden sizi çağırıyordu. Bundan dolayı Allah, elinizden gidene ve kendinize isabet edene üzülmeyesiniz diye size keder üstüne keder ile karşılık verdi. Allah, yaptıklarınıza haberdardır. Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : O vakit siz, (harb meydanından) boyuna uzaklaşıyor, bir kimseye dönüb bakmıyordunuz. Peygamber ise arkanızdan sizi çağırıyordu. Bunun üzerine (Allah) sizi keder üstüne kederle cezalandırdı. (Allahın sizi afvetmesi) ne elinizden gidene, ne de başınıza gelene esef etmemeniz içindir. Allah ne yaparsanız hakkıyle haberdârdır. Dinle Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : O zaman (siz harb sâhasından) uzaklaşıyor ve kimseye dönüp bakmıyordunuz, peygamber ise arkanızdan sizi çağırıyordu; böylece (Allah) sizi, keder üstüne kederle cezâlandırdı. Tâ ki ne elinizden gidene, ne de başınıza gelene üzülesiniz! Çünki Allah, yapmakta olduklarınızdan hakkıyla haberdardır.Dinle Kopyala Paylaş
İbni Kesir : Hani siz; kimseye bakmadan kaçıyordunuz. Peygamber de arkanızdan çağırıp duruyordu. Kaybettiğinize ve başınıza gelene üzülmeyesiniz diye Allah, sizi kederden kedere uğrattı. Ve Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.Dinle Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Siz (dağa çıkarak) uzaklaşıyor ve dönüp hiç kimseye bakmıyordunuz, (Allah'ın) Resûl'ü ise sizi arkanızdan çağırıyordu. Bundan sonra size gam üstüne gam isabet etti, elinizden çıkan şeyler (zafer, ganimet) ve size isabet eden şeyler (musîbetler) için mahzun olmayın (üzülmeyin) diye. Ve Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.Dinle Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : (Hatırlayın o anı, ki) Elçim arkanızdan size seslendiği halde, kimseye bakmadan kaçtınız; bu yüzden O, (Elçi'nin) kederine karşılık, elinizden kaçanın ve başınıza gelenin üzüntüsünü unutturacak bir üzüntü verdi size: Zira Allah, bütün yaptıklarınızdan haberdardır.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : O vakit ki, siz uzaklaşıyordunuz ve hiçbir kimseye dönüp bakmıyordunuz. Peygamber ise sizleri arkanızdan çağırıyordu. Artık Allah Teâlâ sizleri gam üstüne gam ile cezalandırdı. Tâ ki, hem sizin için fevt olan şeylerden ve hem de sizlere isabet eden şeylerden mahzun olmayasınız. Ve Allah Teâlâ yaptığınız şeylerden haberdardır.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : Hani siz kimseye bakmadan kaçışıyordunuz. Peygamber de arkanızdan çağırıp duruyordu. Allah sizi keder üstüne kedere uğrattı ki, bundan dolayı kaybettiğinize ve başınıza gelenlere üzülmeyesiniz. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.Dinle Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : -O vakit siz, kimseye bakmadan kaçıyor, peygamber de arkanızdan sizi çağırıyordu. Kaybettiğinize ve başınıza gelene üzülmeyesiniz diye Allah size keder üstüne keder verdi. Allah, bütün yaptıklarınızdan haberdardır.Dinle Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : O vakit siz savaş meydanından hızla uzaklaşıyor, Dönüp hiç kimseye bakmıyordunuz. Peygamber ise peşinizden sizi çağırıp duruyordu. Bunun üzerine Allah, keder üzerine keder vererek sizi cezalandırdı. Allah’ın sizi affetmesi, ne elinizden gidene, ne de başınıza gelen felâkete esef etmemeniz içindir. Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır.Dinle Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : Elçi, aranızdan sizi çağırırken siz, boyuna uzaklaşıyor, hiç kimseye dönüp bakmıyordunuz. Bundan dolayı Allâh, size gam üstüne gam verdi ki ne elinizden gidene, ne de başınıza gelene üzülmeyesiniz. Allâh, yaptıklarınızı duymaktadır.Dinle Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : Siz o zaman durmaksızın uzaklaşıyor, kimseye dönüp bakmıyordunuz. Peygamber de sürekli sizi arkadan çağırıyordu. (Allah) Elinizden kaçırdıklarınıza ve size isabet edene üzülmemeniz için sizi kederden kedere uğrattı. Allah, yaptıklarınızdan haberi olandır.Dinle Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : O vakit siz kimseye dönüp bakmaksızın dağa tırmanıyordunuz; Peygamber ise sizi arkanızdan çağırıyordu. Allah da sizi gam üstüne gamla cezalandırdı ki, kaybettiğiniz şeye veya başınıza gelene esef etmeyesiniz. Allah sizin bütün yaptıklarınızdan haberdardır.Dinle Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : Siz şaşkınlıkla sağa-sola kaçıyor, hiç kimseye dönüp bakmıyordunuz. Resul ise arkanızdan sizi çağırıyordu. Böylece Allah size keder üstüne keder verdi ki, elinizden uçup gidene de size isabet edene de üzülmeyesiniz. Allah, yapmakta olduklarınızdan haberdardır.Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE|
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.