3:147Âl-i Imrân  Suresi 147. Ayet

Kuran Sırası: 3 İniş Sırası: 89
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354555657585960616263646566676869707172737475767778798081828384858687888990919293949596979899100101102103104105106107108109110111112113114115116117118119120121122123124125126127128129130131132133134135136137138139140141142143144145146147148149150151152153154155156157158159160161162163164165166167168169170171172173174175176177178179180181182183184185186187188189190191192193194195196197198199200

3:147Âl-i Imrân  Suresi 147. Ayet
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. وَمَا (VME) = ve mā : ve değildi
2. كَانَ (KEN) = kāne :
3. قَوْلَهُمْ (GVLHM) = ḳavlehum : sözleri
4. إِلَّا (ÎLE) = illā : başka
5. أَنْ (ÊN) = en :
6. قَالُوا (GELVE) = ḳālū : demelerinden
7. رَبَّنَا (RBNE) = rabbenā : Rabbimiz
8. اغْفِرْ (EĞFR) = ğfir : bağışla
9. لَنَا (LNE) = lenā : bizim
10. ذُنُوبَنَا (Z̃NVBNE) = ƶunūbenā : günahlarımızı
11. وَإِسْرَافَنَا (VÎSREFNE) = ve isrāfenā : ve taşkınlığımızı
12. فِي (FY) = fī :
13. أَمْرِنَا (ÊMRNE) = emrinā : işimizde
14. وَثَبِّتْ (VS̃BT) = ve ṧebbit : ve sağlam tut
15. أَقْدَامَنَا (ÊGD̃EMNE) = eḳdāmenā : ayaklarımızı
16. وَانْصُرْنَا (VENṦRNE) = venSurnā : bize yardım eyle
17. عَلَى (AL) = ǎlā : karşı
18. الْقَوْمِ (ELGVM) = l-ḳavmi : toplumuna
19. الْكَافِرِينَ (ELKEFRYN) = l-kāfirīne : kafirler
ve değildi | | sözleri | başka | | demelerinden | Rabbimiz | bağışla | bizim | günahlarımızı | ve taşkınlığımızı | | işimizde | ve sağlam tut | ayaklarımızı | bize yardım eyle | karşı | toplumuna | kafirler |

[] [KVN] [GVL] [] [] [GVL] [RBB] [ĞFR] [] [Z̃NB] [SRF] [] [EMR] [S̃BT] [GD̃M] [NṦR] [] [GVM] [KFR]
VME KEN GVLHM ÎLE ÊN GELVE RBNE EĞFR LNE Z̃NVBNE VÎSREFNE FY ÊMRNE VS̃BT ÊGD̃EMNE VENṦRNE AL ELGVM ELKEFRYN

ve mā kāne ḳavlehum illā en ḳālū rabbenā ğfir lenā ƶunūbenā ve isrāfenā emrinā ve ṧebbit eḳdāmenā venSurnā ǎlā l-ḳavmi l-kāfirīne
وما كان قولهم إلا أن قالوا ربنا اغفر لنا ذنوبنا وإسرافنا في أمرنا وثبت أقدامنا وانصرنا على القوم الكافرين

3:147Âl-i Imrân  Suresi 147. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
وما | VME ve mā ve değildi And not
كان ك و ن | KVN KEN kāne were
قولهم ق و ل | GVL GVLHM ḳavlehum sözleri their words
إلا | ÎLE illā başka except
أن | ÊN en that
قالوا ق و ل | GVL GELVE ḳālū demelerinden they said,
ربنا ر ب ب | RBB RBNE rabbenā Rabbimiz """Our Lord"
اغفر غ ف ر | ĞFR EĞFR ğfir bağışla forgive
لنا | LNE lenā bizim for us
ذنوبنا ذ ن ب | Z̃NB Z̃NVBNE ƶunūbenā günahlarımızı our sins
وإسرافنا س ر ف | SRF VÎSREFNE ve isrāfenā ve taşkınlığımızı and our excesses
في | FY in
أمرنا ا م ر | EMR ÊMRNE emrinā işimizde our affairs
وثبت ث ب ت | S̃BT VS̃BT ve ṧebbit ve sağlam tut and make firm
أقدامنا ق د م | GD̃M ÊGD̃EMNE eḳdāmenā ayaklarımızı our feet
وانصرنا ن ص ر | NṦR VENṦRNE venSurnā bize yardım eyle and give us victory
على | AL ǎlā karşı over
القوم ق و م | GVM ELGVM l-ḳavmi toplumuna [the people]
الكافرين ك ف ر | KFR ELKEFRYN l-kāfirīne kafirler "the disbelievers."""
3:147 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

ve değildi | | sözleri | başka | | demelerinden | Rabbimiz | bağışla | bizim | günahlarımızı | ve taşkınlığımızı | | işimizde | ve sağlam tut | ayaklarımızı | bize yardım eyle | karşı | toplumuna | kafirler |

[] [KVN] [GVL] [] [] [GVL] [RBB] [ĞFR] [] [Z̃NB] [SRF] [] [EMR] [S̃BT] [GD̃M] [NṦR] [] [GVM] [KFR]
VME KEN GVLHM ÎLE ÊN GELVE RBNE EĞFR LNE Z̃NVBNE VÎSREFNE FY ÊMRNE VS̃BT ÊGD̃EMNE VENṦRNE AL ELGVM ELKEFRYN

ve mā kāne ḳavlehum illā en ḳālū rabbenā ğfir lenā ƶunūbenā ve isrāfenā emrinā ve ṧebbit eḳdāmenā venSurnā ǎlā l-ḳavmi l-kāfirīne
وما كان قولهم إلا أن قالوا ربنا اغفر لنا ذنوبنا وإسرافنا في أمرنا وثبت أقدامنا وانصرنا على القوم الكافرين

[] [ك و ن] [ق و ل] [] [] [ق و ل] [ر ب ب] [غ ف ر] [] [ذ ن ب] [س ر ف] [] [ا م ر] [ث ب ت] [ق د م] [ن ص ر] [] [ق و م] [ك ف ر]

3:147Âl-i Imrân  Suresi 147. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
وما | VME ve mā ve değildi And not
Vav,Mim,Elif,
6,40,1,
REM – prefixed resumption particle
NEG – negative particle
الواو استئنافية
حرف نفي
كان ك و ن | KVN KEN kāne were
Kef,Elif,Nun,
20,1,50,
V – 3rd person masculine singular perfect verb
فعل ماض
قولهم ق و ل | GVL GVLHM ḳavlehum sözleri their words
Gaf,Vav,Lam,He,Mim,
100,6,30,5,40,
N – accusative masculine verbal noun
PRON – 3rd person masculine plural possessive pronoun
اسم منصوب و«هم» ضمير متصل في محل جر بالاضافة
إلا | ÎLE illā başka except
,Lam,Elif,
,30,1,
RES – restriction particle
أداة حصر
أن | ÊN en that
,Nun,
,50,
SUB – subordinating conjunction
حرف مصدري
قالوا ق و ل | GVL GELVE ḳālū demelerinden they said,
Gaf,Elif,Lam,Vav,Elif,
100,1,30,6,1,
V – 3rd person masculine plural perfect verb
PRON – subject pronoun
فعل ماض والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
ربنا ر ب ب | RBB RBNE rabbenā Rabbimiz """Our Lord"
Re,Be,Nun,Elif,
200,2,50,1,
N – accusative masculine noun
PRON – 1st person plural possessive pronoun
اسم منصوب و«نا» ضمير متصل في محل جر بالاضافة
اغفر غ ف ر | ĞFR EĞFR ğfir bağışla forgive
Elif,Ğayn,Fe,Re,
1,1000,80,200,
V – 2nd person masculine singular imperative verb
فعل أمر
لنا | LNE lenā bizim for us
Lam,Nun,Elif,
30,50,1,
P – prefixed preposition lām
PRON – 1st person plural personal pronoun
جار ومجرور
ذنوبنا ذ ن ب | Z̃NB Z̃NVBNE ƶunūbenā günahlarımızı our sins
Zel,Nun,Vav,Be,Nun,Elif,
700,50,6,2,50,1,
N – accusative masculine plural noun
PRON – 1st person plural possessive pronoun
اسم منصوب و«نا» ضمير متصل في محل جر بالاضافة
وإسرافنا س ر ف | SRF VÎSREFNE ve isrāfenā ve taşkınlığımızı and our excesses
Vav,,Sin,Re,Elif,Fe,Nun,Elif,
6,,60,200,1,80,50,1,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
N – accusative masculine (form IV) verbal noun
PRON – 1st person plural possessive pronoun
الواو عاطفة
اسم منصوب و«نا» ضمير متصل في محل جر بالاضافة
في | FY in
Fe,Ye,
80,10,
P – preposition
حرف جر
أمرنا ا م ر | EMR ÊMRNE emrinā işimizde our affairs
,Mim,Re,Nun,Elif,
,40,200,50,1,
N – genitive masculine noun
PRON – 1st person plural possessive pronoun
اسم مجرور و«نا» ضمير متصل في محل جر بالاضافة
وثبت ث ب ت | S̃BT VS̃BT ve ṧebbit ve sağlam tut and make firm
Vav,Se,Be,Te,
6,500,2,400,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
V – 2nd person masculine singular (form II) imperative verb
الواو عاطفة
فعل أمر
أقدامنا ق د م | GD̃M ÊGD̃EMNE eḳdāmenā ayaklarımızı our feet
,Gaf,Dal,Elif,Mim,Nun,Elif,
,100,4,1,40,50,1,
N – accusative masculine plural noun
PRON – 1st person plural possessive pronoun
اسم منصوب و«نا» ضمير متصل في محل جر بالاضافة
وانصرنا ن ص ر | NṦR VENṦRNE venSurnā bize yardım eyle and give us victory
Vav,Elif,Nun,Sad,Re,Nun,Elif,
6,1,50,90,200,50,1,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
V – 2nd person masculine singular imperative verb
PRON – 1st person plural object pronoun
الواو عاطفة
فعل أمر و«نا» ضمير متصل في محل نصب مفعول به
على | AL ǎlā karşı over
Ayn,Lam,,
70,30,,
P – preposition
حرف جر
القوم ق و م | GVM ELGVM l-ḳavmi toplumuna [the people]
Elif,Lam,Gaf,Vav,Mim,
1,30,100,6,40,
N – genitive masculine noun
اسم مجرور
الكافرين ك ف ر | KFR ELKEFRYN l-kāfirīne kafirler "the disbelievers."""
Elif,Lam,Kef,Elif,Fe,Re,Ye,Nun,
1,30,20,1,80,200,10,50,
ADJ – genitive masculine plural active participle
صفة مجرورة
: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
1
وما
ve mā
|
ve değildi
Kombi Müfredat
كان
kāne
KVN|ك و ن
Kombi Müfredat
قولهم
ḳavlehum
GVL|ق و ل
sözleri
4
إلا
illā
|
başka
5
أن
en
|
Kombi Müfredat
قالوا
ḳālū
GVL|ق و ل
demelerinden
Kombi Müfredat
ربنا
rabbenā
RBB|ر ب ب
Rabbimiz
Kombi Müfredat
اغفر
ğfir
ĞFR|غ ف ر
bağışla
9
لنا
lenā
|
bizim
10 Kombi Müfredat
ذنوبنا
ƶunūbenā
Z̃NB|ذ ن ب
günahlarımızı
11 Kombi Müfredat
وإسرافنا
ve isrāfenā
SRF|س ر ف
ve taşkınlığımızı
12
في
|
13 Kombi Müfredat
أمرنا
emrinā
EMR|ا م ر
işimizde
14 Kombi Müfredat
وثبت
ve ṧebbit
S̃BT|ث ب ت
ve sağlam tut
15 Kombi Müfredat
أقدامنا
eḳdāmenā
GD̃M|ق د م
ayaklarımızı
16 Kombi Müfredat
وانصرنا
venSurnā
NṦR|ن ص ر
bize yardım eyle
17
على
ǎlā
|
karşı
18 Kombi Müfredat
القوم
l-ḳavmi
GVM|ق و م
toplumuna
19 Kombi Müfredat
الكافرين
l-kāfirīne
KFR|ك ف ر
kafirler
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |وَمَا: ve değildi | كَانَ: | قَوْلَهُمْ: sözleri | إِلَّا: başka | أَنْ: | قَالُوا: demelerinden | رَبَّنَا: Rabbimiz | اغْفِرْ: bağışla | لَنَا: bizim | ذُنُوبَنَا: günahlarımızı | وَإِسْرَافَنَا: ve taşkınlığımızı | فِي: | أَمْرِنَا: işimizde | وَثَبِّتْ: ve sağlam tut | أَقْدَامَنَا: ayaklarımızı | وَانْصُرْنَا: bize yardım eyle | عَلَى: karşı | الْقَوْمِ: toplumuna | الْكَافِرِينَ: kafirler | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |وما WME ve değildi | كان KEN | قولهم GWLHM sözleri | إلا ÎLE başka | أن ÊN | قالوا GELWE demelerinden | ربنا RBNE Rabbimiz | اغفر EĞFR bağışla | لنا LNE bizim | ذنوبنا Z̃NWBNE günahlarımızı | وإسرافنا WÎSREFNE ve taşkınlığımızı | في FY | أمرنا ÊMRNE işimizde | وثبت WS̃BT ve sağlam tut | أقدامنا ÊGD̃EMNE ayaklarımızı | وانصرنا WENṦRNE bize yardım eyle | على AL karşı | القوم ELGWM toplumuna | الكافرين ELKEFRYN kafirler | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |ve mā: ve değildi | kāne: | ḳavlehum: sözleri | illā: başka | en: | ḳālū: demelerinden | rabbenā: Rabbimiz | ğfir: bağışla | lenā: bizim | ƶunūbenā: günahlarımızı | ve isrāfenā: ve taşkınlığımızı | : | emrinā: işimizde | ve ṧebbit: ve sağlam tut | eḳdāmenā: ayaklarımızı | venSurnā: bize yardım eyle | ǎlā: karşı | l-ḳavmi: toplumuna | l-kāfirīne: kafirler | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |VME: ve değildi | KEN: | GVLHM: sözleri | ÎLE: başka | ÊN: | GELVE: demelerinden | RBNE: Rabbimiz | EĞFR: bağışla | LNE: bizim | Z̃NVBNE: günahlarımızı | VÎSREFNE: ve taşkınlığımızı | FY: | ÊMRNE: işimizde | VS̃BT: ve sağlam tut | ÊGD̃EMNE: ayaklarımızı | VENṦRNE: bize yardım eyle | AL: karşı | ELGVM: toplumuna | ELKEFRYN: kafirler | Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : Sözleri ancak şuydu: Rabbimiz, yarlıga suçlarımızı, bağışla işlerimizde taşkınlık göstermemizi ve diret ayaklarımızı, yardım et bize kâfir kavme karşı. Kopyala Paylaş
Adem Uğur : Onların sözleri, sadece şöyle demekten ibaretti: Ey Rabbimiz! Günahlarımızı ve işimizdeki taşkınlığımızı bağışla; ayaklarımızı (yolunda) sabit kıl; kâfirler topluluğuna karşı bizi muzaffer kıl! Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : Onların söyledikleri şu idi: "Rabbimiz suçlarımızı ve yaptıklarımızdaki aşırılığı bağışla; bize metanet ve sebat ver; hakikati inkâr edenlere karşı bize yardım et, zafer ver. " Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : Allah dostları: 'Ey Rabbimiz, bizim günahlarımızı, işlerimizdeki taşkınlıklarımızı, idaremizdeki aşırılıkları, ilâhî kurallardaki tecavüzlerimizi, hatalı ve cahilce davranışlarımızı bağışla. Allah yolunda milletimize, devletimize, ordumuza, ihtiyatlı, akıllı ve cesur kararlar almayı, icraatlar yapmayı nasip eyle, özgüvenimizi ve cesaretimizi artır, şerefimizi ve itibarımızı yücelt. Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfir kavimlere, nankör toplumlara karşı da bize yardım et' niyazından başka söz söylemezler. Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : Onların sözleri ancak: 'Ey Rabbimiz! Günahlarımızı ve işimizdeki aşırılıklarımızı bağışla, ayaklarımızı sağlam tut ve kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et!' demek olmuştur. Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : Onların söyledikleri: "Rabbimiz, günahlarımızı ve işimizdeki aşırılıklarımızı bağışla, ayaklarımızı (bastıkları yerde) sağlamlaştır ve bize kafirler topluluğuna karşı yardım et" demelerinden başka bir şey değildi. Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : O âlimlerin sözü sadece şuydu: “- Ey Rabbimiz! Bize günahlarımızı ve işlerimizde yaptığımız taşkınlıklarımızı bağışla. Savaşta ayaklarımızı diret ve kâfirler topluluğuna karşı bize zafer ver.” Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : Dedikleri ancak su idi: «Rabbimiz! Gunahlarimizi, isimizdeki asiriliklarimizi bize bagisla, sebatimizi arttir, inkarci topluluga karsi bize yardim et". Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : (Evet) onların (bu durumda da) sözleri şu oldu : «Ey Rabbimiz ! Günahlarımızı, işlerimizdeki aşırılıklarımızı affedip bağışla ; (hak yolunda) ayaklarımızı sabit kıl; kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et. Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : Onların sözleri ancak, “Rabbimiz! Bizim günahlarımızı ve işimizdeki taşkınlıklarımızı bağışla ve (yolunda) ayaklarımızı sağlam tut. Kâfir topluma karşı bize yardım et” demekten ibaretti.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : Dedikleri ancak şu idi: 'Rabbimiz! Günahlarımızı, işimizdeki aşırılıklarımızı bize bağışla, sebatımızı arttır, inkarcı topluluğa karşı bize yardım et'. Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : Onların sözleri, sadece şöyle demekten ibaretti: Ey Rabbimiz! Günahlarımızı ve işimizdeki taşkınlığımızı bağışla; ayaklarımızı (yolunda) sabit kıl; kâfirler topluluğuna karşı bizi muzaffer kıl! Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : Sözleri yalnızca şuydu: 'Rabbimiz, günahlarımızı ve işlerimizdeki aşırılıklarımızı bağışla, ayaklarımızı sağlam tut ve inkarcı topluluğa karşı bize zafer ver.'Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Onların sözleri ancak: «Rabbimiz! Bizim günahlarımızı ve işlerimizdeki taşkınlıklarımızı bağışla ve (yolunda) ayaklarımızı diret, kâfirler güruhuna karşı da bize yardım et!» demekten ibaretti. Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Onların: «Ey Rabbimiz günahlarımızı ve işlerimizdeki taşkınlıklarımızı bağışla, savaş alanlarında ayaklarımızı iyi dire ve kafirlere karşı bizlere zafer ver!» demekten başka bir sözleri de yoktu. Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : Başka bir söyledikleri de yoktu, sade: ya Rabbena bize günâhlarımızı ve işimizde taşkınlıklarımızı mağfiret buyur, cihad meydanında ayaklarımızı iyi dire ve kâfirlere karşı bizleri mansur kıl, diyorlardıDinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : Onlar sadece «Ey Rabbimiz, günahlarımızı ve davranışlarımızdaki aşırılıklarımızı affeyle, ayaklarımızı kaydırma ve kâfirler karşısında bize yardım et» demişlerdir. Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : Onların söyledikleri: "Rabbimiz, günahlarımızı ve buyruğumuzdaki / buyrultumuzdaki aşırılıklarımızı / ihmalimizi bağışla, ayaklarımızı (bastıkları yerde) sağlamlaştır ve bize kafirler kavmine karşı yardım et" demelerinden başka bir şey değildi. Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : "Onların sözleri de sadece: “Rabbimiz! Bizim günahlarımızı ve işlerimizdeki aşırılıklarımızı bağışla ve ayaklarımızı sabitle, kâfirler; Senin ilâhlığını, rabliğini bilerek reddedenler toplumuna karşı bize yardım et!” idi. "Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : İşte onların sözü : «Ey Rabbimiz, bizim günâhlarımızı ve işimizdeki taşkınlığımızı yarlığa. (Muharebede) ayaklarımızı iyice diret. Kâfirler güruhuna karşı bize yardım et» demelerinden başka bir şey değildi. Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : Bunun üzerine (onların:) 'Rabbimiz! Bizim için günahlarımızı ve işimizdeki taşkınlıklarımızı bağışla, ayaklarımızı sâbit kıl ve kâfirler topluluğuna karşı bize yardım eyle!' demelerinden başka bir sözleri olmadı. Kopyala Paylaş
İbni Kesir : Sadece: Ey Rabbımız, günahlarımızı ve işimizdeki israfımızı bize bağışla, sebatımızı artır; kafirler güruhuna karşı bize yardım et, diyorlardı. Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Ve onların sözleri: "Rabbimiz, bizim günahlarımızı mağfiret et ve işimizdeki israfımızı (aşırılığımızı) bağışla. Ve ayaklarımızı sabit tut ve kâfirler kavmine karşı bize yardım et." demekten başka birşey olmadı. Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : Onların tek söyledikleri şuydu: "Ey Rabbimiz! Günahlarımızı ve işlerimizdeki aşırılıkları bağışla! Adımlarımızı sağlamlaştır ve hakikati inkar edenlere karşı bize yardım et!"Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve onların sözleri başka değil, şöyle demekten ibaretti: «Ey Rabbimiz! Bizim için günahlarımızı ve işlerimizdeki israflarımızı mağfiret buyur ve ayaklarımızı sabit kıl ve bizlere kâfirler gürûhu üzerine nusret ver.» Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : Onların sözleri sadece şöyle demekten ibaretti: “Ey Rabbimiz! Günahlarımızı ve işimizdeki taşkınlığımızı bağışla. Ayaklarımızı sabit kıl, kâfirler gürûhuna karşı bize yardım et. ” Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : Onların sözü: -Rabbimiz, günahlarımızı ve işlerimizdeki aşırılığımızı bağışla ayaklarımızı sabit kıl, kafir topluma karşı bize yardım et! demekten başka bir şey değildi. Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : Evet onların bu durumda dedikleri sadece şu oldu: "Ey bizim kerîm Rabbimiz, günahlarımızı ve işlerimizdeki aşırılıklarımızı affet! Ayaklarımızı hak yolda sabit kıl ve kâfirler gürûhuna karşı bize yardım eyle!" Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : Sadece şöyle diyorlardı: "Rabbimiz, bizim günâhlarımızı ve işimizde taşkınlığımızı bağışla, ayaklarımızı (yolunda) sağlam tut, kâfir topluma karşı bize yardım eyle!"Dinle Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : Onların söyledikleri: «Rabbimiz, günahlarımızı ve işimizdeki aşırılıklarımızı bağışla, ayaklarımızı (bastıkları yerde) sağlamlaştır ve bize kâfirler topluluğuna karşı yardım et.» demelerinden başka bir şey değildi. Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : Onların söyledikleri de şu sözlerden başkası değildi: 'Ey Rabbimiz! Günahlarımızı ve işlerimizdeki aşırılıkları bağışla. Bize sebat ver. Kâfirler güruhuna karşı bize yardım et.' Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : Sözleri yalnız şu olmuştur: "Ey Rabbimiz! Bağışla bizim günahlarımızı, affet işlerimizdeki taşkınlığımızı, sağlam bastır ayaklarımızı ve yardım et bize küfre sapan topluma karşı!"Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.