Önceki Sonraki

3:164Âl-i Imrân Suresi 164. Ayet

Kuran Sırası: 3 İniş Sırası: 89
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354555657585960616263646566676869707172737475767778798081828384858687888990919293949596979899100101102103104105106107108109110111112113114115116117118119120121122123124125126127128129130131132133134135136137138139140141142143144145146147148149150151152153154155156157158159160161162163164165166167168169170171172173174175176177178179180181182183184185186187188189190191192193194195196197198199200

3:164Âl-i Imrân Suresi 164. Ayet
Dikkat: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
1
لقد
leḳad
|
andolsun ki
Kombi Müfredat
من
menne
MNN|م ن ن
lutufta bulundu
3
الله
llahu
|
Allah
4
على
ǎlā
|
karşı
Kombi Müfredat
المؤمنين
l-mu'minīne
EMN|ا م ن
mü'minlere
6
إذ
|
Kombi Müfredat
بعث
beǎṧe
BAS̃|ب ع ث
göndermekle
8
فيهم
fīhim
|
kendilerine
Kombi Müfredat
رسولا
rasūlen
RSL|ر س ل
bir elçi
10
من
min
|
11 Kombi Müfredat
أنفسهم
enfusihim
NFS|ن ف س
kendi içlerinden
12 Kombi Müfredat
يتلو
yetlū
TLV|ت ل و
okuyan
13
عليهم
ǎleyhim
|
onlara
14 Kombi Müfredat
آياته
āyātihi
EYY|ا ي ي
(Allah'ın) ayetlerini
15 Kombi Müfredat
ويزكيهم
ve yuzekkīhim
ZKV|ز ك و
ve kendilerini yücelten
16 Kombi Müfredat
ويعلمهم
ve yuǎllimuhumu
ALM|ع ل م
ve kendilerine öğreten
17 Kombi Müfredat
الكتاب
l-kitābe
KTB|ك ت ب
Kitap
18 Kombi Müfredat
والحكمة
velHikmete
ḪKM|ح ك م
ve hikmeti
19
وإن
vein
|
20 Kombi Müfredat
كانوا
kānū
KVN|ك و ن
bulunuyorlarken
21
من
min
|
22 Kombi Müfredat
قبل
ḳablu
GBL|ق ب ل
daha önce
23
لفي
lefī
|
içinde
24 Kombi Müfredat
ضلال
Delālin
ŽLL|ض ل ل
bir sapıklık
25 Kombi Müfredat
مبين
mubīnin
BYN|ب ي ن
açık
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |لَقَدْ: andolsun ki | مَنَّ: lutufta bulundu | اللَّهُ: Allah | عَلَى: karşı | الْمُؤْمِنِينَ: mü'minlere | إِذْ: | بَعَثَ: göndermekle | فِيهِمْ: kendilerine | رَسُولًا: bir elçi | مِنْ: | أَنْفُسِهِمْ: kendi içlerinden | يَتْلُو: okuyan | عَلَيْهِمْ: onlara | ايَاتِهِ: (Allah'ın) ayetlerini | وَيُزَكِّيهِمْ: ve kendilerini yücelten | وَيُعَلِّمُهُمُ: ve kendilerine öğreten | الْكِتَابَ: Kitap | وَالْحِكْمَةَ: ve hikmeti | وَإِنْ: | كَانُوا: bulunuyorlarken | مِنْ: | قَبْلُ: daha önce | لَفِي: içinde | ضَلَالٍ: bir sapıklık | مُبِينٍ: açık | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |لقد LGD̃ andolsun ki | من MN lutufta bulundu | الله ELLH Allah | على AL karşı | المؤمنين ELMÙMNYN mü'minlere | إذ ÎZ̃ | بعث BAS̃ göndermekle | فيهم FYHM kendilerine | رسولا RSWLE bir elçi | من MN | أنفسهم ÊNFSHM kendi içlerinden | يتلو YTLW okuyan | عليهم ALYHM onlara | آياته ËYETH (Allah'ın) ayetlerini | ويزكيهم WYZKYHM ve kendilerini yücelten | ويعلمهم WYALMHM ve kendilerine öğreten | الكتاب ELKTEB Kitap | والحكمة WELḪKMT ve hikmeti | وإن WÎN | كانوا KENWE bulunuyorlarken | من MN | قبل GBL daha önce | لفي LFY içinde | ضلال ŽLEL bir sapıklık | مبين MBYN açık | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |leḳad: andolsun ki | menne: lutufta bulundu | llahu: Allah | ǎlā: karşı | l-mu'minīne: mü'minlere | : | beǎṧe: göndermekle | fīhim: kendilerine | rasūlen: bir elçi | min: | enfusihim: kendi içlerinden | yetlū: okuyan | ǎleyhim: onlara | āyātihi: (Allah'ın) ayetlerini | ve yuzekkīhim: ve kendilerini yücelten | ve yuǎllimuhumu: ve kendilerine öğreten | l-kitābe: Kitap | velHikmete: ve hikmeti | vein: | kānū: bulunuyorlarken | min: | ḳablu: daha önce | lefī: içinde | Delālin: bir sapıklık | mubīnin: açık | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |LGD̃: andolsun ki | MN: lutufta bulundu | ELLH: Allah | AL: karşı | ELMÙMNYN: mü'minlere | ÎZ̃: | BAS̃: göndermekle | FYHM: kendilerine | RSVLE: bir elçi | MN: | ÊNFSHM: kendi içlerinden | YTLV: okuyan | ALYHM: onlara | ËYETH: (Allah'ın) ayetlerini | VYZKYHM: ve kendilerini yücelten | VYALMHM: ve kendilerine öğreten | ELKTEB: Kitap | VELḪKMT: ve hikmeti | VÎN: | KENVE: bulunuyorlarken | MN: | GBL: daha önce | LFY: içinde | ŽLEL: bir sapıklık | MBYN: açık | Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : Andolsun ki Allah, müminlere büyük bir lütufta bulundu onların içinden bir Peygamber gönderdiği zaman; o Peygamber, müminlere Tanrı âyetlerini okumada, onları arıtmada, onlara kitap ve hikmet öğretmede ve onlar, bundan önce apaçık bir sapıklık içindeydiler.Dinle Kopyala Paylaş
Adem Uğur : Andolsun ki içlerinden, kendilerine Allah'ın âyetlerini okuyan, (kötülüklerden ve inkârdan) kendilerini temizleyen, kendilerine kitap ve hikmeti öğreten bir peygamber göndermekle Allah, müminlere büyük bir lütufta bulunmuştur. Halbuki daha önce onlar apaçık bir sapıklık içinde idiler.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : Andolsun ki Allâh iman edenlere bir lütuf olarak, içlerinde nefslerinden bir Rasûl bâ's etti (aralarından kendi türlerinden bir Rasûl ortaya çıkardı), O'nun işaretlerini okuyor; onları arındırıyor, onlara hakikat bilgisini ve Hikmeti (her şeyin oluş sistem ve düzenini) öğretiyor. (Hâlbuki) onlar daha önce apaçık bir sapıklık içindeydiler!Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : Andolsun ki, içlerinden kendilerine Allah’ın âyetlerini okuyan, kendilerini, vicdanlarını arındıran, onlara okuma-yazmayı, kitabına, Kur’ân’a vukufu, ilmi, hikmeti, sağlıklı ve ahlâklı yaşama bilgisini, sünnetini öğreten özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere bir Rasul görevlendirmekle Allah mü’minlere büyük bir lütufta bulunmuştur. Halbuki daha önce onlar, başlarına buyruk bir hayat, koyu bir cehalet, dalâlet ve bozuk düzen içinde idiler.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : Allah, mü'minlere içlerinden, kendilerine ayetlerini okuyan, onları arındıran ve onlara Kitab'ı ve hikmeti öğreten bir peygamber göndermekle lütufta bulunmuştur. Oysa daha önce açık bir sapıklık içinde idiler.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : Andolsun ki Allah, mü'minlere, içlerinde kendilerinden onlara bir peygamber göndermekle lütufta bulunmuştur. (Ki O) Onlara ayetlerini okuyor, onları arındırıyor ve onlara Kitabı ve hikmeti öğretiyor. Ondan önce ise onlar apaçık bir sapıklık içindeydiler.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : Allah müminler üzerinde bol bol ihsanda bulundu. Çünkü onlara, kendi cinslerinden bir peygamber gönderdi ki, kendilerine Allah’ın âyetlerini okuyor, onları fena huy ve inançlardan temizliyor, onlara Kur’ân ve sünneti öğretiyor. Halbuki bundan önce açık bir sapıklık içinde idiler.Dinle Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : And olsun ki Allah, inananlara, ayetlerini okuyan, onlari aritan, onlara Kitab ve hikmeti ogreten, kendilerinden bir peygamber gondermekle iyilikte bulunmustur. Halbuki onlar, onceleri apacik sapiklikta idiler.Dinle Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : And olsun ki, Allah, daha önce açık bir sapıklık içinde bulunurlarken, mü'minlere yine kendilerinden, onlara Allah'ın âyetlerini okuyan, onları (küfrün kirlerinden) temizleyip arıtan, onlara kitab ve hikmeti öğreten bir peygamber göndermekle büyük bir lütuf ve ikramda bulunmuştur.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : Andolsun, Allah, mü’minlere kendi içlerinden; onlara âyetlerini okuyan, onları arıtıp tertemiz yapan, onlara kitab ve hikmeti öğreten bir peygamber göndermekle büyük bir lütufta bulunmuştur. Oysa onlar, daha önce apaçık bir sapıklık içinde idiler.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : And olsun ki Allah, inananlara, ayetlerini okuyan, onları arıtan, onlara Kitap ve hikmeti öğreten, kendilerinden bir peygamber göndermekle iyilikte bulunmuştur. Halbuki onlar, önceleri apaçık sapıklıkta idiler.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : Andolsun ki içlerinden, kendilerine Allah'ın âyetlerini okuyan, (kötülüklerden ve inkârdan) kendilerini temizleyen, kendilerine Kitap ve hikmeti öğreten bir Peygamber göndermekle Allah, müminlere büyük bir lütufta bulunmuştur. Halbuki daha önce onlar apaçık bir sapıklık içinde idiler.Dinle Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : ALLAH inananların içinden, onlara ayetlerini okuyan, onları arındıran, onlara kitap ve bilgelik öğreten bir elçiyi göndermekle iyilikte bulundu. Oysa onlar daha önce apaçık bir sapıklık içindeydiler!Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Andolsun ki Allah, müminlere kendilerinden, onlara kendi âyetlerini okuyan, onları arındıran ve onlara kitab ve hikmeti öğreten bir Peygamber göndermekle büyük bir lütufta bulunmuştur. Oysa onlar, daha önce apaçık bir sapıklık içindeydiler.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Allah, müminlere, aralarından kendilerine Allah'ın ayetlerini okuyan, onları arındıran ve onlara kitap ve hikmeti öğreten bir peygamber göndermekle büyük bir lütufta bulundu. Oysa, bundan önce açık bir sapıklık içinde idiler.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : Hakikaten Allah mü'minleri minnetdar kıldı zira içlerinde kendilerinden bir Resul ba's buyurdu, onlara Allahın âyâtını okuyor, onları tezkiye ediyor, onlara kitab ve hikmet öğretiyor halbuki bundan evvel açık bir dalâl içinde idilerDinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : Allah, müminlere kendi özlerinden bir peygamber göndermekle onlara karşı lütufta bulundu. Bu peygamber onlara Allah'ın ayetlerini okuyor, onları arındırıyor, kendilerine kitabı ve hikmeti öğretiyor. Oysa onlar daha önce açık bir sapıklık içinde idiler.Dinle Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : Andolsun ki Tanrı inançlılara, içlerinde kendilerinden onlara bir peygamber göndermekle lütufta bulunmuştur. (Ki O) Onlara ayetlerini okuyor, onları arındırıyor ve onlara Kitabı ve hikmeti öğretiyor. Ondan önce ise onlar apaçık bir sapıklık içindeydiler.Dinle Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : Andolsun ki Allah, mü’minlere kendilerinden, onlara Kendi âyetlerini okuyan, onları arındıran ve onlara kitap ve haksızlık, bozgunculuk ve kargaşayı engellemek için konulmuş kanun, düstur ve ilkeleri öğreten bir peygamber göndermekle büyük bir iyilikte bulunmuştur. Oysa onlar, daha önce apaçık bir sapıklık içinde idiler. Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : Andolsun ki mü'minler daha evvel apaçık ve kat'î bir sapıklık içinde bulunuyorlarken Allah, içlerinden ve kendilerinden onlara — âyetlerini okur, onları tertemiz yapar, onlara Kitab ve hikmeti öğretir —bir peygamber göndermiş olduğu için büyük bir lûtufda bulunmuşdur. Dinle Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : And olsun ki, Allah mü’minlere lütufta bulunmuştur. Çünki onlara içlerinden bir peygamber gönderdi, onlara (Allah’ın) âyetlerini okuyor, onları (günahlardan) temizliyor ve onlara Kitâb’ı ve hikmeti öğretiyor. Hâlbuki (onlar) daha evvel gerçekten apaçık bir sapıklık içinde idiler.Dinle Kopyala Paylaş
İbni Kesir : And olsun ki: Allah, mü'minlere büyük bir lutufda bulunmuştur. Zira onlara Allah'ın ayetlerini okuyan, teskiye eden, kitab ve hikmeti öğreten kendi içlerinden bir peygamber göndermiştir. Halbuki onlar, daha önce apaçık bir dalalet içindeydiler.Dinle Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Andolsun ki Allah, mü'minlerin (başlarının) üzerine (devrin imamının ruhu) bir ni'met olmak üzere (onların aralarında, kendi kavminin içinde) kendilerinden bir resûl beas eder. Onlara O'nun (Allah'ın) âyetlerini tilâvet eder, onları tezkiye eder ve onlara kitap ve hikmeti öğretir. Ondan evvel (Allah'a ulaşmayı dilemeden evvel) onlar gerçekten açık bir dalâlet içinde idiler.Dinle Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : Allah, mesajlarını onlara iletmek, onları arındırmak ve onlara ilahi kelamı ve hikmeti öğretmek için içlerinden kendileri gibi (beşerden) bir elçi çıkararak müminlere lütufda bulunmuştur; halbuki daha önce apaçık bir sapıklık içinde bulunuyorlardı.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : Andolsun ki, Allah Teâlâ mü'minleri minnettar buyurdu. Çünkü içlerinde kendilerinden bir peygamber gönderdi ki onlara Hak Teâlâ'nın âyetlerini okuyor ve onları tezkiye ediyor ve onlara kitap ve hikmet talim buyuruyor. Halbuki bundan evvel apaçık bir dalâlet içinde bulunmuş idiler.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : Andolsun ki, Allah müminlere büyük bir lütufta bulunmuştur. Çünkü onlara Allah'ın âyetlerini okuyan, kendilerini tertemiz yapıp arıtan, kitap ve hikmeti öğreten kendi içlerinden bir peygamber göndermiştir. Halbuki onlar daha önce apaçık bir sapıklık içinde idiler.Dinle Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : Allah, müminlere; onlara ayetlerini okuyan, arındıran, kitap ve hikmeti öğreten aralarından bir peygamber göndermekle büyük lütufta bulunmuştur oysa, bundan önce onlar apaçık bir sapıklık içindeydiler.Dinle Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : Gerçekten Allah, kendi içlerinden birini, onlara âyetlerini okuması, Onları her türlü kötülüklerden arındırması, Kendilerine kitap ve hikmeti öğretmesi için resul yapmakla, müminlere büyük bir lütuf ve inâyette bulunmuştur. Halbuki daha önce onlar besbelli bir sapıklık içinde idiler.Dinle Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : Andolsun ki, Allâh, mü'minlere büyük lutufta bulundu: Zira daha önce açık bir sapıklık içinde bulunuyorlarken onlara, kendi içlerinden, kendilerine Allâh'ın âyetlerini okuyan, kendilerini yücelten ve kendilerine Kitap ve hikmeti öğreten bir elçi gönderdi.Dinle Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : Andolsun ki Allah, mü'minlere, içlerinde kendilerinden onlara bir peygamber göndermekle lutufta bulunmuştur. (Ki o) Onlara ayetlerini okuyor, onları arındırıyor ve onlara Kitabı ve hikmeti öğretiyor. Ondan önce ise onlar apaçık bir sapıklık içindeydiler.Dinle Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : İçlerinden, kendilerine Onun âyetlerini okuyan, onları arındıran ve onlara kitabı ve hikmeti öğreten bir peygamberi göndermekle, Allah mü'minlere gerçekten pek büyük bir lütufta bulunmuştur. Yoksa onlar daha önce apaçık bir sapıklık içindeydi.Dinle Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : Yemin olsun ki, Allah müminlere lütufta bulunup onları minnettar bırakmıştır: Kendi içlerinde onlara öyle bir resul gönderdi ki, onlara Allah'ın ayetlerini okuyor, onları temizleyip arındırıyor, onlara Kitap'ı ve hikmeti öğretiyor. Oysaki onlar, bundan önce açık bir sapıklığın tam içindeydiler.Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE|
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.