Önceki Sonraki

3:119Âl-i Imrân Suresi 119. Ayet

Kuran Sırası: 3 İniş Sırası: 89
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354555657585960616263646566676869707172737475767778798081828384858687888990919293949596979899100101102103104105106107108109110111112113114115116117118119120121122123124125126127128129130131132133134135136137138139140141142143144145146147148149150151152153154155156157158159160161162163164165166167168169170171172173174175176177178179180181182183184185186187188189190191192193194195196197198199200

3:119Âl-i Imrân Suresi 119. Ayet
Dikkat: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
1
ها
|
o
2
أنتم
entum
|
sizin
3
أولاء
ūlā'i
|
öyle kimselersiniz ki
Kombi Müfredat
تحبونهم
tuHibbūnehum
ḪBB|ح ب ب
onları seversiniz
5
ولا
velā
|
Kombi Müfredat
يحبونكم
yuHibbūnekum
ḪBB|ح ب ب
halbuki onlar sizi sevmezler
Kombi Müfredat
وتؤمنون
ve tu'minūne
EMN|ا م ن
ve inanırsınız
Kombi Müfredat
بالكتاب
bil-kitābi
KTB|ك ت ب
Kitabın
Kombi Müfredat
كله
kullihi
KLL|ك ل ل
hepsine
10
وإذا
ve iƶā
|
zaman
11 Kombi Müfredat
لقوكم
leḳūkum
LGY|ل ق ي
sizinle karşılaştıkları
12 Kombi Müfredat
قالوا
ḳālū
GVL|ق و ل
derler
13 Kombi Müfredat
آمنا
āmennā
EMN|ا م ن
inandık
14
وإذا
ve iƶā
|
ve zaman
15 Kombi Müfredat
خلوا
ḣalev
ḢLV|خ ل و
yalnız kaldıkları
16 Kombi Müfredat
عضوا
ǎDDū
AŽŽ|ع ض ض
ısırırlar
17
عليكم
ǎleykumu
|
size karşı
18 Kombi Müfredat
الأنامل
l-enāmile
NML|ن م ل
parmak uçlarını
19
من
mine
|
-den
20 Kombi Müfredat
الغيظ
l-ğayZi
ĞYƵ|غ ي ظ
öfke-
21 Kombi Müfredat
قل
ḳul
GVL|ق و ل
de ki
22 Kombi Müfredat
موتوا
mūtū
MVT|م و ت
ölün
23 Kombi Müfredat
بغيظكم
biğayZikum
ĞYƵ|غ ي ظ
öfkenizden
24
إن
inne
|
şüphesiz
25
الله
llahe
|
Allah
26 Kombi Müfredat
عليم
ǎlīmun
ALM|ع ل م
bilir
27
بذات
biƶāti
|
özünü
28 Kombi Müfredat
الصدور
S-Sudūri
ṦD̃R|ص د ر
göğüslerin
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |هَا: o | أَنْتُمْ: sizin | أُولَاءِ: öyle kimselersiniz ki | تُحِبُّونَهُمْ: onları seversiniz | وَلَا: | يُحِبُّونَكُمْ: halbuki onlar sizi sevmezler | وَتُؤْمِنُونَ: ve inanırsınız | بِالْكِتَابِ: Kitabın | كُلِّهِ: hepsine | وَإِذَا: zaman | لَقُوكُمْ: sizinle karşılaştıkları | قَالُوا: derler | امَنَّا: inandık | وَإِذَا: ve zaman | خَلَوْا: yalnız kaldıkları | عَضُّوا: ısırırlar | عَلَيْكُمُ: size karşı | الْأَنَامِلَ: parmak uçlarını | مِنَ: -den | الْغَيْظِ: öfke- | قُلْ: de ki | مُوتُوا: ölün | بِغَيْظِكُمْ: öfkenizden | إِنَّ: şüphesiz | اللَّهَ: Allah | عَلِيمٌ: bilir | بِذَاتِ: özünü | الصُّدُورِ: göğüslerin | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |ها HE o | أنتم ÊNTM sizin | أولاء ÊWLEÙ öyle kimselersiniz ki | تحبونهم TḪBWNHM onları seversiniz | ولا WLE | يحبونكم YḪBWNKM halbuki onlar sizi sevmezler | وتؤمنون WTÙMNWN ve inanırsınız | بالكتاب BELKTEB Kitabın | كله KLH hepsine | وإذا WÎZ̃E zaman | لقوكم LGWKM sizinle karşılaştıkları | قالوا GELWE derler | آمنا ËMNE inandık | وإذا WÎZ̃E ve zaman | خلوا ḢLWE yalnız kaldıkları | عضوا AŽWE ısırırlar | عليكم ALYKM size karşı | الأنامل ELÊNEML parmak uçlarını | من MN -den | الغيظ ELĞYƵ öfke- | قل GL de ki | موتوا MWTWE ölün | بغيظكم BĞYƵKM öfkenizden | إن ÎN şüphesiz | الله ELLH Allah | عليم ALYM bilir | بذات BZ̃ET özünü | الصدور ELṦD̃WR göğüslerin | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |: o | entum: sizin | ūlā'i: öyle kimselersiniz ki | tuHibbūnehum: onları seversiniz | velā: | yuHibbūnekum: halbuki onlar sizi sevmezler | ve tu'minūne: ve inanırsınız | bil-kitābi: Kitabın | kullihi: hepsine | ve iƶā: zaman | leḳūkum: sizinle karşılaştıkları | ḳālū: derler | āmennā: inandık | ve iƶā: ve zaman | ḣalev: yalnız kaldıkları | ǎDDū: ısırırlar | ǎleykumu: size karşı | l-enāmile: parmak uçlarını | mine: -den | l-ğayZi: öfke- | ḳul: de ki | mūtū: ölün | biğayZikum: öfkenizden | inne: şüphesiz | llahe: Allah | ǎlīmun: bilir | biƶāti: özünü | S-Sudūri: göğüslerin | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |HE: o | ÊNTM: sizin | ÊVLEÙ: öyle kimselersiniz ki | TḪBVNHM: onları seversiniz | VLE: | YḪBVNKM: halbuki onlar sizi sevmezler | VTÙMNVN: ve inanırsınız | BELKTEB: Kitabın | KLH: hepsine | VÎZ̃E: zaman | LGVKM: sizinle karşılaştıkları | GELVE: derler | ËMNE: inandık | VÎZ̃E: ve zaman | ḢLVE: yalnız kaldıkları | AŽVE: ısırırlar | ALYKM: size karşı | ELÊNEML: parmak uçlarını | MN: -den | ELĞYƵ: öfke- | GL: de ki | MVTVE: ölün | BĞYƵKM: öfkenizden | ÎN: şüphesiz | ELLH: Allah | ALYM: bilir | BZ̃ET: özünü | ELṦD̃VR: göğüslerin | Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : İşte siz o kişilersiniz ki onları seversiniz, fakat onlar sizi sevmez. Siz, kitabın hepsine inanırsınız, onlarsa sizinle buluştular mı inandık derler, yalnız kaldılar mı size karşı besledikleri kin yüzünden parmaklarını ısırırlar. De ki: Geberin kininizle. Şüphe yok Allah, gönüllerde ne varsa hepsini bilir.Dinle Kopyala Paylaş
Adem Uğur : İşte siz öyle kimselersiniz ki, onlar sizi sevmedikleri halde siz onları seversiniz. Siz, bütün kitaplara inanırsınız; onlar ise, sizinle karşılaştıklarında "İnandık" derler; kendi başlarına kaldıklarında da, size olan kinlerinden dolayı parmaklarının uçlarını ısırırlar. De ki: Kininizden (kahrolup) ölün! Şüphesiz Allah kalplerin içindekini hakkıyla bilmektedir.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : İşte siz öyle (inanca sahip) kişilersiniz ki (inandığınız hakikat dolayısıyla) onları seversiniz. Onlar ise (sizinle aynı inançta olmadıkları için) sizi sevmezler! Siz hakikat bilgisinin tümüne iman edersiniz. Sizinle karşılaştıklarında "İman ettik" derler; kendi başlarına kaldıklarında ise size öfkelerinden parmaklarını ısırırlar! "Öfkenizin ateşiyle kahrolun!" de. . . Muhakkak ki Allâh, Esmâ'sıyla varlığınızın hakikati olarak içinizdekini bilir.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : İşte siz öyle iyi insanlarsınız ki, onlar sizi sevmezken siz onları seversiniz. Onlar sizin kitabınızı inkâr ederken siz kitapların hepsine iman edersiniz. Onlar sizinle karşılaştıkları zaman, sözde: 'İman ettik' derler. Kendi takımlarıyla başbaşa kaldıkları zaman size olan kinlerinden dolayı parmak uçlarını ısırırlar. Sen: 'Kininizle geberin. Allah kalplerinizdeki kinlerinizi biliyor.' de.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : İşte siz böyle kimselersiniz: Onlar sizi sevmezken siz onları seviyorsunuz ve Kitab'ın tümüne inanıyorsunuz. Sizinle karşılaştıkları zaman 'iman ettik' derler. Yalnız kaldıklarında ise size karşı olan öfkelerinden dolayı parmaklarını ısırırlar. De ki: 'Öfkenizden ölün. Şüphesiz Allah kalplerde olanı bilmektedir.'Dinle Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : Sizler, işte böylesiniz; onları seversiniz, oysa onlar sizi sevmezler. Siz Kitabın tümüne inanırsınız, onlar sizinle karşılaştıklarında "inandık" derler, kendi başlarına kaldıklarında ise, size olan kin ve öfkelerinden dolayı parmak uçlarını ısırırlar. De ki: "Kin ve öfkenizle ölün." Şüphesiz Allah, sinelerin özünde saklı duranı bilendir.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : İşte siz (müminler) o kimselersiniz ki, kâfirleri seversiniz. Halbuki onlar sizi sevmezler. Siz kitapların hepsine iman edersiniz. Onlar ise ancak sizinle karşılaştıkları zaman “İman ettik” derler. Tenhada başbaşa kaldıkları vakit ise, size olan kinlerinden ötürü parmaklarının uclarını ısırırlar. Rasûlüm, de ki: “- Kininizle ölün, mahvolun”. Gerçekten Allah kalblerin kin ve hasedlerini tamamıyla bilicidir.Dinle Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : Iste siz, onlar sizi sevmezken onlari seven ve Kitablarin butunune inanan kimselersiniz. Size rasladiklari zaman: «Inandik"derler, yalniz kaldiklarinda da, size ofkelerinden parmaklarini isirirlar. De ki: «Ofkenizden catlayin". Allah kalblerde olani bilir.Dinle Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : Siz (ey mü'min)ler, öylesiniz ki onları seversiniz, onlar ise sizi sevmez ve siz (kutsal) kitab(lar)ın hepsine imân edersiniz. Onlar ise sizinle karşılaşınca «inandık» derler, kendi başlarına kalınca size karşı öfkelerinden parmaklarının uçlarını ısırırlar. De ki: Öfkenizle ölün ! Şüphesiz ki Allah kalblerde olanları bilir.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : İşte siz öyle kimselersiniz ki, onları seversiniz; onlar ise, bütün kitaplara iman ettiğiniz hâlde, sizi sevmezler. Onlar sizinle karşılaştıkları zaman “inandık” derler. Ama kendi başlarına kaldıklarında, size karşı kinlerinden dolayı parmaklarını ısırırlar. De ki: “Öfkenizden ölün!” Şüphesiz Allah, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) bilir.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : İşte siz, onlar sizi sevmezken onları seven ve Kitapların bütününe inanan kimselersiniz. Size rastladıkları zaman: 'İnandık' derler, yalnız kaldıklarında da, size öfkelerinden parmaklarını ısırırlar. De ki: 'Öfkenizden çatlayın'. Allah kalblerde olanı bilir.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : İşte siz öyle kimselersiniz ki, onlar sizi sevmedikleri halde siz onları seversiniz. Siz, bütün kitaplara inanırsınız; onlar ise, sizinle karşılaştıklarında «İnandık» derler; kendi başlarına kaldıklarında da, size olan kinlerinden dolayı parmaklarının uçlarını ısırırlar. De ki: Kininizden (kahrolup) ölün! Şüphesiz Allah kalplerin içindekini hakkıyla bilmektedir.Dinle Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : İşte sizler, onlar sizi sevmediği halde onları sevenlersiniz! Üstelik siz bütün kitaplara/kitabın tümüne inanırsınız. Sizinle karşılaştıkları zaman 'İnandık,' derler, yalnız kaldıklarında ise size olan öfkelerinden dolayı parmaklarını ısırırlar. De ki: 'Öfkenizden canınız çıksın.' Kuşkusuz ALLAH göğüslerin özünü Bilendir.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : İşte siz öyle kimselersiniz ki, onları seversiniz, halbuki onlar sizi sevmezler, siz kitap(lar)ın hepsine inanırsınız, onlarsa sizinle buluştukları zaman «inandık» derler. Başbaşa kaldıkları zaman da kinlerinden dolayı parmaklarının uçlarını ısırırlar. De ki: «kininizle geberin!». Şüphesiz ki Allah göğüslerin (gönüllerin) özünü bilir.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Ha sizler öyle kimselersiniz ki, onları seversiniz, onlar ise, bütün kitaba inandığınız halde sizi sevmezler. Sizinle karşılaştıklarında: «Biz inandık?» derler. Yalnız kaldıklarında ise size olan kinlerinden aleyhinizde parmaklarını ısırırlar. De ki: «Kininizle ölünüz!» Allah, kesinlikle bütün sinelerin özünü bilir.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : ha, sizler öyle kimselersinizdir ki onları seversiniz onlar ise bütün kitaba iman ettiğiniz halde sizi sevmezler, hem yüzünüze geldiler mi «inandık» derler, ve tenha kaldılarmı gayızlarından aleyhinizde parmaklarını ısırdılar, de ki: gayzınızla ölün, her halde Allah bütün sinelerin künhünü bilirDinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : İşte siz öyle kimselersiniz ki, onları seversiniz, oysa onlar sizi sevmezler; bir de kitabın tümüne inanırsınız. Onlar sizinle karşılaştıklarında 'inandık' derler fakat kendi başlarına kaldıkları zaman size duydukları öfke yüzünden parmak uçlarını ısırırlar. De ki; 'Öfkenizden ölün (çatlayın). Hiç şüphesiz Allah kalplerin içini dışını bilir.'Dinle Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : Sizler işte böylesiniz; onları seversiniz, oysa onlar sizi sevmezler. Siz Kitabın tümüne inanırsınız, onlar sizinle karşılaştıklarında "inandık" derler, kendi başlarına kaldıklarında ise, size olan kin ve öfkelerinden dolayı parmak uçlarını ısırırlar. De ki: "Kin ve öfkenizle ölün". Şüphesiz Tanrı, sinelerin özünde saklı duranı bilendir.Dinle Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : İşte siz öyle kimselersiniz ki onları seversiniz, oysa onlar sizi sevmezler, siz kitabın hepsine inanırsınız, onlarsa sizinle buluştukları zaman “İnandık” derler, başbaşa kaldıkları zaman da size olan kinlerinden dolayı parmaklarının uçlarını ısırırlar. De ki: “Kininizle ölün/ geberin!” Şüphesiz ki Allah, göğüslerin özünü/gönülleri en iyi bilendir. Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : İşte siz o kimselersiniz ki onları seversiniz, halbuki onlar sizi sevmezler, Siz Kitab (lar) ın hepsine inanırsınız, onlarsa (yalınız) sizinle buluşdukları zaman «inandık» derler. Aralarında başbaşa kaldıkları vakit da (size karşı olan) kin (lerin) den dolayı parmaklarının uclarını ısırırlar. De ki «Kininizle geberin». Şübhesiz ki Allah onların sînelerindeki bütün özü hakkıyle bilicidir. Dinle Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : İşte siz öyle kimselersiniz ki onları seversiniz; (onlar ise) kitabların tamâmına îmân ettiğiniz hâlde sizi sevmezler. Hâlbuki sizinle karşılaştıkları zamân: 'Îmân ettik!' derler. Kendi başlarına kalınca da, size olan öfkelerinden parmaklarını ısırırlar. De ki: 'Öfkenizle geberin!' Muhakkak ki Allah, sînelerin içinde olanı hakkıyla bilendir.Dinle Kopyala Paylaş
İbni Kesir : İşte siz; öyle kimselersiniz ki; onlar sizi sevmezken, siz onları seversiniz. Ve kitabın bütününe inanırsınız. Onlar ise ancak sizinle karşılaştıkları zaman; İman ettik, derler. Yalnız başlarına kaldıkları vakit de, size karşı öfkeden parmaklarını ısırırlar. De ki: Öfkenizden ölün. Gerçekten Allah, göğüslerin özünü bilir.Dinle Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : İşte siz (mü'minler) böylesiniz, siz onları seversiniz ve onlar sizi sevmezler ve siz kitabın tamamına îmân edersiniz. Ve sizinle karşılaşınca "biz îmân ettik" dediler, yalnız kaldıkları zaman, size karşı öfkelerinden parmak uçlarını ısırdılar. De ki: "Öfkenizden ölün."Muhakkak ki Allah, sinelerde olanı en iyi bilendir.Dinle Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : Siz onları sev(meye haz)ırsınız, ama onlar, bütün vahiylere inansanız bile sizi sevmeyecekler. Ve sizinle karşılaştıklarında, "Biz (sizin inandığınız gibi) inanıyoruz!" derler: ama kendi başlarına kalınca size karşı öfkelerinden parmaklarını ısırırlar. De ki: "Öfkenizle kahrolun! Unutmayın, Allah (insanların) kalplerinde ne varsa hepsini bilir!"Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : İşte siz öyle kimselersiniz ki, onları seversiniz, halbuki onlar sizi sevmezler. Ve siz kitabın hepsine inanırsınız ve size mülâki oldukları zaman «İmân ettik,» derler. Ve kendi kendilerine kaldıklarında ise sizin aleyhinizdeki gayızdan dolayı parmaklarının uçlarını ısırırlar. De ki: «Gayzınız ile ölünüz.» Şüphe yok ki Allah Teâlâ sinelerdeki olanı hakkıyla bilicidir.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : İşte siz öyle kimselersiniz ki, onlar sizi sevmedikleri halde siz onları seversiniz. Siz bütünüyle kitaba inanırsınız. Onlar ise, sizinle karşılaştıkları zaman: “İnandık!” derler. Kendi başlarına kaldıklarında da, size olan kinlerinden ötürü parmaklarının uçlarını ısırırlar. De ki: “Kininizle geberin!” Şüphesiz ki Allah göğüslerin özünü bilendir.Dinle Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : Siz, o kimselersiniz ki, onlar sizi sevmiyorken siz onları seviyor ve bütün kitaba iman ediyorsunuz. Sizinle karşılaştıklarında “iman ettik” derler, yalnız kaldıklarında da size kin ve düşmanlıklarından parmaklarını ısırırlar. De ki: -Öfkenizden çatlayın! Allah şüphesiz, sinelerde olanı hakkıyla bilir.Dinle Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : İşte siz o kimselersiniz ki o düşmanlarınızı seversiniz, halbuki siz bütün kitaplara iman ettiğiniz halde, onlar sizi sevmezler. Hem huzurunuza geldiler mi "âmenna!" biz de "inandık!" derler. Aralarında başbaşa kaldıkları vakit de, size duydukları kin ve düşmanlık sebebiyle, parmaklarını ısırırlar. De ki: "Geberin kininizle!". Allah bütün kalplerin künhünü bilir.Dinle Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : İşte, siz öyle kimselersiniz ki, onları seversiniz, halbuki onlar sizi sevmezler. Kitabın hepsine inanırsınız. Onlar sizinle karşılaştıkları zaman "İnandık" derler. Ama kendi başlarına kaldıklarında, size karşı öfkeden parmak uçlarını ısırırlar. De ki: "Öfkenizden ölün! Şüphesiz Allâh, göğüslerin özünü bilir."Dinle Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : Sizler, işte böylesiniz: onları seversiniz, oysa onlar sizi sevmezler. Siz Kitabın tümüne inanırsınız, onlar sizinle karşılaştıklarında «inandık» derler, kendi başlarına kaldıklarında ise, size karşı olan kin ve öfkelerinden dolayı parmak uçlarını ısırırlar. De ki: «Kin ve öfkenizle ölün.» Şüphesiz Allah, sinelerin özünde saklı duranı bilendir.Dinle Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : Siz onları seven kimselersiniz; oysa onlar sizi sevmezler. Ayrıca siz kitabın bütününe inanırsınız. Onlar ise sizinle karşılaştıklarında 'İnandık' derler; kendi başlarına kaldıkları zaman da size duydukları kin yüzünden parmaklarını ısırırlar. Onlara 'Kininizle geberin!' de. Allah, hiç şüphesiz, gönüllerde yatanı bilmektedir.Dinle Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : Siz öyle kişilersiniz ki, onlar sizi sevmedikleri halde siz onları seversiniz. Ve Kitap'ın tümüne inanırsınız. Onlar ise sizinle karşılaştıklarında "İnandık!" derler; başbaşa kaldıklarında size öfkelerinden parmak uçlarını ısırırlar. De ki onlara: "Öfkenizle geberin!" Allah, göğüslerin içindekini çok iyi bilmektedir.Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE|
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.