Kırık Meal (Arapça) : |إِنَّ : gerçekten | هَٰذَا : bu | لَهُوَ : ta kendisidir | الْفَوْزُ : başarının | الْعَظِيمُ : büyük | Kırık Meal (Harekesiz) : |إن ÎN gerçekten | هذا HZ̃E bu | لهو LHW ta kendisidir | الفوز ELFWZ başarının | العظيم ELAƵYM büyük | Kırık Meal (Okunuş) : |inne : gerçekten | hāƶā : bu | lehuve : ta kendisidir | l-fevzu : başarının | l-ǎZīmu : büyük | Kırık Meal (Transcript) : |ÎN : gerçekten | HZ̃E : bu | LHV : ta kendisidir | ELFVZ : başarının | ELAƵYM : büyük | Abdulbaki Gölpınarlı : Şüphe yok ki bu, elbette büyük bir kurtuluş, büyük bir kutluluk. Adem Uğur : Şüphesiz bu, büyük kurtuluştur. Ahmed Hulusi : "Muhakkak ki bu büyük kurtuluşun ta kendisidir. " Ahmet Tekin : 'Bu, işte bu, büyük bir mutluluktur.' Ahmet Varol : Muhakkak ki bu, büyük kurtuluştur. Ali Bulaç : Şüphesiz, bu, asıl büyük 'kurtuluş ve mutluluğun' ta kendisidir. Ali Fikri Yavuz : İşte bu, şübhe yok ki en büyük kurtuluştur. Bekir Sadak : Iste buyuk kurtulus suphesiz budur. Celal Yıldırım : Şüphesiz ki bu büyük bir kurtuluştur. Diyanet İşleri : Şüphesiz bu (cennetteki nimetlere ulaşmak) büyük bir başarıdır. Diyanet İşleri (eski) : İşte büyük kurtuluş şüphesiz budur. Diyanet Vakfi : (58-61) Birinci ölümümüz hariç, bir daha biz ölmeyecek ve bir daha azap görmeyecek değil miyiz? Şüphesiz bu, büyük kurtuluştur. Çalışanlar, böylesi bir kurtuluş için çalışsın. Edip Yüksel : İşte büyük zafer budur. Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : İşte bu büyük kurtuluştur. Elmalılı (sadeleştirilmiş) : İşte bu, hiç şüphesiz o büyük murat, büyük bir kurtuluştur. Elmalılı Hamdi Yazır : Bu işte hiç şübhesiz o büyük murad, büyük kurtuluş Fizilal-il Kuran : İşte büyük başarı ve mutluluk budur. Gültekin Onan : Şüphesiz, bu, asıl büyük 'kurtuluş ve mutluluğun' ta kendisidir. Hakkı Yılmaz : Şüphesiz işte bu, büyük kurtuluşun ta kendisidir. Hasan Basri Çantay : Muhakkak ki bu, büyük kurtuluşun ta kendisidir. Hayrat Neşriyat : Şübhesiz ki bu, elbette büyük kurtuluşun ta kendisidir! İbni Kesir : İşte bu, şüphesiz büyük kurtuluştur. İskender Evrenosoğlu : Muhakkak ki bu gerçekten fevzül azîmdir (en büyük kurtuluştur). Muhammed Esed : İşte bu; bu, gerçekten müthiş bir mazhariyettir!" Ömer Nasuhi Bilmen : Şüphe yok ki, bu, elbette en büyük bir kurtuluştur. Ömer Öngüt : İşte bu en büyük kurtuluşun tâ kendisidir. Şaban Piriş : İşte bu, en büyük kurtuluştur. Suat Yıldırım : (58-61) Sonra cennetteki arkadaşlarına dönerek: "O ilk ölümümüzden sonra artık bize burada ölüm olmayacak değil mi, o azap bize hiç ulaşmayacak değil mi? Ne güzel! Şükürler olsun! İşte kurtuluş, işte büyük başarı diye buna derler. Çalışanlar, asıl, böyle bir başarı elde etmek için çalışsınlar!" Süleyman Ateş : Gerçekten büyük başarı ve mutluluk budur! Tefhim-ul Kuran : Hiç şüphe yok, bu, asıl büyük 'kurtuluş ve mutluluğun' ta kendisidir. Ümit Şimşek : Asıl büyük bahtiyarlık işte budur. Yaşar Nuri Öztürk : Doğrusu bu, büyük başarının ta kendisidir.