Elmalılı (sadeleştirilmiş) 🔊 Meali
Andolsun o kuvvetlere, o saf bağlayıp duranlara.(37:1)

ve o yolda (Allah'ın) uyarı(sını) okuyanlara ki,(37:3)

Göklerin, yerin ve aralarındakilerin Rabbi ve bütün doğuların Rabbidir.(37:5)

Bakınız Biz o dünya göğünü (yakın göğü) bir zinetle, yıldızlarla donattık.(37:6)

İtaata yanaşmaz her şeytandan koruduk.(37:7)

(8-9) Onlar yüce meclisi dinleyemezler. Kovulmak için her taraftan sıkıya (ateşe, mermiye) tutulurlar. Onlara ayrılmaz bir azap vardır.(37:8)

Ancak bir çalıp çarpan (olursa), onunda peşine delip geçen bir ateş takılır.(37:10)

Şimdi sor onlara: «Yaratılışça kendileri mi daha çetin, yoksa Bizim yarattıklarımız mı?» Biz kendilerini cıvık bir çamurdan yarattık.(37:11)

Fakat sen hayrettesin, onlar ise alay ediyorlar.(37:12)

Uyarıldıklarında da düşünmüyorlar.(37:13)

Bir mucize gördükleri zaman da alaya alıyorlar.(37:14)

Ve diyorlar ki: «Bu apaçık bir sihirden başka bir şey değildir.(37:15)

Öldüğümüz ve bir toprakla bir yığın kemik olduğumuz zaman mı biz tekrar dirilecek mişiz?(37:16)

Deki: «Evet! Hem de çok aşağılanmış olarak!»(37:18)

Çünkü o zorlu bir kumandadan ibarettir ki, hemen gözleri açılıverir.(37:19)

«Eyvah bizlere! Bu o ceza günüdür.» derler.(37:20)

İşte bu, o sizin yalan dediğiniz ayırt etme günüdür.(37:21)

(22-24) O zulmedenleri, eşlerini ve Allah'tan başka taptıkları şeyleri toplayın mahşere, toplayın da götürün onları Sırat'a, cehennem köprüsüne doğru ve tutuklayın onları çünkü sorguya çekilecekler.(37:22)

Ne oldu sizlere yardımlaşmıyorsunuz?(37:25)

Hayır bugün onlar teslim olmuşlardır.(37:26)

Birbirlerine dönmüş soruşuyorlar:(37:27)

Siz bize sağdan gelir alaka gösterip dururdunuz (aldatırdınız,) derler.(37:28)

(Bunlar da): «Hayır, siz inanmamıştınız,(37:29)

bizim size karşı zorlayacak bir gücümüz de yoktu; fakat siz azmış bir kavimdiniz;(37:30)

onun için üzerimize Rabbimizin sözü hak oldu. Muhakkak hepimiz tadacağız;(37:31)

evet biz sizi kışkırttık. Çünkü biz azgındık!»(37:32)

O halde hepsi o gün azapta ortaktırlar.(37:33)

İşte Biz suçlulara böyle yaparız.(37:34)

Çünkü onlar kendilerine: «Allah'tan başka ilah yoktur.» denildiği zaman kafa tutuyorlardı.(37:35)

Ve «Biz hiç deli bir şair için ilahlarımızı bırakır mıyız?» diyorlardı.(37:36)

Hayır, o hak ile geldi ve bütün peygamberleri doğruladı.(37:37)

Elbette siz o acı azabı tadacaksınız.(37:38)

Bununla beraber başka değil, hep yaptığınız amellerinizle cezalandırılacaksınız.(37:39)

Ancak Allah'ın ihlasa mazhar kılınmış kulları müstesnadır.(37:40)

İşte onlar için belli bir rızık vardır.(37:41)

Meyveler vardır. Onlara daima ikram edilir.(37:42)

Karşılıklı tahtlar üzerinde.(37:44)

Akan kaynaktan dolu kadehlerle kendilerine pırlanılır (sunulur).(37:45)

Bembeyaz, içenler için lezzetli.(37:46)

Onda ne bir zarar vardır ne de başlarına vurur.(37:47)

Yanlarında bakışlarını kendilerinden ayırmayan iri gözlü dilberler.(37:48)

Sanki onlar örtülüp saklanmış yumurtalar gibidirler.(37:49)

Derken birbirlerine dönmüş soruşuyorlar.(37:50)

İçlerinden bir sözcü: «Benim bir arkadaşım vardı.»(37:51)

Derdi ki: «Sen gerçekten inananlardan mısın?(37:52)

Öldüğümüz ve bir toprakla bir yığın kemik olduğumuz zaman gerçekten biz cezalanacak mıyız?»(37:53)
