Kırık Meal (Arapça) : |قَالُوا : dediler | بَلْ : hayır | وَجَدْنَا : bulduk | ابَاءَنَا : babalarımızı | كَذَٰلِكَ : böyle | يَفْعَلُونَ : yaparlarken | Kırık Meal (Harekesiz) : |قالوا GELWE dediler | بل BL hayır | وجدنا WCD̃NE bulduk | آباءنا ËBEÙNE babalarımızı | كذلك KZ̃LK böyle | يفعلون YFALWN yaparlarken | Kırık Meal (Okunuş) : |ḳālū : dediler | bel : hayır | vecednā : bulduk | ābā'enā : babalarımızı | keƶālike : böyle | yef'ǎlūne : yaparlarken | Kırık Meal (Transcript) : |GELVE : dediler | BL : hayır | VCD̃NE : bulduk | ËBEÙNE : babalarımızı | KZ̃LK : böyle | YFALVN : yaparlarken | Abdulbaki Gölpınarlı : Hayır dediler, atalarımızı böyle bulduk, böyle yapıyordu onlar. Adem Uğur : Şöyle cevap verdiler: Hayır, ama biz babalarımızı böyle yapar bulduk. Ahmed Hulusi : Dediler ki: "Hayır! Fakat atalarımızı bunu uygular bulduk (biz de taklit ediyoruz onları)!" Ahmet Tekin : Onlar:
'Ama biz babalarımızı böyle yaparlarken gördük' dediler. Ahmet Varol : 'Hayır. Ama atalarımızın böyle yaptıklarını gördük' dediler. Ali Bulaç : "Hayır" dediler. "Biz atalarımızı böyle yaparlarken bulduk." Ali Fikri Yavuz : Dediler ki: “- Hayır (bize cevab vermezler, fayda ve zararları da dokunmaz), ancak biz, babalarımızı böyle yapıyorlar bulduk. Bekir Sadak : «ayir ama, babalarimizi da bu sekilde ibadet ederken bulduk» demislerdi. Celal Yıldırım : «Hayır, biz babalarımızı böyle yaparlarken bulduk» dediler. Diyanet İşleri : “Hayır, ama biz babalarımızı böyle yaparken bulduk” dediler. Diyanet İşleri (eski) : 'Hayır ama, babalarımızı da bu şekilde ibadet ederken bulduk' demişlerdi. Diyanet Vakfi : Şöyle cevap verdiler: Hayır, ama biz babalarımızı böyle yapar bulduk. Edip Yüksel : 'Hayır; ancak biz atalarımızın böyle yaptıklarını gördük,' dediler. Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : «Yok, dediler, ama biz babalarımızı böyle yapar bulduk.» Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Hayır, biz atalarımızı böyle yaparken bulduk, dediler. Elmalılı Hamdi Yazır : Yok dediler: atalarımızı bulduk, böyle yapıyorlardı Fizilal-il Kuran : Onlar, «Hayır ama, atalarımızın böyle yaptıklarını gördük» dediler. Gültekin Onan : "Hayır" dediler. "Biz atalarımızı böyle yaparlarken bulduk." Hakkı Yılmaz : (72-74) İbrâhîm: “Yalvarıp yakardığınızda onlar sizi işitiyorlar mı veya size yarar sağlıyorlar mı yahut zarar veriyorlar mı?” dedi. Onlar, “Tam tersi, biz atalarımızı böyle yapar bulduk” dediler. Hasan Basri Çantay : Dediler ki: «Hayır, biz babalarımızı böyle bulduk (onlar da) böyle yapıyorlar (dı)». Hayrat Neşriyat : (Onlar:) 'Hayır! (Biz) atalarımızı böyle yapar bulduk' dediler. İbni Kesir : Demişlerdi ki: Hayır. Atalarımızı böyle yapar gördük. İskender Evrenosoğlu : “Hayır, babalarımızı böyle yapıyor (ibadet ediyor) bulduk.” dediler. Muhammed Esed : "Ama" diye çıkıştılar, "biz atalarımızı da bunu yapıyor gördük!" Ömer Nasuhi Bilmen : Dediler ki: «Yok, biz babalarımızı böylece yaparlar bulduk.» Ömer Öngüt : Dediler ki: “Hayır, amma biz atalarımızın da böyle yaptıklarını gördük. ” Şaban Piriş : -Hayır, dediler. Atalarımızı böyle yapıyor bulduk. Suat Yıldırım : "Yook!" dediler, "ama atalarımızı böyle bir uygulama içinde bulduk, biz de onu benimsedik." Süleyman Ateş : "Hayır, ama babalarımızın böyle yaptıklarını gördük, (onun için biz de böyle yapıyoruz)." dediler. Tefhim-ul Kuran : «Hayır» dediler. «Biz atalarımızı böyle yaparlarken bulduk.» Ümit Şimşek : Onlar 'Biz atalarımızı böyle yapar halde bulduk' dediler. Yaşar Nuri Öztürk : Dediler: "Hayır! Ancak atalarımızı böyle yapar halde bulduk."