26:157Su’arâ  Suresi 157. Ayet

Kuran Sırası: 26 İniş Sırası: 47
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354555657585960616263646566676869707172737475767778798081828384858687888990919293949596979899100101102103104105106107108109110111112113114115116117118119120121122123124125126127128129130131132133134135136137138139140141142143144145146147148149150151152153154155156157158159160161162163164165166167168169170171172173174175176177178179180181182183184185186187188189190191192193194195196197198199200201202203204205206207208209210211212213214215216217218219220221222223224225226227

26:157Su’arâ  Suresi 157. Ayet
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. فَعَقَرُوهَا (FAGRVHE) = feǎḳarūhā : nihayet onu kestiler
2. فَأَصْبَحُوا (FÊṦBḪVE) = feeSbeHū : ama oldular
3. نَادِمِينَ (NED̃MYN) = nādimīne : pişman
nihayet onu kestiler | ama oldular | pişman |

[AGR] [ṦBḪ] [ND̃M]
FAGRVHE FÊṦBḪVE NED̃MYN

feǎḳarūhā feeSbeHū nādimīne
فعقروها فأصبحوا نادمين

26:157Su’arâ  Suresi 157. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
فعقروها ع ق ر | AGR FAGRVHE feǎḳarūhā nihayet onu kestiler But they hamstrung her,
فأصبحوا ص ب ح | ṦBḪ FÊṦBḪVE feeSbeHū ama oldular then they became
نادمين ن د م | ND̃M NED̃MYN nādimīne pişman regretful.
26:157 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

nihayet onu kestiler | ama oldular | pişman |

[AGR] [ṦBḪ] [ND̃M]
FAGRVHE FÊṦBḪVE NED̃MYN

feǎḳarūhā feeSbeHū nādimīne
فعقروها فأصبحوا نادمين

[ع ق ر] [ص ب ح] [ن د م]

26:157Su’arâ  Suresi 157. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
فعقروها ع ق ر | AGR FAGRVHE feǎḳarūhā nihayet onu kestiler But they hamstrung her,
Fe,Ayn,Gaf,Re,Vav,He,Elif,
80,70,100,200,6,5,1,
REM – prefixed resumption particle
V – 3rd person masculine plural perfect verb
PRON – subject pronoun
PRON – 3rd person feminine singular object pronoun
الفاء استئنافية
فعل ماض والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل و«ها» ضمير متصل في محل نصب مفعول به
فأصبحوا ص ب ح | ṦBḪ FÊṦBḪVE feeSbeHū ama oldular then they became
Fe,,Sad,Be,Ha,Vav,Elif,
80,,90,2,8,6,1,
REM – prefixed resumption particle
V – 3rd person masculine plural (form IV) perfect verb
PRON – subject pronoun
الفاء استئنافية
فعل ماض من اخوات «كان» والواو ضمير متصل في محل رفع اسم «اصبح»
نادمين ن د م | ND̃M NED̃MYN nādimīne pişman regretful.
Nun,Elif,Dal,Mim,Ye,Nun,
50,1,4,40,10,50,
N – accusative masculine plural active participle
اسم منصوب
: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
Kombi Müfredat
فعقروها
feǎḳarūhā
AGR|ع ق ر
nihayet onu kestiler
Kombi Müfredat
فأصبحوا
feeSbeHū
ṦBḪ|ص ب ح
ama oldular
Kombi Müfredat
نادمين
nādimīne
ND̃M|ن د م
pişman
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |فَعَقَرُوهَا: nihayet onu kestiler | فَأَصْبَحُوا: ama oldular | نَادِمِينَ: pişman | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |فعقروها FAGRWHE nihayet onu kestiler | فأصبحوا FÊṦBḪWE ama oldular | نادمين NED̃MYN pişman | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |feǎḳarūhā: nihayet onu kestiler | feeSbeHū: ama oldular | nādimīne: pişman | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |FAGRVHE: nihayet onu kestiler | FÊṦBḪVE: ama oldular | NED̃MYN: pişman | Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : Ayaklarını kesip öldürdüler onu da nâdim oldular. Kopyala Paylaş
Adem Uğur : Buna rağmen onlar deveyi kestiler; ama pişman da oldular. Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : (Uyarıyı dinlemeyip) dişi deveyi vahşice boğazladılar; sonunda da çok pişman oldular. Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : Derken, onu, kılıçla bacaklarından biçerek öldürdüler. Ama pişman da oldular. Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : Sonuçta onu boğazladılar; ama pişman oldular. Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : "Sonunda onu (yine de) kestiler, ancak pişman oldular." Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : Derken o deveyi kestiler, fakat pişman oldular. Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : Onlar ise deveyi kestiler; ama pisman da oldular. Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : Buna rağmen onlar o deveyi (bacaklarına) vurup devirdiler, (inatla onu) kestiler. (Sonra da) pişmanlık duyarak sabahladılar. Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : Derken onu kestiler, fakat pişman oldular. Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : Onlar ise deveyi kestiler; ama pişman da oldular. Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : Buna rağmen onlar deveyi kestiler; ama pişman da oldular. Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : Nihayet onu kestiler; ancak pişman oldular.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Derken onu kestiler; fakat pişman da oldular. Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Derken onu vurdular, fakat pişman oldular; Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : Derken onu vurdular, fakat nâdim oldular Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : Buna rağmen devenin ayaklarını keserek onu cansız yere devirdiler. Fakat hemen pişman oldular. Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : Sonunda onu (yine de) kestiler, ancak pişman oldular. Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : Buna rağmen onlar Destek Kurumu'nu, gelir kaynaklarını kurutarak yok ettiler de pişman olanlar olarak sabahladılar. Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : Derken onu kesdiler. Fakat peşîman oldular. Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : Derken onu kestiler; bunun üzerine (yaptıklarından) pişmanlık duyan kimseler oldular. Kopyala Paylaş
İbni Kesir : Onlar ise onu kestiler de pişman oldular. Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Buna rağmen onu kestiler. Sonra da pişman oldular. Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : Bütün bu uyarılara rağmen onlar yine de o deveyi hoyratça boğazladılar; ama bunu yaptıklarına (çok geçmeden) pişman oldular; Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : Derken onu boğazladılar, sonra pişman olarak sabahladılar. Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : Onlar ise ayaklarını keserek onu öldürdüler, fakat pişman da oldular. Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : Buna rağmen kestiler sonra da pişman oldular. Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : Derken, deveyi boğazladılar, ama çok geçmeden yaptıklarına pişman oldular. Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : Nihâyet onu kestiler, ama pişman oldular. Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : «Sonunda onu (yine de) kestiler, ancak pişman oldular.» Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : Deveyi kestiler ve pişman oldular. Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : Onu yere yatırıp kestiler. Sonra da pişman oldular. Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.