Kırık Meal (Arapça) : |فَأَسْقِطْ: o halde düşür | عَلَيْنَا: üzerimize | كِسَفًا: parçalar | مِنَ: -ten | السَّمَاءِ: gök- | إِنْ: eğer | كُنْتَ: isen | مِنَ: -dan | الصَّادِقِينَ: doğrular- |
Kırık Meal (Harekesiz) : |فأسقط FÊSGŦo halde düşür | علينا ALYNEüzerimize | كسفا KSFEparçalar | من MN-ten | السماء ELSMEÙgök- | إن ÎNeğer | كنت KNTisen | من MN-dan | الصادقين ELṦED̃GYNdoğrular- |
Kırık Meal (Okunuş) : |feesḳiT: o halde düşür | ǎleynā: üzerimize | kisefen: parçalar | mine: -ten | s-semāi: gök- | in: eğer | kunte: isen | mine: -dan | S-Sādiḳīne: doğrular- |
Kırık Meal (Transcript) : |FÊSGŦ: o halde düşür | ALYNE: üzerimize | KSFE: parçalar | MN: -ten | ELSMEÙ: gök- | ÎN: eğer | KNT: isen | MN: -dan | ELṦED̃GYN: doğrular- |
Abdulbaki Gölpınarlı : Gökyüzünden parçalar düşür üstümüze eğer doğru söyleyenlerdensen.
Adem Uğur : Şayet doğru sözlülerden isen, üstümüze gökten azap yağdır.
Ahmed Hulusi : "Eğer sözünde sadıksan, hadi üzerimize semâdan parçalar düşürt. "
Ahmet Tekin : 'Eğer iddianda doğru isen, gökten üzerimize kütleler düşür.'
Ahmet Varol : Eğer doğru söyleyenlerdensen haydi gökten üzerimize parçalar düşür.'
Ali Bulaç : "Eğer doğru sözlü isen, bu durumda gökten üstümüze bir parça düşürüver."
Ali Fikri Yavuz : Eğer doğru söyliyenlerdensen, hemen üzerimize gökten bir parça düşür.”
Bekir Sadak : (185-18) 7 «Ben ancak buyulenmisin birisin. Bizim gibi bir insandan baska bir sey degilsin. Dogrusu seni yalancilardan saniyoruz. Eger dogru sozlu isen gogun bir parcasini ustumuze dusur» dediler.
Celal Yıldırım : Eğer doğrulardan isen haydi göğün bir parçasını üzerimize düşür» dediler.
Diyanet İşleri : “Eğer doğru söyleyenlerden isen, haydi gökten üzerimize bir parça düşür.”
Diyanet İşleri (eski) : (185-187) 'Sen ancak büyülenmişin birisin. Bizim gibi bir insandan başka bir şey değilsin. Doğrusu seni yalancılardan sanıyoruz. Eğer doğru sözlü isen göğün bir parçasını üstümüze düşür' dediler.
Elmalılı Hamdi Yazır : Üzerimize Semâdan bir kıt'ayı düşürüver haydi sâdıklardan isen
Fizilal-il Kuran : Eğer doğru söylüyorsan başımıza gökten parçalar yağdır.
Gültekin Onan : "Eğer doğru sözlü isen, bu durumda gökten üstümüze bir parça düşürüver."
Hakkı Yılmaz : (185-187) Onlar: “Sen, kesinlikle büyülenmişlerden birisin. Sen de bizim gibi bir beşerden başka bir şey değilsin. Biz senin kesinlikle yalancılardan biri olduğundan eminiz. Şâyet doğrulardan isen, üstümüze gökten bir parça düşürüver!” dediler.
Hasan Basri Çantay : «Eğer doğruculardan isen gökden üstümüze bir parça düşür».
Hayrat Neşriyat : 'Eğer (iddiâsında) doğru kimselerden isen, haydi üzerimize gökten parçalar düşür!'
İbni Kesir : Eğer sadıklardan isen bize, gökten bir parça indir.
İskender Evrenosoğlu : Öyleyse eğer sen, sadıklardan (doğru söyleyenlerden) isen üzerimize gökyüzünden bir parça düşür.
Muhammed Esed : Eğer doğru sözlü biriysen, haydi, göğü parça parça başımıza indir (de görelim)!"
Ömer Nasuhi Bilmen : «Artık sen eğer sâdıklardan isen üzerimize gökten bir parça düşürüver.»
Ömer Öngüt : “Şayet doğru sözlülerden isen, o halde üzerimize gökten parçalar düşür. ”
Şaban Piriş : Eğer, doğru söylüyorsan haydi üzerimize gökten bir parça düşürüver.
Suat Yıldırım : Eğer peygamberlik iddiasında doğru isen haydi gökten üstümüze bir parça düşür, üstümüze azap indir."
Süleyman Ateş : "Eğer doğrulardansan o halde üzerimize gökten parçalar düşür."
Tefhim-ul Kuran : «Eğer doğru sözlülerden isen, bu durumda gökten üstümüze bir parça düşürüver.»
Ümit Şimşek : 'Doğru söylüyorsan, üzerimize gökten bir parça düşür.'
Yaşar Nuri Öztürk : "Eğer doğru sözlülerdensen, hadi üzerimize gökten parçalar düşür!"