(10-11) Rabbin Musa'ya: «Haksizlik eden millete, Firavun'un milletine git» diye nida etmisti. «Haksizliktan sakinmazlar mi?»(26:10)
(12-14) Musa: «Rabbim! Dogrusu beni yalanlamalarindan korkuyorum; gogsum daraliyor, dilim acilmiyor. Onun icin Harun'a da elcilik ver. Onlarin bana isnat ettikleri bir suc da vardir. Beni oldurmelerinden korkuyorum» demisti.(26:12)
(15-17) Allah: «Hayir; ikiniz mucizlerimizle gidiniz. Dogrusu Biz sizinle beraber dinlemekteyiz. Firavun'a variniz: «Biz suphesiz alemlerin Rabbinin elcisiyiz; Israilogullarini bizimle beraber gonder, deyiniz» demisti.(26:15)
(18-19) Firavun Musa'ya: «Biz seni cocukken yanimiza alip buyutmedik mi? Hayatinin bircok yillarini aramizda gecirmedin mi? Sonunda yapacagni da yaptin. Sen nankorun birisin» dedi.(26:18)
(20-22) Musa: «O isi kasden yaptimsa sapiklardan biri sayilirim. Bu yuzden sizden korkunca aranizdan kactim. Sonra, Rabbim bana hikmet verip, beni peygamber yapti. Basima kaktigin bu nimet, Israilogullarini kendine kole ettiginden oturudur» dedi.(26:20)
Bunun uzerine Musa degnegini atti, besbelli bir yilan oluverdi.(26:32)
Elini cikardi, bakanlara bembeyaz gorundu. *(26:33)
(34-35) Firavun cevresinde bulunan ileri gelenlere: «Dogrusu bu bilgin bir sihirbaz; sizi sihirle yurdunuzdan cikarmak istiyor; ne buyurursunuz? dedi.(26:34)
(36-37) «Onu ve kardesini alikoy, sehirlere, sana butun bilgin sihirbazlari getirecek toplayicilar gonder» dediler.(26:36)
Sihirbazlar, belirli bir gunun bildirilen vaktinde taplandilar.(26:38)
Insanlara: «Siz de toplanir misiniz?» denildi.(26:39)
«ihirbazlar ustun gelirlerse biz de onlara uyariz» dediler.(26:40)
Sihirbazlar geldiklerinde, Firavun'a; «Biz ustun gelirsek, suphesiz bize bir ucret vardir degil mi?» dediler.(26:41)
Firavun: «Evet; o takdirde siz gozde kimselerden olacaksiniz» dedi.(26:42)
Onlar da iplerini ve degneklerini attilar ve: «Firavun hakki icin, suphesiz, biz ustun gelecegiz» dediler.(26:44)
Bunun uzerine Musa degnegini atti; onlarin uydurduklarini yutmaga baslayiverdi.(26:45)
(46-48) Bunu goren sihirbazlar secdeye kapanarak: «Alemlerin Rabbine, Musa ve Harun'un Rabbine inandik» dediler.(26:46)
Firavun: «Ben size izin vermeden ona iman mi ettiniz? Muhakkak ki o, size sihri ogreten buyugunuzdur. simdi bileceksiniz; ellerinizi ayaklarinizi, and olsun, caprazlama kestirecegim, hepinizi astiracagim» dedi.(26:49)
(50-51) Iman eden sihirbazlar: «Zarari yok, biz suphesiz Rabbimize donecegiz; inanlarin ilki olmamizdan oturu, Rabbimizin kusurlarimizi bize bagislayacagini umariz» dediler. *(26:50)
Biz Musa'ya: «Kullarimi geceleyin yola cikar; suphesiz takip edileceksiniz» diye vahyettik.(26:52)
(53-56) Bu arada Firavun sehirlere, «Dogrusu bunlar bizi ofkelendiren dokuntu azinliklardir; hepimiz tedbirli olmaliyiz» diyen munadiler gonderdi.(26:53)
(57-59) Ama biz Firavun ve adamlarini bahcelerden, pinar baslarindan, hazinelerden ve serefli makamlardan cikardik. Boylece oralara Israilogullarini mirasci kildik.(26:57)
Firavun ve adamlari gunes uzerlerine dogarken onlarin ardina dustuler.(26:60)
Iki topluluk birbirini gordugunde, Musa'nin adamlari: «Iste yakalandik» dediler.(26:61)
Musa: «Hayir; Rabbim benimle beraberdir, bana elbette yol gosterecektir» dedi.(26:62)
Bunun uzerine Biz Musa'ya: «Degneginle denize vur» diye vahyettik. Hemen deniz ikiye ayrildi, her parcasi yuce bir dag gibiydi.(26:63)