26:158Su’arâ  Suresi 158. Ayet

Kuran Sırası: 26 İniş Sırası: 47
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354555657585960616263646566676869707172737475767778798081828384858687888990919293949596979899100101102103104105106107108109110111112113114115116117118119120121122123124125126127128129130131132133134135136137138139140141142143144145146147148149150151152153154155156157158159160161162163164165166167168169170171172173174175176177178179180181182183184185186187188189190191192193194195196197198199200201202203204205206207208209210211212213214215216217218219220221222223224225226227

26:158Su’arâ  Suresi 158. Ayet
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. فَأَخَذَهُمُ (FÊḢZ̃HM) = feeḣaƶehumu : ve onları yakaladı
2. الْعَذَابُ (ELAZ̃EB) = l-ǎƶābu : azab
3. إِنَّ (ÎN) = inne : muhakkak ki
4. فِي (FY) = fī : vardır
5. ذَٰلِكَ (Z̃LK) = ƶālike : bunda
6. لَايَةً (L ËYT) = lāyeten : bir ibret
7. وَمَا (VME) = vemā : ama yine
8. كَانَ (KEN) = kāne : değildir
9. أَكْثَرُهُمْ (ÊKS̃RHM) = ekṧeruhum : çokları
10. مُؤْمِنِينَ (MÙMNYN) = mu'minīne : inananlardan
ve onları yakaladı | azab | muhakkak ki | vardır | bunda | bir ibret | ama yine | değildir | çokları | inananlardan |

[EḢZ̃] [AZ̃B] [] [] [] [EYY] [] [KVN] [KS̃R] [EMN]
FÊḢZ̃HM ELAZ̃EB ÎN FY Z̃LK L ËYT VME KEN ÊKS̃RHM MÙMNYN

feeḣaƶehumu l-ǎƶābu inne ƶālike lāyeten vemā kāne ekṧeruhum mu'minīne
فأخذهم العذاب إن في ذلك لآية وما كان أكثرهم مؤمنين

26:158Su’arâ  Suresi 158. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
فأخذهم ا خ ذ | EḢZ̃ FÊḢZ̃HM feeḣaƶehumu ve onları yakaladı So seized them
العذاب ع ذ ب | AZ̃B ELAZ̃EB l-ǎƶābu azab the punishment.
إن | ÎN inne muhakkak ki Indeed,
في | FY vardır in
ذلك | Z̃LK ƶālike bunda that
لآية ا ي ي | EYY L ËYT lāyeten bir ibret surely is a sign,
وما | VME vemā ama yine but not
كان ك و ن | KVN KEN kāne değildir are
أكثرهم ك ث ر | KS̃R ÊKS̃RHM ekṧeruhum çokları most of them
مؤمنين ا م ن | EMN MÙMNYN mu'minīne inananlardan believers.
26:158 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

ve onları yakaladı | azab | muhakkak ki | vardır | bunda | bir ibret | ama yine | değildir | çokları | inananlardan |

[EḢZ̃] [AZ̃B] [] [] [] [EYY] [] [KVN] [KS̃R] [EMN]
FÊḢZ̃HM ELAZ̃EB ÎN FY Z̃LK L ËYT VME KEN ÊKS̃RHM MÙMNYN

feeḣaƶehumu l-ǎƶābu inne ƶālike lāyeten vemā kāne ekṧeruhum mu'minīne
فأخذهم العذاب إن في ذلك لآية وما كان أكثرهم مؤمنين

[ا خ ذ ] [ع ذ ب] [] [] [] [ا ي ي] [] [ك و ن] [ك ث ر] [ا م ن]

26:158Su’arâ  Suresi 158. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
فأخذهم ا خ ذ | EḢZ̃ FÊḢZ̃HM feeḣaƶehumu ve onları yakaladı So seized them
Fe,,Hı,Zel,He,Mim,
80,,600,700,5,40,
REM – prefixed resumption particle
V – 3rd person masculine singular perfect verb
PRON – 3rd person masculine plural object pronoun
الفاء استئنافية
فعل ماض و«هم» ضمير متصل في محل نصب مفعول به
العذاب ع ذ ب | AZ̃B ELAZ̃EB l-ǎƶābu azab the punishment.
Elif,Lam,Ayn,Zel,Elif,Be,
1,30,70,700,1,2,
N – nominative masculine noun
اسم مرفوع
إن | ÎN inne muhakkak ki Indeed,
,Nun,
,50,
ACC – accusative particle
حرف نصب
في | FY vardır in
Fe,Ye,
80,10,
P – preposition
حرف جر
ذلك | Z̃LK ƶālike bunda that
Zel,Lam,Kef,
700,30,20,
DEM – masculine singular demonstrative pronoun
اسم اشارة
لآية ا ي ي | EYY L ËYT lāyeten bir ibret surely is a sign,
Lam,,Ye,Te merbuta,
30,,10,400,
EMPH – emphatic prefix lām
N – accusative feminine singular indefinite noun
اللام لام التوكيد
اسم منصوب
وما | VME vemā ama yine but not
Vav,Mim,Elif,
6,40,1,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
NEG – negative particle
الواو عاطفة
حرف نفي
كان ك و ن | KVN KEN kāne değildir are
Kef,Elif,Nun,
20,1,50,
V – 3rd person masculine singular perfect verb
فعل ماض
أكثرهم ك ث ر | KS̃R ÊKS̃RHM ekṧeruhum çokları most of them
,Kef,Se,Re,He,Mim,
,20,500,200,5,40,
N – nominative masculine singular noun
PRON – 3rd person masculine plural possessive pronoun
اسم مرفوع و«هم» ضمير متصل في محل جر بالاضافة
مؤمنين ا م ن | EMN MÙMNYN mu'minīne inananlardan believers.
Mim,,Mim,Nun,Ye,Nun,
40,,40,50,10,50,
N – accusative masculine plural (form IV) active participle
اسم منصوب
: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
Kombi Müfredat
فأخذهم
feeḣaƶehumu
EḢZ̃|ا خ ذ
ve onları yakaladı
Kombi Müfredat
العذاب
l-ǎƶābu
AZ̃B|ع ذ ب
azab
3
إن
inne
|
muhakkak ki
4
في
|
vardır
5
ذلك
ƶālike
|
bunda
Kombi Müfredat
لآية
lāyeten
EYY|ا ي ي
bir ibret
7
وما
vemā
|
ama yine
Kombi Müfredat
كان
kāne
KVN|ك و ن
değildir
Kombi Müfredat
أكثرهم
ekṧeruhum
KS̃R|ك ث ر
çokları
10 Kombi Müfredat
مؤمنين
mu'minīne
EMN|ا م ن
inananlardan
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |فَأَخَذَهُمُ: ve onları yakaladı | الْعَذَابُ: azab | إِنَّ: muhakkak ki | فِي: vardır | ذَٰلِكَ: bunda | لَايَةً: bir ibret | وَمَا: ama yine | كَانَ: değildir | أَكْثَرُهُمْ: çokları | مُؤْمِنِينَ: inananlardan | Dinle Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |فأخذهم FÊḢZ̃HM ve onları yakaladı | العذاب ELAZ̃EB azab | إن ÎN muhakkak ki | في FY vardır | ذلك Z̃LK bunda | لآية L ËYT bir ibret | وما WME ama yine | كان KEN değildir | أكثرهم ÊKS̃RHM çokları | مؤمنين MÙMNYN inananlardan | Dinle Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |feeḣaƶehumu: ve onları yakaladı | l-ǎƶābu: azab | inne: muhakkak ki | : vardır | ƶālike: bunda | lāyeten: bir ibret | vemā: ama yine | kāne: değildir | ekṧeruhum: çokları | mu'minīne: inananlardan | Dinle Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |FÊḢZ̃HM: ve onları yakaladı | ELAZ̃EB: azab | ÎN: muhakkak ki | FY: vardır | Z̃LK: bunda | L ËYT: bir ibret | VME: ama yine | KEN: değildir | ÊKS̃RHM: çokları | MÙMNYN: inananlardan | Dinle Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : Azap, onları helâk ediverdi. Şüphe yok ki bunda bir delil var, fakat halkın çoğu inanmaz.Dinle Kopyala Paylaş
Adem Uğur : Bunun üzerine onları azap yakaladı. Doğrusu bunda, büyük bir ders vardır; ama çokları iman etmezler.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : Sonunda o azap onları çarptı! Muhakkak ki bu olayda bir işaret - ders vardır. . . Onların çoğunluğu iman etmemişlerdir!Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : Şiddetli bir gürleme halinde âni bir darbe onların işini bitirdi. Bunda da, kesinlikle bütün insanlar için ibretler, alınacak dersler vardır. Onların çoğu iman edecek değildi.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : Çünkü kendilerini azap yakaladı. Şüphesiz bunda bir ibret vardır. Onların çoğu iman etmemişti.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : Böylece azab onları yakaladı. Gerçekten, bunda bir ayet vardır, ama onların çoğu iman etmiş değildirler.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : Çünkü azab kendilerini yakalayıverdi. Muhakkak ki bunda bir ibret var. Öyle iken (arkadan gelenlerin) çoğu mümin olmadı.Dinle Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : Bunun uzerine onlari azap yakaladi. Dogrusu bunda bir ders vardir, fakat cogu inanmamistir.Dinle Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : O sebeple azâb onları yakaladı. Şüphesiz ki (bu olayda) bir ibret ve öğüt vardır; ama onların çoğu imân edenler olmadı.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : Böylece onları azap yakaladı. Şüphesiz bunda bir ibret vardır. Onların çoğu ise iman etmiş değillerdir.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : Bunun üzerine onları azap yakaladı. Doğrusu bunda bir ders vardır, fakat çoğu inanmamıştır.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : Bunun üzerine onları azap yakaladı. Doğrusu bunda, büyük bir ders vardır; ama çokları iman etmezler.Dinle Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : Ve ceza onları yakaladı. Bunda bir ders var; ancak çoğunluk inanmaz.'Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Çünkü kendilerini azap yakalayıverdi. Şüphesiz bunda bir âyet (alınacak bir ders) vardır, ama çokları iman etmiş değillerdir.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : çünkü kendilerini azap yakalayıverdi. Şüphesiz bunda (alınacak) bir ibret vardır; ama çoğu iman etmedi.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : Çünkü kendilerini azâb yakalayıverdi şüphesiz bunda mutlak bir âyet var öyle iken ekserîsi mü'min olmadıDinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : Arkasından azab, yakalarına yapıştı. Kuşku yok ki, bu olaydan alınacak dersler vardır. Onların çoğunluğu inanmamış kimselerdi.Dinle Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : Böylece azab onları yakaladı. Gerçekten, bunda bir ayet vardır, ama onların çoğu inançlı olmamıştır / değildir.Dinle Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : Bunun üzerine onları azap yakalayıverdi. Doğrusu bunda, büyük bir ders vardır, ama onların çoğu iman etmediler. Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : Çünkü kendilerini o azâb yakalayıverdi. Şübhesiz bunda mutlak bir âyet (ibret) vardır. Böyle iken onların çoğu îman ediciler değildir. Dinle Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : Çünki, azab onları yakaladı. Şübhe yok ki bunda apaçık bir ibret vardır. Fakat onların çoğu îmân etmiş kimseler değildir.Dinle Kopyala Paylaş
İbni Kesir : Bunun üzerine azab onları yakaladı. Muhakkak ki bunda bir ayet vardır. Ama onların çoğu mü'minler olmadı.Dinle Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Böylece onları azap aldı (yakaladı). Muhakkak ki bunda mutlaka bir âyet (ibret) vardır. Ve onların çoğu mü'min olmadılar (Allah'a ulaşmayı dilemediler).Dinle Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : çünkü (Salih'in önceden haber verdiği) azap onları kıskıvrak yakaladı. Şüphesiz bu (kıssada da insanlar için) bir ders vardır; onlardan çoğu (buna) inanmasalar da...Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : Artık onları azap yakaladı. Şüphe yok ki, bunda bir ibret vardır. Böyle iken onların çokları imân etmiş olmadılar.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : Bunun üzerine azap onları yakaladı. Şüphesiz ki bunda âyet (kudretimize bir nişane) vardır. Yine de onların çoğu iman etmezler.Dinle Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : Çünkü onları azap yakaladı. Bu olayda gerçekten bir ibret vardır. Fakat onların çoğu yine de iman etmiş değildir.Dinle Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : Çünkü bildirilen azap onları bastırıverdi. Elbette bunda alınacak ibret vardı. Fakat onların ekserisi ders alıp da iman etmezler.Dinle Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : Ve azâb onları yakaladı. Muhakkak ki bunda bir ibret vardır, ama yine çokları inanmazlar.Dinle Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : Böylece azab da onları yakaladı. Hiç şüphe yok, bunda bir ayet vardır, ama onların çoğu iman etmiş değildirler.Dinle Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : Azap onları yakalayıverdi. İşte bunda bir âyet vardır. Fakat onların çoğu yine iman etmez.Dinle Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : Sonunda azap onları yakaladı. Bunda elbette bir ibret var. Ama onların çoğu inanan kişiler değildi.Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.