Adem Uğur : İşte bu (azap) onlara, kendileri farkında olmadan, ansızın geliverecektir.
Ahmed Hulusi : (Ölüm azabı) onlara, düşünmedikleri bir anda, ansızın gelir! (Ölüm, en büyük azaptır; çünkü kişi ölümü tadarak hakikatini bizzat müşahede eder ve hakikatinin hakkını veremediğini kavrar; artık bunun gereğini yerine getirme imkânı kalmadığını idrak ederek çok büyük bir pişmanlığın azabı içine düşer. A. H. )
Ahmet Tekin : İşte o azap da, onlara, ansızın, farkında olmadıkları bir sırada gelecek.
Ahmet Varol : (Azap) onlara, kendileri farkında olmadan ansızın gelir.
Ali Bulaç : Artık o (azab), kendileri şuurunda olmadan onlara apansız gelecektir.
Ali Fikri Yavuz : İşte, bu azab, hiç farkında değillerken, ansızın kendilerine gelecektir.
Bekir Sadak : (200-20) 2 Suclularin kalblerine Kuran'i boylece sokariz da, can yakici azabi gormedikce ona inanmazlar. Bu azap onlara haberleri olmadan geliverecektir.
Celal Yıldırım : Bu azâb, farkına varmadıkları bir halde ansızın kendilerine gelir de,
Diyanet İşleri : (201-203) Onlar, farkında olmadan ansızın kendilerine gelecek olan elem dolu azabı görüp de, “Bize mühlet verilmez mi?” demedikçe, ona inanmazlar.
Diyanet İşleri (eski) : (200-202) Suçluların kalblerine Kuran'ı böylece sokarız da, can yakıcı azabı görmedikçe ona inanmazlar. Bu azap onlara haberleri olmadan geliverecektir.