Kırık Meal (Arapça) : |إِلَّا: yalnızca | قِيلًا: denilir | سَلَامًا: selam | سَلَامًا: selam |  | |
Kırık Meal (Harekesiz) : |إلا ÎLE yalnızca | قيلا GYLE denilir | سلاما SLEME selam | سلاما SLEME selam |  | |
Kırık Meal (Okunuş) : |illā: yalnızca | ḳīlen: denilir | selāmen: selam | selāmen: selam |  | |
Kırık Meal (Transcript) : |ÎLE: yalnızca | GYLE: denilir | SLEME: selam | SLEME: selam |  | |
Abdulbaki Gölpınarlı : Ancak, esenlik size, esenlik denir.  | |
Adem Uğur : Söylenen, yalnızca "selâm, selâm" dır.  | |
Ahmed Hulusi : Sadece "Selâm, Selâm" denilir (Selâm isminin işaret ettiği özellik daim olsun; anlamında).  | |
Ahmet Tekin : Söylenen yalnızca:
'Selâm size, selâmette olun, selâmete erdiniz.'
'Selâm size, selâmette olun selâmete erdiniz'dir.  | |
Ahmet Varol : Sadece: 'Selâm, selâm' (sözü duyarlar).  | |
Ali Bulaç : Yalnızca bir söz (işitirler:) "Selam, selam."  | |
Ali Fikri Yavuz : Ancak bir söz işitirler: Selâm... (birbirleriyle selâmlaşır dururlar).  | |
Bekir Sadak : Sadece selama karsilik selam sozu isitirler.  | |
Celal Yıldırım : Ancak «selâm !. Selâm !.» sözü işitilir.  | |
Diyanet İşleri : Sadece “selâm!”, “selâm!” sözünü işitirler.  | |
Diyanet İşleri (eski) : Defterleri sağdan verilenler; ne mutlu o sağcılara!  | |
Diyanet Vakfi : Söylenen, yalnızca «selâm, selâm»dır.  | |
Edip Yüksel : Sadece, 'Selam, selam,' derler.  | |
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Duydukları söz, yalnız «selam», «selam» dır.  | |
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Tek işittikleri söz: «Selam, selam!»  | |
Elmalılı Hamdi Yazır : Ancak bir kelâm: Selâmen selâm  | |
Fizilal-il Kuran : İşittikleri tek söz «selâm, selâm» dır.  | |
Gültekin Onan : Yalnızca bir söz (işitirler:) "Selam, selam."  | |
Hakkı Yılmaz : Sadece söz olarak: “Selâm [sağlık, esenlik, mutluluk], selâm [sağlık, esenlik, mutluluk]!”  | |
Hasan Basri Çantay : Yalınız bir söz (işidirler ki oda) «Selâm, selâm» dir.  | |
Hayrat Neşriyat : Ancak bir söz (işitirler ki, o da): 'Selâm (olsun!), selâm (olsun)!'dur.  | |
İbni Kesir : Yalnız selama karşılık; selam, denir.  | |
İskender Evrenosoğlu : Sadece selâm, selâm sözü söylenir.  | |
Muhammed Esed : ama sadece iç sükuneti ve barış müjdesi.  | |
Mustafa İslamoğlu : sadece denilecek ki: "Mutluluklar!.. Mutluluklar!.."  | |
Ömer Nasuhi Bilmen : (25-26) Orada ne bir boş lâf ve ne de günaha sokacak bir şey işitmezler. Ancak bir söz işitirler (ki, o da) selâmdan ibarettir  | |
Ömer Öngüt : Sadece selâma karşılık selâm sözü işitirler.  | |
Şaban Piriş : Yalnızca söylenen: -Selam, selamdır!  | |
Suat Yıldırım : İşittikleri söz, hep: "Selâm! selâm!" sesleridir.  | |
Süleyman Ateş : Duydukları söz, yalnız "Selâm, selâm" dır.  | |
Tefhim-ul Kuran : Yalnızca bir söz (işitirler:) «Selam, selam.»  | |
Ümit Şimşek : İşittikleri hep esenlik, hep esenliktir.  | |
Yaşar Nuri Öztürk : Sadece "selam, selam!" denir.  | |