Yaşar Nuri Öztürk 🔊 Meali
O beklenen müthiş olay olduğunda,(56:1)

Yoktur onun oluşunu yalanlayacak.(56:2)

Kimini alçaltır, kimini yükseltir.(56:3)

Yerküre bir sarsılışla sarsıldığında,(56:4)

Dağlar bir serpilişle serpildiğinde,(56:5)

Hepsi un ufak olup dağılmıştır.(56:6)

Ve sizler, üç çift/sınıf oluvermişsinizdir.(56:7)

İşte uğur ve mutluluk yâranı. Nedir uğur ve mutluluk yâranı?(56:8)

İşte şomluk ve bunalım yâranı. Nedir şomluk ve bunalım yâranı?(56:9)

Ve oluşta önde gidenler, yarışta önde gidenler...(56:10)

İşte onlardır yaklaştırılanlar.(56:11)

Nimetlerle dolu bahçelerdedirler.(56:12)

Az bir kısmı da sonrakilerden.(56:14)

Süslü, nakışlı tahtlar üzerinde,(56:15)

Onlar üstünde karşılıklı yan gelip yaslanırlar.(56:16)

Gencecik uşaklar dolanır çevrelerinde. Sürekli hizmete adanmışlardır.(56:17)

Sürahiler, ibrikler ve öz kaynağından içkilerle doldurulmuş kadehler eşliğinde.(56:18)

Ne başları döner ondan ne de akılları karışır.(56:19)

Ve meyveler, gönüllerince seçtiklerinden.(56:20)

Ve kuş eti iştahlarınca beğendiklerinden.(56:21)

Ve genç kadınlar, iri ve siyah gözlü.(56:22)

Titizlikle korunan inciler misali;(56:23)

Yaptıklarına karşılık olarak.(56:24)

Ne boş bir laf işitirler orada ne de günaha sokacak bir şey.(56:25)

Sadece "selam, selam!" denir.(56:26)

Uğur ve mutluluk yâranı. Nedir uğur ve mutluluk yâranı?(56:27)

Birçok meyveler arasındadırlar.(56:32)

Yükseğe yerleştirilmiş döşekler içinde.(56:34)

Biz kadınları da güzel bir biçimde yeniden yaratmış,(56:35)

Hepsini bakireler yapmışızdır,(56:36)

Yaşıt cilveli dilberler halinde,(56:37)

Uğur ve mutluluk yâranı için.(56:38)

Bir bölümü de sonrakilerden.(56:40)

Ve şomluk ve uğursuzluk yâranı. Nedir şomluk ve uğursuzluk yâranı?(56:41)

İliklere işleyen bir ateş ve kaynar su içinde,(56:42)

Simsiyah bir gölge altındadırlar.(56:43)

Çünkü şomluk yâranı, bundan önce servet ve refahla şımaranlardı.(56:45)

O büyük günah üzerinde ısrar edip dururlardı.(56:46)

Ve şöyle derlerdi: "Ölünce mi, toprak ve kemik haline gelince mi, sahi o zaman mı yeniden diriltileceğiz?"(56:47)

De ki: "Öncekiler de sonrakiler de."(56:49)

Bilinen bir günün buluşma vakti/buluşma yerinde mutlaka biraraya getirileceklerdir.(56:50)
