Elmalılı Hamdi Yazır : Dilesek onu acı bir çorak ediverirdik o halde şükretseniz a
Fizilal-il Kuran : Eğer isteseydik onu acı yapardık. Şükretsenize!
Gültekin Onan : Eğer dilemiş olsaydık onu tuzlu kılardık; şükretmeniz gerekmez mi?
Hakkı Yılmaz : Dileseydik onu tuzlu yapardık. O hâlde karşılığını ödemeniz gerekmez mi?
Hasan Basri Çantay : Eğer dileseydik onu (içilmeyecek) tuzlu bir su yapardık. O halde şükretmeli değil misiniz?
Hayrat Neşriyat : Dileseydik onu tuzlu (acı bir su) yapardık; o hâlde şükretmeniz gerekmez mi?
İbni Kesir : İsteseydik onu tuzlu bir su kılardık. Öyleyse şükretmeli değil misiniz?
İskender Evrenosoğlu : Eğer dileseydik, onu acı kılardık (yapardık), öyle ise (niçin) hâlâ şükretmiyorsunuz?
Muhammed Esed : (O tatlı bir su şeklinde iner, ama) dileseydik yakacak kadar tuzlu ve acı yapabilirdik. Öyleyse neden (Bize) şükretmiyorsunuz?
Mustafa İslamoğlu : Eğer dileseydik onu tuzlu ve acı bir su yapardık: şu halde neden hala şükretmiyorsunuz?
Ömer Nasuhi Bilmen : (69-71) Onu buluttan siz mi indirdiniz, yoksa indiriciler Bizler miyiz? Eğer dilese idik onu acı bir su yapardık. Artık şükretmeli değil misiniz? Sonra gördünüz mü o ateşi ki, çakıverirsiniz?
Ömer Öngüt : Eğer dileseydik, onu (içilmeyecek) tuzlu bir su yapardık. Hâlâ şükretmez misiniz?
Şaban Piriş : İsteseydik onu tuzlu bir su yapardık; şükretmeniz gerekmez mi?
Suat Yıldırım : Dileseydik onu tuzlu da yapardık. Şükretmeniz gerekmez mi?
Süleyman Ateş : Dileseydik onu tuzlu yapardık. Şüketmeniz gerekmez mi?
Tefhim-ul Kuran : Eğer dilemiş olsaydık onu tuzlu kılardık; şükretmeniz gerekmez mi?
Ümit Şimşek : Dileseydik onu acı bir su yapardık; öyleyse niçin hâlâ şükretmezsiniz?