Kırık Meal (Arapça) : |لَا: | يَسْمَعُونَ: işitmezler | فِيهَا: orada | لَغْوًا: boş bir söz | وَلَا: ve ne de | تَأْثِيمًا: günaha sokan bir laf |
Kırık Meal (Harekesiz) : |لا LE | يسمعون YSMAWNişitmezler | فيها FYHEorada | لغوا LĞWEboş bir söz | ولا WLEve ne de | تأثيما TÊS̃YMEgünaha sokan bir laf |
Kırık Meal (Okunuş) : |lā: | yesmeǔne: işitmezler | fīhā: orada | leğven: boş bir söz | ve lā: ve ne de | te'ṧīmen: günaha sokan bir laf |
Kırık Meal (Transcript) : |LE: | YSMAVN: işitmezler | FYHE: orada | LĞVE: boş bir söz | VLE: ve ne de | TÊS̃YME: günaha sokan bir laf |
Abdulbaki Gölpınarlı : Orada boş ve çirkin bir söz de duymazlar, günaha âit bir söz de.
Adem Uğur : Orada boş bir söz ve günaha sokan bir laf işitmezler.
Ahmed Hulusi : Orada ne boş laf duyarlar ve ne de suç kavramı!
Ahmet Tekin : Orada, bâtıl, yalan, taahhüde sadakatsizlik, boş, manasız, çirkin söz ve birbirlerine günah işletecek davet işitmezler.
Ahmet Varol : Orada ne boş bir söz ne de günâha götürücü söz duyarlar.
Ali Bulaç : Orada, ne 'saçma ve boş bir söz' işitirler, ne günaha sokma.
Ali Fikri Yavuz : Onlar cennetde ne bir boş lâf işitirler, ne de bir hezeyan.