56Vâki’a Suresi
Kuran Sırası: 56
İniş Sırası: 46
Kırık Meal (Okunuş) Meali
|feeSHābu: adamları
| l-meymeneti: sağın
| mā: ne (kutludurlar)
| eSHābu: adamları
| l-meymeneti: sağın
| (56:8)

| l-meymeneti: sağın
| mā: ne (kutludurlar)
| eSHābu: adamları
| l-meymeneti: sağın
| (56:8)|ve eSHābu: adamları
| l-meşemeti: solun
| mā: ne (uğursuzlardır)
| eSHābu: adamları
| l-meşemeti: solun
| (56:9)

| l-meşemeti: solun
| mā: ne (uğursuzlardır)
| eSHābu: adamları
| l-meşemeti: solun
| (56:9)|yeTūfu: dolaşır
| ǎleyhim: çevrelerinde
| vildānun: gençler
| muḣalledūne: ebedi yaşamağa erdirilmiş
| (56:17)

| ǎleyhim: çevrelerinde
| vildānun: gençler
| muḣalledūne: ebedi yaşamağa erdirilmiş
| (56:17)|biekvābin: testilerle
| ve ebārīḳa: ve ibrikler
| ve ke'sin: ve kadehlerle
| min:
| meǐynin: kaynağından doldurulmuş
| (56:18)

| ve ebārīḳa: ve ibrikler
| ve ke'sin: ve kadehlerle
| min:
| meǐynin: kaynağından doldurulmuş
| (56:18)|lā:
| yuSaddeǔne: başları ağrıtmayan
| ǎnhā: ondan
| ve lā: ve
| yunzifūne: akılları gidermeyen
| (56:19)

| yuSaddeǔne: başları ağrıtmayan
| ǎnhā: ondan
| ve lā: ve
| yunzifūne: akılları gidermeyen
| (56:19)|lā:
| yesmeǔne: işitmezler
| fīhā: orada
| leğven: boş bir söz
| ve lā: ve ne de
| te'ṧīmen: günaha sokan bir laf
| (56:25)

| yesmeǔne: işitmezler
| fīhā: orada
| leğven: boş bir söz
| ve lā: ve ne de
| te'ṧīmen: günaha sokan bir laf
| (56:25)|ve eSHābu: ve adamları
| l-yemīni: sağın
| mā: nedir
| eSHābu: adamları
| l-yemīni: sağın
| (56:27)

| l-yemīni: sağın
| mā: nedir
| eSHābu: adamları
| l-yemīni: sağın
| (56:27)|innā: elbette biz
| enşe'nāhunne: kadınları inşa' etmişizdir
| inşā'en: (yeni bir) inşa' ile
| (56:35)

| enşe'nāhunne: kadınları inşa' etmişizdir
| inşā'en: (yeni bir) inşa' ile
| (56:35)|ve eSHābu: ve adamları
| ş-şimāli: solun
| mā: nedir
| eSHābu: adamları
| ş-şimāli: solun
| (56:41)

| ş-şimāli: solun
| mā: nedir
| eSHābu: adamları
| ş-şimāli: solun
| (56:41)|innehum: çünkü onlar
| kānū: idiler
| ḳable: önce
| ƶālike: bundan
| mutrafīne: varlık içinde şımartılmış
| (56:45)

| kānū: idiler
| ḳable: önce
| ƶālike: bundan
| mutrafīne: varlık içinde şımartılmış
| (56:45)|ve kānū: ve ediyorlardı
| yuSirrūne: ısrar
| ǎlā: üzere
| l-Hinṧi: günah (işlemek)
| l-ǎZīmi: büyük
| (56:46)

| yuSirrūne: ısrar
| ǎlā: üzere
| l-Hinṧi: günah (işlemek)
| l-ǎZīmi: büyük
| (56:46)|ve kānū: ve
| yeḳūlūne: diyorlardı ki
| eiƶā: zaman mı?
| mitnā: biz öldükten
| ve kunnā: ve olduğumuz
| turāben: toprak
| ve ǐZāmen: ve kemik yığını
| einnā: biz mi?
| lemeb'ǔṧūne: bir daha diriltileceğiz
| (56:47)

| yeḳūlūne: diyorlardı ki
| eiƶā: zaman mı?
| mitnā: biz öldükten
| ve kunnā: ve olduğumuz
| turāben: toprak
| ve ǐZāmen: ve kemik yığını
| einnā: biz mi?
| lemeb'ǔṧūne: bir daha diriltileceğiz
| (56:47)|lemecmūǔne: mutlaka toplanacaklardır
| ilā: için
| mīḳāti: buluşma vakti
| yevmin: bir günün
| meǎ'lūmin: belli
| (56:50)

| ilā: için
| mīḳāti: buluşma vakti
| yevmin: bir günün
| meǎ'lūmin: belli
| (56:50)