» 18 / Kehf  98:

Kuran Sırası: 18
İniş Sırası: 69
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110

 » 18 / Kehf  Suresi: 98
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. قَالَ (GEL) = ḳāle : (Zu'l-Karneyn) dedi ki
2. هَٰذَا (HZ̃E) = hāƶā : bu
3. رَحْمَةٌ (RḪMT) = raHmetun : bir rahmetdir
4. مِنْ (MN) = min :
5. رَبِّي (RBY) = rabbī : Rabbimden
6. فَإِذَا (FÎZ̃E) = feiƶā : zaman
7. جَاءَ (CEÙ) = cā'e : geldiği
8. وَعْدُ (VAD̃) = veǎ'du : va'di
9. رَبِّي (RBY) = rabbī : Rabbimin
10. جَعَلَهُ (CALH) = ceǎlehu : onu eder
11. دَكَّاءَ (D̃KEÙ) = dekkā'e : yerle bir
12. وَكَانَ (VKEN) = ve kāne : ve
13. وَعْدُ (VAD̃) = veǎ'du : va'di
14. رَبِّي (RBY) = rabbī : Rabbimin
15. حَقًّا (ḪGE) = Haḳḳan : haktır (gerçektir)
(Zu'l-Karneyn) dedi ki | bu | bir rahmetdir | | Rabbimden | zaman | geldiği | va'di | Rabbimin | onu eder | yerle bir | ve | va'di | Rabbimin | haktır (gerçektir) |

[GVL] [] [RḪM] [] [RBB] [] [CYE] [VAD̃] [RBB] [CAL] [D̃KK] [KVN] [VAD̃] [RBB] [ḪGG]
GEL HZ̃E RḪMT MN RBY FÎZ̃E CEÙ VAD̃ RBY CALH D̃KEÙ VKEN VAD̃ RBY ḪGE

ḳāle hāƶā raHmetun min rabbī feiƶā cā'e veǎ'du rabbī ceǎlehu dekkā'e ve kāne veǎ'du rabbī Haḳḳan
قال هذا رحمة من ربي فإذا جاء وعد ربي جعله دكاء وكان وعد ربي حقا

 » 18 / Kehf  Suresi: 98
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
قال ق و ل | GVL GEL ḳāle (Zu'l-Karneyn) dedi ki He said,
هذا | HZ̃E hāƶā bu """This"
رحمة ر ح م | RḪM RḪMT raHmetun bir rahmetdir (is) a mercy
من | MN min from
ربي ر ب ب | RBB RBY rabbī Rabbimden my Lord.
فإذا | FÎZ̃E feiƶā zaman But when
جاء ج ي ا | CYE CEÙ cā'e geldiği comes
وعد و ع د | VAD̃ VAD̃ veǎ'du va'di (the) Promise
ربي ر ب ب | RBB RBY rabbī Rabbimin (of) my Lord,
جعله ج ع ل | CAL CALH ceǎlehu onu eder He will make it
دكاء د ك ك | D̃KK D̃KEÙ dekkā'e yerle bir level.
وكان ك و ن | KVN VKEN ve kāne ve And is
وعد و ع د | VAD̃ VAD̃ veǎ'du va'di (the) Promise
ربي ر ب ب | RBB RBY rabbī Rabbimin (of) my Lord
حقا ح ق ق | ḪGG ḪGE Haḳḳan haktır (gerçektir) "true."""

18:98 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

(Zu'l-Karneyn) dedi ki | bu | bir rahmetdir | | Rabbimden | zaman | geldiği | va'di | Rabbimin | onu eder | yerle bir | ve | va'di | Rabbimin | haktır (gerçektir) |

[GVL] [] [RḪM] [] [RBB] [] [CYE] [VAD̃] [RBB] [CAL] [D̃KK] [KVN] [VAD̃] [RBB] [ḪGG]
GEL HZ̃E RḪMT MN RBY FÎZ̃E CEÙ VAD̃ RBY CALH D̃KEÙ VKEN VAD̃ RBY ḪGE

ḳāle hāƶā raHmetun min rabbī feiƶā cā'e veǎ'du rabbī ceǎlehu dekkā'e ve kāne veǎ'du rabbī Haḳḳan
قال هذا رحمة من ربي فإذا جاء وعد ربي جعله دكاء وكان وعد ربي حقا

[ق و ل] [] [ر ح م] [] [ر ب ب] [] [ج ي ا] [و ع د] [ر ب ب] [ج ع ل] [د ك ك] [ك و ن] [و ع د] [ر ب ب] [ح ق ق]

 » 18 / Kehf  Suresi: 98
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
قال ق و ل | GVL GEL ḳāle (Zu'l-Karneyn) dedi ki He said,
Gaf,Elif,Lam,
100,1,30,
V – 3rd person masculine singular perfect verb
فعل ماض
هذا | HZ̃E hāƶā bu """This"
He,Zel,Elif,
5,700,1,
DEM – masculine singular demonstrative pronoun
اسم اشارة
رحمة ر ح م | RḪM RḪMT raHmetun bir rahmetdir (is) a mercy
Re,Ha,Mim,Te merbuta,
200,8,40,400,
N – nominative feminine indefinite noun
اسم مرفوع
من | MN min from
Mim,Nun,
40,50,
P – preposition
حرف جر
ربي ر ب ب | RBB RBY rabbī Rabbimden my Lord.
Re,Be,Ye,
200,2,10,
N – genitive masculine noun
PRON – 1st person singular possessive pronoun
اسم مجرور والياء ضمير متصل في محل جر بالاضافة
فإذا | FÎZ̃E feiƶā zaman But when
Fe,,Zel,Elif,
80,,700,1,
REM – prefixed resumption particle
T – time adverb
الفاء استئنافية
ظرف زمان
جاء ج ي ا | CYE CEÙ cā'e geldiği comes
Cim,Elif,,
3,1,,
V – 3rd person masculine singular perfect verb
فعل ماض
وعد و ع د | VAD̃ VAD̃ veǎ'du va'di (the) Promise
Vav,Ayn,Dal,
6,70,4,
N – nominative masculine noun
اسم مرفوع
ربي ر ب ب | RBB RBY rabbī Rabbimin (of) my Lord,
Re,Be,Ye,
200,2,10,
N – nominative masculine noun
PRON – 1st person singular possessive pronoun
اسم مرفوع والياء ضمير متصل في محل جر بالاضافة
جعله ج ع ل | CAL CALH ceǎlehu onu eder He will make it
Cim,Ayn,Lam,He,
3,70,30,5,
V – 3rd person masculine singular perfect verb
PRON – 3rd person masculine singular object pronoun
فعل ماض والهاء ضمير متصل في محل نصب مفعول به
دكاء د ك ك | D̃KK D̃KEÙ dekkā'e yerle bir level.
Dal,Kef,Elif,,
4,20,1,,
N – accusative masculine noun
اسم منصوب
وكان ك و ن | KVN VKEN ve kāne ve And is
Vav,Kef,Elif,Nun,
6,20,1,50,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
V – 3rd person masculine singular perfect verb
الواو عاطفة
فعل ماض
وعد و ع د | VAD̃ VAD̃ veǎ'du va'di (the) Promise
Vav,Ayn,Dal,
6,70,4,
N – nominative masculine noun
اسم مرفوع
ربي ر ب ب | RBB RBY rabbī Rabbimin (of) my Lord
Re,Be,Ye,
200,2,10,
N – nominative masculine noun
PRON – 1st person singular possessive pronoun
اسم مرفوع والياء ضمير متصل في محل جر بالاضافة
حقا ح ق ق | ḪGG ḪGE Haḳḳan haktır (gerçektir) "true."""
Ha,Gaf,Elif,
8,100,1,
N – accusative masculine indefinite noun
اسم منصوب
: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.

Konu Başlığı: -

Kırık Meal (Arapça) : |قَالَ: (Zu'l-Karneyn) dedi ki | هَٰذَا: bu | رَحْمَةٌ: bir rahmetdir | مِنْ: | رَبِّي: Rabbimden | فَإِذَا: zaman | جَاءَ: geldiği | وَعْدُ: va'di | رَبِّي: Rabbimin | جَعَلَهُ: onu eder | دَكَّاءَ: yerle bir | وَكَانَ: ve | وَعْدُ: va'di | رَبِّي: Rabbimin | حَقًّا: haktır (gerçektir) |
Kırık Meal (Harekesiz) : |قال GEL (Zu'l-Karneyn) dedi ki | هذا HZ̃E bu | رحمة RḪMT bir rahmetdir | من MN | ربي RBY Rabbimden | فإذا FÎZ̃E zaman | جاء CEÙ geldiği | وعد WAD̃ va'di | ربي RBY Rabbimin | جعله CALH onu eder | دكاء D̃KEÙ yerle bir | وكان WKEN ve | وعد WAD̃ va'di | ربي RBY Rabbimin | حقا ḪGE haktır (gerçektir) |
Kırık Meal (Okunuş) : |ḳāle: (Zu'l-Karneyn) dedi ki | hāƶā: bu | raHmetun: bir rahmetdir | min: | rabbī: Rabbimden | feiƶā: zaman | cā'e: geldiği | veǎ'du: va'di | rabbī: Rabbimin | ceǎlehu: onu eder | dekkā'e: yerle bir | ve kāne: ve | veǎ'du: va'di | rabbī: Rabbimin | Haḳḳan: haktır (gerçektir) |
Kırık Meal (Transcript) : |GEL: (Zu'l-Karneyn) dedi ki | HZ̃E: bu | RḪMT: bir rahmetdir | MN: | RBY: Rabbimden | FÎZ̃E: zaman | CEÙ: geldiği | VAD̃: va'di | RBY: Rabbimin | CALH: onu eder | D̃KEÙ: yerle bir | VKEN: ve | VAD̃: va'di | RBY: Rabbimin | ḪGE: haktır (gerçektir) |
Abdulbaki Gölpınarlı : Bu dedi, Rabbimin rahmetinden bir lütuf. Rabbimin vaadettiği zaman gelince bu seti dümdüz yapar, yerle bir eder ve Rabbimin vaadi de gerçektir.
Adem Uğur : Zülkarneyn: Bu, Rabbimden bir rahmettir. Fakat Rabbimin vâdi gelince, O, bunu yerle bir eder. Rabbimin vâdi haktır, dedi.
Ahmed Hulusi : (Zül-Karneyn) dedi: "Bu Rabbimden bir rahmettir. . . Dolayısıyla Rabbimin vaadi gelince, onu yerle bir eder. . . Rabbimin vaadi Hak'tır. "
Ahmet Tekin : Zülkarneyn: 'Bu Rabbimden bir rahmettir. Fakat Rabbimin va’di gerçekleşince, Kıyamet kopunca o bu seddi de yerle bir eder. Rabbimin va’di, tehdidi kesinkes gerçekleşecektir.' dedi.
Ahmet Varol : Dedi ki: 'Bu, Rabbimden bir rahmettir. Rabbimin vaadi geldiğinde onu dümdüz eder. Rabbimin vaadi haktır.'
Ali Bulaç : Dedi ki: "Bu benim Rabbimden bir rahmettir. Rabbimin va'di geldiği zaman, O, bunu dümdüz eder; Rabbimin va'di haktır."
Ali Fikri Yavuz : Zü’l-Karneyn dedi ki: “- Bu sed, Rabbimden (kullarına bir nimet ve) rahmettir. Rabbimin vaadi geldiği (kıyamet günü yaklaştığı) zaman onu dümdüz yapacaktır. Rabbimin vaadi de haktır.”
Bekir Sadak : Zulkarneyn: «Iste bu, Rabbimin bir rahmetidir. Rabbimin tayin ettigi zaman gelince onu yerle bir eder; Rabbimin verdigi soz gercektir» dedi.
Celal Yıldırım : Zülkarneyn: «Bu Rabbimden verilen bir rahmettir. Rabbimin belirlediği vakit gelince bunu yerle bir eder. Rabbimin verdiği söz haktır, (hedefinden, amacından) şaşmaz,» dedi.
Diyanet İşleri : Zülkarneyn, “Bu, Rabbimin bir rahmetidir. Rabbimin vaadi (kıyametin kopma vakti) gelince onu yerle bir eder. Rabbimin vaadi gerçektir” dedi.
Diyanet İşleri (eski) : Zülkarneyn: 'İşte bu, Rabbimin bir rahmetidir. Rabbimin tayin ettiği zaman gelince onu yerle bir eder; Rabbimin verdiği söz gerçektir' dedi.
Diyanet Vakfi : Zülkarneyn: Bu, Rabbimden bir rahmettir. Fakat Rabbimin vâdi gelince, O, bunu yerle bir eder. Rabbimin vâdi haktır, dedi.
Edip Yüksel : 'Bu, Rabbimden bir rahmettir,' dedi. 'Rabbimin belirlediği an gelince onu paramparça eder. Rabbimin sözü gerçektir.'
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Zülkarneyn dedi ki: «Bu Rabbimin bir lütfudur. Rabbimin vaadi geldiği vakit de onu dümdüz yapacaktır. Rabbimin vaadi de haktır.»
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Zulkarneyn: «Bu, Rabbimin bir rahmetidir. Rabbimin va'dettiği an gelince, onu dümdüz edecektir. Rabbimin va'di de haktır.»
Elmalılı Hamdi Yazır : Bu, dedi: rabbımdan bir rahmettir, rabbımın va'di vakit de onu düm düz edecektir, rabbımın va'di hakkoldu
Fizilal-il Kuran : Zülkarneyn «Bu set, Rabb'imin rahmetidir. Fakat Rabbimin belirlediği an gelince onu yerle bir eder. Hiç kuşkusuz Rabb'imin sözü gerçektir» dedi.
Gültekin Onan : Dedi ki: "Bu benim rabbimden bir rahmettir. Rabbimin vaadi geldiği zaman, O, bunu dümdüz eder; rabbimin vaadi haktır."
Hakkı Yılmaz : İki çağ sahibi dedi ki: “Sağlamca yapılan bu sözleşme Rabbimden bir rahmettir. Artık Rabbimin vaadi geldiği vakit de onu dümdüz yapacaktır. Rabbimin vaadi de haktır.”
Hasan Basri Çantay : «Bu, dedi, Rabbimden bir merhametdir. Fakat Rabbimin va'di gelince, O bunu dümdüz yapar. Rabbimin va'di bir hakdır».
Hayrat Neşriyat : (Zülkarneyn:) 'Bu (sed) Rabbimden bir rahmettir. Fakat Rabbimin ta'yîn ettiği zaman (kıyâmet günü) gelince onu yerle bir eder. Rabbimin va'di ise haktır' dedi.
İbni Kesir : Dedi ki: Bu, Rabbımın bir rahmetidir. Rabbımın vaadi gelince onu yerle bir eder. Rabbımın verdiği söz, gerçektir.
İskender Evrenosoğlu : (Zülkarneyn): “Bu, Rabbimden bir rahmettir. Ama Rabbimin vaadi geldiği zaman, onu kırıp ufalar (yerle bir eder). Ve Rabbimin vaadi haktır.” dedi.
Muhammed Esed : (Zulkarneyn:) "Rabbimden bir rahmettir bu!" dedi, "Bununla birlikte, Rabbimin belirlediği zaman gelince bu (seddi) yerle bir edecektir; çünkü Rabbimin verdiği söz mutlaka gerçekleşir!"
Ömer Nasuhi Bilmen : Dedi ki: «Bu, Rabbimin bir rahmetidir. Rabbimin vaadi geldiği vakit ise onu dümdüz etmiş olacaktır. Ve Rabbimin vaadi bir hak olmuştur.»
Ömer Öngüt : Zülkarneyn: “Bu Rabbimden bir rahmettir. Rabbimin belirlediği vakit gelince, onu yerle bir eder, Rabbimin verdiği söz şüphesiz ki gerçektir. ” dedi.
Şaban Piriş : -Bu, Rabbimden bir rahmettir. Rabbimin vaadi gelince onu yerle bir eder. Bu, Rabbimin gerçek bir vaadidir, dedi.
Suat Yıldırım : Zülkarneyn: "Bu, Rabbimden bir rahmettir, bir lütuftur, dedi. Rabbimin tayin ettiği vakit gelince, bunu yerle bir eder. Rabbimin vâdi mutlaka gerçekleşir."
Süleyman Ateş : (Zu'l-Karneyn) dedi: "Bu, Rabbimin bir rahmetidir. Rabbimin va'di gel(ip Ye'cûc ve Me'cûc'un çıkması, yahut kıyâmetin kopması gerek)diği zaman onu yerle bir eder; şüphesiz Rabbimin va'di gerçektir."
Tefhim-ul Kuran : Dedi ki: «Bu benim Rabbimden bir rahmettir. Rabbimin va'di geldiği zaman, O, bunu dümdüz eder; Rabbimin va'di haktır.»
Ümit Şimşek : Zülkarneyn, 'Bu Rabbimden bir rahmettir,' dedi. 'Rabbimin belirlediği vade erişince onu yerle bir eder. Rabbimin vaadi ise gerçektir.'
Yaşar Nuri Öztürk : Dedi: "Bu, Rabbimden bir rahmettir. Rabbimin vaadi gelince onu yerle bir eder. Ve Rabbimin vaadi haktır."


Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını indirmek için TIKLAYINIZ.
[Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır. Hatalar, eksikler bulunmaktadır! Lütfen dikkatli olunuz.]

{ayet_meali.php}