» 18 / Kehf  60:

Kuran Sırası: 18
İniş Sırası: 69
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110

 » 18 / Kehf  Suresi: 60
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. وَإِذْ (VÎZ̃) = ve iƶ : ve hani
2. قَالَ (GEL) = ḳāle : demişti ki
3. مُوسَىٰ (MVS) = mūsā : Musa
4. لِفَتَاهُ (LFTEH) = lifetāhu : uşağına
5. لَا (LE) = lā :
6. أَبْرَحُ (ÊBRḪ) = ebraHu : durmayacağım
7. حَتَّىٰ (ḪT) = Hattā : kadar
8. أَبْلُغَ (ÊBLĞ) = ebluğa : varıncaya
9. مَجْمَعَ (MCMA) = mecmeǎ : birleştiği yere
10. الْبَحْرَيْنِ (ELBḪRYN) = l-beHrayni : iki denizin
11. أَوْ (ÊV) = ev : veya
12. أَمْضِيَ (ÊMŽY) = emDiye : yürüyeceğim
13. حُقُبًا (ḪGBE) = Huḳuben : uzun bir zaman
ve hani | demişti ki | Musa | uşağına | | durmayacağım | kadar | varıncaya | birleştiği yere | iki denizin | veya | yürüyeceğim | uzun bir zaman |

[] [GVL] [] [FTY] [] [BRḪ] [] [BLĞ] [CMA] [BḪR] [] [MŽY] [ḪGB]
VÎZ̃ GEL MVS LFTEH LE ÊBRḪ ḪT ÊBLĞ MCMA ELBḪRYN ÊV ÊMŽY ḪGBE

ve iƶ ḳāle mūsā lifetāhu ebraHu Hattā ebluğa mecmeǎ l-beHrayni ev emDiye Huḳuben
وإذ قال موسى لفتاه لا أبرح حتى أبلغ مجمع البحرين أو أمضي حقبا

 » 18 / Kehf  Suresi: 60
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
وإذ | VÎZ̃ ve iƶ ve hani And when
قال ق و ل | GVL GEL ḳāle demişti ki said
موسى | MVS mūsā Musa Musa
لفتاه ف ت ي | FTY LFTEH lifetāhu uşağına to his boy,
لا | LE """Not"
أبرح ب ر ح | BRḪ ÊBRḪ ebraHu durmayacağım I will cease
حتى | ḪT Hattā kadar until
أبلغ ب ل غ | BLĞ ÊBLĞ ebluğa varıncaya I reach
مجمع ج م ع | CMA MCMA mecmeǎ birleştiği yere the junction
البحرين ب ح ر | BḪR ELBḪRYN l-beHrayni iki denizin (of) the two seas
أو | ÊV ev veya or
أمضي م ض ي | MŽY ÊMŽY emDiye yürüyeceğim I continue
حقبا ح ق ب | ḪGB ḪGBE Huḳuben uzun bir zaman "(for) a long period."""

18:60 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

ve hani | demişti ki | Musa | uşağına | | durmayacağım | kadar | varıncaya | birleştiği yere | iki denizin | veya | yürüyeceğim | uzun bir zaman |

[] [GVL] [] [FTY] [] [BRḪ] [] [BLĞ] [CMA] [BḪR] [] [MŽY] [ḪGB]
VÎZ̃ GEL MVS LFTEH LE ÊBRḪ ḪT ÊBLĞ MCMA ELBḪRYN ÊV ÊMŽY ḪGBE

ve iƶ ḳāle mūsā lifetāhu ebraHu Hattā ebluğa mecmeǎ l-beHrayni ev emDiye Huḳuben
وإذ قال موسى لفتاه لا أبرح حتى أبلغ مجمع البحرين أو أمضي حقبا

[] [ق و ل] [] [ف ت ي] [] [ب ر ح] [] [ب ل غ] [ج م ع] [ب ح ر] [] [م ض ي] [ح ق ب]

 » 18 / Kehf  Suresi: 60
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
وإذ | VÎZ̃ ve iƶ ve hani And when
Vav,,Zel,
6,,700,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
T – time adverb
الواو عاطفة
ظرف زمان
قال ق و ل | GVL GEL ḳāle demişti ki said
Gaf,Elif,Lam,
100,1,30,
V – 3rd person masculine singular perfect verb
فعل ماض
موسى | MVS mūsā Musa Musa
Mim,Vav,Sin,,
40,6,60,,
"PN – nominative masculine proper noun → Musa"
اسم علم مرفوع
لفتاه ف ت ي | FTY LFTEH lifetāhu uşağına to his boy,
Lam,Fe,Te,Elif,He,
30,80,400,1,5,
P – prefixed preposition lām
N – genitive masculine noun
PRON – 3rd person masculine singular possessive pronoun
جار ومجرور والهاء ضمير متصل في محل جر بالاضافة
لا | LE """Not"
Lam,Elif,
30,1,
NEG – negative particle
حرف نفي
أبرح ب ر ح | BRḪ ÊBRḪ ebraHu durmayacağım I will cease
,Be,Re,Ha,
,2,200,8,
V – 1st person singular imperfect verb
فعل مضارع
حتى | ḪT Hattā kadar until
Ha,Te,,
8,400,,
P – preposition
حرف جر
أبلغ ب ل غ | BLĞ ÊBLĞ ebluğa varıncaya I reach
,Be,Lam,Ğayn,
,2,30,1000,
V – 1st person singular imperfect verb, subjunctive mood
فعل مضارع منصوب
مجمع ج م ع | CMA MCMA mecmeǎ birleştiği yere the junction
Mim,Cim,Mim,Ayn,
40,3,40,70,
N – accusative masculine noun
اسم منصوب
البحرين ب ح ر | BḪR ELBḪRYN l-beHrayni iki denizin (of) the two seas
Elif,Lam,Be,Ha,Re,Ye,Nun,
1,30,2,8,200,10,50,
N – genitive masculine dual noun
اسم مجرور
أو | ÊV ev veya or
,Vav,
,6,
CONJ – coordinating conjunction
حرف عطف
أمضي م ض ي | MŽY ÊMŽY emDiye yürüyeceğim I continue
,Mim,Dad,Ye,
,40,800,10,
V – 1st person singular imperfect verb, subjunctive mood
فعل مضارع منصوب
حقبا ح ق ب | ḪGB ḪGBE Huḳuben uzun bir zaman "(for) a long period."""
Ha,Gaf,Be,Elif,
8,100,2,1,
N – accusative masculine indefinite noun
اسم منصوب
: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.

Konu Başlığı: -

Kırık Meal (Arapça) : |وَإِذْ: ve hani | قَالَ: demişti ki | مُوسَىٰ: Musa | لِفَتَاهُ: uşağına | لَا: | أَبْرَحُ: durmayacağım | حَتَّىٰ: kadar | أَبْلُغَ: varıncaya | مَجْمَعَ: birleştiği yere | الْبَحْرَيْنِ: iki denizin | أَوْ: veya | أَمْضِيَ: yürüyeceğim | حُقُبًا: uzun bir zaman |
Kırık Meal (Harekesiz) : |وإذ WÎZ̃ ve hani | قال GEL demişti ki | موسى MWS Musa | لفتاه LFTEH uşağına | لا LE | أبرح ÊBRḪ durmayacağım | حتى ḪT kadar | أبلغ ÊBLĞ varıncaya | مجمع MCMA birleştiği yere | البحرين ELBḪRYN iki denizin | أو ÊW veya | أمضي ÊMŽY yürüyeceğim | حقبا ḪGBE uzun bir zaman |
Kırık Meal (Okunuş) : |ve iƶ: ve hani | ḳāle: demişti ki | mūsā: Musa | lifetāhu: uşağına | : | ebraHu: durmayacağım | Hattā: kadar | ebluğa: varıncaya | mecmeǎ: birleştiği yere | l-beHrayni: iki denizin | ev: veya | emDiye: yürüyeceğim | Huḳuben: uzun bir zaman |
Kırık Meal (Transcript) : |VÎZ̃: ve hani | GEL: demişti ki | MVS: Musa | LFTEH: uşağına | LE: | ÊBRḪ: durmayacağım | ḪT: kadar | ÊBLĞ: varıncaya | MCMA: birleştiği yere | ELBḪRYN: iki denizin | ÊV: veya | ÊMŽY: yürüyeceğim | ḪGBE: uzun bir zaman |
Abdulbaki Gölpınarlı : An o zamânı ki Mûsâ, genç arkadaşına, ben demişti, iki denizin kavuştuğu yere dek durmadan, dinlenmeden gideceğim, yahut da yıllarca bu uğurda uğraşacağım.
Adem Uğur : Bir vakit Musa genç adamına demişti ki: "Durup dinlenmeyeceğim; tâ iki denizin birleştiği yere kadar varacağım, yahut senelerce yürüyeceğim."
Ahmed Hulusi : Hani bir vakit Musa, hizmetindeki gence demişti ki: "Tâ iki denizin cem olduğu yere varıncaya kadar yoluma devam edeceğim; uzun yıllarıma mal olsa bile. "
Ahmet Tekin : Hani Mûsâ, genç arkadaşına, öğrencisine: 'Aradığımı bulmak için durup dinlenmeden ta iki denizin birleştiği yere kadar gideceğim. Yahut bu hedefe doğru senelerce yürüyeceğim.' demişti.
Ahmet Varol : Hani Musa genç adamına: 'İki denizin birleştiği yere varıncaya kadar devam edecek yahut uzun zamanlar yürüyeceğim' demişti.
Ali Bulaç : Hani Musa genç yardımcısına demişti: "İki denizin birleştiği yere ulaşıncaya kadar gideceğim ya da uzun zamanlar geçireceğim."
Ali Fikri Yavuz : Bir vakit Mûsa, hizmetinde bulunan gencine şöyle demişti: “- İki denizin birleştiği yere (Boğaza) varıncaya kadar (Hızır Aleyhisselâma kavuşmak için) gideceğim, yahud senelerce gideceğim.”
Bekir Sadak : Musa, genc arkadasina: «Ben iki denizin birlestigi yere ulasmaga, yahut yillarca yurumeye kararliyim» demisti.
Celal Yıldırım : Hani bir zaman Musa, genç (arkadaşına) ben iki denizin birleştiği yere ulaşıncaya kadar hiç durmadan gideceğim, ya da (bu uğurda) yıllar geçireceğim, demişti.
Diyanet İşleri : Hani Mûsâ, beraberindeki gence şöyle demişti: “İki denizin birleştiği yere varıncaya kadar durmayacağım, ya da uzun zaman gideceğim.”
Diyanet İşleri (eski) : Musa, genç arkadaşına: 'Ben iki denizin birleştiği yere ulaşmağa, yahut yıllarca yürümeye kararlıyım' demişti.
Diyanet Vakfi : Bir vakit Musa genç adamına demişti ki: «Durup dinlenmeyeceğim; tâ iki denizin birleştiği yere kadar varacağım, yahut senelerce yürüyeceğim.»
Edip Yüksel : Musa, genç yoldaşına, 'Yıllarca yürümeyi gerektirse de iki denizin birleştiği yere varmadan dinlenmeyeceğim,' demişti.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Ey Muhammed! Bir vakit Musa genç adamına demişti ki: «İki denizin birleştiği yere ulaşıncaya kadar gideceğim, yahut senelerce gideceğim.»
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Bir vakit Musa genç hizmetçisine demişti ki: «İki denizin birleştiği yere varıncaya kadar durmayacağım, yahut senelerce gideceğim.»
Elmalılı Hamdi Yazır : Bir vakit de Musâ fetâsına demişti ki: durmıyacağım tâ iki denizin cemolduğu yere kadar varacağım, yâhud senelerce gideceğim
Fizilal-il Kuran : Hani Musa, genç arkadaşına «Hiçbir güç beni durduramaz, ya iki denizin birleştiği yere varırım, ya da yıllarca yol yürürüm» demişti.
Gültekin Onan : Hani Musa genç yardımcısına demişti: "İki denizin birleştiği yere ulaşıncaya kadar gideceğim ya da uzun zamanlar geçireceğim."
Hakkı Yılmaz : Ve bir vakit Mûsâ, delikanlısına: “Ben iki bilgin kişinin toplandığı yere varıncaya kadar durmayacağım yahut senelerce gideceğim” demişti.
Hasan Basri Çantay : Bir zaman Musa, gene (bir adamı) na şöyle demişdi: «Ben iki denizin birleşdiği yere varıncaya kadar durmayıb gideceğim, yahud (maksadıma erişinceye dek) uzun zamanlar geçireceğim».
Hayrat Neşriyat : (Ey Resûlüm!) Bir zaman Mûsâ, (kendisine hizmet eden) o gence (Yûşa' bin Nûn’a): 'Artık durmayacağım; tâ ki (Hızır’ı bulmak üzere) iki denizin birleştiği yere varacağım; yâhut (onu buluncaya kadar) senelerce vakit geçireceğim!' demişti.
İbni Kesir : Hani Musa delikanlısına demişti ki: Ben iki denizin birleştiği yere ulaşmaya, yahut yıllarca yürümeye kararlıyım.
İskender Evrenosoğlu : Ve Musa, genç arkadaşına: “İki denizin birleştiği yere ulaşıncaya kadar (yoluma) devam edeceğim veya senelerce (uzun süre) gideceğim.” demişti.
Muhammed Esed : Hani, (gezginlik günlerinde) Musa yardımcısına: "İki denizin birleştiği yere kadar yoluma devam edeceğim" demişti, "(bu yolda) yıllar harcamam gerekse bile!"
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve yâd et, bir vakit ki Mûsa, genç refikına demişti: «Ben iki denizin cem olduğu yere varıncaya kadar durmayacağım, yahut uzun bir müddet geçireceğim.»
Ömer Öngüt : Hani bir zaman Musa, genç arkadaşına: “Ben iki denizin birleştiği yere varıncaya kadar durup dinlenmeden gideceğim, yahut (maksadıma erişmek için) uzun yıllar geçireceğim. ” demişti.
Şaban Piriş : Hani Musa, genç arkadaşına: -İki denizin birleştiği yere ulaşmaya veya yıllarca yürümeye kararlıyım, demişti.
Suat Yıldırım : Bir vakit Mûsâ, genç yardımcısına: "Durup dinlenmeyeceğim, demişti, ta ki iki denizin birleştiği yere varacağım. Varamazsam senelerce yürümeye devam edeceğim."
Süleyman Ateş : Mûsâ uşağına demişti ki: "Durmayıp ya iki denizin birleştiği yere varacağım veya uzun bir zaman yürüyeceğim."
Tefhim-ul Kuran : Hani Musa genç yardımcısına demişti: «İki denizin birleştiği yere ulaşıncaya kadar gideceğim ya da uzun zamanlar geçireceğim.»
Ümit Şimşek : Bir zaman Musa genç hizmetkârına 'İki denizin birleştiği yere kadar gideceğim,' demişti. 'Orayı buluncaya kadar senelerce yürümem gerekse de yürüyeceğim.'
Yaşar Nuri Öztürk : Bir zaman Mûsa, genç dostuna şöyle demişti: "İki denizin birleştiği yere kadar hiç durmadan yürüyeceğim yahut da seneler ve seneler harcayacağım."


Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını indirmek için TIKLAYINIZ.
[Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır. Hatalar, eksikler bulunmaktadır! Lütfen dikkatli olunuz.]

{ayet_meali.php}