» 7 / A’râf  59:

Kuran Sırası: 7
İniş Sırası: 39
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206

 » 7 / A’râf  Suresi: 59
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. لَقَدْ (LGD̃) = leḳad : andolsun
2. أَرْسَلْنَا (ÊRSLNE) = erselnā : gönderdik
3. نُوحًا (NVḪE) = nūHen : Nuh'u
4. إِلَىٰ (ÎL) = ilā :
5. قَوْمِهِ (GVMH) = ḳavmihi : kavmine
6. فَقَالَ (FGEL) = fe ḳāle : dedi ki
7. يَا (YE) = yā : EY/HEY/AH
8. قَوْمِ (GVM) = ḳavmi : kavmim
9. اعْبُدُوا (EABD̃VE) = ǎ'budū : kulluk edin
10. اللَّهَ (ELLH) = llahe : Allah'a
11. مَا (ME) = mā : yoktur
12. لَكُمْ (LKM) = lekum : sizin
13. مِنْ (MN) = min : hiçbir
14. إِلَٰهٍ (ÎLH) = ilāhin : tanrınız
15. غَيْرُهُ (ĞYRH) = ğayruhu : O'ndan başka
16. إِنِّي (ÎNY) = innī : doğrusu ben
17. أَخَافُ (ÊḢEF) = eḣāfu : korkuyorum
18. عَلَيْكُمْ (ALYKM) = ǎleykum : size
19. عَذَابَ (AZ̃EB) = ǎƶābe : azabın(ın inmesin)den
20. يَوْمٍ (YVM) = yevmin : bir günün
21. عَظِيمٍ (AƵYM) = ǎZīmin : büyük
andolsun | gönderdik | Nuh'u | | kavmine | dedi ki | EY/HEY/AH | kavmim | kulluk edin | Allah'a | yoktur | sizin | hiçbir | tanrınız | O'ndan başka | doğrusu ben | korkuyorum | size | azabın(ın inmesin)den | bir günün | büyük |

[] [RSL] [] [] [GVM] [GVL] [Y] [GVM] [ABD̃] [] [] [] [] [ELH] [ĞYR] [] [ḢVF] [] [AZ̃B] [YVM] [AƵM]
LGD̃ ÊRSLNE NVḪE ÎL GVMH FGEL YE GVM EABD̃VE ELLH ME LKM MN ÎLH ĞYRH ÎNY ÊḢEF ALYKM AZ̃EB YVM AƵYM

leḳad erselnā nūHen ilā ḳavmihi fe ḳāle ḳavmi ǎ'budū llahe lekum min ilāhin ğayruhu innī eḣāfu ǎleykum ǎƶābe yevmin ǎZīmin
لقد أرسلنا نوحا إلى قومه فقال يا قوم اعبدوا الله ما لكم من إله غيره إني أخاف عليكم عذاب يوم عظيم

 » 7 / A’râf  Suresi: 59
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
لقد | LGD̃ leḳad andolsun Certainly,
أرسلنا ر س ل | RSL ÊRSLNE erselnā gönderdik We sent
نوحا | NVḪE nūHen Nuh'u Nuh
إلى | ÎL ilā to
قومه ق و م | GVM GVMH ḳavmihi kavmine his people
فقال ق و ل | GVL FGEL fe ḳāle dedi ki and he said,
يا ي | Y YE EY/HEY/AH """O!"
قوم ق و م | GVM GVM ḳavmi kavmim Nation
اعبدوا ع ب د | ABD̃ EABD̃VE ǎ'budū kulluk edin Worship
الله | ELLH llahe Allah'a Allah,
ما | ME yoktur not
لكم | LKM lekum sizin for you
من | MN min hiçbir any
إله ا ل ه | ELH ÎLH ilāhin tanrınız god
غيره غ ي ر | ĞYR ĞYRH ğayruhu O'ndan başka other than Him.
إني | ÎNY innī doğrusu ben Indeed, I
أخاف خ و ف | ḢVF ÊḢEF eḣāfu korkuyorum [I] fear
عليكم | ALYKM ǎleykum size for you
عذاب ع ذ ب | AZ̃B AZ̃EB ǎƶābe azabın(ın inmesin)den punishment
يوم ي و م | YVM YVM yevmin bir günün (of the) Day
عظيم ع ظ م | AƵM AƵYM ǎZīmin büyük "Great."""

7:59 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

andolsun | gönderdik | Nuh'u | | kavmine | dedi ki | EY/HEY/AH | kavmim | kulluk edin | Allah'a | yoktur | sizin | hiçbir | tanrınız | O'ndan başka | doğrusu ben | korkuyorum | size | azabın(ın inmesin)den | bir günün | büyük |

[] [RSL] [] [] [GVM] [GVL] [Y] [GVM] [ABD̃] [] [] [] [] [ELH] [ĞYR] [] [ḢVF] [] [AZ̃B] [YVM] [AƵM]
LGD̃ ÊRSLNE NVḪE ÎL GVMH FGEL YE GVM EABD̃VE ELLH ME LKM MN ÎLH ĞYRH ÎNY ÊḢEF ALYKM AZ̃EB YVM AƵYM

leḳad erselnā nūHen ilā ḳavmihi fe ḳāle ḳavmi ǎ'budū llahe lekum min ilāhin ğayruhu innī eḣāfu ǎleykum ǎƶābe yevmin ǎZīmin
لقد أرسلنا نوحا إلى قومه فقال يا قوم اعبدوا الله ما لكم من إله غيره إني أخاف عليكم عذاب يوم عظيم

[] [ر س ل] [] [] [ق و م] [ق و ل] [ي] [ق و م] [ع ب د] [] [] [] [] [ا ل ه] [غ ي ر] [] [خ و ف] [] [ع ذ ب] [ي و م] [ع ظ م]

 » 7 / A’râf  Suresi: 59
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
لقد | LGD̃ leḳad andolsun Certainly,
Lam,Gaf,Dal,
30,100,4,
EMPH – emphatic prefix lām
CERT – particle of certainty
اللام لام التوكيد
حرف تحقيق
أرسلنا ر س ل | RSL ÊRSLNE erselnā gönderdik We sent
,Re,Sin,Lam,Nun,Elif,
,200,60,30,50,1,
V – 1st person plural (form IV) perfect verb
PRON – subject pronoun
فعل ماض و«نا» ضمير متصل في محل رفع فاعل
نوحا | NVḪE nūHen Nuh'u Nuh
Nun,Vav,Ha,Elif,
50,6,8,1,
"PN – accusative masculine proper noun → Nuh"
اسم علم منصوب
إلى | ÎL ilā to
,Lam,,
,30,,
P – preposition
حرف جر
قومه ق و م | GVM GVMH ḳavmihi kavmine his people
Gaf,Vav,Mim,He,
100,6,40,5,
N – genitive masculine noun
PRON – 3rd person masculine singular possessive pronoun
اسم مجرور والهاء ضمير متصل في محل جر بالاضافة
فقال ق و ل | GVL FGEL fe ḳāle dedi ki and he said,
Fe,Gaf,Elif,Lam,
80,100,1,30,
CONJ – prefixed conjunction fa (and)
V – 3rd person masculine singular perfect verb
الفاء عاطفة
فعل ماض
يا ي | Y YE EY/HEY/AH """O!"
Ye,Elif,
10,1,

قوم ق و م | GVM GVM ḳavmi kavmim Nation
Gaf,Vav,Mim,
100,6,40,
VOC – prefixed vocative particle ya
N – accusative masculine noun
PRON – 1st person singular possessive pronoun
أداة نداء
اسم منصوب والياء المحذوفة ضمير متصل في محل جر بالاضافة
اعبدوا ع ب د | ABD̃ EABD̃VE ǎ'budū kulluk edin Worship
Elif,Ayn,Be,Dal,Vav,Elif,
1,70,2,4,6,1,
V – 2nd person masculine plural imperative verb
PRON – subject pronoun
فعل أمر والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
الله | ELLH llahe Allah'a Allah,
Elif,Lam,Lam,He,
1,30,30,5,
"PN – accusative proper noun → Allah"
لفظ الجلالة منصوب
ما | ME yoktur not
Mim,Elif,
40,1,
NEG – negative particle
حرف نفي
لكم | LKM lekum sizin for you
Lam,Kef,Mim,
30,20,40,
P – prefixed preposition lām
PRON – 2nd person masculine plural personal pronoun
جار ومجرور
من | MN min hiçbir any
Mim,Nun,
40,50,
P – preposition
حرف جر
إله ا ل ه | ELH ÎLH ilāhin tanrınız god
,Lam,He,
,30,5,
N – genitive masculine singular indefinite noun
اسم مجرور
غيره غ ي ر | ĞYR ĞYRH ğayruhu O'ndan başka other than Him.
Ğayn,Ye,Re,He,
1000,10,200,5,
N – nominative masculine noun
PRON – 3rd person masculine singular possessive pronoun
اسم مرفوع والهاء ضمير متصل في محل جر بالاضافة
إني | ÎNY innī doğrusu ben Indeed, I
,Nun,Ye,
,50,10,
ACC – accusative particle
PRON – 1st person singular object pronoun
حرف نصب والياء ضمير متصل في محل نصب اسم «ان»
أخاف خ و ف | ḢVF ÊḢEF eḣāfu korkuyorum [I] fear
,Hı,Elif,Fe,
,600,1,80,
V – 1st person singular imperfect verb
فعل مضارع
عليكم | ALYKM ǎleykum size for you
Ayn,Lam,Ye,Kef,Mim,
70,30,10,20,40,
P – preposition
PRON – 2nd person masculine plural object pronoun
جار ومجرور
عذاب ع ذ ب | AZ̃B AZ̃EB ǎƶābe azabın(ın inmesin)den punishment
Ayn,Zel,Elif,Be,
70,700,1,2,
N – accusative masculine noun
اسم منصوب
يوم ي و م | YVM YVM yevmin bir günün (of the) Day
Ye,Vav,Mim,
10,6,40,
N – genitive masculine indefinite noun
اسم مجرور
عظيم ع ظ م | AƵM AƵYM ǎZīmin büyük "Great."""
Ayn,Zı,Ye,Mim,
70,900,10,40,
ADJ – genitive masculine singular indefinite adjective
صفة مجرورة
: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.

Konu Başlığı: -

Kırık Meal (Arapça) : |لَقَدْ: andolsun | أَرْسَلْنَا: gönderdik | نُوحًا: Nuh'u | إِلَىٰ: | قَوْمِهِ: kavmine | فَقَالَ: dedi ki | يَا: EY/HEY/AH | قَوْمِ: kavmim | اعْبُدُوا: kulluk edin | اللَّهَ: Allah'a | مَا: yoktur | لَكُمْ: sizin | مِنْ: hiçbir | إِلَٰهٍ: tanrınız | غَيْرُهُ: O'ndan başka | إِنِّي: doğrusu ben | أَخَافُ: korkuyorum | عَلَيْكُمْ: size | عَذَابَ: azabın(ın inmesin)den | يَوْمٍ: bir günün | عَظِيمٍ: büyük |
Kırık Meal (Harekesiz) : |لقد LGD̃ andolsun | أرسلنا ÊRSLNE gönderdik | نوحا NWḪE Nuh'u | إلى ÎL | قومه GWMH kavmine | فقال FGEL dedi ki | يا YE EY/HEY/AH | قوم GWM kavmim | اعبدوا EABD̃WE kulluk edin | الله ELLH Allah'a | ما ME yoktur | لكم LKM sizin | من MN hiçbir | إله ÎLH tanrınız | غيره ĞYRH O'ndan başka | إني ÎNY doğrusu ben | أخاف ÊḢEF korkuyorum | عليكم ALYKM size | عذاب AZ̃EB azabın(ın inmesin)den | يوم YWM bir günün | عظيم AƵYM büyük |
Kırık Meal (Okunuş) : |leḳad: andolsun | erselnā: gönderdik | nūHen: Nuh'u | ilā: | ḳavmihi: kavmine | fe ḳāle: dedi ki | : EY/HEY/AH | ḳavmi: kavmim | ǎ'budū: kulluk edin | llahe: Allah'a | : yoktur | lekum: sizin | min: hiçbir | ilāhin: tanrınız | ğayruhu: O'ndan başka | innī: doğrusu ben | eḣāfu: korkuyorum | ǎleykum: size | ǎƶābe: azabın(ın inmesin)den | yevmin: bir günün | ǎZīmin: büyük |
Kırık Meal (Transcript) : |LGD̃: andolsun | ÊRSLNE: gönderdik | NVḪE: Nuh'u | ÎL: | GVMH: kavmine | FGEL: dedi ki | YE: EY/HEY/AH | GVM: kavmim | EABD̃VE: kulluk edin | ELLH: Allah'a | ME: yoktur | LKM: sizin | MN: hiçbir | ÎLH: tanrınız | ĞYRH: O'ndan başka | ÎNY: doğrusu ben | ÊḢEF: korkuyorum | ALYKM: size | AZ̃EB: azabın(ın inmesin)den | YVM: bir günün | AƵYM: büyük |
Abdulbaki Gölpınarlı : Andolsun ki Nûh'u, kavmine peygamber olarak gönderdik de ey kavmim dedi, Allah'a kulluk edin, ondan başka bir mabudunuz yoktur. Şüphe yok ki ben, büyük bir günün azâbına uğrayacağınızdan korkuyorum.
Adem Uğur : Andolsun ki Nuh'u elçi olarak kavmine gönderdik. Dedi ki: Ey kavmim! Allah'a kulluk edin, sizin ondan başka tanrınız yoktur. Doğrusu ben, üstünüze gelecek büyük bir günün azabından korkuyorum.
Ahmed Hulusi : Andolsun ki, Nuh'u halkına irsâl ettik de: "Ey kavmim. . . Allâh'a kulluk edin. . . O'nun gayrı bir ilâhınız yoktur. . . Muhakkak ki ben, size gelip çatacak aziym sürecin azabından korkuyorum" dedi.
Ahmet Tekin : Andolsun ki, Nûh’u özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere Rasul olarak kavmine gönderdik. Nuh: 'Ey kavmim, Allah’ı ilâh tanıyın, candan müslümanlar olarak Allah’a bağlanın, saygıyla Allah’a kulluk ve ibadet edin. Sizin ondan başka tanrınız yoktur. Ben sizin adınıza, büyük bir günün azâbından korkuyorum.' dedi.
Ahmet Varol : Biz Nuh'u kavmine gönderdik. O da: 'Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin O'ndan başka ilahınız yoktur. Ben sizin için büyük bir günün azabından korkuyorum' dedi.
Ali Bulaç : Andolsun biz Nuh'u kendi kavmine (toplumuna) gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim, Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka ilahınız yoktur. Doğrusu ben, sizin için büyük bir günün azabından korkmaktayım."
Ali Fikri Yavuz : Andolsun, biz Nûh’u Peygamber (olarak kavmine) gönderdik de o, şöyle dedi: “- Ey kavmim! Allah’a ibadet ve itaat edin. Sizin için ondan başka bir ilâh yoktur. Ben, üzerinize gelecek çok büyük bir günün azâbından hakikaten korkuyorum.”
Bekir Sadak : And olsun ki Nuh'u milletine gonderdik. «Ey milletim! Allah'a kulluk edin, O'ndan baska tanriniz yoktur; dogrusu sizin icin buyuk gunun azabindan korkuyorum» dedi.
Celal Yıldırım : And olsun ki Nuh'u, kavmine peygamber olarak gönderdik ; ey kavmim, dedi. Allah'a ibâdet edin. Sizin O'ndan başka tanrınız yoktur. Doğrusu ben üzerinize büyük bir günün azabının (inmesinden) endişe duyuyorum.
Diyanet İşleri : Andolsun, Nûh’u kendi kavmine peygamber olarak gönderdik de, “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin için O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. Şüphesiz ben sizin adınıza büyük bir günün azabından korkuyorum” dedi.
Diyanet İşleri (eski) : And olsun ki Nuh'u milletine gönderdik. 'Ey milletim! Allah'a kulluk edin, O'ndan başka tanrınız yoktur; doğrusu sizin için büyük günün azabından korkuyorum' dedi.
Diyanet Vakfi : Andolsun ki Nuh'u elçi olarak kavmine gönderdik. Dedi ki: Ey kavmim! Allah'a kulluk edin, sizin ondan başka tanrınız yoktur. Doğrusu ben, üstünüze gelecek büyük bir günün azabından korkuyorum.
Edip Yüksel : Nuh'u halkına gönderdik: 'Ey halkım, ALLAH'a kulluk edin. O'ndan başka bir tanrınız yoktur. Sizin için büyük günün azabından korkarım,' dedi.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Andolsun ki Nûh'u elçi olarak kavmine gönderdik de dedi ki: «Ey kavmim! Allah'a kulluk edin sizin O'ndan başka bir ilâhınız yoktur. Doğrusu ben, üstünüze gelecek büyük bir günün azabından korkuyorum.»
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Andolsun ki, Nuh'u kavmine peygamber olarak gönderdik. O da varıp: «Ey kavmim, Allah'a kulluk edin, O'ndan başka hiçbir ilahınız yoktur. Gerçekten ben, üzerinize büyük bir günün azabının inmesinden korkuyorum.» dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır : Celâlım hakkiçün Nuhu kavmine Resul gönderdik, vardı da ey kavmim! Dedi: Allaha kulluk edin, ondan başka bir ilâhiniz daha yoktur, cidden ben üzerinize büyük bir günün azâbı inmesinden korkuyorum
Fizilal-il Kuran : Nuh'u soydaşlarına peygamber olarak gönderdik. Onlara dedi ki: «Ey soydaşlarım, Allah'a kulluk ediniz, O'ndan başka bir ilâhınız yoktur, sizin hesabınıza büyük günün azabından korkuyorum.»
Gültekin Onan : Andolsun biz Nuh'u kendi kavmine gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim, Tanrı'ya kulluk edin, sizin ondan başka Tanrınız yoktur. Doğrusu ben sizin için büyük bir günün azabından korkmaktayım."
Hakkı Yılmaz : Andolsun ki Biz, Nûh'u toplumuna elçi gönderdik de o, “Ey toplumum! Allah'a kulluk edin, sizin için O'ndan başka bir ilâh yoktur. Cidden ben, zararınıza olan üstünüze gelecek büyük bir günün azabından korkuyorum” dedi.
Hasan Basri Çantay : Andolsun, Nuhu kavmine peygamber gönderdik de: «Ey kavmim, dedi, Allaha kulluk edin. Sizin Ondan başka hiç bir Tanrınız yokdur. Ben büyük bir günün üstünüze (gelecek) azabından cidden korkuyorum».
Hayrat Neşriyat : Şânım hakkı için, Nûh’u kavmine (peygamber olarak) gönderdik; bunun üzerine(onlara) dedi ki: 'Ey kavmim! Allah’a ibâdet edin; sizin için O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur! Şübhesiz ki ben, sizin üzerinize büyük bir günün azâbından korkuyorum!'
İbni Kesir : Andolsun ki; Nuh'u kavmine gönderdik de; Ey kavmim, Allah'a kulluk edin, sizin için O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. Doğrusu ben, sizin için büyük bir günün azabından korkarım, dedi.
İskender Evrenosoğlu : Andolsun, Nuh'u kavmine gönderdik. O zaman şöyle dedi: “Ey kavmim, Allah'a kul olun! Sizin için O'ndan başka ilâh yoktur. Muhakkak ki; ben, o büyük günün azabının üzerinize olmasından korkuyorum.”
Muhammed Esed : Gerçek şu ki, Biz Nuhu kendi toplumuna gönderdik: "Ey kavmim!" dedi, "yalnızca Allaha kulluk edin: Ondan başka tanrınız yok çünkü. Doğrusu, dehşet ve azabıyla büyük bir Günün gelip sizi bulmasından korkuyorum ben!"
Ömer Nasuhi Bilmen : Andolsun ki, Nûh'u kavmine peygamber olarak gönderdik. Dedi ki: «Ey kavmim! Allah'a kulluk edin, sizin için O'ndan başka bir ilâh yoktur. Muhakkak ki, ben sizin üzerinize büyük bir günün azabından korkuyorum.»
Ömer Öngüt : Andolsun ki Nuh'u kavmine gönderdik. “Ey kavmim! Allah'a kulluk edin, O'ndan başka ilâhınız yoktur. Doğrusu ben üstünüze gelecek büyük bir günün azabından korkuyorum. ” dedi.
Şaban Piriş : Nuh’u kavmine peygamber olarak gönderdik. O da kavmine dedi ki: -Ey kavmim, Allah’a kulluk edin. Sizin O’ndan başka bir ilahınız yoktur. Ben, büyük bir günün azabının başınıza gelmesinden korkarım!
Suat Yıldırım : Celalim hakkı için, Biz Nûh’u resul olarak halkına gönderdik. "Ey halkım!" dedi, "Yalnız Allah’a ibadet edin. Ondan başka tanrınız yoktur. Bunu yapmazsanız, korkarım ki müthiş bir günün azabı tepenize inecektir."
Süleyman Ateş : Andolsun Nûh'u kavmine gönderdik: "Ey kavmim, dedi, Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka tanrınız yoktur. Doğrusu ben, size büyük bir günün azâbın(ın inmesin)den korkuyorum."
Tefhim-ul Kuran : Andolsun, biz Nuh'u kendi kavmine (toplumuna) gönderdik. Dedi ki: «Ey kavmim, Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka ilahınız yoktur. Doğrusu ben, sizin için büyük bir günün azabından korkmaktayım.»
Ümit Şimşek : And olsun, Biz Nuh'u da kavmine peygamber göndermiştik. O da 'Ey kavmim,' dedi. 'Yalnız Allah'a kulluk edin; çünkü sizin ondan başka tanrınız yoktur. Aksi takdirde başınıza gelecek büyük bir günün azabından korkarım.'
Yaşar Nuri Öztürk : Andolsun ki biz, Nuh'u toplumuna gönderdik de o şöyle dedi: "Ey toplumum! Allah'a kulluk ve ibadet edin. Sizin ondan başka tanrınız yok. Üstünüze çok büyük bir azabın inmesinden korkuyorum."


Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını indirmek için TIKLAYINIZ.
[Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır. Hatalar, eksikler bulunmaktadır! Lütfen dikkatli olunuz.]

{ayet_meali.php}