» 7 / A’râf  23:

Kuran Sırası: 7
İniş Sırası: 39
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206

 » 7 / A’râf  Suresi: 23
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. قَالَا (GELE) = ḳālā : dediler
2. رَبَّنَا (RBNE) = rabbenā : Rabbimiz
3. ظَلَمْنَا (ƵLMNE) = Zelemnā : biz zulmettik
4. أَنْفُسَنَا (ÊNFSNE) = enfusenā : kendimize
5. وَإِنْ (VÎN) = ve in : ve eğer
6. لَمْ (LM) = lem :
7. تَغْفِرْ (TĞFR) = teğfir : bağışlamazsan
8. لَنَا (LNE) = lenā : bizi
9. وَتَرْحَمْنَا (VTRḪMNE) = ve terHamnā : ve bize acımazsan
10. لَنَكُونَنَّ (LNKVNN) = lenekūnenne : muhakkak oluruz
11. مِنَ (MN) = mine : -dan
12. الْخَاسِرِينَ (ELḢESRYN) = l-ḣāsirīne : ziyana uğrayanlar-
dediler | Rabbimiz | biz zulmettik | kendimize | ve eğer | | bağışlamazsan | bizi | ve bize acımazsan | muhakkak oluruz | -dan | ziyana uğrayanlar- |

[GVL] [RBB] [ƵLM] [NFS] [] [] [ĞFR] [] [RḪM] [KVN] [] [ḢSR]
GELE RBNE ƵLMNE ÊNFSNE VÎN LM TĞFR LNE VTRḪMNE LNKVNN MN ELḢESRYN

ḳālā rabbenā Zelemnā enfusenā ve in lem teğfir lenā ve terHamnā lenekūnenne mine l-ḣāsirīne
قالا ربنا ظلمنا أنفسنا وإن لم تغفر لنا وترحمنا لنكونن من الخاسرين

 » 7 / A’râf  Suresi: 23
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
قالا ق و ل | GVL GELE ḳālā dediler Both of them said,
ربنا ر ب ب | RBB RBNE rabbenā Rabbimiz """Our Lord"
ظلمنا ظ ل م | ƵLM ƵLMNE Zelemnā biz zulmettik we have wronged
أنفسنا ن ف س | NFS ÊNFSNE enfusenā kendimize ourselves,
وإن | VÎN ve in ve eğer and if
لم | LM lem not
تغفر غ ف ر | ĞFR TĞFR teğfir bağışlamazsan You forgive
لنا | LNE lenā bizi [for] us
وترحمنا ر ح م | RḪM VTRḪMNE ve terHamnā ve bize acımazsan and have mercy (on) us,
لنكونن ك و ن | KVN LNKVNN lenekūnenne muhakkak oluruz surely, we will be
من | MN mine -dan among
الخاسرين خ س ر | ḢSR ELḢESRYN l-ḣāsirīne ziyana uğrayanlar- "the losers."""

7:23 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

dediler | Rabbimiz | biz zulmettik | kendimize | ve eğer | | bağışlamazsan | bizi | ve bize acımazsan | muhakkak oluruz | -dan | ziyana uğrayanlar- |

[GVL] [RBB] [ƵLM] [NFS] [] [] [ĞFR] [] [RḪM] [KVN] [] [ḢSR]
GELE RBNE ƵLMNE ÊNFSNE VÎN LM TĞFR LNE VTRḪMNE LNKVNN MN ELḢESRYN

ḳālā rabbenā Zelemnā enfusenā ve in lem teğfir lenā ve terHamnā lenekūnenne mine l-ḣāsirīne
قالا ربنا ظلمنا أنفسنا وإن لم تغفر لنا وترحمنا لنكونن من الخاسرين

[ق و ل] [ر ب ب] [ظ ل م] [ن ف س] [] [] [غ ف ر] [] [ر ح م] [ك و ن] [] [خ س ر]

 » 7 / A’râf  Suresi: 23
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
قالا ق و ل | GVL GELE ḳālā dediler Both of them said,
Gaf,Elif,Lam,Elif,
100,1,30,1,
V – 3rd person masculine dual perfect verb
PRON – subject pronoun
فعل ماض والألف ضمير متصل في محل رفع فاعل
ربنا ر ب ب | RBB RBNE rabbenā Rabbimiz """Our Lord"
Re,Be,Nun,Elif,
200,2,50,1,
N – accusative masculine noun
PRON – 1st person plural possessive pronoun
اسم منصوب و«نا» ضمير متصل في محل جر بالاضافة
ظلمنا ظ ل م | ƵLM ƵLMNE Zelemnā biz zulmettik we have wronged
Zı,Lam,Mim,Nun,Elif,
900,30,40,50,1,
V – 1st person plural perfect verb
PRON – subject pronoun
فعل ماض و«نا» ضمير متصل في محل رفع فاعل
أنفسنا ن ف س | NFS ÊNFSNE enfusenā kendimize ourselves,
,Nun,Fe,Sin,Nun,Elif,
,50,80,60,50,1,
N – accusative feminine plural noun
PRON – 1st person plural possessive pronoun
اسم منصوب و«نا» ضمير متصل في محل جر بالاضافة
وإن | VÎN ve in ve eğer and if
Vav,,Nun,
6,,50,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
COND – conditional particle
الواو عاطفة
حرف شرط
لم | LM lem not
Lam,Mim,
30,40,
NEG – negative particle
حرف نفي
تغفر غ ف ر | ĞFR TĞFR teğfir bağışlamazsan You forgive
Te,Ğayn,Fe,Re,
400,1000,80,200,
V – 2nd person masculine singular imperfect verb, jussive mood
فعل مضارع مجزوم
لنا | LNE lenā bizi [for] us
Lam,Nun,Elif,
30,50,1,
P – prefixed preposition lām
PRON – 1st person plural personal pronoun
جار ومجرور
وترحمنا ر ح م | RḪM VTRḪMNE ve terHamnā ve bize acımazsan and have mercy (on) us,
Vav,Te,Re,Ha,Mim,Nun,Elif,
6,400,200,8,40,50,1,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
V – 3rd person feminine singular imperfect verb, jussive mood
PRON – 1st person plural object pronoun
الواو عاطفة
فعل مضارع مجزوم و«نا» ضمير متصل في محل نصب مفعول به
لنكونن ك و ن | KVN LNKVNN lenekūnenne muhakkak oluruz surely, we will be
Lam,Nun,Kef,Vav,Nun,Nun,
30,50,20,6,50,50,
EMPH – emphatic prefix lām
V – 1st person plural imperfect verb
EMPH – emphatic suffix nūn
اللام لام التوكيد
فعل مضارع والنون للتوكيد
من | MN mine -dan among
Mim,Nun,
40,50,
P – preposition
حرف جر
الخاسرين خ س ر | ḢSR ELḢESRYN l-ḣāsirīne ziyana uğrayanlar- "the losers."""
Elif,Lam,Hı,Elif,Sin,Re,Ye,Nun,
1,30,600,1,60,200,10,50,
N – genitive masculine plural active participle
اسم مجرور
: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.

Konu Başlığı: -

Kırık Meal (Arapça) : |قَالَا: dediler | رَبَّنَا: Rabbimiz | ظَلَمْنَا: biz zulmettik | أَنْفُسَنَا: kendimize | وَإِنْ: ve eğer | لَمْ: | تَغْفِرْ: bağışlamazsan | لَنَا: bizi | وَتَرْحَمْنَا: ve bize acımazsan | لَنَكُونَنَّ: muhakkak oluruz | مِنَ: -dan | الْخَاسِرِينَ: ziyana uğrayanlar- |
Kırık Meal (Harekesiz) : |قالا GELE dediler | ربنا RBNE Rabbimiz | ظلمنا ƵLMNE biz zulmettik | أنفسنا ÊNFSNE kendimize | وإن WÎN ve eğer | لم LM | تغفر TĞFR bağışlamazsan | لنا LNE bizi | وترحمنا WTRḪMNE ve bize acımazsan | لنكونن LNKWNN muhakkak oluruz | من MN -dan | الخاسرين ELḢESRYN ziyana uğrayanlar- |
Kırık Meal (Okunuş) : |ḳālā: dediler | rabbenā: Rabbimiz | Zelemnā: biz zulmettik | enfusenā: kendimize | ve in: ve eğer | lem: | teğfir: bağışlamazsan | lenā: bizi | ve terHamnā: ve bize acımazsan | lenekūnenne: muhakkak oluruz | mine: -dan | l-ḣāsirīne: ziyana uğrayanlar- |
Kırık Meal (Transcript) : |GELE: dediler | RBNE: Rabbimiz | ƵLMNE: biz zulmettik | ÊNFSNE: kendimize | VÎN: ve eğer | LM: | TĞFR: bağışlamazsan | LNE: bizi | VTRḪMNE: ve bize acımazsan | LNKVNN: muhakkak oluruz | MN: -dan | ELḢESRYN: ziyana uğrayanlar- |
Abdulbaki Gölpınarlı : Her ikisi de Rabbimiz dedi, kendimize zulmettik biz, bizi yarlıgamazsan, bize acımazsan ziyankârlardan oluruz.
Adem Uğur : (Adem ile eşi) dediler ki: Ey Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan mutlaka ziyan edenlerden oluruz.
Ahmed Hulusi : Dediler ki: "Rabbimiz! Nefsimize zulmettik. . . Eğer bizi bağışlamaz ve bize rahmet etmez isen, biz kesinlikle hüsrana uğrayanlardan oluruz. "
Ahmet Tekin : Âdem ile eşi: 'Ey Rabbimiz, biz söz dinlememek ve şeytana uymakla kendimize, birbirimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamazsan, bize merhametinle muamele yapmazsan kesinlikle hüsrana, ziyana uğrayanlardan oluruz.' dediler.
Ahmet Varol : 'Ey Rabbimiz! Biz kendimize haksızlık ettik. Sen bizi bağışlamaz ve bize rahmet etmezsen muhakkak ki zarar edenlerden oluruz' dediler.
Ali Bulaç : Dediler ki: "Rabbimiz, biz nefislerimize zulmettik, eğer bizi bağışlamazsan ve esirgemezsen, gerçekten hüsrana uğrayanlardan olacağız."
Ali Fikri Yavuz : Âdem ve Havva: “- Ey Rabbimiz, kendimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize merhamet etmezsen, muhakkak ziyan edenlerden oluruz.” dediler.
Bekir Sadak : Her ikisi, «Rabbimiz! Kendimize yazik ettik; bizi bagislamaz ve bize merhamet etmezsen biz kaybedenlerden oluruz» dediler.
Celal Yıldırım : İkisi birden: «Ey Rabbimiz! Kendimize haksızlık ve yazık ettik. Eğer bizi bağışlamaz ve merhamet etmezsen herhalde zarara uğrayanlardan oluruz» dediler.
Diyanet İşleri : Dediler ki: “Rabbimiz! Biz kendimize zulüm ettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan mutlaka ziyan edenlerden oluruz.”
Diyanet İşleri (eski) : Her ikisi, 'Rabbimiz! Kendimize yazık ettik; bizi bağışlamaz ve bize merhamet etmezsen biz kaybedenlerden oluruz' dediler.
Diyanet Vakfi : (Âdem ile eşi) dediler ki: Ey Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan mutlaka ziyan edenlerden oluruz.
Edip Yüksel : Her ikisi: 'Rabbimiz, kendimize zulmettik. Bizi bağışlamaz ve bize acımazsan kaybedenlerden oluruz,' dediler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Dediler ki: «Ey Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik, eğer bizi bağışlamaz ve bize rahmetinle muamele etmezsen muhakkak ziyana uğrayacaklardan oluruz!»
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Onlar: «Rabbimiz, biz kendimize zulmettik; eğer Sen bizi bağışlamaz, bize merhamet etmezsen kesinlikle hüsrana uğrayanlardan oluruz.» dediler.
Elmalılı Hamdi Yazır : Rabbena, dediler, nefsilerimize zulmettik, eğer sen bize mağfiret etmez, merhamet buyurmazsan şüphe yok ki husrâna düşenlerden oluruz
Fizilal-il Kuran : Adem ile eşi dedi ki; «Ey Rabbimiz, biz kendimize zulmettik, eğer bizi bağışlamaz, bize acımazsan kesinlikle hüsrana uğrayanlardan oluruz.»
Gültekin Onan : Dediler ki: "Rabbimiz, biz nefslerimize zulmettik, eğer bizi bağışlamazsan ve esirgemezsen, gerçekten hüsrana uğrayanlardan olacağız."
Hakkı Yılmaz : Onlar/her ikisi, “Ey Rabbimiz! Biz kendimize haksızlık ettik ve eğer bizi bağışlamazsan ve bize rahmetinle işlem yapmazsan kesinlikle zarara uğrayacaklardan oluruz!” dediler.
Hasan Basri Çantay : Dediler: «Ey Rabbimiz, kendimize yazık etdik. Eğer bizi bağışlamaz, bizi esirgemezsen her halde (maddî ve ma'nevî en büyük) zarara uğrayanlardan olacağız».
Hayrat Neşriyat : (Âdem ile Havvâ) dediler ki: 'Rabbimiz! (Biz) kendimize zulmettik; artık bize mağfiret etmez ve bize merhamet etmezsen, mutlaka hüsrâna uğrayanlardan oluruz.'
İbni Kesir : İkisi dediler ki: Rabbımız; kendimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamazsan ve bize merhamet etmezsen; muhakkak ki biz, hüsrana uğrayanlardan oluruz.
İskender Evrenosoğlu : İkisi şöyle dedi: “Rabbimiz, biz nefslerimize zulmettik, şâyet Sen bize mağfiret ve rahmet etmezsen, biz mutlaka hüsrana uğrayanlardan oluruz.”
Muhammed Esed : O ikisi: "Ey Rabbimiz! Biz kendimize yazık ettik; bizi bağışlamaz ve bize merhamet etmezsen, hiç şüphesiz, kaybedenlerden olacağız!" dediler.
Ömer Nasuhi Bilmen : Dediler ki: «Ey Rabbimiz! Biz kendi nefislerimize zulmettik, ve eğer bizi yarlığamaz isen ve merhamet buyurmaz isen elbette biz hüsrâna uğmışlardan oluruz.»
Ömer Öngüt : Dediler ki: “Ey Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamazsan ve bize merhamet etmezsen, muhakkak ki kaybedenlerden oluruz. ”
Şaban Piriş : -Rabbimiz, kendimize zulmettik, bizi bağışlamaz ve bize merhamet etmezsen elbette hüsrana uğrayanlardan oluruz, dediler.
Suat Yıldırım : "Ey bizim Rabbimiz, kendimize yazık ettik. Şayet Sen kusurumuzu örtüp, bize merhamet buyurmazsan, en büyük kayba uğrayanlardan oluruz!" diye yalvarıp yakardılar.
Süleyman Ateş : Dediler: "Rabbimiz, biz kendimize zulmettik, eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan, muhakkak ziyana uğrayanlardan oluruz!"
Tefhim-ul Kuran : Dediler ki: «Rabbimiz, biz nefislerimize zulmettik, eğer bizi bağışlamazsan ve esirgemezsen, gerçekten hüsrana uğrayanlardan olacağız.»
Ümit Şimşek : Onlar 'Rabbimiz, biz kendimize yazık ettik,' dediler. 'Eğer Sen bizi bağışlamaz ve bize merhamet etmezsen, biz hüsrana düşenlerden oluruz.'
Yaşar Nuri Öztürk : "Ey Rabbimiz, dediler, öz benliklerimize zulmettik. Eğer bizi affetmez, bize acımazsan elbette ki hüsrana uğrayanlardan olacağız."


Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını indirmek için TIKLAYINIZ.
[Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır. Hatalar, eksikler bulunmaktadır! Lütfen dikkatli olunuz.]

{ayet_meali.php}