Önceki Sonraki

4:46Nisâ Suresi 46. Ayet

Kuran Sırası: 4 İniş Sırası: 92
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354555657585960616263646566676869707172737475767778798081828384858687888990919293949596979899100101102103104105106107108109110111112113114115116117118119120121122123124125126127128129130131132133134135136137138139140141142143144145146147148149150151152153154155156157158159160161162163164165166167168169170171172173174175176

4:46Nisâ Suresi 46. Ayet
Dikkat: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
1
من
mine
|
2
الذين
elleƶīne
|
öyleleri var ki
Kombi Müfredat
هادوا
hādū
HVD̃|ه و د
Yahudilerden
Kombi Müfredat
يحرفون
yuHarrifūne
ḪRF|ح ر ف
kaydırıyorlar
Kombi Müfredat
الكلم
l-kelime
KLM|ك ل م
kelimeleri
6
عن
ǎn
|
-nden
Kombi Müfredat
مواضعه
mevāDiǐhi
VŽA|و ض ع
yerleri-
Kombi Müfredat
ويقولون
ve yeḳūlūne
GVL|ق و ل
ve diyorlar
Kombi Müfredat
سمعنا
semiǎ'nā
SMA|س م ع
işittik
10 Kombi Müfredat
وعصينا
ve ǎSaynā
AṦY|ع ص ي
ve isyan ettik
11 Kombi Müfredat
واسمع
vesmeǎ'
SMA|س م ع
ve dinle
12 Kombi Müfredat
غير
ğayra
ĞYR|غ ي ر
13 Kombi Müfredat
مسمع
musmeǐn
SMA|س م ع
dinlemez olası
14 Kombi Müfredat
وراعنا
ve rāǐnā
RAY|ر ع ي
"ve ""ra'ina"""
15 Kombi Müfredat
ليا
leyyen
LVY|ل و ي
eğip bükerek
16 Kombi Müfredat
بألسنتهم
bielsinetihim
LSN|ل س ن
dillerini
17 Kombi Müfredat
وطعنا
ve Taǎ'nen
ŦAN|ط ع ن
ve taşlayarak
18
في
|
19 Kombi Müfredat
الدين
d-dīni
D̃YN|د ي ن
dini
20
ولو
velev
|
keşke (eğer)
21
أنهم
ennehum
|
onlar
22 Kombi Müfredat
قالوا
ḳālū
GVL|ق و ل
deselerdi
23 Kombi Müfredat
سمعنا
semiǎ'nā
SMA|س م ع
işittik
24 Kombi Müfredat
وأطعنا
ve eTaǎ'nā
ŦVA|ط و ع
ve ita'at ettik
25 Kombi Müfredat
واسمع
vesmeǎ'
SMA|س م ع
ve dinle
26 Kombi Müfredat
وانظرنا
venZurnā
NƵR|ن ظ ر
ve bize bak
27 Kombi Müfredat
لكان
lekāne
KVN|ك و ن
elbette olurdu
28 Kombi Müfredat
خيرا
ḣayran
ḢYR|خ ي ر
daha iyi
29
لهم
lehum
|
kendileri için
30 Kombi Müfredat
وأقوم
ve eḳve me
GVM|ق و م
ve daha sağlam
31
ولكن
velākin
|
fakat
32 Kombi Müfredat
لعنهم
leǎnehumu
LAN|ل ع ن
onları la'netlemiştir
33
الله
llahu
|
Allah
34 Kombi Müfredat
بكفرهم
bikufrihim
KFR|ك ف ر
inkarlarından dolayı
35
فلا
felā
|
36 Kombi Müfredat
يؤمنون
yu'minūne
EMN|ا م ن
inanmazlar
37
إلا
illā
|
hariç
38 Kombi Müfredat
قليلا
ḳalīlen
GLL|ق ل ل
pek azı
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |مِنَ: | الَّذِينَ: öyleleri var ki | هَادُوا: Yahudilerden | يُحَرِّفُونَ: kaydırıyorlar | الْكَلِمَ: kelimeleri | عَنْ: -nden | مَوَاضِعِهِ: yerleri- | وَيَقُولُونَ: ve diyorlar | سَمِعْنَا: işittik | وَعَصَيْنَا: ve isyan ettik | وَاسْمَعْ: ve dinle | غَيْرَ: | مُسْمَعٍ: dinlemez olası | وَرَاعِنَا: "ve ""ra'ina""" | لَيًّا: eğip bükerek | بِأَلْسِنَتِهِمْ: dillerini | وَطَعْنًا: ve taşlayarak | فِي: | الدِّينِ: dini | وَلَوْ: keşke (eğer) | أَنَّهُمْ: onlar | قَالُوا: deselerdi | سَمِعْنَا: işittik | وَأَطَعْنَا: ve ita'at ettik | وَاسْمَعْ: ve dinle | وَانْظُرْنَا: ve bize bak | لَكَانَ: elbette olurdu | خَيْرًا: daha iyi | لَهُمْ: kendileri için | وَأَقْوَمَ: ve daha sağlam | وَلَٰكِنْ: fakat | لَعَنَهُمُ: onları la'netlemiştir | اللَّهُ: Allah | بِكُفْرِهِمْ: inkarlarından dolayı | فَلَا: | يُؤْمِنُونَ: inanmazlar | إِلَّا: hariç | قَلِيلًا: pek azı | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |من MN | الذين ELZ̃YN öyleleri var ki | هادوا HED̃WE Yahudilerden | يحرفون YḪRFWN kaydırıyorlar | الكلم ELKLM kelimeleri | عن AN -nden | مواضعه MWEŽAH yerleri- | ويقولون WYGWLWN ve diyorlar | سمعنا SMANE işittik | وعصينا WAṦYNE ve isyan ettik | واسمع WESMA ve dinle | غير ĞYR | مسمع MSMA dinlemez olası | وراعنا WREANE "ve ""ra'ina""" | ليا LYE eğip bükerek | بألسنتهم BÊLSNTHM dillerini | وطعنا WŦANE ve taşlayarak | في FY | الدين ELD̃YN dini | ولو WLW keşke (eğer) | أنهم ÊNHM onlar | قالوا GELWE deselerdi | سمعنا SMANE işittik | وأطعنا WÊŦANE ve ita'at ettik | واسمع WESMA ve dinle | وانظرنا WENƵRNE ve bize bak | لكان LKEN elbette olurdu | خيرا ḢYRE daha iyi | لهم LHM kendileri için | وأقوم WÊGWM ve daha sağlam | ولكن WLKN fakat | لعنهم LANHM onları la'netlemiştir | الله ELLH Allah | بكفرهم BKFRHM inkarlarından dolayı | فلا FLE | يؤمنون YÙMNWN inanmazlar | إلا ÎLE hariç | قليلا GLYLE pek azı | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |mine: | elleƶīne: öyleleri var ki | hādū: Yahudilerden | yuHarrifūne: kaydırıyorlar | l-kelime: kelimeleri | ǎn: -nden | mevāDiǐhi: yerleri- | ve yeḳūlūne: ve diyorlar | semiǎ'nā: işittik | ve ǎSaynā: ve isyan ettik | vesmeǎ': ve dinle | ğayra: | musmeǐn: dinlemez olası | ve rāǐnā: "ve ""ra'ina""" | leyyen: eğip bükerek | bielsinetihim: dillerini | ve Taǎ'nen: ve taşlayarak | : | d-dīni: dini | velev: keşke (eğer) | ennehum: onlar | ḳālū: deselerdi | semiǎ'nā: işittik | ve eTaǎ'nā: ve ita'at ettik | vesmeǎ': ve dinle | venZurnā: ve bize bak | lekāne: elbette olurdu | ḣayran: daha iyi | lehum: kendileri için | ve eḳve me: ve daha sağlam | velākin: fakat | leǎnehumu: onları la'netlemiştir | llahu: Allah | bikufrihim: inkarlarından dolayı | felā: | yu'minūne: inanmazlar | illā: hariç | ḳalīlen: pek azı | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |MN: | ELZ̃YN: öyleleri var ki | HED̃VE: Yahudilerden | YḪRFVN: kaydırıyorlar | ELKLM: kelimeleri | AN: -nden | MVEŽAH: yerleri- | VYGVLVN: ve diyorlar | SMANE: işittik | VAṦYNE: ve isyan ettik | VESMA: ve dinle | ĞYR: | MSMA: dinlemez olası | VREANE: "ve ""ra'ina""" | LYE: eğip bükerek | BÊLSNTHM: dillerini | VŦANE: ve taşlayarak | FY: | ELD̃YN: dini | VLV: keşke (eğer) | ÊNHM: onlar | GELVE: deselerdi | SMANE: işittik | VÊŦANE: ve ita'at ettik | VESMA: ve dinle | VENƵRNE: ve bize bak | LKEN: elbette olurdu | ḢYRE: daha iyi | LHM: kendileri için | VÊGVM: ve daha sağlam | VLKN: fakat | LANHM: onları la'netlemiştir | ELLH: Allah | BKFRHM: inkarlarından dolayı | FLE: | YÙMNVN: inanmazlar | ÎLE: hariç | GLYLE: pek azı | Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : Yahûdi olanlardan, sözleri yerlerinden alıp değiştirenler de var ve işittik de isyan ettik derler, işit, işitmeyesice ve dillerini eğip bükerek ve dini kınayarak bizi de gözet derler. İşittik ve itaat ettik, bizi de dinle ve bize de bak deselerdi onlar için daha hayırlı, daha doğru olurdu, fakat Allah, küfürleri yüzünden onları rahmetinden uzaklaştırdı, pek azından başkası imana gelmez onların.Dinle Kopyala Paylaş
Adem Uğur : Yahudilerden bir kısmı kelimeleri yerlerinden değiştirirler, dillerini eğerek, bükerek ve dine saldırarak (Peygambere karşı) "İşittik ve karşı geldik", "dinle, dinlemez olası", "râinâ" derler. Eğer onlar "İşittik, itaat ettik, dinle ve bizi gözet" deselerdi şüphesiz kendileri için daha hayırlı ve daha doğru olacaktı; fakat küfürleri (gerçeği kabul etmemeleri) sebebiyle Allah onları lânetlemiştir. Artık pek az inanırlar.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : Yahudi olanlardan öyleleri vardır ki, KELİMELERİ esas anlamlarından kaydırırlar (vahyin orijinalliğini korumazlar). . . Telaffuzlarını eğip bükerler ve Din'de kötü kavramlar oluştururlar: "İşittik ve isyan ettik", "Dinle, dinlemez olası" ve "Raina - anlayışı sınırlı" mânâsına gelecek şekilde vurgulama yaparlar. Eğer onlar, "İşittik ve itaat ettik", "Dinle" ve "Unzurna - gözet bizi" deselerdi, elbette kendileri için daha hayırlı ve daha doğru olurdu. . . Fakat Allâh, içlerindeki hakikati inkâr yüzünden onları lânetlemiştir. . . Pek azı müstesna, iman etmezler.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : Yahudiliğin takipçilerinden bir kısmı, Allah’ın kitabındaki kelimeleri, ifadeleri, aslî mânalarından uzaklaştırarak tahrif ediyorlar, değiştiriyorlar, maksadının dışında tefsir ediyorlar, gayesine aykırı te’viller yapıyorlar. 'Sözünü, tebliğini duyduk. Seni, emirlerini, kitabını, sünnetini, devletini tanımıyor, âsi davranıyoruz. Sözlerimiz kabule şâyan görülmese bile bizi de dinle.' diyorlar. 'Dinî, siyasî ve idarî otoriteni, bizim de taleplerimizi dikkate alarak, menfaatlerimizi gözetip kollayarak kullan' derken, konuşma tarzlarıyla peygambere hakaret içeren ifadeleri de çağrıştırıyorlar. Alay yollu, peygamberliğe ve dine saldırıyorlar. Keşke onlar: 'Sözünü, tebliğini dinledik. Kur’ân’a, sünnetine ve devletine itaat ediyoruz. Bizi de dinle, Kur’ân, sünnet ve ilmî esaslarla, örfün kuralları ve aklın verileriyle çalışan, sesimize kulak veren, yardım, destek ve imkân sağlayan, bize neler kazandırılabileceğinin hesabını yapabilen, ihtilâfları halleden, meseleleri zamana yayarak çözen, danışarak tedbir ile bizi yöneten hükümet ve meclis kur, bakanlar ve hâkimler tayin et.' deselerdi, kendileri için daha hayırlı, daha doğru ve sağlıklı, ayakta kalmalarını sağlayan daha mükemmel bir düzen tesis edilmiş olurdu. Fakat bile bile seni ve tebliğini inkârları, küfürleri sebebiyle Allah onlara lânet etmiştir. Azıcık bir kesimi pek az şeye iman edecekler.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : Yahudilerden bazıları sözlerin yerlerini değiştiriyor ve dillerini eğip bükerek ve dine saldırarak: 'Duyduk ve karşı geldik, duy duyulmaz olası ve bizi gözet (ra'ina) [12]' diyorlar. Eğer onlar 'duyduk, itaat ettik, işit ve bize bak' deselerdi kendileri için daha hayırlı ve daha doğru olurdu. Ancak inkarlarından dolayı Allah onlara lanet etmiştir, az bir bölümü dışındakiler iman etmezler.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : Kimi yahudiler, kelimeleri 'konuldukları yerlerden' saptırırlar ve dillerini eğip bükerek ve dine bir kin ve hınç besleyerek: "Dinledik ve karşı geldik. İşit, -işitmez olası- ve 'Raina' bizi güt, bize bak" derler. Eğer onlar: "İşittik ve itaat ettik, sen de işit ve 'bizi gözet' deselerdi, elbette kendileri için daha hayırlı ve daha doğru olurdu. Fakat Allah, onları küfürleri dolayısıyla lanetlemiştir. Böylece onlar, az bir bölümü dışında, inanmazlar.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : Hazreti Peygamberin vasfına dair Tevrat’daki kelimeleri, konuldukları yerlerden değiştiren Yahudi’lerden bir kısmı, dillerini eğerek ve dine saldırarak şöyle derler: “- Sözünü işittik, emrine isyan ettik. Sen işit, biz seni dinlemeyiz, RAİNA= bizi gözet= bize çobanlık et!” (Burada iki mânaya gelen RAİNA kelimesini, Rasûli ekreme hakaret için ikinci mânayı kasdederek kullanıyorlardı.) Eğer onlar; “- Dinledik, itaat ettik. İşit ve bize bak” deselerdi, elbette kendileri için daha hayırlı ve daha doğru olurdu. Fakat Allah, küfürleri yüzünden kendilerini lânetlemiştir. Artık onlar, pek azı müstesna, iman etmezler.Dinle Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : Yahudilerden, sozleri yerlerinden degistirip: «Isittik ve karsi geldik, kulak vermeyerek dinle» ve dillerini egip bukerek ve dini yererek: «Bizi de dinle» diyenler vardir. sayet: «Isittik ve itaat ettik, dinle ve bizi gozet» demis olsalardi, onlar icin daha iyi daha dogru olurdu. ste Allah inkarlari yuzunden onlara lanet etmistir. Onlarin ancak pek azi inanir.Dinle Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : Yahudilerden bir kısmı, kelimeleri konulduğu yerden değiştirirler, dillerini eğip bükerek, dine de saldırarak, «işittik (ama kalbimizle) karşı koyduk!» derler. Dinle, a dinlemez olası! «Râinâ — bizi güt, bizi gözet a çoban !» derler. Eğer onlar, «işittik ve itaat ettik», «dinle ve bizi gözet!» deselerdi herhalde kendileri için daha hayırlı ve daha doğru olurdu. Ama Allah küfürleri sebebiyle onları lânetlemiştir. Bu yüzden —azı müstesna— imân etmezler.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : Yahudilerden öyleleri var ki, (kelimeleri yerlerinden kaydırıp) tahrif ederek onları anlamlarından uzaklaştırırlar. Dillerini eğip bükerek ve dine saldırarak “İşittik, karşı geldik”, “İşit, işitmez olası!” “Râ’inâ” derler. Hâlbuki onlar, “İşittik ve itaat ettik; dinle ve bize bak” deselerdi, bu kendileri için daha hayırlı olurdu. Fakat Allah, küfürleri yüzünden kendilerini lânetlemiştir. Bu yüzden pek az iman ederler.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : Yahûdi olanlardan, sözleri yerlerinden alıp değiştirenler de var ve işittik de isyan ettik derler, işit, işitmeyesice ve dillerini eğip bükerek ve dini kınayarak bizi de gözet derler. İşittik ve itaat ettik, bizi de dinle ve bize de bak deselerdi onlar için daha hayırlı, daha doğru olurdu, fakat Allah, küfürleri yüzünden onları rahmetinden uzaklaştırdı, pek azından başkası imana gelmez onların.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : Yahudilerden bir kısmı kelimeleri yerlerinden değiştirirler, dillerini eğerek, bükerek ve dine saldırarak (Peygambere karşı) «İşittik ve karşı geldik», «dinle, dinlemez olası», «râinâ» derler. Eğer onlar «İşittik, itaat ettik, dinle ve bizi gözet» deselerdi şüphesiz kendileri için daha hayırlı ve daha doğru olacaktı; fakat küfürleri (gerçeği kabul etmemeleri) sebebiyle Allah onları lânetlemiştir. Artık pek az inanırlar.Dinle Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : Yahudilerin bir kısmı kelimelerin anlamını değiştirir ve 'İşittik ancak kabul etmiyoruz,' veya 'Sözünüz sağır kulağa giriyor' veya dinle alay etmek için dillerini eğip bükerek, 'Raina (çobanımız ol),' derler. Onlar, 'İşittik ve itaat ettik,' 'Dinliyoruz' ve 'Bizi gözet,' deselerdi kendileri için daha iyi ve daha doğru olurdu. Ne var ki ALLAH inkarlarından ötürü onları lanetlemiştir. Çokları inanmaz.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Yahudilerden bir kısmı, (Allah'ın kitabındaki) kelimeleri esas mânâsından kaydırıp; dillerini eğerek ve dine saldırarak, «Sözünü işittik, emirlerine isyan ettik, dinle, dinlemez olası ve râinâ (bizi gözet)» diyorlar. Halbuki onlar, «İşittik ve itaat ettik; dinle ve bize de bak» deselerdi bu, kendileri için daha hayırlı ve daha doğru olurdu. Fakat Allah, küfürleri yüzünden kendilerini lanetlemiştir. Artık onlar, pek azı müstesna, iman etmezler.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : O yahudi olanlardan kimileri kelimelerin yerlerini değiştirip, dillerini eğip bükerek, dine dokunarak «Dinledik, isyan ettik.» , «Dinle dinlenilmez olsaydın.» ve «Bizi güt.» diyorlar. Böyle diyeceklerine «Dinledik, itaat ettik.», «Dinle ve bizi gözet.» deselerdi elbette haklarında daha hayırlı ve daha dürüst olurdu. Fakat inkarları yüzünden Allah kendilerini lanetlemiştir. Onun için pek azı dışında imana gelmezler.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : O Yehudî olanlardan ki kelimeleri mevzı'larından tahrif ediyorlar, ve dillerini eğerek, dine dokunarak «dinledik ısyan ettik», «dinle dinlenilmeyesi», «râinâ» diyorlar; böyle diyeceklerine «işittik itaat ettik» «dinle ve bizi gözet» deselerdi elbette haklarında daha hayırlı ve daha dürüst olurdu. Ve lâkin küfürleri yüzünden Allah kendilerini lâ'netlemiştir. Onun için iymana gelmezler meğer ki pek az.Dinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : Yahudiler içinde öyleleri var ki, bu dine hakaret etmek amacı ile Tevrat'taki kelimeleri değiştirerek ve dillerini ağız boşluklarında burarak «işittik ve karşı geldik», «Dinle sözü dinlenmez olasıca!» ve «Raina (Bizi gözet anlamına da gelen eş sesli bir hakaret deyimi)» derler. Oysa eğer (böyle diyecekleri yerde) «duyduk ve uyduk», «işit» ve «bize bak» deselerdi kendileri hesabına daha hayırlı ve tutarlı olurdu. Fakat Allah kâfirlikleri yüzünden kendilerine lânet ettiği için -pek azı dışında- onlar iman etmezler.Dinle Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : Kimi yahudiler kelimeleri 'konuldukları yerlerden' saptırırlar ve dillerini eğip bükerek ve dine bir kin ve hınç besleyerek: "Dinledik ve karşı geldik. İşit, -işitmez olası- ve 'Raina' (bizi güt, bize bak) derler. Eğer onlar: "İşittik ve itaat ettik, sen de işit ve bizi gözet" deselerdi elbette kendileri için daha hayırlı ve daha doğru olurdu. Fakat Tanrı onları küfürleri dolayısıyla lanetlemiştir. Böylece onlar, az bir bölümü dışında inanmazlar.Dinle Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : "Yahudileşmişlerden bir kısmı kelimelerin yerlerini/ öz anlamlarını değiştirirler, dillerini eğerek-bükerek ve dine saldırarak Peygamber'e karşı, “İşittik ve karşı geldik/iyice sarıldık”, “Dinle, dinlemez olası”, “raina” [güdüşelim, bizim çobanımız] derler. Eğer onlar, “İşittik, itaat ettik, dinle ve bizi gözet” deselerdi şüphesiz kendileri için daha hayırlı ve daha sağlam/doğru olacaktı; fakat bile bile gerçeği kabul etmemeleri sebebiyle Allah, onları dışlayıp gözden çıkarmıştır. Artık pek az inanırlar. "Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : Yahudi olanlardan kimi kelimeleri (Allah tarafından) konuldukları yerlerinden (kaldırıb) değiştirirler, dillerini eğerek, bükerek, dîne de saldırarak (sana) derler ki: «(Sözünü zaahiren) dinledik, (fakat kalbimizle) isyan etdik. İşit, işitmez olası. Râînâ». Eğer onlar: «Dinledik, itaat etdik. İşit, bize bak» deselerdi kendileri için elbet daha hayırlı ve daha doğru olurdu. Fakat Allah, kendi küfürleri yüzünden onları rahmetinden koğmuşdur. Artık onlar, birazı müstesna olmak üzere, îman etmezler. Dinle Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : O yahudi olanlardan bir kısmı (Tevrât’taki) kelimeleri yerlerinden değiştiriyorlar ve(peygambere karşı) dillerini eğip bükerek (alay etmek) ve dîni kötülemek üzere: 'İşittik ve isyân ettik!', 'Dinle, dinlemez olası!' ve diyorlar. Hâlbuki gerçekten onlar, 'İşittik ve itâat ettik', 'Dinle!' ve (bizi gözet!) deselerdi, onlar için elbette hayırlı ve daha doğru olurdu; fakat küfürleri sebebiyle Allah onlara lâ'net etmiştir; bu yüzden pek azı müstesnâ, îmân etmezler.Dinle Kopyala Paylaş
İbni Kesir : Yahudilerden öyleleri var ki; kelimeleri yerlerinden değiştirir ve dillerini eğip bükerek ve dine tan ederek; işittik ve karşı geldik, duy, duymaz olası ve bizi güt (raina) derler. Eğer işittik ve itaat ettik, dinle ve bizi gözet demiş olsalardı, onlar için daha iyi olurdu. İşte Allah, inkarları yüzünden onlara la'net etmiştir. Onların ancak pek azı iman eder.Dinle Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Yahudilerden, (Tevrat'taki) kelimelerin konuldukları yerleri değiştirip tahrif edenler (mânâlarını bozanlar) ve dillerini eğip bükerek ve dîni yererek: “İşittik ve isyan ettik. İşit, işitmez olası ve “râinâ” (bize bak: yahudi dilinde ahmak)” diyorlar. Ve eğer onlar, “İşittik ve itaat ettik, işit ve bize bak.” deselerdi, elbette kendileri için daha hayırlı ve daha sağlam (daha iyi) olurdu. Küfürleri sebebiyle onları lânetledi. Artık onların pek azı hariç, îmân etmezler.Dinle Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : Yahudi itikadına mensup olanların bir kısmı, (vahyedilmiş) sözlerin anlamını çarpıtırlar; sözleri asıl bağlamından kopararak, (şimdi yaptıkları gibi) "İşittik ama karşı çıkıyoruz!" ve "Dinleyin ama kulak asmayın!" ve "Asıl sen biz(im sözümüz)e kulak ver (ey Muhammed)!" derler; böylece dilleriyle oyun oynarlar ve (sahih) itikadın yanlış olduğunu ima etmeye çalışırlar. (Halbuki) onlar, sadece "İşittik ve itaat ediyoruz!" ve "(Bizi) dinle, bize katlan!" deselerdi, bu onların gerçekten yararına ve daha dürüstçe bir davranış olurdu: ama hakikati reddettikleri için Allah onları lanetledi; zira onların inandıkları, basit birkaç şeyden ibarettir.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : O Yahudi olanlardan ki, kelimeleri yerlerinden tebdîl ederler ve dillerini eğerek ve dine dokunarak, «İşittik ve isyan ettik, işit, işitmez olası ve râina,» derler. Ve eğer onlar «İşittik ve itaat ettik ve işit ve bize nazar et» deselerdi elbette onlar için hayırlı ve ziyâde dürüst olurdu. Velâkin Allah Teâlâ onlara küfürleri sebebiyle lânet etmiştir. Artık pek az müstesna olmak üzere onlar imân etmezler.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : Yahudilerden öyleleri var ki, kelimeleri yerlerinden değiştirirler. “İşittik ve isyan ettik”, “Dinle, dinlemez olası” derler. Dillerini eğip bükerek ve dine saldırarak: “Râinâ” derler. Eğer onlar: “İşittik, itaat ettik, dinle, bizi gözet” deselerdi, kendileri için daha hayırlı ve daha doğru olurdu. Fakat inkârları yüzünden Allah onlara lânet etmiştir. Artık pek az inanırlar.Dinle Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : Yahudilerden, kelimelerin anlamlarını saptıranlar ve dillerini eğip bükerek ve dine de bir nefret duyarak: “işittik isyan ettik.”, “İşit duymaz olası” ve “bizi güt” diyenler eğer, “işittik ve itaat ettik, sen de işit ve bize de bak” deselerdi elbette kendileri için daha hayırlı ve daha doğru olurdu. Fakat, Allah, onları küfürleri dolayısıyla lanetlemiştir. Onların çok azından başkası iman etmezler.Dinle Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : Yahudilerden bir kısmı, bazı sözleri aslî şeklinden ve mânasından saptırır, mesela: "İşittik" (ama isyan ettik), "işit" (hay işitmez olası!) ve "râina" derler. Bu sözleri, ağızlarını eğip bükerek güya vaziyeti kurtarmak ve dinle alay etmek için söylerler. Halbuki onlar sadece "İşittik ve itaat ettik", "İşit!", "unzurnâ (bizi de gözet)" deselerdi kendileri için elbette daha hayırlı ve daha dürüst bir iş olurdu. Fakat Allah, inkârları yüzünden onları rahmetinden kovdu. Artık onlar pek az iman ederler.Dinle Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : Yahûdilerden öyleleri var ki, kelimeleri yerlerinden kaydırıyorlar. Dillerini eğip bükerek ve dini taşlayarak: "İşittik ve isyân ettik", "dinle, dinlemez olası" ve: "râ'inâ" diyorlar. Eğer onlar: "İşittik ve itâ'at ettik", "Dinle ve bize bak!" deselerdi, elbette kendileri için daha iyi olurdu. Fakat Allâh, inkârlarından dolayı onları la'netlemiştir, pek az inanırlar.Dinle Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : Kimi yahudiler, kelimeleri 'konuldukları yerlerden' saptırırlar ve dillerini de eğip bükerek ve dine bir kin ve hınç besleyerek: «Dinledik ve karşı geldik. İşit, -işitmez olası- ve 'Raina' bizi güt, bize bak» derler. Eğer onlar: «İşittik ve itaat ettik, sen de işit ve 'bizi gözet'» deselerdi, elbette kendileri için daha hayırlı ve daha doğru olurdu. Fakat Allah, onları küfürleri dolayısıyla lanetlemiştir. Böylece onlar, az bir bölümü dışında, inanmazlar.Dinle Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : Yahudilerden öyleleri var ki, sözü çarpıtır da, dillerini eğip bükerek ve dini alaya alarak 'İşittik ve isyan ettik,' 'İşit, işitmez olasıca,' 'Râinâ' derler. Bunun yerine 'İşittik ve itaat ettik,' 'İşit,' 'Bizi gözet' deselerdi, kendileri için daha doğru ve daha hayırlı olurdu. Lâkin inkârları yüzünden Allah onları lânetlemiştir; artık pek azı iman eder.Dinle Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : Yahudilerden öyleleri var ki, kelimeleri yerlerinden kaydırırlar; din içinde sövgüler üreterek, dillerini eğip bükerek: "Dinledik, isyan ettik; dinle, dinlenmez olası, davar güder gibi güt bizi" derler. Eğer onlar, "Dinledik, boyun eğdik, dinle, bak bize!" demiş olsalardı, kendileri için daha hayırlı ve daha yerinde olurdu. Fakat Allah, küfürleri yüzünden onlara lanet etmiştir. Çok az bir kısmı hariç, iman etmezler.Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE|
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.