4Nisâ Suresi

Kuran Sırası: 4 İniş Sırası: 92

Kırık Meal (Arapça) Meali
|يَا : ey | أَيُّهَا: SİZ! | النَّاسُ: insanlar | اتَّقُوا: korkun | رَبَّكُمُ: Rabbinizden | الَّذِي: o ki | خَلَقَكُمْ: sizi yarattı | مِنْ: -ten | نَفْسٍ: bir nefis- | وَاحِدَةٍ: bir tek | وَخَلَقَ: ve yarattı | مِنْهَا: ondan | زَوْجَهَا: eşini | وَبَثَّ: ve üretti | مِنْهُمَا: ikisinden | رِجَالًا: erkekler | كَثِيرًا: birçok | وَنِسَاءً: ve kadınlar | وَاتَّقُوا: ve sakının | اللَّهَ: Allah'tan | الَّذِي: o ki | تَسَاءَلُونَ: birbirinizden dilekte bulunduğunuz | بِهِ: adına | وَالْأَرْحَامَ: ve akrabalık(bağlarını kırmak)tan | إِنَّ: şüphesiz | اللَّهَ: Allah | كَانَ: | عَلَيْكُمْ: sizin üzerinizde | رَقِيبًا: gözetleyicidir | (4:1)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَاتُوا: ve verin | الْيَتَامَىٰ: öksüzlere | أَمْوَالَهُمْ: mallarını | وَلَا: | تَتَبَدَّلُوا: değiştirmeyin | الْخَبِيثَ: pis olanı | بِالطَّيِّبِ: temiz olanla | وَلَا: | تَأْكُلُوا: yemeyin | أَمْوَالَهُمْ: onların mallarını | إِلَىٰ: katarak | أَمْوَالِكُمْ: sizin mallarınıza | إِنَّهُ: çünkü bu | كَانَ: | حُوبًا: bir günahtır | كَبِيرًا: büyük | (4:2)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَإِنْ: şayet | خِفْتُمْ: korkarsanız | أَلَّا: | تُقْسِطُوا: adaleti sağlayamıyacağınızdan | فِي: hakkında | الْيَتَامَىٰ: öksüz(kızlar) | فَانْكِحُوا: alın | مَا: olan | طَابَ: helal | لَكُمْ: size | مِنَ: -dan | النِّسَاءِ: kadınlar- | مَثْنَىٰ: ikişer | وَثُلَاثَ: ve üçer | وَرُبَاعَ: ve dörder | فَإِنْ: yine | خِفْتُمْ: korkarsanız | أَلَّا: | تَعْدِلُوا: adalet yapamayacağınızdan | فَوَاحِدَةً: bir tane (alın) | أَوْ: yahut | مَا: şeyle (yetinin) | مَلَكَتْ: sahip olduğu | أَيْمَانُكُمْ: ellerinizin | ذَٰلِكَ: budur | أَدْنَىٰ: en uygun olan | أَلَّا: | تَعُولُوا: haksızlık etmemeniz için | (4:3)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَاتُوا: ve verin | النِّسَاءَ: kadınlara | صَدُقَاتِهِنَّ: mehirlerini | نِحْلَةً: bir hak olarak | فَإِنْ: eğer | طِبْنَ: bağışlarlarsa | لَكُمْ: size | عَنْ: | شَيْءٍ: bir kısmını | مِنْهُ: ondan | نَفْسًا: kendi istekleriyle | فَكُلُوهُ: onu yeyin | هَنِيئًا: afiyetle | مَرِيئًا: iç huzuruyla | (4:4)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَلَا: | تُؤْتُوا: vermeyin | السُّفَهَاءَ: aklı ermezlere | أَمْوَالَكُمُ: mallarınızı | الَّتِي: ki | جَعَلَ: yapmıştır | اللَّهُ: Allah | لَكُمْ: sizin için | قِيَامًا: bir geçim kaynağı | وَارْزُقُوهُمْ: ve onları besleyin | فِيهَا: onunla | وَاكْسُوهُمْ: ve giydirin | وَقُولُوا: ve söyleyin | لَهُمْ: onlara | قَوْلًا: söz | مَعْرُوفًا: güzel | (4:5)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَابْتَلُوا: deneyin | الْيَتَامَىٰ: öksüzleri | حَتَّىٰ: kadar | إِذَا: | بَلَغُوا: varıncaya | النِّكَاحَ: nikah (çağına) | فَإِنْ: eğer | انَسْتُمْ: görürseniz | مِنْهُمْ: onlarda | رُشْدًا: bir olgunluk | فَادْفَعُوا: hemen verin | إِلَيْهِمْ: kendilerine | أَمْوَالَهُمْ: mallarını | وَلَا: | تَأْكُلُوهَا: yemeğe kalkmayın | إِسْرَافًا: israf ile | وَبِدَارًا: ve tez elden | أَنْ: | يَكْبَرُوا: büyüyüp (geri alacaklar) diye | وَمَنْ: ve kimse | كَانَ: olan | غَنِيًّا: zengin | فَلْيَسْتَعْفِفْ: çekinsin | وَمَنْ: ve kimse de | كَانَ: olan | فَقِيرًا: yoksul | فَلْيَأْكُلْ: yesin | بِالْمَعْرُوفِ: uygun şekilde | فَإِذَا: zaman da | دَفَعْتُمْ: geri verdiğiniz | إِلَيْهِمْ: onlara | أَمْوَالَهُمْ: mallarını | فَأَشْهِدُوا: şahid bulundurun | عَلَيْهِمْ: yanlarında | وَكَفَىٰ: yeter | بِاللَّهِ: Allah | حَسِيبًا: hesapçı olarak | (4:6)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|لِلرِّجَالِ: erkeklere vardır | نَصِيبٌ: bir pay | مِمَّا: şeylerden | تَرَكَ: geriye bıraktıkları | الْوَالِدَانِ: ana babanın | وَالْأَقْرَبُونَ: ve akrabanın | وَلِلنِّسَاءِ: ve kadınlara vardır | نَصِيبٌ: bir pay | مِمَّا: şeylerden | تَرَكَ: geriye bıraktıkları | الْوَالِدَانِ: ana babanın | وَالْأَقْرَبُونَ: ve akrabanın | مِمَّا: olandan | قَلَّ: az | مِنْهُ: ondan | أَوْ: veya | كَثُرَ: çoğundan | نَصِيبًا: bir hisse | مَفْرُوضًا: ayrılmıştır | (4:7)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَإِذَا: ne zaman | حَضَرَ: hazır bulunursa | الْقِسْمَةَ: (miras) taksim(in)de | أُولُو: | الْقُرْبَىٰ: akrabalar | وَالْيَتَامَىٰ: ve öksüzler | وَالْمَسَاكِينُ: ve yoksullar | فَارْزُقُوهُمْ: onları rızıklandırın | مِنْهُ: ondan | وَقُولُوا: ve söyleyin | لَهُمْ: onlara | قَوْلًا: söz | مَعْرُوفًا: güzel | (4:8)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَلْيَخْشَ: kaygı duyanlar | الَّذِينَ: | لَوْ: şayet | تَرَكُوا: bırakırlarsa | مِنْ: | خَلْفِهِمْ: arkalarında | ذُرِّيَّةً: çocuklar | ضِعَافًا: güçsüz | خَافُوا: çekinsinler | عَلَيْهِمْ: onların durumundan | فَلْيَتَّقُوا: korksunlar | اللَّهَ: Allah'tan | وَلْيَقُولُوا: ve söylesinler | قَوْلًا: söz | سَدِيدًا: doğru | (4:9)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|إِنَّ: şüphesiz | الَّذِينَ: kimseler | يَأْكُلُونَ: yiyen(ler) | أَمْوَالَ: mallarını | الْيَتَامَىٰ: öksüzlerin | ظُلْمًا: zulüm ile | إِنَّمَا: doğrusu | يَأْكُلُونَ: yemektedirler | فِي: | بُطُونِهِمْ: karınlarına | نَارًا: ateş | وَسَيَصْلَوْنَ: ve gireceklerdir | سَعِيرًا: çılgın bir ateşe | (4:10)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|يُوصِيكُمُ: size tavsiye eder | اللَّهُ: Allah | فِي: hakkında | أَوْلَادِكُمْ: çocuklarınız(ın alacağı miras) | لِلذَّكَرِ: erkeğe | مِثْلُ: kadar | حَظِّ: payı | الْأُنْثَيَيْنِ: iki kadının | فَإِنْ: eğer | كُنَّ: iseler | نِسَاءً: kadın | فَوْقَ: fazla | اثْنَتَيْنِ: ikiden | فَلَهُنَّ: onlarındır | ثُلُثَا: üçte ikisi | مَا: ne | تَرَكَ: bıraktıysa | وَإِنْ: ve eğer (çocuk) | كَانَتْ: ise | وَاحِدَةً: yalnız bir kadın | فَلَهَا: onundur | النِّصْفُ: (mirasın) yarısı | وَلِأَبَوَيْهِ: ana babasından | لِكُلِّ: her | وَاحِدٍ: birinin | مِنْهُمَا: vardır | السُّدُسُ: altıda bir hissesi | مِمَّا: | تَرَكَ: bıraktığı mirasta | إِنْ: eğer | كَانَ: varsa | لَهُ: onun (ölenin) | وَلَدٌ: çocuğu | فَإِنْ: eğer | لَمْ: | يَكُنْ: yok da | لَهُ: onun | وَلَدٌ: çocuğu | وَوَرِثَهُ: ve ona varis oluyorsa | أَبَوَاهُ: ana babası | فَلِأُمِّهِ: anasına düşer | الثُّلُثُ: üçte bir | فَإِنْ: eğer | كَانَ: varsa | لَهُ: onun | إِخْوَةٌ: kardeşleri | فَلِأُمِّهِ: anasının payı | السُّدُسُ: altıda birdir | مِنْ: | بَعْدِ: (bu hükümler) sonradır | وَصِيَّةٍ: vasiyyetten | يُوصِي: yapacağı | بِهَا: | أَوْ: ya da | دَيْنٍ: borcundan | ابَاؤُكُمْ: babalarınız | وَأَبْنَاؤُكُمْ: ve oğullarınızdan | لَا: | تَدْرُونَ: bilmezsiniz | أَيُّهُمْ: hangisinin | أَقْرَبُ: daha yakın olduğunu | لَكُمْ: size | نَفْعًا: fayda bakımından | فَرِيضَةً: bunlar koyulmuş haklardır | مِنَ: tarafından | اللَّهِ: Allah | إِنَّ: şüphesiz | اللَّهَ: Allah | كَانَ: | عَلِيمًا: bilendir | حَكِيمًا: hikmet sahibidir | (4:11)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَلَكُمْ: sizindir | نِصْفُ: yarısı | مَا: | تَرَكَ: bıraktıkları mirasın | أَزْوَاجُكُمْ: eşlerinizin | إِنْ: eğer | لَمْ: | يَكُنْ: yoksa | لَهُنَّ: onların | وَلَدٌ: çocukları | فَإِنْ: eğer | كَانَ: | لَهُنَّ: onların varsa | وَلَدٌ: çocukları | فَلَكُمُ: sizindir | الرُّبُعُ: dörtte biri | مِمَّا: | تَرَكْنَ: bıraktıklarının | مِنْ: | بَعْدِ: sonra | وَصِيَّةٍ: vasiyyetten | يُوصِينَ: yapacakları | بِهَا: ondan | أَوْ: veya | دَيْنٍ: borçtan | وَلَهُنَّ: onlarındır | الرُّبُعُ: dörtte biri | مِمَّا: | تَرَكْتُمْ: bıraktığınızın | إِنْ: eğer | لَمْ: | يَكُنْ: yoksa | لَكُمْ: sizin de | وَلَدٌ: çocuğunuz | فَإِنْ: eğer | كَانَ: varsa | لَكُمْ: sizin | وَلَدٌ: çocuğunuz | فَلَهُنَّ: onlarındır | الثُّمُنُ: sekizde biri | مِمَّا: | تَرَكْتُمْ: bıraktığınızın | مِنْ: | بَعْدِ: sonra | وَصِيَّةٍ: vasiyyet | تُوصُونَ: yapacağınız | بِهَا: ondan | أَوْ: veya | دَيْنٍ: borçtan | وَإِنْ: eğer | كَانَ: ise | رَجُلٌ: erkeğin | يُورَثُ: miras bırakan | كَلَالَةً: evladı ve ana babası olmayıp | أَوِ: veya | امْرَأَةٌ: kadının | وَلَهُ: ve onlar | أَخٌ: bir erkek | أَوْ: veya | أُخْتٌ: bir kızkardeşi | فَلِكُلِّ: her | وَاحِدٍ: birine | مِنْهُمَا: onlardan | السُّدُسُ: altıda bir düşer | فَإِنْ: eğer | كَانُوا: iseler | أَكْثَرَ: fazla | مِنْ: -ndan | ذَٰلِكَ: bu- | فَهُمْ: onlar | شُرَكَاءُ: ortaktırlar | فِي: | الثُّلُثِ: üçte bire | مِنْ: | بَعْدِ: sonradır | وَصِيَّةٍ: vasiyyetten | يُوصَىٰ: yapılan | بِهَا: ondan | أَوْ: veya | دَيْنٍ: borçtan | غَيْرَ: olmayan | مُضَارٍّ: zarar verici | وَصِيَّةً: vasiyyettir | مِنَ: -tan | اللَّهِ: Allah- | وَاللَّهُ: Allah | عَلِيمٌ: bilendir | حَلِيمٌ: halimdir | (4:12)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|تِلْكَ: bunlar | حُدُودُ: sınırlarıdır | اللَّهِ: Allah'ın | وَمَنْ: kim | يُطِعِ: ita'at ederse | اللَّهَ: Allah'a | وَرَسُولَهُ: ve Elçisine | يُدْخِلْهُ: (Allah onu) sokar | جَنَّاتٍ: cennetlere | تَجْرِي: akan | مِنْ: | تَحْتِهَا: altlarından | الْأَنْهَارُ: ırmaklar | خَالِدِينَ: sürekli kalacakları | فِيهَا: içinde | وَذَٰلِكَ: işte budur | الْفَوْزُ: başarı | الْعَظِيمُ: büyük | (4:13)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَمَنْ: ve kim | يَعْصِ: karşı gelir | اللَّهَ: Allah'a | وَرَسُولَهُ: ve Elçisi'ne | وَيَتَعَدَّ: ve aşarsa | حُدُودَهُ: O'nun sınırlarını | يُدْخِلْهُ: (Allah onu) sokar | نَارًا: ateşe | خَالِدًا: sürekli kalacağı | فِيهَا: içinde | وَلَهُ: ve onlar | عَذَابٌ: bir azab | مُهِينٌ: alçaltıcı | (4:14)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَاللَّاتِي: ve kimseler | يَأْتِينَ: yapanlar | الْفَاحِشَةَ: fuhuş | مِنْ: -dan | نِسَائِكُمْ: kadınlarınız- | فَاسْتَشْهِدُوا: şahid getirin | عَلَيْهِنَّ: onlara karşı | أَرْبَعَةً: dört | مِنْكُمْ: içinizden | فَإِنْ: eğer | شَهِدُوا: onlar şahidlik ederlerse | فَأَمْسِكُوهُنَّ: tutun (dışarı çıkarmayın) | فِي: | الْبُيُوتِ: evlerde | حَتَّىٰ: kadar | يَتَوَفَّاهُنَّ: o kadınları alıncaya | الْمَوْتُ: ölüm | أَوْ: ya da | يَجْعَلَ: gösterinceye | اللَّهُ: Allah | لَهُنَّ: onların yararına | سَبِيلًا: bir yol | (4:15)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَاللَّذَانِ: iki kişi | يَأْتِيَانِهَا: fuhuş yaparsa | مِنْكُمْ: içinizden | فَاذُوهُمَا: onlara eziyet edin | فَإِنْ: eğer | تَابَا: tevbe eder | وَأَصْلَحَا: ve uslanırlarsa | فَأَعْرِضُوا: artık vazgeçin | عَنْهُمَا: onlardan | إِنَّ: çünkü | اللَّهَ: Allah | كَانَ: | تَوَّابًا: tevbeleri çok kabul edendir | رَحِيمًا: çok esirgeyendir | (4:16)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|إِنَّمَا: şüphesiz | التَّوْبَةُ: tevbesi makbuldür | عَلَى: göre | اللَّهِ: Allah'a | لِلَّذِينَ: şu kimselerin | يَعْمَلُونَ: yaparlar | السُّوءَ: bir kötülük | بِجَهَالَةٍ: cahillikle | ثُمَّ: sonra | يَتُوبُونَ: dönerler (tevbe ederler) | مِنْ: -ndan | قَرِيبٍ: hemen ardı- | فَأُولَٰئِكَ: işte | يَتُوبُ: tevbesini kabul eder | اللَّهُ: Allah | عَلَيْهِمْ: onların | وَكَانَ: | اللَّهُ: Allah | عَلِيمًا: bilendir | حَكِيمًا: hüküm ve hikmet sahibidir | (4:17)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَلَيْسَتِ: (geçerli) değildir | التَّوْبَةُ: tevbesi | لِلَّذِينَ: kimselerin | يَعْمَلُونَ: yapan(ların) | السَّيِّئَاتِ: kötülükler | حَتَّىٰ: nihayet | إِذَا: zaman | حَضَرَ: gelip çattığı | أَحَدَهُمُ: kendilerine | الْمَوْتُ: ölüm | قَالَ: der | إِنِّي: muhakkak ben | تُبْتُ: tevbe ettim | الْانَ: şimdi | وَلَا: ve (değildir) | الَّذِينَ: kimselerin | يَمُوتُونَ: ölenlere | وَهُمْ: olarak | كُفَّارٌ: kafir | أُولَٰئِكَ: işte | أَعْتَدْنَا: hazırlamışızdır | لَهُمْ: onlar için | عَذَابًا: bir azab | أَلِيمًا: acı | (4:18)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|يَا: EY/HEY/AH | أَيُّهَا: SİZ! | الَّذِينَ: kimseler | امَنُوا: inanan(lar) | لَا: | يَحِلُّ: helal değildir | لَكُمْ: size | أَنْ: | تَرِثُوا: miras yoluyla almanız | النِّسَاءَ: kadınları | كَرْهًا: zorla | وَلَا: | تَعْضُلُوهُنَّ: onları sıkıştırmayın | لِتَذْهَبُوا: alıp götürmek için | بِبَعْضِ: bir kısmını | مَا: şeylerin | اتَيْتُمُوهُنَّ: onlara verdiğiniz | إِلَّا: dışında | أَنْ: | يَأْتِينَ: yapmaları | بِفَاحِشَةٍ: edepsizlik | مُبَيِّنَةٍ: açık bir | وَعَاشِرُوهُنَّ: ve onlarla geçinin | بِالْمَعْرُوفِ: iyi | فَإِنْ: eğer | كَرِهْتُمُوهُنَّ: onlardan hoşlanmazsanız | فَعَسَىٰ: bilinki | أَنْ: | تَكْرَهُوا: sizin hoşlanmadığınız | شَيْئًا: bir şeye | وَيَجْعَلَ: koymuş olabilir | اللَّهُ: Allah | فِيهِ: ona | خَيْرًا: hayır | كَثِيرًا: çok | (4:19)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَإِنْ: eğer | أَرَدْتُمُ: almak isterseniz | اسْتِبْدَالَ: başka | زَوْجٍ: bir eş | مَكَانَ: yerine | زَوْجٍ: bir eşin | وَاتَيْتُمْ: vermiş olsanız (dahi) | إِحْدَاهُنَّ: onlardan birine | قِنْطَارًا: kantarlarca (mal) | فَلَا: | تَأْخُذُوا: geri almayın | مِنْهُ: ondan (verdiğinizden) | شَيْئًا: hiçbir şeyi | أَتَأْخُذُونَهُ: verdiğinizi alacak mısınız? | بُهْتَانًا: iftira ederek | وَإِثْمًا: ve günaha girerek | مُبِينًا: açıkça | (4:20)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَكَيْفَ: ve nasıl | تَأْخُذُونَهُ: onu alırsınız | وَقَدْ: andolsun | أَفْضَىٰ: geçmiş(içli dışlı olmuş)ken | بَعْضُكُمْ: bazınız | إِلَىٰ: | بَعْضٍ: bazınıza | وَأَخَذْنَ: ve onlar almışlardı | مِنْكُمْ: sizden | مِيثَاقًا: te'minat | غَلِيظًا: sağlam | (4:21)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَلَا: | تَنْكِحُوا: artık evlenmeyin | مَا: | نَكَحَ: evlendiği | ابَاؤُكُمْ: babalarınızın | مِنَ: | النِّسَاءِ: kadınlarla | إِلَّا: hariç | مَا: olanlar | قَدْ: | سَلَفَ: geçmişte | إِنَّهُ: çünkü bu | كَانَ: | فَاحِشَةً: edepsizliktir | وَمَقْتًا: ve (Allah'ın) hışm(ı)dır | وَسَاءَ: ve iğrenç | سَبِيلًا: bir yoldur | (4:22)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|حُرِّمَتْ: haram kılındı | عَلَيْكُمْ: size | أُمَّهَاتُكُمْ: analarınız | وَبَنَاتُكُمْ: ve kızlarınız | وَأَخَوَاتُكُمْ: ve kızkardeşleriniz | وَعَمَّاتُكُمْ: ve halalarınız | وَخَالَاتُكُمْ: ve teyzeleriniz | وَبَنَاتُ: ve kızları | الْأَخِ: kardeş | وَبَنَاتُ: e kızları | الْأُخْتِ: kızkardeş | وَأُمَّهَاتُكُمُ: ve analarınız | اللَّاتِي: | أَرْضَعْنَكُمْ: sizi emziren | وَأَخَوَاتُكُمْ: ve bacılarınız | مِنَ: | الرَّضَاعَةِ: süt | وَأُمَّهَاتُ: ve anaları | نِسَائِكُمْ: karılarınızın | وَرَبَائِبُكُمُ: üvey kızlarınız | اللَّاتِي: olan | فِي: | حُجُورِكُمْ: birleştiğiniz | مِنْ: | نِسَائِكُمُ: karılarınızdan | اللَّاتِي: | دَخَلْتُمْ: evlerinizde bulunan | بِهِنَّ: | فَإِنْ: eğer | لَمْ: | تَكُونُوا: olmamışsa | دَخَلْتُمْ: birleşmeniz | بِهِنَّ: onlarla | فَلَا: yoktur | جُنَاحَ: bir günah | عَلَيْكُمْ: üzerinize | وَحَلَائِلُ: ve karıları | أَبْنَائِكُمُ: oğullarınızın | الَّذِينَ: | مِنْ: -den | أَصْلَابِكُمْ: kendi sulbünüz- | وَأَنْ: | تَجْمَعُوا: ve almanız | بَيْنَ: bir arada | الْأُخْتَيْنِ: iki kızkardeşi | إِلَّا: ancak hariç | مَا: olanlar | قَدْ: | سَلَفَ: geçmişte | إِنَّ: şüphesiz | اللَّهَ: Allah | كَانَ: | غَفُورًا: çok bağışlayan | رَحِيمًا: çok esirgeyendir | (4:23)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَالْمُحْصَنَاتُ: ve evli olanlar (haramdır) | مِنَ: -dan | النِّسَاءِ: kadınlar- | إِلَّا: dışında | مَا: | مَلَكَتْ: geçen(cariye)ler | أَيْمَانُكُمْ: ellerinize | كِتَابَ: yazdığı(yasaklar)dır | اللَّهِ: Allah'ın | عَلَيْكُمْ: size | وَأُحِلَّ: ve helal kılındı | لَكُمْ: size | مَا: | وَرَاءَ: ötesi | ذَٰلِكُمْ: bunlardan | أَنْ: | تَبْتَغُوا: istemeniz | بِأَمْوَالِكُمْ: mallarınızla | مُحْصِنِينَ: iffetli yaşamak | غَيْرَ: | مُسَافِحِينَ: zina etmemek | فَمَا: | اسْتَمْتَعْتُمْ: yararlanmanıza karşılık | بِهِ: | مِنْهُنَّ: onlardan | فَاتُوهُنَّ: onlara verin | أُجُورَهُنَّ: kesilen ücretlerini | فَرِيضَةً: bir hak olarak | وَلَا: yoktur | جُنَاحَ: bir günah | عَلَيْكُمْ: üzerinize | فِيمَا: hakkında | تَرَاضَيْتُمْ: karşılıklı anlaşmanız | بِهِ: | مِنْ: | بَعْدِ: sonra | الْفَرِيضَةِ: hakkın kesiminden | إِنَّ: şüphesiz | اللَّهَ: Allah | كَانَ: | عَلِيمًا: bilendir | حَكِيمًا: hüküm ve hikmet sahibidir | (4:24)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَمَنْ: ve kimse | لَمْ: | يَسْتَطِعْ: gücü yetmeyen | مِنْكُمْ: içinizden | طَوْلًا: mali güce | أَنْ: | يَنْكِحَ: evlenmek için | الْمُحْصَنَاتِ: hür kadınlarla | الْمُؤْمِنَاتِ: inanmış | فَمِنْ: | مَا: | مَلَكَتْ: sahip olduğunuz | أَيْمَانُكُمْ: ellerinizde | مِنْ: -dan (alsın) | فَتَيَاتِكُمُ: genç kızlarınız- | الْمُؤْمِنَاتِ: inanmış | وَاللَّهُ: Allah | أَعْلَمُ: daha iyi bilir | بِإِيمَانِكُمْ: sizin imanınızı | بَعْضُكُمْ: hepiniz | مِنْ: -densiniz | بَعْضٍ: birbiriniz- | فَانْكِحُوهُنَّ: öyle ise onlarla evlenin | بِإِذْنِ: izniyle | أَهْلِهِنَّ: ailelerinin | وَاتُوهُنَّ: ve verin | أُجُورَهُنَّ: ücretlerini (mehirlerini) | بِالْمَعْرُوفِ: güzelce | مُحْصَنَاتٍ: iffetli yaşamaları | غَيْرَ: | مُسَافِحَاتٍ: zina etmemeleri | وَلَا: | مُتَّخِذَاتِ: ve (gizli) edinmemeleri | أَخْدَانٍ: dost | فَإِذَا: iken | أُحْصِنَّ: evli | فَإِنْ: eğer | أَتَيْنَ: yaparlarsa | بِفَاحِشَةٍ: fuhuş | فَعَلَيْهِنَّ: onlara | نِصْفُ: yarısı (uygulanır) | مَا: | عَلَى: üzerine | الْمُحْصَنَاتِ: hür kadınlar | مِنَ: | الْعَذَابِ: yapılan işkencenin | ذَٰلِكَ: bu (cariye ile evlenme) | لِمَنْ: içindir | خَشِيَ: korkanlar | الْعَنَتَ: sıkıntıya düşmekten | مِنْكُمْ: içinizden | وَأَنْ: fakat | تَصْبِرُوا: sabretmeniz | خَيْرٌ: daha iyidir | لَكُمْ: sizin için | وَاللَّهُ: Allah | غَفُورٌ: bağışlayandır | رَحِيمٌ: esirgeyendir | (4:25)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|يُرِيدُ: istiyor | اللَّهُ: Allah | لِيُبَيِّنَ: açıklamak | لَكُمْ: size | وَيَهْدِيَكُمْ: ve sizi iletmek | سُنَنَ: yasalarına | الَّذِينَ: kimselerin | مِنْ: | قَبْلِكُمْ: sizden önceki(lerin) | وَيَتُوبَ: ve bağışlamak | عَلَيْكُمْ: günahlarınızı | وَاللَّهُ: Allah | عَلِيمٌ: bilendir | حَكِيمٌ: hüküm ve hikmet sahibidir | (4:26)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَاللَّهُ: Allah | يُرِيدُ: istiyor | أَنْ: | يَتُوبَ: tevbenizi kabul etmek | عَلَيْكُمْ: sizin | وَيُرِيدُ: ve istiyorlar | الَّذِينَ: kimseler | يَتَّبِعُونَ: uyan(lar) | الشَّهَوَاتِ: şehvetlerine | أَنْ: | تَمِيلُوا: sizin düşmenizi | مَيْلًا: bir sapıklığa | عَظِيمًا: büyük | (4:27)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|يُرِيدُ: istiyor | اللَّهُ: Allah | أَنْ: | يُخَفِّفَ: hafifletmek | عَنْكُمْ: sizden | وَخُلِقَ: ve yaratılmıştır | الْإِنْسَانُ: insan | ضَعِيفًا: zayıf | (4:28)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|يَا: EY/HEY/AH | أَيُّهَا: SİZ! | الَّذِينَ: kimseler | امَنُوا: inanan(lar) | لَا: | تَأْكُلُوا: yemeyin | أَمْوَالَكُمْ: mallarınızı | بَيْنَكُمْ: aranızda | بِالْبَاطِلِ: batılla (haksız yere) | إِلَّا: haricinde | أَنْ: | تَكُونَ: olan | تِجَارَةً: ticaret | عَنْ: | تَرَاضٍ: rızanızla yaptığınız | مِنْكُمْ: kendi | وَلَا: | تَقْتُلُوا: öldürmeyin | أَنْفُسَكُمْ: canlarınızı | إِنَّ: doğrusu | اللَّهَ: Allah | كَانَ: | بِكُمْ: size karşı | رَحِيمًا: çok merhametlidir | (4:29)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَمَنْ: kim | يَفْعَلْ: yaparsa (bilsin ki) | ذَٰلِكَ: bunu | عُدْوَانًا: düşmanlık ile | وَظُلْمًا: ve zulüm ile | فَسَوْفَ: yakında | نُصْلِيهِ: onu sokacağız | نَارًا: cehenneme | وَكَانَ: | ذَٰلِكَ: ve bu | عَلَى: karşı | اللَّهِ: Allah'a | يَسِيرًا: kolaydır | (4:30)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|إِنْ: eğer | تَجْتَنِبُوا: kaçınırsanız | كَبَائِرَ: büyük günahlardan | مَا: ne ki | تُنْهَوْنَ: size yasaklanan | عَنْهُ: ondan | نُكَفِّرْ: örteriz | عَنْكُمْ: sizin | سَيِّئَاتِكُمْ: küçük günahlarınızı | وَنُدْخِلْكُمْ: ve sizi sokarız | مُدْخَلًا: bir yere | كَرِيمًا: güzel | (4:31)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَلَا: | تَتَمَنَّوْا: göz dikmeyin | مَا: şeylere | فَضَّلَ: üstün kıldığı | اللَّهُ: Allah'ın | بِهِ: onunla | بَعْضَكُمْ: bir kısmınızı | عَلَىٰ: karşı | بَعْضٍ: diğerine | لِلرِّجَالِ: erkeklere vardır | نَصِيبٌ: bir pay | مِمَّا: şeylerden | اكْتَسَبُوا: kazandıkları | وَلِلنِّسَاءِ: ve kadınlara vardır | نَصِيبٌ: bir pay | مِمَّا: şeylerden | اكْتَسَبْنَ: kazandıkları | وَاسْأَلُوا: isteyin | اللَّهَ: Alla'ın | مِنْ: -ndan | فَضْلِهِ: lutfu- | إِنَّ: kuşkusuz | اللَّهَ: Allah | كَانَ: | بِكُلِّ: her | شَيْءٍ: şeyi | عَلِيمًا: bilendir | (4:32)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَلِكُلٍّ: ve her birine | جَعَلْنَا: kıldık | مَوَالِيَ: varisler | مِمَّا: -ndan | تَرَكَ: bıraktıkları- | الْوَالِدَانِ: ana babanın | وَالْأَقْرَبُونَ: ve akrabanın | وَالَّذِينَ: ve kimselere | عَقَدَتْ: bağladığı | أَيْمَانُكُمْ: yeminlerinizin | فَاتُوهُمْ: verin | نَصِيبَهُمْ: hisselerini | إِنَّ: şüphesiz | اللَّهَ: Allah | كَانَ: | عَلَىٰ: üzerine | كُلِّ: her | شَيْءٍ: şeyi | شَهِيدًا: şahittir | (4:33)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|الرِّجَالُ: erkekler | قَوَّامُونَ: yöneticidirler | عَلَى: üzerinde | النِّسَاءِ: kadınlar | بِمَا: zira | فَضَّلَ: üstün kılmıştır | اللَّهُ: Allah | بَعْضَهُمْ: bir kısmını | عَلَىٰ: üzerine | بَعْضٍ: diğerinin | وَبِمَا: ve çünkü | أَنْفَقُوا: infak ederler | مِنْ: -ndan | أَمْوَالِهِمْ: malları- | فَالصَّالِحَاتُ: iyi kadınlar | قَانِتَاتٌ: ita'atkar olup | حَافِظَاتٌ: korurlar | لِلْغَيْبِ: gizliyi | بِمَا: karşılık | حَفِظَ: kendilerini korumasına | اللَّهُ: Allah'ın | وَاللَّاتِي: kadınlara | تَخَافُونَ: korktuğunuz | نُشُوزَهُنَّ: hırçınlık etmelerinden | فَعِظُوهُنَّ: öğüt verin | وَاهْجُرُوهُنَّ: onlara sokulmayın | فِي: | الْمَضَاجِعِ: yataklarda | وَاضْرِبُوهُنَّ: ve onları dövün | فَإِنْ: eğer | أَطَعْنَكُمْ: size ita'at ederlerse | فَلَا: | تَبْغُوا: artık aramayın | عَلَيْهِنَّ: onların aleyhine | سَبِيلًا: başka bir yol | إِنَّ: çünkü | اللَّهَ: Allah | كَانَ: | عَلِيًّا: yücedir | كَبِيرًا: büyüktür | (4:34)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَإِنْ: eğer | خِفْتُمْ: endişe duyarsanız | شِقَاقَ: açılmasından | بَيْنِهِمَا: aralarının | فَابْعَثُوا: gönderin | حَكَمًا: bir hakem | مِنْ: -nden | أَهْلِهِ: erkeğin ailesi- | وَحَكَمًا: ve bir hakem | مِنْ: -nden | أَهْلِهَا: kadının ailesi- | إِنْ: eğer | يُرِيدَا: isterlerse | إِصْلَاحًا: uzlaştırmak | يُوَفِّقِ: bulur | اللَّهُ: Allah | بَيْنَهُمَا: onların arasını | إِنَّ: çünkü | اللَّهَ: Allah | كَانَ: | عَلِيمًا: (herşeyi) bilendir | خَبِيرًا: haber alandır | (4:35)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَاعْبُدُوا: ve kulluk edin | اللَّهَ: Allah'a | وَلَا: | تُشْرِكُوا: ortak koşmayın | بِهِ: O'na | شَيْئًا: hiçbir şeyi | وَبِالْوَالِدَيْنِ: ve ana babaya | إِحْسَانًا: iyilik edin | وَبِذِي: ve | الْقُرْبَىٰ: akrabaya | وَالْيَتَامَىٰ: ve öksüzlere | وَالْمَسَاكِينِ: ve yoksullara | وَالْجَارِ: ve komşuya | ذِي: | الْقُرْبَىٰ: yakın | وَالْجَارِ: ve komşuya | الْجُنُبِ: uzak | وَالصَّاحِبِ: ve arkadaşa | بِالْجَنْبِ: yan(ınız)daki | وَابْنِ: ve | السَّبِيلِ: yolcuya | وَمَا: ve | مَلَكَتْ: altında bulunanlara | أَيْمَانُكُمْ: ellerinizin | إِنَّ: şüphesiz | اللَّهَ: Allah | لَا: | يُحِبُّ: sevmez | مَنْ: kimselerin | كَانَ: | مُخْتَالًا: kurumlu | فَخُورًا: böbürlenen | (4:36)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|الَّذِينَ: bunlar | يَبْخَلُونَ: cimrilik ederler | وَيَأْمُرُونَ: ve emrederler | النَّاسَ: insanlara | بِالْبُخْلِ: cimriliği | وَيَكْتُمُونَ: ve gizlerler | مَا: şeyi | اتَاهُمُ: kendilerine verdiği | اللَّهُ: Allah'ın | مِنْ: -nden | فَضْلِهِ: bol hazinesi- | وَأَعْتَدْنَا: (biz de) hazırlamışızdır | لِلْكَافِرِينَ: inkarcılar için | عَذَابًا: bir azab | مُهِينًا: alçaltıcı | (4:37)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَالَّذِينَ: bunlar | يُنْفِقُونَ: verirler | أَمْوَالَهُمْ: mallarını | رِئَاءَ: gösteriş için | النَّاسِ: insanlara | وَلَا: | يُؤْمِنُونَ: inanmazlar | بِاللَّهِ: Allah'a | وَلَا: | بِالْيَوْمِ: ve gününe | الْاخِرِ: ahiret | وَمَنْ: kimin | يَكُنِ: ise | الشَّيْطَانُ: şeytan | لَهُ: o(nun) | قَرِينًا: arkadaşı | فَسَاءَ: ne kötü | قَرِينًا: bir arkadaş(ı var)dır | (4:38)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَمَاذَا: ne olurdu | عَلَيْهِمْ: onlara | لَوْ: sanki | امَنُوا: inansalardı | بِاللَّهِ: Allah'a | وَالْيَوْمِ: ve gününe | الْاخِرِ: ahiret | وَأَنْفَقُوا: ve harcasalardı | مِمَّا: -tan | رَزَقَهُمُ: kendilerine verdiği rızık- | اللَّهُ: Allah'ın | وَكَانَ: ve idi | اللَّهُ: Allah | بِهِمْ: onları | عَلِيمًا: biliyor | (4:39)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|إِنَّ: şüphesiz | اللَّهَ: Allah | لَا: | يَظْلِمُ: haksızlık etmez | مِثْقَالَ: kadar | ذَرَّةٍ: zerre | وَإِنْ: eğer | تَكُ: olsa | حَسَنَةً: (zerre miktarı) bir iyilik | يُضَاعِفْهَا: onu kat kat yapar | وَيُؤْتِ: ve verir | مِنْ: -ndan | لَدُنْهُ: kendi katı- | أَجْرًا: bir mükafat | عَظِيمًا: büyük | (4:40)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|فَكَيْفَ: (halleri) nice olur? | إِذَا: zaman | جِئْنَا: getirdiğimiz | مِنْ: | كُلِّ: her | أُمَّةٍ: ümmetten | بِشَهِيدٍ: bir şahid | وَجِئْنَا: ve getirdiğimizde | بِكَ: seni de | عَلَىٰ: üzerine | هَٰؤُلَاءِ: bunlar | شَهِيدًا: şahid olarak | (4:41)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|يَوْمَئِذٍ: o gün | يَوَدُّ: isterler | الَّذِينَ: kimseler | كَفَرُوا: inkar eden(ler) | وَعَصَوُا: ve karşı gelenler | الرَّسُولَ: Elçi'ye | لَوْ: (mümkün olsa) | تُسَوَّىٰ: bir olmayı | بِهِمُ: | الْأَرْضُ: yer ile | وَلَا: | يَكْتُمُونَ: ve gizleyemezler | اللَّهَ: Allah'tan | حَدِيثًا: (hiçbir) söz | (4:42)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|يَا: EY/HEY/AH | أَيُّهَا: SİZ! | الَّذِينَ: kimseler | امَنُوا: inanan(lar) | لَا: | تَقْرَبُوا: yaklaşmayın | الصَّلَاةَ: SaLâTe/Desteğe (Allahın desteği Zikrullah MESAJ) | وَأَنْتُمْ: ve siz | سُكَارَىٰ: sarhoşken | حَتَّىٰ: ki | تَعْلَمُوا: bilesiniz | مَا: | تَقُولُونَ: ne dediğinizi | وَلَا: ve (yaklaşmayın) | جُنُبًا: cünüp iken | إِلَّا: dışında | عَابِرِي: geçici olmanız | سَبِيلٍ: yoldan | حَتَّىٰ: kadar | تَغْتَسِلُوا: yıkanıncaya | وَإِنْ: eğer | كُنْتُمْ: iseniz | مَرْضَىٰ: hasta | أَوْ: yahut | عَلَىٰ: üzerinde | سَفَرٍ: yolculuk | أَوْ: yahut | جَاءَ: gelmişse | أَحَدٌ: biriniz | مِنْكُمْ: sizden | مِنَ: -ten | الْغَائِطِ: tuvalet- | أَوْ: yahut | لَامَسْتُمُ: dokunmuşsanız | النِّسَاءَ: kadınlara | فَلَمْ: | تَجِدُوا: bulamadığınız takdirde | مَاءً: su | فَتَيَمَّمُوا: teyemmüm edin | صَعِيدًا: toprağa | طَيِّبًا: temiz | فَامْسَحُوا: sürün | بِوُجُوهِكُمْ: yüzlerinize | وَأَيْدِيكُمْ: ve ellerinize | إِنَّ: şüphesiz | اللَّهَ: Allah | كَانَ: | عَفُوًّا: çok affedendir | غَفُورًا: çok bağışlayandır | (4:43)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|أَلَمْ: | تَرَ: görmedin mi? | إِلَى: | الَّذِينَ: kimselerin | أُوتُوا: kendilerine verilen | نَصِيبًا: bir pay | مِنَ: -tan | الْكِتَابِ: Kitap- | يَشْتَرُونَ: satın alıyorlar | الضَّلَالَةَ: sapıklığı | وَيُرِيدُونَ: ve istiyorlar | أَنْ: | تَضِلُّوا: sizin sapıtmanızı | السَّبِيلَ: yolu | (4:44)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَاللَّهُ: Allah | أَعْلَمُ: daha iyi bilir | بِأَعْدَائِكُمْ: sizin düşmanlarınızı | وَكَفَىٰ: yeter | بِاللَّهِ: Allah | وَلِيًّا: dost olarak | وَكَفَىٰ: yeter | بِاللَّهِ: Allah | نَصِيرًا: yardımcı olarak | (4:45)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|مِنَ: | الَّذِينَ: öyleleri var ki | هَادُوا: Yahudilerden | يُحَرِّفُونَ: kaydırıyorlar | الْكَلِمَ: kelimeleri | عَنْ: -nden | مَوَاضِعِهِ: yerleri- | وَيَقُولُونَ: ve diyorlar | سَمِعْنَا: işittik | وَعَصَيْنَا: ve isyan ettik | وَاسْمَعْ: ve dinle | غَيْرَ: | مُسْمَعٍ: dinlemez olası | وَرَاعِنَا: "ve ""ra'ina""" | لَيًّا: eğip bükerek | بِأَلْسِنَتِهِمْ: dillerini | وَطَعْنًا: ve taşlayarak | فِي: | الدِّينِ: dini | وَلَوْ: keşke (eğer) | أَنَّهُمْ: onlar | قَالُوا: deselerdi | سَمِعْنَا: işittik | وَأَطَعْنَا: ve ita'at ettik | وَاسْمَعْ: ve dinle | وَانْظُرْنَا: ve bize bak | لَكَانَ: elbette olurdu | خَيْرًا: daha iyi | لَهُمْ: kendileri için | وَأَقْوَمَ: ve daha sağlam | وَلَٰكِنْ: fakat | لَعَنَهُمُ: onları la'netlemiştir | اللَّهُ: Allah | بِكُفْرِهِمْ: inkarlarından dolayı | فَلَا: | يُؤْمِنُونَ: inanmazlar | إِلَّا: hariç | قَلِيلًا: pek azı | (4:46)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|يَا: EY/HEY/AH | أَيُّهَا: SİZ! | الَّذِينَ: kimseler | أُوتُوا: verilen(ler) | الْكِتَابَ: Kitap | امِنُوا: inanın | بِمَا: şeye (Kur'ana) | نَزَّلْنَا: indirdiğimiz | مُصَدِّقًا: doğrulayıcı olarak | لِمَا: | مَعَكُمْ: yanınızdakini | مِنْ: | قَبْلِ: önce | أَنْ: | نَطْمِسَ: biz silip | وُجُوهًا: bazı yüzleri | فَنَرُدَّهَا: döndürmemizden | عَلَىٰ: üzerine | أَدْبَارِهَا: arkaları | أَوْ: ya da | نَلْعَنَهُمْ: onları da la'netlememizden | كَمَا: gibi | لَعَنَّا: la'netlediğimiz | أَصْحَابَ: adamlarını | السَّبْتِ: cumartesi | وَكَانَ: | أَمْرُ: buyruğu | اللَّهِ: Allah'ın | مَفْعُولًا: yapılır | (4:47)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|إِنَّ: şüphesiz | اللَّهَ: Allah | لَا: | يَغْفِرُ: bağışlamaz | أَنْ: | يُشْرَكَ: ortak koşulmasını | بِهِ: kendisine | وَيَغْفِرُ: ve bağışlar | مَا: | دُونَ: başkasını | ذَٰلِكَ: bundan | لِمَنْ: kimseden | يَشَاءُ: dilediği | وَمَنْ: ve kimse | يُشْرِكْ: ortak koşan | بِاللَّهِ: Allah'a | فَقَدِ: gerçekten | افْتَرَىٰ: iftira etmiştir | إِثْمًا: bir günah | عَظِيمًا: büyük | (4:48)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|أَلَمْ: | تَرَ: görmedin mi? | إِلَى: | الَّذِينَ: şu | يُزَكُّونَ: övüp yüceltenleri | أَنْفُسَهُمْ: kendilerini | بَلِ: Hayır, ancak | اللَّهُ: Allah | يُزَكِّي: yüceltir | مَنْ: | يَشَاءُ: dilediğini | وَلَا: | يُظْلَمُونَ: onlara zulmedilmez | فَتِيلًا: kıl kadar | (4:49)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|انْظُرْ: bak | كَيْفَ: nasıl | يَفْتَرُونَ: uyduruyorlar | عَلَى: karşı | اللَّهِ: Allah'a | الْكَذِبَ: yalan | وَكَفَىٰ: ve yeter | بِهِ: bu (onlara) | إِثْمًا: bir günah olarak | مُبِينًا: apaçık | (4:50)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE|
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.