Kırık Meal (Arapça) : |تِلْكَ: bunlar | حُدُودُ: sınırlarıdır | اللَّهِ: Allah'ın | وَمَنْ: kim | يُطِعِ: ita'at ederse | اللَّهَ: Allah'a | وَرَسُولَهُ: ve Elçisine | يُدْخِلْهُ: (Allah onu) sokar | جَنَّاتٍ: cennetlere | تَجْرِي: akan | مِنْ: | تَحْتِهَا: altlarından | الْأَنْهَارُ: ırmaklar | خَالِدِينَ: sürekli kalacakları | فِيهَا: içinde | وَذَٰلِكَ: işte budur | الْفَوْزُ: başarı | الْعَظِيمُ: büyük |
Kırık Meal (Harekesiz) : |تلك TLKbunlar | حدود ḪD̃WD̃sınırlarıdır | الله ELLHAllah'ın | ومن WMNkim | يطع YŦAita'at ederse | الله ELLHAllah'a | ورسوله WRSWLHve Elçisine | يدخله YD̃ḢLH(Allah onu) sokar | جنات CNETcennetlere | تجري TCRYakan | من MN | تحتها TḪTHEaltlarından | الأنهار ELÊNHERırmaklar | خالدين ḢELD̃YNsürekli kalacakları | فيها FYHEiçinde | وذلك WZ̃LKişte budur | الفوز ELFWZbaşarı | العظيم ELAƵYMbüyük |
Kırık Meal (Okunuş) : |tilke: bunlar | Hudūdu: sınırlarıdır | llahi: Allah'ın | ve men: kim | yuTiǐ: ita'at ederse | llahe: Allah'a | ve rasūlehu: ve Elçisine | yudḣilhu: (Allah onu) sokar | cennātin: cennetlere | tecrī: akan | min: | teHtihā: altlarından | l-enhāru: ırmaklar | ḣālidīne: sürekli kalacakları | fīhā: içinde | ve ƶālike: işte budur | l-fevzu: başarı | l-ǎZīmu: büyük |
Kırık Meal (Transcript) : |TLK: bunlar | ḪD̃VD̃: sınırlarıdır | ELLH: Allah'ın | VMN: kim | YŦA: ita'at ederse | ELLH: Allah'a | VRSVLH: ve Elçisine | YD̃ḢLH: (Allah onu) sokar | CNET: cennetlere | TCRY: akan | MN: | TḪTHE: altlarından | ELÊNHER: ırmaklar | ḢELD̃YN: sürekli kalacakları | FYHE: içinde | VZ̃LK: işte budur | ELFVZ: başarı | ELAƵYM: büyük |
Abdulbaki Gölpınarlı : İşte bunlardır Allah sınırları ve kim Allah'a ve Resûlüne itaat ederse Allah onu, kıyılarından ırmaklar akan cennetlere sokar ve onlar, ebedî kalırlar orada ve budur pek büyük bir kurtuluş ve kutluluk.
Adem Uğur : Bunlar, Allah'ın (koyduğu) sınırlardır. Kim Allah'a ve Peygamberine itaat ederse Allah onu, zemininden ırmaklar akan cennetlere koyacaktır; orada devamlı kalıcıdırlar; işte büyük kurtuluş budur.
Ahmed Hulusi : Bunlar, Allâh'ın hükmü olan sınırlardır. Kim Allâh'a ve Rasûlüne tâbi olursa, onu altında ırmaklar akan cennetine sonsuza dek yaşamak üzere sokar. İşte bu aziym kurtuluştur.
Ahmet Tekin : Bunlar Allah’ın koyduğu kurallardır.
Kim Allah’a ve Rasulüne itaat ederse, Kur’ân ve sünneti uygularsa, onu, altından ırmaklar akan cennet konaklarına koyacaktır. Orada ebedî yaşarlar. İşte büyük mutluluk budur.
Ahmet Varol : Bunlar Allah'ın sınırlarıdır. Kim Allah'a ve Peygamberine itaat ederse Allah onu içerisinde sonsuza kadar kalacakları altından ırmaklar akan cennetlere sokar. İşte büyük kurtuluş budur.
Ali Bulaç : Bunlar, Allah'ın sınırlarıdır. Kim Allah'a ve elçisine itaat ederse, onu altından ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetlere sokar. İşte büyük kurtuluş ve mutluluk budur.
Ali Fikri Yavuz : Yetim ve varisler hakkındaki bütün bu hükümler, Allah’ın şeriatı ve çizdiği sınırlarıdır. Kim Allah’a ve Peygamberine itaat ederse, Allah, onu ağaçları altından ırmaklar akar cennetlere koyar ki, orada ebedî olarak kalıcıdırlar. İşte bu, en büyük kurtuluş ve saadettir.
Bekir Sadak : Bunlar Allah'in yasalaridir. Allah'a ve Peygamberine kim itaat ederse onu iclerinden irmaklar akan cennetlere koyacaktir, orada temellidirler, buyuk kurtulus budur.
Celal Yıldırım : İşte bunlar Allah'ın sınırlarıdır. Kim Allah'a ve Peygamberine itaat ederse, Allah onu altlarından ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları Cennetlere koyar. Bu da büyük bir kurtuluştur.
Diyanet İşleri : İşte bu (hükümler) Allah’ın koyduğu sınırlarıdır. Kim Allah’a ve Peygamberine itaat ederse, Allah onu, içinden ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetlere sokar. İşte bu büyük başarıdır.
Diyanet İşleri (eski) : Bunlar Allah'ın yasalarıdır. Allah'a ve Peygamberine kim itaat ederse onu içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyacaktır, orada temellidirler, büyük kurtuluş budur.
Diyanet Vakfi : Bunlar, Allah'ın (koyduğu) sınırlardır. Kim Allah'a ve Peygamberine itaat ederse Allah onu, zemininden ırmaklar akan cennetlere koyacaktır; orada devamlı kalıcıdırlar; işte büyük kurtuluş budur.
Edip Yüksel : Bunlar ALLAH'ın yasalarıdır. ALLAH'a ve elçisine uyanları içinden ırmaklar akan cennetlere yerleştirir. Orada sürekli kalırlar. Bu, en büyük başarıdır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : İşte bütün bu hükümler, Allah'ın koyduğu hükümler ve çizdiği sınırlardır. Kim Allah'a ve Peygamberine itâat ederse Allah onu altlarından ırmaklar akan cennetlere koyar. Onlar, orada ebedî olarak kalacaklardır. İşte büyük kurtuluş budur.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : İşte bütün bu hükümler, Allah'ın çizdiği sınırlardır. Her kim Allah'a ve O'nun peygamberine itaat ederse, Allah onu içlerinde sonsuza dek oturmak üzere, altından ırmaklar akan cennetlere koyacaktır. Bu ise büyük kurtuluştur!
Elmalılı Hamdi Yazır : İşte bütün bu ahkâm Allahın kesdiği hududdur, ve her kim Allah ve Resulüne itaat ederse Allah onu altından ırmaklar akar cennetlere koyar, içlerinde ebedî kalmak üzre onları, bu ise o fevzi azîmdir
Fizilal-il Kuran : Bunlar Allah'ın koyduğu sınırlardır. Kim Allah'a ve Peygamber'e itaat ederse Allah onları içinde ebedi olarak kalacakları, altlarından ırmaklar akan Cennetlere yerleştirir. İşte büyük kurtuluş, büyük başarı budur.
Gültekin Onan : Bunlar, Tanrı'nın sınırlarıdır. Kim Tanrı'ya ve elçisine itaat ederse, onu altından ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetlere sokar. İşte büyük kurtuluş ve mutluluk budur.
Hakkı Yılmaz : İşte bunlar, Allah'ın sınırlarıdır. Kim Allah'a ve Elçisi'ne itâat ederse Allah onu, içinde sürekli kalanlar olarak altlarından ırmaklar akan cennetlere girdirir. İşte bu da, çok büyük kurtuluştur.
Hasan Basri Çantay : İşte bunlar Allahın sınırlarıdır. Kim Allaha ve peygamberine itaat ederse (Allah) onu altından ırmaklar akan cennetlere sokar ki onlar orada ebedî kalıcıdırlar. Bu, en büyük bir kurtuluş (ve seâdet) dir.
Hayrat Neşriyat : Bunlar Allah’ın hudûdudur. Artık kim Allah’a ve Resûlüne itâat ederse, (Allah) onu altlarından nehirler akan Cennetlere koyar; orada ebedî olarak kalıcıdırlar. Ve işte büyük kurtuluş budur!
İbni Kesir : İşte bunlar; Allah'ın hudududur. Kim, Allah'a ve O'nun elçisine itaat ederse; Allah onu, altından ırmaklar akan cennetlere koyacaktır. İşte bu; en büyük kurtuluştur.
İskender Evrenosoğlu : İşte bunlar, Allah'ın hudutlarıdır ve kim Allah'a ve O'nun Resûl'üne itaat ederse, (Allah) onu altından nehirler akan, içinde ebedî kalacakları cennetlere koyar ve bu, “Fevzul Azîm”dir (en büyük kurtuluştur).
Muhammed Esed : Bunlar Allah tarafından konulan sınırlardır. Kim Allah'a ve Elçisi'ne tabi olursa, Allah onu, mesken olarak içinden ırmaklar akan hasbahçelere koyacaktır; bu büyük bir mazhariyettir.
Ömer Nasuhi Bilmen : İşte bunlar Allah Teâlâ'nın hudududur. Ve kim Allah Teâlâ'ya ve peygamberine itaat ederse onu altından ırmaklar akan cennetlere idhal eder ki orada ebedî kalacaklardır. Ve bu, azîm bir kurtuluştur.
Ömer Öngüt : İşte bunlar Allah'ın vârisler hakkında koyduğu hükümler ve çizdiği sınırlardır. Allah kendisine ve Peygamber'ine itâat edenleri, altlarından ırmaklar akan cennetlere sokar. Onlar orada ebedî kalacaklardır. En büyük kurtuluş ve saadet işte budur.
Şaban Piriş : Bunlar Allah’ın kanunlarıdır. Kim Allah’a ve resulüne itaat ederse, (Allah, o kimseyi) içinde ebedi kalacağı alt kısmından ırmakların aktığı cennetlere girdirir. Bu da en büyük kurtuluştur.
Suat Yıldırım : İşte bunlar Allah’ın sınırlarıdır. Kim Allah’a ve resulüne itaat ederse Allah onu, içinden ırmaklar akan cennetlere ebedî kalmak üzere yerleştirir. İşte en büyük başarı da budur.
Süleyman Ateş : Bunlar Allâh'ın sınırlarıdır. Kim Allah'a ve Elçisine itâ'at ederse Allâh onu, altlarından ırmaklar akan, içinde sürekli kalacakları cennetlere sokar. İşte büyük başarı budur.
Tefhim-ul Kuran : Bunlar, Allah'ın sınırlarıdır. Kim Allah'a ve Rasulüne itaat ederse, onu altından ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetlere sokar. İşte büyük kurtuluş ve mutluluk budur.
Ümit Şimşek : İşte bunlar Allah'ın çizdiği sınırlardır. Kim Allah'a ve Resulüne itaat ederse, Allah da onu, ebediyen kalmak üzere, altlarından ırmaklar akan Cennetlere yerleştirir. Asıl büyük bahtiyarlık işte budur.
Yaşar Nuri Öztürk : İşte bunlar Allah'ın sınırlarıdır. Kim Allah'a ve onun resulüne itaat ederse Allah onu, altından nehirler akan cennetlere, orada sürekli kalıcılar halinde, sokar. İşte bu, en büyük başarıdır.