4:65Nisâ  Suresi 65. Ayet

Kuran Sırası: 4 İniş Sırası: 92
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354555657585960616263646566676869707172737475767778798081828384858687888990919293949596979899100101102103104105106107108109110111112113114115116117118119120121122123124125126127128129130131132133134135136137138139140141142143144145146147148149150151152153154155156157158159160161162163164165166167168169170171172173174175176

4:65Nisâ  Suresi 65. Ayet
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. فَلَا (FLE) = felā : Zira YOK
2. وَرَبِّكَ (VRBK) = verabbike : ve Rabbini
3. لَا (LE) = lā : olmazlar
4. يُؤْمِنُونَ (YÙMNVN) = yu'minūne : DOĞRULAYAMAZLAR
5. حَتَّىٰ (ḪT) = Hattā : edene DEK
6. يُحَكِّمُوكَ (YḪKMVK) = yuHakkimūke : seni hakemleri
7. فِيمَا (FYME) = fīmā : -şeylerde
8. شَجَرَ (ŞCR) = şecera : dallanmış-/dallanıp budaklanmış-
9. بَيْنَهُمْ (BYNHM) = beynehum : aralarındaki-
10. ثُمَّ (S̃M) = ṧumme : sonra
11. لَا (LE) = lā :
12. يَجِدُوا (YCD̃VE) = yecidū : bulamazlar
13. فِي (FY) = fī : -için
14. أَنْفُسِهِمْ (ÊNFSHM) = enfusihim : canları/kendileri-
15. حَرَجًا (ḪRCE) = Haracen : bir güç
16. مِمَّا (MME) = mimmā : -şeylerden
17. قَضَيْتَ (GŽYT) = ḳaDeyte : bitirilmiş-
18. وَيُسَلِّمُوا (VYSLMVE) = ve yusellimū : ve barışırlarsa
19. تَسْلِيمًا (TSLYME) = teslīmen : barışın
Zira YOK | ve Rabbini | olmazlar | DOĞRULAYAMAZLAR | edene DEK | seni hakemleri | -şeylerde | dallanmış-/dallanıp budaklanmış- | aralarındaki- | sonra | | bulamazlar | -için | canları/kendileri- | bir güç | -şeylerden | bitirilmiş- | ve barışırlarsa | barışın |

[] [RBB] [] [EMN] [] [ḪKM] [] [ŞCR] [BYN] [] [] [VCD̃] [] [NFS] [ḪRC] [] [GŽY] [SLM] [SLM]
FLE VRBK LE YÙMNVN ḪT YḪKMVK FYME ŞCR BYNHM S̃M LE YCD̃VE FY ÊNFSHM ḪRCE MME GŽYT VYSLMVE TSLYME

felā verabbike yu'minūne Hattā yuHakkimūke fīmā şecera beynehum ṧumme yecidū enfusihim Haracen mimmā ḳaDeyte ve yusellimū teslīmen
فلا وربك لا يؤمنون حتى يحكموك فيما شجر بينهم ثم لا يجدوا في أنفسهم حرجا مما قضيت ويسلموا تسليما

4:65Nisâ  Suresi 65. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
فلا | FLE felā Zira YOK But no,
وربك ر ب ب | RBB VRBK verabbike ve Rabbini by your Lord,
لا | LE olmazlar not
يؤمنون ا م ن | EMN YÙMNVN yu'minūne DOĞRULAYAMAZLAR will they believe
حتى | ḪT Hattā edene DEK until
يحكموك ح ك م | ḪKM YḪKMVK yuHakkimūke seni hakemleri they make you judge
فيما | FYME fīmā -şeylerde about what
شجر ش ج ر | ŞCR ŞCR şecera dallanmış-/dallanıp budaklanmış- arises
بينهم ب ي ن | BYN BYNHM beynehum aralarındaki- between them,
ثم | S̃M ṧumme sonra then
لا | LE not
يجدوا و ج د | VCD̃ YCD̃VE yecidū bulamazlar they find
في | FY -için in
أنفسهم ن ف س | NFS ÊNFSHM enfusihim canları/kendileri- themselves
حرجا ح ر ج | ḪRC ḪRCE Haracen bir güç any discomfort
مما | MME mimmā -şeylerden about what
قضيت ق ض ي | GŽY GŽYT ḳaDeyte bitirilmiş- you (have) decided
ويسلموا س ل م | SLM VYSLMVE ve yusellimū ve barışırlarsa and submit
تسليما س ل م | SLM TSLYME teslīmen barışın (in full) submission.
4:65 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

Zira YOK | ve Rabbini | olmazlar | DOĞRULAYAMAZLAR | edene DEK | seni hakemleri | -şeylerde | dallanmış-/dallanıp budaklanmış- | aralarındaki- | sonra | | bulamazlar | -için | canları/kendileri- | bir güç | -şeylerden | bitirilmiş- | ve barışırlarsa | barışın |

[] [RBB] [] [EMN] [] [ḪKM] [] [ŞCR] [BYN] [] [] [VCD̃] [] [NFS] [ḪRC] [] [GŽY] [SLM] [SLM]
FLE VRBK LE YÙMNVN ḪT YḪKMVK FYME ŞCR BYNHM S̃M LE YCD̃VE FY ÊNFSHM ḪRCE MME GŽYT VYSLMVE TSLYME

felā verabbike yu'minūne Hattā yuHakkimūke fīmā şecera beynehum ṧumme yecidū enfusihim Haracen mimmā ḳaDeyte ve yusellimū teslīmen
فلا وربك لا يؤمنون حتى يحكموك فيما شجر بينهم ثم لا يجدوا في أنفسهم حرجا مما قضيت ويسلموا تسليما

[] [ر ب ب] [] [ا م ن] [] [ح ك م] [] [ش ج ر] [ب ي ن] [] [] [و ج د] [] [ن ف س] [ح ر ج] [] [ق ض ي] [س ل م] [س ل م]

4:65Nisâ  Suresi 65. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
فلا | FLE felā Zira YOK But no,
Fe,Lam,Elif,
80,30,1,
REM – prefixed resumption particle
NEG – negative particle
الفاء استئنافية
حرف نفي
وربك ر ب ب | RBB VRBK verabbike ve Rabbini by your Lord,
Vav,Re,Be,Kef,
6,200,2,20,
P – prefixed preposition wa (oath)
N – genitive masculine noun
PRON – 2nd person masculine singular possessive pronoun
جار ومجرور والكاف ضمير متصل في محل جر بالاضافة
لا | LE olmazlar not
Lam,Elif,
30,1,
NEG – negative particle
حرف نفي
يؤمنون ا م ن | EMN YÙMNVN yu'minūne DOĞRULAYAMAZLAR will they believe
Ye,,Mim,Nun,Vav,Nun,
10,,40,50,6,50,
V – 3rd person masculine plural (form IV) imperfect verb
PRON – subject pronoun
فعل مضارع والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
حتى | ḪT Hattā edene DEK until
Ha,Te,,
8,400,,
P – preposition
حرف جر
يحكموك ح ك م | ḪKM YḪKMVK yuHakkimūke seni hakemleri they make you judge
Ye,Ha,Kef,Mim,Vav,Kef,
10,8,20,40,6,20,
V – 3rd person masculine plural (form II) imperfect verb, subjunctive mood
PRON – subject pronoun
PRON – 2nd person masculine singular object pronoun
فعل مضارع منصوب والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل والكاف ضمير متصل في محل نصب مفعول به
فيما | FYME fīmā -şeylerde about what
Fe,Ye,Mim,Elif,
80,10,40,1,
P – preposition
REL – relative pronoun
حرف جر
اسم موصول
شجر ش ج ر | ŞCR ŞCR şecera dallanmış-/dallanıp budaklanmış- arises
Şın,Cim,Re,
300,3,200,
V – 3rd person masculine singular perfect verb
فعل ماض
بينهم ب ي ن | BYN BYNHM beynehum aralarındaki- between them,
Be,Ye,Nun,He,Mim,
2,10,50,5,40,
LOC – accusative location adverb
PRON – 3rd person masculine plural possessive pronoun
ظرف مكان منصوب و«هم» ضمير متصل في محل جر بالاضافة
ثم | S̃M ṧumme sonra then
Se,Mim,
500,40,
CONJ – coordinating conjunction
حرف عطف
لا | LE not
Lam,Elif,
30,1,
NEG – negative particle
حرف نفي
يجدوا و ج د | VCD̃ YCD̃VE yecidū bulamazlar they find
Ye,Cim,Dal,Vav,Elif,
10,3,4,6,1,
V – 3rd person masculine plural imperfect verb, jussive mood
PRON – subject pronoun
فعل مضارع مجزوم والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
في | FY -için in
Fe,Ye,
80,10,
P – preposition
حرف جر
أنفسهم ن ف س | NFS ÊNFSHM enfusihim canları/kendileri- themselves
,Nun,Fe,Sin,He,Mim,
,50,80,60,5,40,
N – genitive feminine plural noun
PRON – 3rd person masculine plural possessive pronoun
اسم مجرور و«هم» ضمير متصل في محل جر بالاضافة
حرجا ح ر ج | ḪRC ḪRCE Haracen bir güç any discomfort
Ha,Re,Cim,Elif,
8,200,3,1,
N – accusative masculine indefinite noun
اسم منصوب
مما | MME mimmā -şeylerden about what
Mim,Mim,Elif,
40,40,1,
P – preposition
REL – relative pronoun
حرف جر
اسم موصول
قضيت ق ض ي | GŽY GŽYT ḳaDeyte bitirilmiş- you (have) decided
Gaf,Dad,Ye,Te,
100,800,10,400,
V – 2nd person masculine singular perfect verb
PRON – subject pronoun
فعل ماض والتاء ضمير متصل في محل رفع فاعل
ويسلموا س ل م | SLM VYSLMVE ve yusellimū ve barışırlarsa and submit
Vav,Ye,Sin,Lam,Mim,Vav,Elif,
6,10,60,30,40,6,1,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
V – 3rd person masculine plural (form II) imperfect verb, subjunctive mood
PRON – subject pronoun
الواو عاطفة
فعل مضارع منصوب والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
تسليما س ل م | SLM TSLYME teslīmen barışın (in full) submission.
Te,Sin,Lam,Ye,Mim,Elif,
400,60,30,10,40,1,
N – accusative masculine indefinite (form II) verbal noun
اسم منصوب
: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
1
فلا
felā
|
Zira YOK
Kombi Müfredat
وربك
verabbike
RBB|ر ب ب
ve Rabbini
3
لا
|
olmazlar
Kombi Müfredat
يؤمنون
yu'minūne
EMN|ا م ن
DOĞRULAYAMAZLAR
5
حتى
Hattā
|
edene DEK
Kombi Müfredat
يحكموك
yuHakkimūke
ḪKM|ح ك م
seni hakemleri
7
فيما
fīmā
|
-şeylerde
Kombi Müfredat
شجر
şecera
ŞCR|ش ج ر
dallanmış-/dallanıp budaklanmış-
Kombi Müfredat
بينهم
beynehum
BYN|ب ي ن
aralarındaki-
10
ثم
ṧumme
|
sonra
11
لا
|
12 Kombi Müfredat
يجدوا
yecidū
VCD̃|و ج د
bulamazlar
13
في
|
-için
14 Kombi Müfredat
أنفسهم
enfusihim
NFS|ن ف س
canları/kendileri-
15 Kombi Müfredat
حرجا
Haracen
ḪRC|ح ر ج
bir güç
16
مما
mimmā
|
-şeylerden
17 Kombi Müfredat
قضيت
ḳaDeyte
GŽY|ق ض ي
bitirilmiş-
18 Kombi Müfredat
ويسلموا
ve yusellimū
SLM|س ل م
ve barışırlarsa
19 Kombi Müfredat
تسليما
teslīmen
SLM|س ل م
barışın
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |فَلَا: Zira YOK | وَرَبِّكَ: ve Rabbini | لَا: olmazlar | يُؤْمِنُونَ: DOĞRULAYAMAZLAR | حَتَّىٰ: edene DEK | يُحَكِّمُوكَ: seni hakemleri | فِيمَا: -şeylerde | شَجَرَ: dallanmış-/dallanıp budaklanmış- | بَيْنَهُمْ: aralarındaki- | ثُمَّ: sonra | لَا: | يَجِدُوا: bulamazlar | فِي: -için | أَنْفُسِهِمْ: canları/kendileri- | حَرَجًا: bir güç | مِمَّا: -şeylerden | قَضَيْتَ: bitirilmiş- | وَيُسَلِّمُوا: ve barışırlarsa | تَسْلِيمًا: barışın | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |فلا FLE Zira YOK | وربك WRBK ve Rabbini | لا LE olmazlar | يؤمنون YÙMNWN DOĞRULAYAMAZLAR | حتى ḪT edene DEK | يحكموك YḪKMWK seni hakemleri | فيما FYME -şeylerde | شجر ŞCR dallanmış-/dallanıp budaklanmış- | بينهم BYNHM aralarındaki- | ثم S̃M sonra | لا LE | يجدوا YCD̃WE bulamazlar | في FY -için | أنفسهم ÊNFSHM canları/kendileri- | حرجا ḪRCE bir güç | مما MME -şeylerden | قضيت GŽYT bitirilmiş- | ويسلموا WYSLMWE ve barışırlarsa | تسليما TSLYME barışın | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |felā: Zira YOK | verabbike: ve Rabbini | : olmazlar | yu'minūne: DOĞRULAYAMAZLAR | Hattā: edene DEK | yuHakkimūke: seni hakemleri | fīmā: -şeylerde | şecera: dallanmış-/dallanıp budaklanmış- | beynehum: aralarındaki- | ṧumme: sonra | : | yecidū: bulamazlar | : -için | enfusihim: canları/kendileri- | Haracen: bir güç | mimmā: -şeylerden | ḳaDeyte: bitirilmiş- | ve yusellimū: ve barışırlarsa | teslīmen: barışın | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |FLE: Zira YOK | VRBK: ve Rabbini | LE: olmazlar | YÙMNVN: DOĞRULAYAMAZLAR | ḪT: edene DEK | YḪKMVK: seni hakemleri | FYME: -şeylerde | ŞCR: dallanmış-/dallanıp budaklanmış- | BYNHM: aralarındaki- | S̃M: sonra | LE: | YCD̃VE: bulamazlar | FY: -için | ÊNFSHM: canları/kendileri- | ḪRCE: bir güç | MME: -şeylerden | GŽYT: bitirilmiş- | VYSLMVE: ve barışırlarsa | TSLYME: barışın | Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : Fakat öyle değil; andolsun Rabbine ki onlar iman etmiş olmazlar aralarında çıkan ihtilâflarda seni hakem etmedikçe ve sonra da yüreklerinde hiçbir sıkıntı, üzüntü duymadan verdiğin hükmü kabul eylemedikçe ve tamamıyla sana teslîm olmadıkça.Dinle Kopyala Paylaş
Adem Uğur : Hayır, Rabbine andolsun ki aralarında çıkan anlaşmazlık hususunda seni hakem kılıp sonra da verdiğin hükümden içlerinde hiçbir sıkıntı duymaksızın (onu) tam manasıyla kabullenmedikçe iman etmiş olmazlar.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : Öyle değil! Rabbine yemin olsun ki, onlar aralarında çıkan anlaşmazlıklarda seni hakem kabul edip, sonra da verdiğin hükme, içlerinde hiçbir sıkıntı (itiraz) duymadan tam bir teslimiyetle teslim olmadıkça, iman etmiş olmazlar. Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : Hayır, hayır, Rabbine yemin olsun ki, onlar aralarındaki çekişmeli, ihtilâflı konularda, seni hakem yapmadıkça, senin icraatından, uygulamandan dolayı içlerinde hiçbir burukluk duymaksızın, tam bir teslimiyetle boyun eğmedikçe iman etmiş olmayacaklar. Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : Hayır. Rabb'ine yemin olsun, onlar aralarında çıkan meselelerde seni hakem tayin etmedikleri, senin verdiğin hüküm konusunda içlerinde bir sıkıntı duymayacak derecede tam bir teslimiyetle teslim olmadıkları sürece iman etmiş sayılamazlar. Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : Hayır öyle değil; Rabbine andolsun, aralarında çekiştikleri şeylerde seni hakem kılıp sonra senin verdiğin hükme, içlerinde hiç bir sıkıntı duymaksızın, tam bir teslimiyetle teslim olmadıkça, iman etmiş olmazlar. Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : Rabbin hakkı için, onlar, aralarında çekiştikleri şeylerde seni hakem yapıp sonra da verdiğin hükümden nefisleri hiç bir darlık duymadan tam bir teslimiyetle boyun eğmedikçe, iman etmiş olmazlar. Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : Hayir; Rabb'ine and olsun ki, aralarinda cekistikleri seylerde seni hakem tayin edip, sonra senin verdigin hukmu iclerinde bir sikinti duymadan tamamen kabul etmedikce inanmis olmazlar. Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : Hayır, hayır! Rabbine and olsun ki, aralarında tartışıp çekiştikleri şeylerde seni hakem kabul edip sonra da verdiğin hükümden dolayı içlerinde bir sıkıntı duymaksızın tam bir bağlanışla bağlanmadıkça imân etmiş olmazlar. Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : Hayır! Rabbine andolsun ki onlar, aralarında çıkan çekişmeli işlerde seni hakem yapıp, sonra da verdiğin hükme, içlerinde hiçbir sıkıntı duymaksızın, tam bir teslimiyetle boyun eğmedikçe iman etmiş olmazlar.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : Hayır; Rabb'ine and olsun ki, aralarında çekiştikleri şeylerde seni hakem tayin edip, sonra senin verdiğin hükmü içlerinde bir sıkıntı duymadan tamamen kabul etmedikçe inanmış olmazlar. Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : Hayır, Rabbine andolsun ki aralarında çıkan anlaşmazlık hususunda seni hakem kılıp sonra da verdiğin hükümden içlerinde hiçbir sıkıntı duymaksızın (onu) tam manasıyla kabullenmedikçe iman etmiş olmazlar. Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : Hayır, Rabbine andolsun, anlaşmazlıklarında seni aralarında hakem kılmadıkça ve verdiğin kararı, kalplerinde bir burukluk duymadan kabul etmedikçe ve tam teslim olmadıkça inanmış olmazlar.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Hayır! Rabbine andolsun ki iş bildikleri gibi değil, onlar aralarında çıkan çekişmeli işlerde seni hakem yapıp sonra da senin verdiğin hükme karşı içlerinde hiçbir sıkıntı duymaksızın, tam bir teslimiyetle boyun eğmedikçe iman etmiş olamazlar. Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Yok, yok! Rabbine yemin ederim ki onlar aralarında çıkan çapraşık işlerde seni hakem yapıp, sonra da verdiğin hükümden nefislerinde hiçbir sıkıntı duymaksızın tam bir teslimiyetle teslim olmadıkça iman etmiş olmazlar. Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : Yok, yok rabbına kasem ederim ki onlar aralarında çıkan çapraşık işlerde seni hakem yapıb sonra da verdiğin hukümden nefislerinden hiç bir darlık duymaksızın tam bir teslimiyyetle teslim olmadıkça iyman etmiş olmazlarDinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : Hayır, hayır! Rabbine andolsun ki, onlar aralarında çıkan anlaşmazlıklarda senin hakemliğine başvurmadıkça sonra da vereceğin karara, gönüllerinde hiçbir burukluk duymaksızın, kesin bir teslimiyetle uymadıkça mümin olamazlar. Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : Hayır öyle değil; rabbine andolsun, aralarında çekiştikleri şeylerde seni hakem kılıp sonra senin verdiğin hükme, içlerinde hiç bir sıkıntı duymaksızın, tam bir teslimiyetle teslim olmadıkça inanmış olmazlar. Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : Artık, hayır! Rabbine andolsun ki onlar aralarında çıkan çekişmeli işlerde seni hakem yapıp sonra da senin verdiğin hükme karşı içlerinde hiçbir sıkıntı duymadıkça ve tam bir güvenlikle güvenlik sağlamadıkça iman etmiş olamazlar. Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : Öyle değil, Rabbine andolsun ki onlar aralarında kimi oraya, kimi buraya çekdikleri (kavga etdikleri) şeylerde seni hakem yapıb sonra da verdiğin hükümden yürekleri hiç bir sıkıntı duymadan tam bir teslîmiyyetle teslîm olmadıkça îman etmiş olmazlar. Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : Fakat hayır! Rabbine yemîn olsun ki, (onlar) aralarında çıkan karışık işler husûsunda seni hakem yapıp, sonra da verdiğin hükümden dolayı kendi (gönül)lerinde hiçbir sıkıntı duymadan tam bir teslîmiyetle teslîm olmadıkça îmân etmiş olmazlar! Kopyala Paylaş
İbni Kesir : Hayır, Rabbına andolsun ki; aralarında çekiştikleri şeylerde seni hakem ta'yin edip sonra haklarında verdiği hükümden dolayı içlerinde bir sıkıntı duymadan kendilerini tamamen teslim etmedikçe iman etmiş olmazlar. Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Artık hayır, Rabbine andolsun ki, aralarında çekiştikleri şey hakkında, seni hakem tayin edip, sonra da senin verdiğin hükümden dolayı “içlerinde bir sıkıntı duymaksızın tam bir teslimiyetle teslim olmadıkça” îmân etmiş olmazlar. Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : Ama hayır, Rabbine andolsun ki onlar, (ey peygamber), aralarında anlaşmazlığa düştükleri her konuda seni hakem yapmadıkça ve sonra da senin kararına kalplerinde hiçbir burukluk duymaksızın tam bir teslimiyetle tabi olmadıkça, (gerçekten) inanmış olmazlar.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : Hayır, Rabbine andolsun ki, onlar aralarındaki münazaada seni hakem tayin etmedikçe, sonra da hükmedeceğin şeyden dolayı nefislerinde bir sıkıntı bulmaksızın, tam bir teslimiyet ile teslim olmadıkça imân etmiş olmazlar. Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : Hayır, öyle değil!. . Rabbin hakkı için! Onlar aralarında çıkan çekişmeli işlerde seni hakem yapıp, sonra da verdiğin hükümden dolayı yüreklerinde hiçbir sıkıntı, bir burukluk duymadan tam bir teslimiyetle teslim olmadıkça iman etmiş olmazlar. Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : Hayır, Rabbine andolsun ki, aralarında çekiştikleri şeylerde seni hakem tanıyıp, senin verdiğin hükme içlerinde hiç bir sıkıntı duymadan tam bir teslimiyetle teslim olmadıkça iman etmiş olmazlar. Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : Hayır, hayır! Senin Rabbin hakkı için, onlar aralarında ihtilâf ettikleri meselelerde seni hakem kılıp, sonra da verdiğin hükümden ötürü içlerinde hiçbir sıkıntı duymaksızın sana tam bir teslimiyetle bağlanmadıkça iman etmiş olmazlar. Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : Hayır, Rabbin hakkı için onlar aralarında çıkan çekişmeli işlerde seni hakem yapıp, sonra da senin verdiğin hükme, içlerinde bir burukluk duymadan tam anlamıyle teslim olmadıkça inanmış olmazlar.Dinle Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : Hayır öyle değil; Rabbine andolsun, aralarında çekiştikleri şeylerde seni hakem kılıp sonra senin verdiğin hükme, içlerinde hiç bir sıkıntı bulmaksızın, tam bir teslimiyetle teslim olmadıkça, iman etmiş olmazlar. Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : Hayır! Rabbine and olsun ki, onlar aralarında başgösteren meseleler için senin hükmüne başvurup, sonra da senin vermiş olduğun hükme, gönüllerinde hiçbir sıkıntı duymaksızın tam bir teslimiyetle teslim olmadıkça iman etmiş olmazlar.25 Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : Hayır, Rabbine yemin olsun ki iş, onların sandığı gibi değil. Onlar, aralarında çıkan karmaşık işlerde seni hakem yapıp verdiğin hükümle ilgili olarak, içlerinde hiçbir burukluk duymadan tam bir teslimiyete ulaşmadıkça iman etmiş olamazlar.Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.