Kırık Meal (Arapça) : |وَإِذَا: ve zaman | ضَرَبْتُمْ: sefere çıktığınız | فِي: | الْأَرْضِ: yeryüzünde | فَلَيْسَ: yoktur | عَلَيْكُمْ: size | جُنَاحٌ: bir günah | أَنْ: | تَقْصُرُوا: kısaltmanızda | مِنَ: -dan | الصَّلَاةِ: SaLâT/Destek | إِنْ: eğer | خِفْتُمْ: korkarsanız | أَنْ: | يَفْتِنَكُمُ: size bir kötülük yapmalarından | الَّذِينَ: kimselerin | كَفَرُوا: inkar eden(lerin) | إِنَّ: muhakkak ki | الْكَافِرِينَ: kafirler | كَانُوا: | لَكُمْ: sizin | عَدُوًّا: düşmanınızdır | مُبِينًا: açık |
Kırık Meal (Harekesiz) : |وإذا WÎZ̃Eve zaman | ضربتم ŽRBTMsefere çıktığınız | في FY | الأرض ELÊRŽyeryüzünde | فليس FLYSyoktur | عليكم ALYKMsize | جناح CNEḪbir günah | أن ÊN | تقصروا TGṦRWEkısaltmanızda | من MN-dan | الصلاة ELṦLETSaLâT/Destek | إن ÎNeğer | خفتم ḢFTMkorkarsanız | أن ÊN | يفتنكم YFTNKMsize bir kötülük yapmalarından | الذين ELZ̃YNkimselerin | كفروا KFRWEinkar eden(lerin) | إن ÎNmuhakkak ki | الكافرين ELKEFRYNkafirler | كانوا KENWE | لكم LKMsizin | عدوا AD̃WEdüşmanınızdır | مبينا MBYNEaçık |
Kırık Meal (Okunuş) : |ve iƶā: ve zaman | Derabtum: sefere çıktığınız | fī: | l-erDi: yeryüzünde | feleyse: yoktur | ǎleykum: size | cunāHun: bir günah | en: | teḳSurū: kısaltmanızda | mine: -dan | S-Salāti: SaLâT/Destek | in: eğer | ḣiftum: korkarsanız | en: | yeftinekumu: size bir kötülük yapmalarından | elleƶīne: kimselerin | keferū: inkar eden(lerin) | inne: muhakkak ki | l-kāfirīne: kafirler | kānū: | lekum: sizin | ǎduvven: düşmanınızdır | mubīnen: açık |
Kırık Meal (Transcript) : |VÎZ̃E: ve zaman | ŽRBTM: sefere çıktığınız | FY: | ELÊRŽ: yeryüzünde | FLYS: yoktur | ALYKM: size | CNEḪ: bir günah | ÊN: | TGṦRVE: kısaltmanızda | MN: -dan | ELṦLET: SaLâT/Destek | ÎN: eğer | ḢFTM: korkarsanız | ÊN: | YFTNKM: size bir kötülük yapmalarından | ELZ̃YN: kimselerin | KFRVE: inkar eden(lerin) | ÎN: muhakkak ki | ELKEFRYN: kafirler | KENVE: | LKM: sizin | AD̃VE: düşmanınızdır | MBYNE: açık |
Abdulbaki Gölpınarlı : Yeryüzünde sefere çıktığınız zaman kâfirlerin, size bir zarar vereceğinden ürkerseniz namazı kısaltmada bir vebal yok size ve kâfirler, zâten size apaçık düşmandır.
Adem Uğur : Yeryüzünde sefere çıktığınız zaman kâfirlerin size kötülük etmelerinden endişe ederseniz, namazı kısaltmanızda size bir günah yoktur. Şüphesiz kâfirler, sizin apaçık düşmanınızdır.
Ahmed Hulusi : Yeryüzünde seferdeyken, hakikati inkâr edenlerin size bir zarar vermesinden korkarsanız, salâttan (namaz) kısaltmanızda sizin için bir sakınca yoktur. Muhakkak ki o hakikati inkâr edenler veya örtenler, sizin için apaçık düşmandır.
Ahmet Tekin : Yeryüzünde ticaret ve rızkınızı kazanmak için sefere çıktığınız zaman, kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenlerin, kâfirlerin, size baskı, zulüm ve işkence etmesinden endişe ederseniz, namazı kısaltmanızda size bir vebal yoktur. Şüphesiz kâfirler, sizin apaçık düşmanınızdır.
Ahmet Varol : Yolculuğa çıktığınızda, inkarcıların size bir kötülükte bulunmalarından korkarsanız namazı kısaltmanızda sizin için bir sakınca yoktur. İnkarcılar size apaçık düşmandırlar.
Ali Bulaç : Yeryüzünde adım attığınızda (yolculuğa ya da savaşa çıktığınızda), kafirlerin size bir kötülük yapmalarından korkarsanız, namazı kısaltmanızda sizin için bir sakınca yoktur. Şüphesiz kafirler, sizin apaçık düşmanlarınızdır.
Ali Fikri Yavuz : Yeryüzünde sefere çıktığınız zaman, kâfirlerin size bir fenalık yapmasından korkarsanız (farz namazları iki rekât, yahut imâ ile kılıp) dört rekâtlı namazdan kısmanızda üzerinize bir günah yoktur. Muhakkak ki kâfirler, sizin açık düşmanınızdır.
Bekir Sadak : Yolculuk ettiginizde, kafirlerin size bir fenalik yapmasindan korkarsaniz, namazi kisaltmanizda size bir sorumluluk yoktur. Zira kafirler, size apacik dusmandirlar.
Celal Yıldırım : Yeryüzünde yolculuğa çıktığınızda, küfredenlerin sizi fitneye düşürüp kötülük edeceklerinden endişe ederseniz, namazı kısaltmanızda (veya hafif tutmanızda) size bir vebal yoktur. Doğrusu kâfirler sizin çok açık düşmanlarınızdır.
Diyanet İşleri : Yeryüzünde sefere çıktığınız vakit kâfirlerin size saldırmasından korkarsanız, namazı kısaltmanızdan ötürü size bir günah yoktur. Şüphesiz kâfirler sizin apaçık düşmanınızdır.
Diyanet İşleri (eski) : Yolculuk ettiğinizde, kafirlerin size bir fenalık yapmasından korkarsanız, namazı kısaltmanızda size bir sorumluluk yoktur. Zira kafirler, size apaçık düşmandırlar.
Diyanet Vakfi : Yeryüzünde sefere çıktığınız zaman kâfirlerin size kötülük etmelerinden endişe ederseniz, namazı kısaltmanızda size bir günah yoktur. Şüphesiz kâfirler, sizin apaçık düşmanınızdır.
Edip Yüksel : Yeryüzünde savaş için yolculuğa çıktığınız zaman inkarcıların size saldırmasından korkuyorsanız namazı kısaltmanızda bir sakınca yok. Kuşkusuz inkarcılar sizin açık düşmanınızdır
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Yeryüzünde sefere çıktığınızda kâfirlerin size bir kötülük yapacağından korkarsanız namazı kısaltmanızda size bir vebal yoktur. Kuşkusuz kâfirler sizin apaçık düşmanınızdır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Yolculuk ettiğinizde o küfredenlerin size bir fenalık yapmalarından korkuyorsanız, namazı kısaltmanızda size bir günah olmaz. Gerçekten kafirler sizin açık düşmanlarınızdır.
Elmalılı Hamdi Yazır : Sefer ettiğiniz vakıt o küfredenlerin size bir fenalık yapmalarından korkuyorsanız nemazdan kısmanız artık size bir günah olmaz muhakkak ki kâfirler size açık bir düşman bulunuyorlar
Fizilal-il Kuran : Yeryüzünde herhangi bir yöresinde savaşa çıktığınız zaman eğer size tuzak kuracaklarından çekiniyorsanız namazı kısaltarak kılmanızın sakıncası yoktur. Şüphe yok ki, kafirler sizin açık düşmanlarınızdır.
Gültekin Onan : Yeryüzünde adım attığınızda (yolculuğa ya da savaşa çıktığınızda), kafirlerin size bir kötülük yapmalarından korkarsanız, namazı kısaltmanızda sizin için bir sakınca yoktur. Şüphesiz kafirler, sizin apaçık düşmanlarınızdır.
Hakkı Yılmaz : "Ve yeryüzünde sefere çıktığınız zaman, kâfirlerin; Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddeden kimselerin size bir kötülük yapacağından korkarsanız salâttan [mâlî yönden ve zihinsel açıdan destek olma; toplumu aydınlatma çalışmanızdan] kısaltmanızda [eğitimi-öğretimi kısa kesmenizde] sizin için bir sakınca yoktur. Şüphesiz kâfirler; Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddeden kimseler, sizin için apaçık düşmandırlar. "
Hasan Basri Çantay : Yer yüzünde sefere çıkdığınız zaman, eğer kâfirlerin size fenalık yapacağından endîşe ederseniz, namazdan kısaltmanızda üzerinize bir vebal yokdur. Şübhesiz ki kâfirler sizin apaçık düşmanınızdır.
Hayrat Neşriyat : Ve yeryüzünde yolculuğa çıktığınız zaman, eğer inkâr edenlerin size bir kötülük yapmasından korkarsanız, o takdirde namazı kısaltmanızda size bir günah yoktur. Şübhesiz ki kâfirler, size apaçık bir düşmandırlar.
İbni Kesir : Yeryüzünde (sefere) koyulduğunuz zaman; kafirlerin size bir fenalık yapmasından korkarsanız; namazı kısaltmanızda size bir vebal yoktur. Şüphe yok ki kafirler, sizin apaçık düşmanınızdır.
İskender Evrenosoğlu : Ve yeryüzünde sefere çıktığınız zaman, kâfirlerin size kötülük edeceklerinden korkarsanız, o taktirde namazdan kısaltmanızda, size bir günah yoktur. Muhakkak ki kâfirler, sizin için apaçık düşmandır.
Muhammed Esed : Yeryüzünde (sefere) çıktığınızda, hakikati inkara şartlanmış olanların aniden üzerinize saldırmasından korkarsanız namazlarınızı kısaltmanız günah olmaz: Çünkü o hakikati inkar edenler sizin apaçık düşmanlarınızdır.
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve yeryüzünde sefer ettiğiniz zaman kâfir olanların size fenalık edeceklerinden korkarsanız namazdan kısaltmanız sizin için bir günah değildir. Şüphe yok ki, kâfirler sizin için apaçık bir düşman bulunmaktadırlar.
Ömer Öngüt : Yeryüzünde sefere çıktığınızda kâfirlerin size bir kötülük yapmasından korkarsanız, namazı kısaltmanızda size bir günah yoktur. Şüphesiz ki kâfirler sizin apaçık bir düşmanınızdır.
Şaban Piriş : Yeryüzünde sefere çıktığınız zaman, kafirlerin size bir fenalık yapmasından korkarsanız namazları kısaltmanızda size bir günah yoktur. Kafirler, sizin apaçık düşmanınızdır.
Suat Yıldırım : Sefer esnasında kâfirlerin size bir fenalık yapmalarından endişe ederseniz namazı kısaltmanızda size bir günah yoktur. Gerçekten kâfirler sizin besbelli olan düşmanlarınızdır.
Süleyman Ateş : Yeryüzünde sefere çıktığınız zaman inkâr edenlerin size bir kötülük yapmalarından korkarsanız, namazı kısaltmanızdan ötürü size bir günâh yoktur. Muhakkak ki kâfirler, sizin açık düşmanınızdır.
Tefhim-ul Kuran : Yeryüzünde sefere çıktığınızda (yolculuğa ya da savaşa çıktığınızda), namazı kısaltmanızda size bir günah yoktur. (Özellikle de) İnkâr edenlerin size bir kötülük yapmalarından korkarsanız. Şüphesiz kâfirler, sizin apaçık düşmanlarınızdır.
Ümit Şimşek : Yeryüzünde sefere çıktığınız zaman kâfirlerin size bir kötülük etmesinden korkarsanız, namazı kısaltmanızda size bir günah olmaz. Çünkü kâfirler sizin için apaçık bir düşmandır.
Yaşar Nuri Öztürk : Yeryüzünde dolaştığınız zaman, küfre sapanların size tedirginlik vermesinden korkarsanız, namazı kısaltmanızda sizin için bir sakınca yoktur. Şu bir gerçek ki, küfre batanlar sizin için açık bir düşmandır.